İÇREK

“…

İşte o anda bakışlarını yerden kaldıracak bir şey oldu. Koridor kapısından içeri giren rengârenk ayakkabıları görünce hastaneye bu tarz bir ayakkabıyla gelenin sahibini merak etti. Bakışlarını yerden kaldırdı ve o ayakkabıların sahibiyle göz göze geldi. Küçücük bir an…” (sy.21)-(*).

“… Yürürken sokakta oradan oraya atılan adımların arasında bir duvar dibinde varlığını unuttururcasına başı öne eğik oturan, saçı sakalı birbirine karışmış adamı inceledi baştan sona. İçi burkuldu. ‘Yağmur ha yağdı ha yağacak. Evsiz mi acaba? Bahar kapıda ama daha soğuk havalar. Üşümüyor mu?’ diye geçirdi içinden. Ağır ağır yürürken hiçbir şey bilmediği adam hakkında çeşitli düşünceler doluşuyordu zihnine…” (sy.97)-(**).

İki alelade bir harikulade yapar mı dersiniz? İki aleladeyi bir harikulade yapacak koşullar varsa, yapar elbette. İşi nitel açıdan ve soyut olarak alırsak, iki aleladenin bir harikulade yaptığını doğrulamak güçtür aslında. Ama üst üste de koysanız, yan yana da getirseniz, içiçe de sıkıştırsanız toplama işlemine girmesi olanaksız iki alelade, uygun ortam ve koşulları bulunca, kocaman, koskocaman, bir harikulade yapıverir. Diyeceksiniz, yapsa ne çıkar? Haklısınız, alelacele ve harikuladenin ne olduğunu tanımlamadım henüz…

Yukarıda iki paragraf aldım, konuyu ayrıntılarıyla sizlere aktarmak için… Matematiksel baktığımızda, yani yaşam standartlarımızda olası değil böyle bir yaklaşım. Ancak alelade bir düşünce, alelade bir yazı ya da öyküsel anlatım… Elbette harikulade yapamaz! Oysa baştan beri söylediğim gibi, salık verebildiğimiz düşünce akımlarına gerekli olacak koşulları sağlayabilirsek, matematiksel bir anlamda baktığımız anlatım ve öykü tarzları harikulade anlamını yaratır. Bu tabii ki her yazan arkadaş için söylev değildir. Olgunun realitesi, alelade bir konuyu öyle imgesel anlatımlarla maskeler ki… Yazana adeta eline sağlık ve yazarına seni kutlarım demek yeterli olabilir sanırım.

Geçen yıl, adeta tiyatro oyunlarını imleyen kitabını yorumlarken, aynı düşüncelere kapıldım! Ve aynı liriksem hazzı yakaladım, okuma alanımda… Yazar kişim ‘Gülşah Demirci’, bu kez ‘İçrek’ adlı kitabıyla çıkıyor karşımıza! ‘İçrek’; içimizde yaşattığımız ve organik, biz olmamızı betimleyen düşünce. Bu anlamı içsel olarak düşündüğümde ve kitabı okuduğumda yanılmadığımı hissettim. Bu nedenle de ayrı ve özel bir teşekkür bu anlamda, değerli yazarımıza…

Gerçekçiliğin şimdiye dek çeşitli tanımı yapıldı, çeşitli uygulamaları görüldü. Her tanım, bu sanatsal eylemde önemli gördüğü yanı açıklığa kavuşturup düzene sokarken, öbür yanlarını ya ihmal etti, ya hiç önemsemedi.

Ve bu kitabında da yanılmadım. Ayrıca her kitapla başka düşüncelere girdiğim gibi, okurken esrik düşüncelere de yoğunlaştırıyor belleği ‘Gülşah Demirci’… Eminim, nice güzel eserler, nice güzel yazıları olacak yazarın gelecek günlerde.

Meraklısına;

Yazar ‘Gülşah Demirci’, 13.07.1987 tarihinde ‘Zonguldak’ta dünyaya gelmiş. Şiir Antolojisinde yer aldığı gibi, roman ve makale yazımları hala devam etmektedir. Şu an Eskişehir A.Ü. Yabancı Diller Yüksekokulunda öğretim elemanı olarak görev yapmaktadır…

www.haberhurriyeti.com / Mustafa GÖKÇEK

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?