Seçim Maratonu

SEÇİM MARATONU

Ortalık toz duman. Seçim maratonunda, partilerde bir telaş, bir telaş, göz gözü görmüyor. Hem İzmir özelinde, hem de ülke genelinde aday pazarı kurulmuş, herkes liste savaşı veriyor. Seçim takvimine göre mart sonuna kadar bu yarışın süreceği görünüyor. Kalan süreye bakarsanız, nisan öyle böyle geçer, bir tek mayıs ayında bu adaylar kendilerini seçmene anlatma fırsatı bulacak. 30-40 günde kim ne kadar kendini, projelerini izah etme imkanı bulabilir ki?

Aday adayları, partilerinin genel merkezleri ile teşkilatları arasında mekik dokuyor. Kongre ve seçim dönemlerinde hatırlanan parti üyeleri veya delegeler, bu aralar el üstünde tutuluyor. İster ön seçimde, ister temayülde oy kullanacak olsunlar, hesaplar 7 Haziran sonrasına göre yapılıyor. Seçenle seçilecekler arasında ne pazarlıklar yapılıyor bilemeyiz. Bir taahhüdü olmayanlara sözümüz yok. İşte bu noktada, seçmen önüne çıkacak vekil listesinin belirlenmesinde kriterler demokratik olmadığı için hoşnut olmayanların sayısı bir hayli fazla olacak. Demem o ki; Siyasi Partiler Yasası’nın değiştirilmesi kaçınılmaz. Bugünkü parlamenter sistem gelişmenin önünde engel. Demokratik olmayan bir meclisten ne bekleyeceksiniz? Hala 12 eylül darbe yasaları ile seçime gidilirken..

BAŞKANLIK SİSTEMİ

O zaman, ben de ‘Başkanlık’ sistemi diyorum. Durum böyle olursa, dar bölge seçim sistemi ve sıfır baraj ile milletin temayülü meclise yansıyacaktır. Anayasa değişikliği şarttır. Partiler, seçim yasası ne varsa hepsi elden geçirilmelidir. İki başlılık ortadan kalkmalıdır. O zaman illerde de atanmış valiler değil, seçilmiş belediye başkanları olmalıdır. Merkezi değil, yerinden yönetim esas alınmalıdır. Hatta yerel yasalar, referandumla halk için çıkarılmalıdır.
Biz seçim maratonu ile ilgili yazımıza devam edelim. Ancak, yukarıda belirttiğim hususlar tam da yerinde denk geldi, yazdık. Kimse başka mana çıkarmasın. Değişmeyeni değiştiriyorlar.
Seçime giderken, başlıklı bir yazımda ortamın gerileceğine de dikkat çekmiş, kazasız belasız bir süreç yaşarız arzusunda bulunmuştuk. Bu uyarıyı bir kez daha yapmak durumundayım. Önce demokratik açılımla başlayan, birlik ve kardeşlik vurgusu ile devam eden, şimdilerde de çözüm süreci olarak adlandırılan problem, hiç olmazsa seçim sürecini sağlıklı geçirmek adına çok önemli. Naklen maç yayını izler gibi doğu illerinde, silah bırakma ile ilgili açıklamaların televizyonlardan takip edildiğini gördüm. Demek ki, en muzdarip insanlar onlar. Evlatlarını dağda yitirmek istemiyor. Her ne kadar bu süreç son bir yıldır sadece dillerde söylense de bu daha fazla uzatılamaz. Siyasi zeminler çözüm yeridir.

VEKİLLER HAZIR OLSUN

Ülkenin, şehirlerin yılların birikmiş meseleleri ile karşı karşıya olduğumuz bu çağda, hala vekil olacak isimlerin ciddi açıklamalarına rastlamış değilim. Ya birilerini tekrar ediyorlar ya da seçilmek adına bir yerlere mesaj gönderme derdindeler. Dogmatik, hamasi söylemlerin yerini reel, yaşamı kolaylaştıran çözümlerin yer aldığı beyanatlar almalıdır. Vatandaş, ihtiyaçlarını hem ekonomik hem de sosyal anlamda karşılamaya yönelik icraatlara bakıyor. 7 Haziran’da seçilecek vekillerimiz; elinizi değil, kellenizi de taşın altına koyun.

www.haberhurriyeti.com / NECATİ BAHÇECİ

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necati Bahçeci - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?