GEZGİN

Bakar arkadaşlarına Attila: “Hanımlar ve beyler on yıl sonra sekiz kişi bir araya geldik. Yarın hepimiz gene yurtdışındaki işlerimizin başına dönmüş olacağız. Hepimiz dünyayı gezdik. Yeni açılmış Gezgin’e gideceğiz. Her ülkeden yemek var. Yediklerinizi söylemiştiniz. Yemediklerinizi ısmarladım. Hazırmış listemiz. Haydi gezginler! Minibüsüme!”.

Varırlar bir saatte Gezgin’e. Alınırlar bir yemek odasına. Geçmektedir resimler Türkiye’nin dört bir yanından… Değişmektedir her bir dakikada. Çalmaktadır o yöreye uygun müzikler.

Değişir birden görüntüler… Gelmişlerdir Japonya’ya. Açılır kapı. Girer içeri Japon halk giysili iki kişi. Çalmaktadır erkek Nokan ile Sakura’yı. Koyar masaya şirin kız Japon içkisi Sake’yi…
Çıkarlar. Bitmemiştir müzik. Çalınmaktadır görüntüler eşliğinde romantik Japon şarkıları…

Konuşur Attila: “Pirinç ve tahıl tozundan. Bekletilmez hemen içilir. Tadabilirsiniz.”.

Tadarlar: “Rakı gibi.”. “Tatlı şarap lezzeti de var.”. “Rakıyla şarabın sözü bile keyif verir.”.

Değişir birden görüntüler… Gelmişlerdir İtalya’ya. Açılır kapı. Girer içeri Napoli halk giysili iki kişi. Çalmaktadır erkek mandolinle Tarantella. Koyar masaya şirin kız Napoli usulü çorbayı.
Çıkarlar. Bitmemiştir müzik. Çalınmaktadır görüntüler eşliğinde romantik Napoliten şarkılar…

“Tarantella dinlerken Napoli çorbası içeceğim aklıma gelmezdi.”

“Yani bu da bir ayrı keyif.”.

Değişir birden görüntüler… Gelmişlerdir Meksika’ya. Açılır kapı. Girer içeri Meksika halk giysili iki kişi. Çalmaktadır erkek gitarıyla İlorona. Koyar masaya cici kız Meksika salatasını.
Çıkarlar. Bitmemiştir müzik. Çalınmaktadır görüntüler eşliğinde romantik Meksika şarkıları…

“Bu nasıl salata? İçinde yok yok! Kızlar bu salatayı yapalım. Beyler hanımlarınıza söyleyin!”.

Değişir birden görüntüler… Gelmişlerdir Hindistan’a. Açılır kapı. Girer içeri Hint halk giysili iki kişi. Çalmaktadır erkek sitarıyla Avara Mu’yu. Koyar masaya kınalı kız Sebzeli Hint Köftesi’ni.
Çıkarlar. Bitmemiştir müzik. Çalınmaktadır görüntüler eşliğinde romantik Hint şarkıları…

“Bakar mısınız şu manzaraya? Duyuyor musunuz kokuları? Birleşmiş Baharatlar Gücü.”.

Değişir birden görüntüler… Gelmişlerdir Çin’e. Açılır kapı. Girer içeri Çin halk giysili iki kişi. Çalmaktadır erkek Hulusi’yle Kayak’ı. Koyar masaya gülümseyen kız siyah Çin pilavını.
Çıkarlar. Bitmemiştir müzik. Çalınmaktadır görüntüler eşliğinde romantik Çin şarkıları…

“Alkışlarım Attila! Beş kez Çin’e gittim. Hiç fırsat bulamamıştım yemeye siyah Çin pilavını.”.

Değişir birden görüntüler… Gelmişlerdir Şili’ye. Açılır kapı. Girer içeri Şili halk giysili iki kişi. Çalmaktadır erkek Rabel’iyle Fırtına’yı. Koyar masaya gülümseyen kızıl saçlı kız Puf tatlısını.
Çıkarlar. Bitmemiştir müzik. Çalınmaktadır görüntüler eşliğinde romantik Şili şarkıları…

“Puf işte, deyip geçerdim. Var mı yiyenimiz bu kadar lezzzetli hafif tatlı? Öyle…”.

Keser sözü Attila: “Değerli gezginler… Gezdik yedik. Gezdik yedik… Doyduk tıka basa. Anlat bakalım İrem Brezilya’da izlediğin Hapisten Kaçış filmini. Hesap 24, kelle başı 3 bin!”.

www. haberhurriyeti.com / Murat Tepebaşılı

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Tepebaşılı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?