ME-HA-PE ne yapmak istiyor…???

Siyasi partiler neden kurulur?

Demokrasinin “vazgeçilmez unsurları” denen siyasi kuruluşlar, ülke yönetiminde yer almak için yola çıkarlar.

Amaçları, iktidar erkini ele geçirip halkı yönetmektir.

Halkın görevi de kendisini yönetecek olan ve bir siyasi çatı altında toplanmış siyasetçilere oy vermek suretiyle onları iktidara taşımaktır.

Tam tarife uymasa bile “Halkın kendi kendisini yönetmesine” demokrasi dense de, ülke yönetiminin tepesine gelen siyasi parti liderleri bir süre sonra kendilerinde “güç” vehmederek diktatörler gibi davranma eğilimi gösterirler.

Ama gerçek ve sosyal demokrasilerde diktatörlük para etmez.

Halktan koptuğunuz sürece sadece yeni destekler ararsınız.

Uzun iktidar dönemlerinde eğer halkı bezdirir ve bıktırırsanız, ayakta kalmak için “istepne” partileri tercih edersiniz.

Her ne kadar “Ülkenin bekası için Cumhur İttifakını destekliyoruz” dese de MHP, AKP’nin yedeğinde siyaset yapmaktan geri kalmıyor.

Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin bir ayağı Külliye’nin yani Saray’ın bahçesinde.

Hadi diyelim ki, iktidarda olan partinin dümen suyuna girdiniz, peki bir küçük siyasi parti olarak mademki iktidar derdiniz yok, madem ki hep AKP’ye destek vermeyi sürdüreceksiniz, o halde iktidara alternatif olacak muhalefetteki CHP’yi neden hedef tahtasına koyarsınız?

Yıllardır CHP ile uğraşan ve bu partiyi HDP’ye destek vermekle suçlayan Devlet Bahçeli, neden Kürtlerin partisi olan HDP’nin kapatılmasını istemiyor.

Hadi kendi istemiyor, desteklediği AKP’nin patronu sayın Erdoğan’a neden dayatıp “Arkadaş madem ki bu HDP, PKK’ya destek veriyor, mademki seçilmiş HDP’li belediye başkanlarını koltuklarından indiriyorsun, madem ki parti genel başkanını içeri tıkıyorsun, o zaman neden partilerinin kapısına kilit vurulması için kılını kıpırdatmıyorsun?” diye sormuyor.

Bu bence daha kolay.

Kolay ama doğru değil.

Bunu Bahçeli de bal gibi biliyor.

Biliyor ama CHP üzerinden HDP’yi vurmak amacıyla AKP’nin değirmenine su taşımayı tercih ediyor.

Ve de CHP’nin lideri Kılıçdaroğlu’na “ sıra gelmiş” olmalı ki, hem Genel Başkanı hedef alıyor.

Ve siyasi tarihte eşine rastlanmayan bir açıklama yapıyor.

Bomba gibi ortaya düşen açıklama şöyle:

“Başkanlık Divanı’nın da kararıyla CHP-HDP ilişkilerinin incelenmesi, CHP Genel Başkanı’nın suç teşkil eden fiili ve değerlendirmelerinin analiz ve araştırılması maksadıyla bir komisyon görevlendirilmiştir. CHP Genel Başkanı için dokunulmazlığın kaldırılması ve mahkeme yolu ardına kadar aralanmış ve açılmıştır”

MHP’nin nereye koştuğunu bu partinin kurmayları bilir.

Tabii Bahçeli’nin de bilmesi gerekir.

“Acaba Bahçeli bu açıklamadan habersiz mi?” sorusuna hala yanıt bulunmuş değil.

Yanıt bulunan tek gerçek, demokrasi ile yönetilmeye çalışılan bu gezegen üzerindeki hiçbir devlette, bir muhalefet partisinin, iktidara aday olan bir diğer muhalefet partisi ve genel başkanı hakkında bir komisyon kurduğudur.

Güçlü olanın yanında bu kadar mi “kedi” olunur?

Bu kadar mı büyük bir yanlışa düşülür?

Böylesine bir batağa nasıl saplanılır?

Bu kadar mı cahil olunur?

Hiç bilemem.

Kafama takılan “ Cehalet mutluluktur” cümlesi hem hoşuma gider ve hem de dünya görüşüme ve deneyimime uygun düşer yani çok inanırım.

Sahiden…

“Cehalet mutlulukluk” cümlesi sizlere de çok şey ifade etmiyor mu?

www.haberhurriyeti.com / SEZAİ BAYAR

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sezai Bayar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?