Çocuklarınıza yas tutturmayın

Yıl 2003’tü..
Amerika Ordusu Irak’a girmişti.
Savaş uçakları kentleri bombardımana tutuyordu..
Irak buğday tarımının doğduğu topraklara sahipti..
Ebu Garib’de yüzlerce yılda geliştirilen yerli buğday tohumu çeşitlerinin yer aldığı bir tohum bankası bulunuyordu..
Bankada onlarca farklı tohum vardı..
Amerikan uçakları Ebu Garib’i günlerce bombaladı..
Ateş bittiğinde tohum bankası da yerle bir olmuştu..
Ancak nasıl olduysa içindeki tohumlar da kaybolmuştu.
Aradan 14 yıl geçti..
Kimse o tohumların nerede olduğunu bilmiyor.

*. *. *

Yıl 2008’di..
Kuzey Kutbuna yakın bir bölgede yoğun bir çalışma vardı..
Norveç’in kuzeyindeki Spitsbergen Adası’nda buzlarla kaplı bir bölgeydi burası..
İş makinaları bir dağı oyuyordu..
Yerin 130 metre altını indiler..
Dünyanın en korunaklı ambarını yaptılar..
Adı, “Svalbard Küresel Tohum Ambarı” oldu.
Ambarda dünyanın her tarafından getirilmiş 3 milyondan fazla farlı yerel tohum var.
Bu tohumlar buzların altında özel ambalajlarla saklanıyor..
Bilim adamları buzların altında tohumların 1000 yıldan fazla bozulmadan saklanabileceğini belirtiyor..
Ambar her türlü nükleer saldırıya, patlamaya ve depreme dayanıklı..
Dünya üzerindeki tüm tohum çeşitlerini bir araya getirmeyi hedefleyen ambarın amacının, gelecekte dünyanın başına gelebilecek nükleer savaş, meteor düşmesi veya iklim değişimi gibi bir felaket durumunda, tohum çeşitliliğinin korunmasını sağlamak olarak açıklanıyor.
Acaba doğru mu?.
Çünkü bu ambarın sahibi Amerika, İngiltere, Norveç, Almanya, İsviçre ve Kanadalı tohum ve tarım şirketleri..
Yani dünyaya GDO’lu, hibrit tohum satan bunlar..

*. *. *

Bu çok uluslu şirketler GDOlu (genetiği değiştirilmiş organizma) tohumları dünyaya yayıyorlar.
Özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere baskı yaparak tarlalardaki orijinal tohumları yasaklatıp, yok ettiriyorlar..
Sömürdükleri ülkelere yasaklattıkları bu tohumları kendileri ise saklıyor..
Peki neden?.
Petrol savaşları bitiyor, gelecek savaşlar su ve sağlıklı gıda üzerinde mi acaba?.

*. *. *

Yıl 1925’di.
Yeni Türkiye Cumhuriyeti tohum ile ilgili ilk kanunu çıkardı.
682 nolu kanunda şöyle deniliyordu.
” Ziraat Vekaletinin hariçten iştira ve tedarik edeceği veya vekalete merbut mekatip ve müessesatı ziraiyede yetiştirdiği her nevi köklü ve köksüz aşılı ve aşısız asma çubuklariyle müsmir ve gayri müsmir bilcümle eşçar ve nebatat ve istihsal olunan tohumlar, ziraat ve bağ ve bahçe tesis etmek isteyenlere meccanen tevzi olunur. Şu kadarki talipler tesis edecekleri bağ ve bahçe mahallerini şeraiti fenniyeye tevfikan ihzar eylediklerini mahalli ziraat memurlarına irae ve isbata mecburdurlar.”
Yani devlet, tarım yapmak isteyenlere yerli tohum dağıtmayı yasa ile zorunlu kılıyordu.

*. *. *

Yıl 2006’ydı..
Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ülkede yerli tohum ekilmesini yasakladı..
Yasaklamakla da kalmadı..
Devlet 2018’den itibaren sertifikasız tohum kullanmayanlara destek verilmeyeceğini açıkladı..

*. *. *

Bir atasözümüz şöyle der.
“Ek tohumun hasını, çekme yiyecek yasını..”
Eğer yerli tohumlarımızı koruyamazsak, ileride çocuklarımız yas tutacak.
Çocuklarınıza yas tutturmayın.

www.haberhurriyeti.com / SEDAT KAYA

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sedat Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?