ŞEHİT GÖKÇEN HÜSEYİN EFE – 11

21 Kasım 1919

Keles, Köşk cephesinin en son mevzilerindendi ve Keles Cephesinin uç noktasını da Göcen Dağı idi. Bu bölgenin savunmasını da Trablusgarplı Akıncı Teğmen Ali Gazban Bey komutasındaki kuvvetler üstleniyordu. Genç Teğmenin elindeki kuvvetler, bu mevzi için yetersizdi. Ancak, genç teğmen Gökçen Efe gibi fırsatını yakaladığı an Yunan kuvvetlerinin inlerine kadar sızarak baskınlar yapıyor, pusular kuruyor ve düşmana önemli zayiatlar verdiriyordu. Biraz kuzeyindeki Keles’te Musa ve Murat Beyler ile Kara Ahmet bölgelerinde adeta kuş uçurtmuyorlardı.

Gökçen Efe, Ödemiş demiryolu hattındaki köprüleri uçurarak, düşmanın erzak ve cephane nakillerini engellemeye başlayınca, gözünü Ödemiş’e dikmişti. Fakat, Gökçen Efe hastalandığından, Kışla ve Gerçekli köylerini birbirinden ayıran Göcen Dağı’nın Kısık mevzilerine çekilmişti.13 Kasım 1919 günü iyice bitkin hale gelmiş ama buna rağmen hastalığına önemsemiyor, idareyi elinden bırakmıyordu. Kâhyaoğlu Mustafa Efe ısrar ediyor, Gökçen direniyordu.

-Efem, cephe gerisine çekil, biraz dinlen, tedavi ol hastalığın geçsin, yine dönersin cepheye!

-Bizim oğlan, ölümüz de dirimiz de cephede kalsın!

Bu defa Yörük Hacı Halil Efe onu ikna etmeye çalışıyordu.

-Ne o Emmi, bir diyeceğin mi var?

-İzin varsa söylemek isterim Efem!

-Söyle be Emmi!

-Bademyeli Mehmet Bayram (Kör Bayram) Onbaşıdan mektup var Efem! Onu okuyayım size!

“Mehmet Bayram Onbaşıdan Gökçen Efe’ye, 10 Kasım 1919

Bu sabah Kazanlı’ya geldim, orada Küçük Kazanlı’dan Süleymanoğlu Mehmet’le konuştum. Bana kötü haberler verdi. Ödemiş Papazı, Müftü Hüseyin Efendi ile tartışmış. Papaz; “Müftü Efendi bu zamana kadar biz ağladık, bundan sonra hep siz ağlayacaksınız1” demiş. Müftü Efendi de ”Bre nankör! Bizden ne kötülük gördünüz ki bu zamana kadar ağladınız?” diye sormuş. Papaz alayla, “Ama siz ağlayacaksınız! Çünkü, bizim askerler bu Cuma günü Bademye ve Kaymakçı’yı bir alayla işgal edecekler! Diyerek, gülmüş. Müftü efendi, bu nankörlüğe karşı zor zapt ederken, araya Müderris Mustafa Efendi girmiş ve vahim bir neticeyi önlemiş.

Kahraman Efem, anlaşılan o ki saldırı doğrudan doğruya cephemize olacaktır. Hedefleri milli hareketimizi kırmak, cephemizi dağıtmaktır. Şimdiki durum bundan ibaret!”

Gökçen Efe mektubu dinledi, gözünü dağlara dikti ve sonra o gür sesi ortalığı inletti.

-Ulen bir avuç kefereye mi bırakacağız bu aziz toprakları! Biz bu toprakları atalarımız kanlarıyla alıp bize emanet ettiler! Gelecekleri varsa, görecekleri de var!

Yörük Hacı Halil Efe, biraz daha ısrar ettiyse de Gökçen’i cephe gerisine gidip dinlenmesi konusunda ikna edemedi. Gökçen Efe arkadaşlarını topladı ve savaş taktiklerini anlatmaya başlamıştır.

-Ortada ben ve Kâhyaoğlu Mustafa Efe bulunacak, sağ cenahta Bakırlı Efe yer alsın. Sol cenahta ise Yörük Hacı Halil Efe ve Akıncı Teğmen Ali Gazban Bey.

Arkadaşlar, anlaşılıyor ki düşman bütün ağır silahları ve bir alayla taarruza kalkacaktır. Herkes kendine en yakın olan Keleş Mehmet, Koca Mustafa, Umurköylü Hacı Ahmet Efeler, Küçük Hasan, Halil Onbaşı, Murat beylere ve Çavuşdağlı Halil Ağaya haber ulaştırsın. Hatta Köşk cephesine bile!

Ertesi gün Trablusgarplı Ala Gazban Beyin mevzilerine doğru yol alıyordu Gökçen Efe ve arkadaşları.

-Nöbetçi Teğmen Ali Bey ve askerleri nerede?

-Tepenin doğusunda Efem!

Teğmen Ali Bey, kayanın kovuğuna ateş yaktırmış, abdest alıyordu.

-Selamünaleyküm!

-Aleykümselam Efem! Bugün Cuma mübarek gece, birlikte yatsı namazı eda edelim dediydik de!

-O zaman biraz bekleyin de biz de katılalım cemaate!

Namaz bitmiş, Ali Bey hafız olduğu için namazı da o kıldırmış, duayı da o yapmıştı. Gökçen Efe ondan şu ricada bulundu.

-Ali Bey, hele o güzel sesinle Fetih suresini oku da dinleyelim!

-Memnuniyetle Efem!

Namaz, dua, Kur’an derken Gökçen Efe kendi mevkilerine geri döndüğünde gece yarısı olmuştu. Sabah namazını kıldıktan sonra gözcüler Gökçen Efe’nin huzurundaydı.

-Efem, düşman araziyi karınca gibi sarmış geliyor!

-Gelsinler bakalım, gelsinler! Gelsinler de Türk yurdunda ellerini kollarını sallayarak gezmenin ne demek olduğunu görsünler kefereler!

Beşbin düşman askerinin oluşturduğu Yunan birliği, topu topu ikiyüz kişiyi ancak bulan Gökçen Efe ve kızanlarına karşı, Bezdegüme (Ovakent) köyünden Gereli köyüne doğru amansız bir saldırıya geçtiler. Çevre köylerden katılan gönüllerin de katılımıyla bu sayı sekizyüze yaklaşmıştı ama eğitimsiz ve acemiydi çoğu. Düşman sabahın erken saatlerinde top ateşine başladı. Çarpışmalar Kaymakçı sırtlarında şiddetlenmişti. Direnişçilerimiz birkaç defa düşmanı geri püskürtmeyi başarmıştı ama düşmanın silahları daha üstündü. Sekiz saat süren çatışmayı Gökçen Efe hasta halde idare etti. Kurucaova köyünün kuzeyindeki Sındırlı deresindeydiler, Yunan güçleri hızla buraya geldi ve Gökçen Efe’nin müfrezesine ağır ateş altına aldılar. Gökçen Efe, bu ateşin sağ yanındaki Bakırlı Mustafa Efe’den geldiğini zannederek doğruldu ve ona doğru seslendi.

-Atma Bakırlı, atma!

Tam bu sırada yaklaşan Yunan askerlerini kurşunuyla vurularak şehit edildi Gökçen Efe. Can havliyle çadırını saran sekiz düşman askerini de öldürmüştü. Kâhyaoğlu, kanlar içindeki Gökçen Efeyi kucağına aldı, derinden Gökçen Efenin sesi duyuldu.

-Benimle uğraşmayın! Benim işim bitti! Artık, Efeniz Yörük Hacı Halil Efedir!

Köşk Cephesindeki Yörük Ali de yardımlarına gelmişti ama gecikmişti. Kahraman Gökçen Efe için gözyaşı döktüler.

Yörük Ali Efe, daha önce tehlikeyi sezmiş ve Gökçen’in eşini ve çocuklarını Nazilli tarafına aldırmıştı. Gökçen Efe’yi defnedip Nazilliye dönünce, Gökçen Efenin çocuklarını dizlerine oturtmuş, onları şefkatle okşuyordu. Gökçen Efe’nin karısı şüphelendi.

-Efem, Gökçen’e bir şey mi oldu yoksa? Doğru söyle ne olursun efem, dün içim cızz ettiydi, kötü bir şeyler olduğunu hissetmiştim zaten!

-Bacım, Gökçen Efe düşmana karşı yiğitçe savaştı. Bir çok vatan evladı gibi dünkü savaşta o da şehit düştü! Başınız sağ olsun! Bundan gayri sizler bana Gökçen Efenin emanetlerisiniz!

Gökçen Hüseyin Efe, 1888’de Ödemiş’in Ayasurt (Türkönü) köyünde, İbrahim Efendi ve Hatice Hanımın oğlu olarak doğdu. Bir süre çobanlık yaptıktan sonra, Karhat köyünden bir kızla evlendi. Bazı kaynaklarda Karhat’lı, bazılarında ise Fata köyünde doğduğu da yazılıdır.

1910 yılında 22 yaşındayken bir süre Çakırcalı Mehmet Efe’ye kızanlık etti, onun 1911 yılında öldürülmesi üzerine, Yörük Hacı Mustafa Efe’ye katıldı. Onun da 1912 yılında silah bırakarak düze inmesi üzerine, Gökçen Efe kendi ekibini kurmuştur. 1914’de af çıkınca düze inmiştir.

Gökçen Efe, Kurtuluş Savaşı başladığı sırada, Baş kızanı Hacı Halil Efe ile birlikte Karhat’ta ikamet etmekteydi. Yunan işgali yayılmaya başlayınca halkı örgütlemiş, büyük bir kuvvet oluşturmuş ve ilk önce arkadaşlarıyla birlikte Demirci Mehmet Efe’ye katılmıştır. Yunan işgal kuvvetleri komutanı, Gökçen Efeyi dağdan indirmek için her yolu denemiş ama başarılı olamamıştır. Gökçen Efe ve arkadaşları, bu baskından sonra yöredeki Yunanlılara göz açtırmamıştır. 21 Kasım 1919 günü Kurucuova Köyü kuzeyinde Boztepe mevkiinin Sındırlı Deresi’ne Yunanlılarla kahramanca savaşırken şehit olmuştur ve oraya gömülmüştür.

1971 yılında Sındırlı Deresi’ndeki Gökçen Hüseyin Efe’nin mezarı, Kaymakçı Maşattepe’de yaptırılan anıtının olduğu yere taşınmıştır. Kaymakçı Turizm Derneği tarafından yaptırılan anıt, ;İzmir Valisi’nin de katıldığı törenle açılmıştır.

GÖKÇEN EFE

Gökçen Efem iner gelir inişten,

Her yanları görünmüyor gümüşten,

Gökçen Efem şimdi gelir döğüşten.

Altın gümüş para dolu kesesi

Bozdağ’ından gelir onun gür sesi

Gökçen Efem efelerin efesi

www.haberhurriyeti.com / ALİ AKSAKAL

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Aksakal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

02

Ülkü Kesicioğlu - Ali bey “ŞEHİT GÖKÇEN HÜSEYİN EFE – 11” adlı yazınızı severek ve duygulanarak okudum. Bir efe torunu ve Ödemişli olarak çok duygulandım. Diğer Ödemiş efelerini de yazmanızı çok arzu ederiz. Teşekkürler.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 29 Eylül 16:41
01

Ali Aksakal - Ülkü Bey Hemşehrim!

Sıra yöremizin diğer Efelerinde! Beğendiğiniz için teşekkür ederim.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 29 Eylül 16:41

İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?