KENT DÜŞMEDEN

Yaşamımızda geçmiş yıllar, geçmiş günler neden önemlidir? Umursamaz dağarcıklarımızda yer eden bir tarih panoraması vardır. Bu düşün, teknolojik deyimle adeta flaş bellek gibidir! Ve bizler, bugünün Türkiye’sine baktığımızda, örgütsüz, hukuksuz, derme çatma bir sandık demokrasisinden toplumsal kutuplaşmaya kadar nice benzerlik bulabileceğimiz gibi, bir yığın farklılığa da rastlayabiliriz…

“…Dünyamız silahların tehdidi altında… Kitlesel katliamlar sürmekte, barışı sürdürmek zorlaşmakta. Bu sürdükçe de insan haklarının kalıcılığından bahsetmek olanaksızdır. Görünen o ki Pandora’nın Kutusu’ndan saçılan; sadece yoksulluk, acımasızlık, katledilen insanlar, çaresizliğin batağında çırpınan insan çığlıkları… Dünya insanlığını yutacak çapta büyük bir Tsunami gerçeği ile karşı karşıyayız. Hemen şimdiden tüm dünya insanlığı barış için çaba göstermelidir. Emperyal güçlerin saldırıları karşısında tüm dünya ülkeleri “sivil itaatsizlik” platformlarında buluşmalı, insan haklarını önceleyen katılımcı demokrasi düşüncesine destek vermeli, kendi haklarını savunduğu kadar, başkalarının da insana ilişkin hak ve özgürlüklerini savunmalı, ‘ben merkezli’ değil ‘insan merkezli’ olabilmeyi yaşama geçirmelidir. Ancak o zaman barışı koruyabiliriz…”(*).

Kitabın içeriğinden anekdot aktarmama daha fazla gerek yok! Çünkü hukukçu kimliğinin yanı sıra şair kimliği de öne çıkan bir kişilik, şair kişimiz. Bu nedenle kitabın oluşumunda yer alan röportajlar ve diğer görsellikler, şairimiz ‘Veysel Gültaş’ın, konuya hâkimiyetini betimlediği ‘Kent Düşmeden’ adını verdiği kitapla ve içeriğinde yer alan birbirinden güzel oylumlara yönelen düşüncelerini, röportajlar halinde sergiliyor. Kitapta, okurun belleğine yerleşecek hemen her düşünce açıklayıcı bir dip not niteliğinde… İçeriğinde de, şiir, hukuk, insan hakları, düşünce suçları ve toplumsal, sosyal içerikli anlatımlar! Bu nedenle bireyin okura sunduğu güzel bir başucu kitabı niteliğinde…

Kimi konuların kökeni çok eskiye dayansa da, Marshall Yardımları’nın izinde sürdürülen, çaresizliğin kaçınılmaz olduğu yaşamlardan da söz ediyor ‘Gültaş’… Tüm bunların yanı sıra ise adeta yok olmaya veya çökmekte olan bir kentten söz ediyor. Ve bu kentin bireylerinin bir anlamda da onu tam olarak koruyamadığını vurguluyor.

Veysel Gültaş’, kitapta bir çeşit Türkiye panoraması çiziyor. 1950 yılında bütün Türkiye’ye yönelik çalışmaların, daha sonra ki yıllarda göçler ve suçların oluşturduğu zincirlerin çoğalması, dış güçlerin de bu çöküşe bir anlamda destek olurcasına çabalar sarf etmeleri nedeniyle, adeta şişirme ve balon görüşler ortaya çıkmıştır. Emperyalizm’ in odağında, tarımda mekanizasyonun hızlandığı varsayılarak, karayolları hamlesinin ve iç göçün başladığı, kentin köyle tanıştığı bir dönemi, kısa anekdotlarla açıklıyor. Okunması, kitaplığınızda bulunması gerekli bir kitap…

Göçler insanlık tarihini değiştiren, dönüştüren en büyük güçlerden biri.Mülteci krizleri sebebiyle kavramlar, tanımlar, rakamlar havada uçuşurken ana fikirde göçün insanların hayatta kalmak için zorunlu yer değiştirmesine indirgendiğine, ‘Gültaş’ın şairane anlatımı ve hukuki, bilimsel boyuttaki felsefi anlatımıyla şahitlik ediyoruz nitelikli düşüncelere aktarılan kitabı ‘Kent Düşmeden’ de… Ve şöyle bir realiteyi de algılamamız gerekecek; insanları uzak Asya’dan Toroslar’a kadar getiren fakirlik miydi? Göçün bambaşka, dürtüsel bir kırsal cennet arayışı hali de var! Anadolu’da yaklaşık 700 yıldır göçerlikten yerleşikliğe bir süreç işliyor. Bu süreç sistematik bir çabanın ürünü ve tarihsel perspektiften bakıldığında kitabın oluşmasında yaratılan sürecin adeta sosyolojik bir vakadan daha fazla anlamı yüklüyor, okurun belleğine!

“… tut / bir sevdanın ucundan / o saat / Akdeniz olursun // avuçla / sonsuzlukta / uzayıp giden göğü / maviyle dolsun için // akıt / gözyaşını geceye / fırlat yüreğini boşluğa / hüznün isyanıyla buluşsun // söyle / şafak söylencelerinin / ateşiyle yalazlanan / en güzel türkünü söyle // anlat / çocukların katledildiğini / utansın zeytin dalı / barışa kessin yeryüzü…” (sy.55)-(**).

“Aşk ve şiir” için gerekli kutsal yalnızlığı vurgularken, “Aşk ve Ülke” söz konusu izleyici kesimin talebine yanıttır. Şairin beslenme kaynağı, ne denli yaşamın-doğanın ta kendisidir desek de, okurun ilgisi som altın değerindedir kanımca…Birde hep güncel izleği!Yaşamsal çöküntü, kentsel kaygılar ve yaşanılan aşk, aşklar dolayısıyla…

Kent Düşmeden’ raflara kavuştuğu anda “Fanatik” okur tekiyle yüz yüze gelmiştir. Çünkü ‘Gültaş’ın bilimsel içerikli yazıları, düşünsel taban da araştırmaları, şiirleri hep aynı mecradan akıyor! Yani yazın dünyamızın şair kişisinin, dağarcığında biriken ve naif duruşuyla sergilediği bellek kimliğiyle, düşünselliğiyle…

Tarihsel boyuttaki araştırmaları, nitelikli yazılarının dışında hukuksal anlamda mesleki çalışmalarından öte, şiirsel durağının otobüsünden inip, hemen hemen bir şiiri, bir “konu”yu sürükleyip taşıyor belleğimize ya da dilimizin ucuna, şair ‘Veysel Gültaş’… Zaman içinde konu ve anlam gayyası yoktur o nedenle; “kar”a atılan imza bile bin bir çağrışımlıdır gerçekten. Eğer duyarak yaşanırsa görülür ki, şiir kendi uzayını yaratıyor, diye düşünüyorum. Oradan ulaşılacak direnç katsayısı varoluşa ussal bir süreklilik katacaktır. Evrensel aşk dili, tüm insanları ayakta tutan bağ dilidir.

Kent Düşmeden’ derken, doğadaki en acı geçişi, insanoğlunu en çok sarsan geçişi anlatıyor ‘Gültaş’. O geçiş ki, yaşanmaya değer. Yoksa bunca güzel sözü söyletir, bu güzel yazıları, bu güzel sözleri, bu güzel dizeleri bırakır mıydı ardında. Ve ‘Gültaş’ın diğer kitaplarında olduğu gibi, oylumlu yazıları ve nitelikli röportajların olduğu ‘Kent Düşmeden’ adlı bu kitabı, okura ve yaşama bir armağan olmasını diliyorum, naçizane…

Meraklısına;

Gültaş’, Malatya doğumludur. Bir müddet kamuda Hâkim olarak görev yapmıştır. Yazım dünyasına, birbirinden çok çeşitli ve nitelikli boyutlar içeren makale, kitap ve şiirler yazmıştır. Uğraşlarının arasına araştırma kitapları da sığdıran ‘Gültaş’, halen Karşıyaka’da avukat olarak çalışmaktadır…

www.haberhurriyeti.com / MUSTAFA GÖKÇEK

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?