GÖKÇEN EFE –IX: Denizden gelen mayınlar

Gökçen Efe, Poslu Mestan Efe, İsmail Efe, Murat Baş Efe, Keleş Efe ve Tıknaz Efe’ye yazdığı birlikte hareket etmeyi öneren mektubuna, olumlu cevap alınca o tarafa yönelmişti. Bütün efelerin toplam mevcudu 800 kişiyi bulmuştu.

15 Ekim 1919 Çarşamba

Gökçen ve arkadaşları Köşk’e geldiklerinde, galip kumandan olarak karşılandılar. Gökçen, olan biteni ayrıntılarıyla Köşk’te bulunan Demirci Mehmet Efe ve 57.Fırka Komutanı Miralay Şefik (Aker) Beye anlattı. Alınan karar gereğince aileleriyle birlikte Köşk’e gelmiş olan Gökçen ve kızanlarının aileleri ikiye ayrıldı; bir kısmı Nazilli karşısındaki Arpas köyüne, diğerleri de Alhamur Çiftliğine yerleştirildiler.

Gökçen ve arkadaşlarının gözü çoluk çocuğu görmüyor, akılları hep Ovacık ve Sarıkâhya Çeşmesinde yaşadıklarının intikamını almaktaydı. Hazırlıkları tamamlayan Gökçen ve kızanları, 120 kişi ve Nazilli’ye beraberinde getirdikleri cephanelerden başka, sekizyüz yükü aşkın cephane daha alarak Karaçamur Yaylasına döndüler. Yunan askerinin buraya giremediklerini gören Gökçen Efe, derin bir nefes almıştı.

-Çok şükür Yarabbi, sen ne büyüksün?

Karaçamur’a girmeye cesaret edemeyen Yunalılar Osmancık yolu ile Üçyol’a gitmişlerdi. Gökçen bir taraftan Tire’yi basacağı haberi yolluyor, diğer taraftan da ters yöndeki Ödemiş Üzümlüdere Cephesine doğru gidiyordu. Gökçen Efe, Poslu Mestan Efe, İsmail Efe, Murat Baş Efe, Keleş Efe ve Tıknaz Efe’ye yazdığı birlikte hareket etmeyi öneren mektubuna, olumlu cevap alınca o tarafa yönelmişti. Bütün efelerin toplam mevcudu 800 kişiyi bulmuştu. Yapılan toplantıda Gökçen Efe şöyle diyordu.

-Arkadaşlar! Bilirsiniz Yunan keferesi halkımıza etmedik zulüm bırakmadı! Yerli Rumlarla birlikte özelikle yaşlı, çocuk ve kadınlarımıza rahat vermediler! Yunan bu cepheyi de geçerek arkaya sarkacak olursa, Aydın cephesi de tehlike altına girer! Onlara bu memleketin sahipsiz olmadığını göstermeliyiz!

Poslu Mestan Efe söze karıştı.

-İyi dersin Gökçenim de ne yapmalıyız?

-Onların işini Ödemiş’te, yani kolayca yardım alamayacakları noktada bitirmeliyiz!

Derhal 57.Fırka Komutanı Şefik Bey ve Köşk Cephesi Zeybek Komutanı Demirci Mehmet Efe’ye mektup yazılarak, Ödemiş baskını için izin istenmişti. Ancak, zamanın ve cephanenin müsait olmaması sebebiyle olumsuz cevap gelince, her efe kendi bölgesine geri dönmüş, Gökçen Efe de Üzümlüdere’de kalmıştı. Bir süre sonra olumlu cevap gelmişti. Bu mayınlarla İstihkam Zabiti Hıfzı Bey getirecekti.

İlkkurşun Savaşı sonrası geri çekilen Cephe’nin Komutanı Ali Orhan Bey, cephe gerisinde Yunanı korkutacak dehşetengiz olaylar yaratmak amacıyla harekete geçmiş ve Ekim 1919 ayının ilk günlerinde Alaşehir’de Mütevellioğlu Tevfik Bey’in konağında Çerkez Ethem ve Sarı Edip Efe ile birlikte misafirken, konuyu onlara da açtı. Edip Bey, Ali Orhan Beyden ihtiyaç duyduğu malzemelerin listesini istedi. O da ateşleme ve patlayıcı maddeler içeren bir liste verdi ve iki heybe dolusu malzemeyi alarak Bozdağ yaylası yoluyla Halkapınar Yaylasına geldi.

Ali Orhan Bey, burada bulunan Mursallı İsmail Efe’nin kuvvetlerinden 40 tanesini alarak 15 Ekim 1919 günü hareket etmek üzereydi ki terhis olmuş yedek subaylardan istihkam teğmeni Hıfzı Bey, yanında 1.Dünya Savaşında Köyceğiz limanından denize atılmış serseri mayınlarla yüklü 3 hayvan ile çıkageldi.

-Hoş geldin kardeşim! Seni Allah gönderdi! Hadi durmayalım hemen yola koyulalım!

Birlikte Gökçen Efenin karargahı Üzümlü köyüne geldiler.

Gökçen Efe, Hıfzı Beyi karşısında görünce çok sevinmişti.

-Allah şahidim olsun ki Yunanın nakliye işlerinde kullandığı bu köprüleri çoktandır havaya uçurmayı düşmekteydim! Ancak, bu işi yapabilecek ne mayınımız ne de bu işten anlayan istihkam zabitimiz vardı!

-Efem tasalanma, artık bir istihkam zabitiniz var! İstihkam Zabiti Hıfzı, emirlerinize hazırdır komutanım!

Gökçen efe kızanlarını derhal topladı ve vazife taksimi yaptı.

-Hıfzı Bey size Mursallı İsmail Efe ile İlyas Çavuşu ve arkadaşlarını veriyorum. Kızanlarımdan diğerleri de sizlerin emniyetini sağlayacak! Hadi davranın arkadaşlar! Allah işiniz rast getirsin, iyi haberlerle geri döün ha!

Kızanlar hemen hazırlanmış, kararlaştırılan noktalara doğru harekete geçmişlerdi.

Buradan da Gökçen Efe’den İlyas Çavuş komutasında 20 adam daha alarak yola çıkarlar. Tahrip edilecek yer 2.Yunan Tümenine aitti. İlyas Köyü-Doyranlı arasındaki Derebaşı İstasyonu Köprüsü’ne ulaştıktan sonra, mayın ve patlayıcıların bir kısmını köprüye yerleştirdiler ve yeri göğü sarsan büyük bir patlamayla köprü ve tren rayları havalarda uçuyordu. . Köprü 15 Ekim 1919 Perşembe gecesi saat 21:00’de tahrip edildi

Derebaşı İstasyonunun işini bitirdikte sonra Doyranlı Çiftliği yoluyla Kayaköy yakınındaki Taşlıtepe’ye vardılar. Dinleniyorlardı ki gözcünün sesi duyuldu.

-Komutanım! Yunan gavuru Kayaköy sığırlarının önlerine katmış götürüyorlar!

-Hadi arkadaşlar iş başına!

Tepeden hızlıca indiler ve Yunan askerlerine yaylım ateşine tuttular ve onları sığırları bırakıp kaçmaya mecbur ettiler.

Bayındır’ın Alan köyüne, oradan Maşat, Karahayıt ve Karaağaç köylerini geçerek Turgutlu’ya bağlı Sarımeyri Yaylasına varırlar. Bir süre sonra 21 Ekim 1919 günü Çıplak Köyü yakınında yer alan Uladı vadisindeki Karpuzlu İstasyonu’nun bulunduğu tren hattı üzerine yanyana kurulmuş üç büyük köprünün yanına geldiler. Ali Orhan Bey heyecanlandı.

-Arkadaşlar işte bu köprüleri havaya uçuracağız bugün! Ne dersin Hıfzı Bey halledebilir miyiz?

-Evvel Allah komutanım!

-Hadi başlayalım o zaman, ne duruyoruz?

Demiryolu, düşmanın asker ve mühimmat taşıdığı can damarıydı, onun kesilmesi gerekiyordu ve bu görev Gökçen Efeye verilmişti. Bombacı Hıfzı, Uladı ve Toyranlı (Doyranlı) Demiryolu Köprülerini eliyle gösterirken getirdiği dinamit lokumlarını köprülerin uzunluğuna göre ayırdı. Hazırlıklar tamamlandıktan sonra planın uygulanmasının ayrıntılarına geçildi. Bombacı Hıfzı, Gökçen Efe’ye dönerek Yörük Ali Efenin talimatını anlatmaya başladı.

-Gökçen Efem, gizlice dere içinden sızılacak, nöbetçiler sessizce yok edilecek! Bunu siz yapacaksınız! Yörük Ali Efem öyle dedi!

-Sen işine bak Hıfzı! Gökçen Efe’yi tanımadığın belli! Biz o işleri iyi biliriz! Sen tasalanma! Hadi selâm söyle arkadaşlara! Bu işi tamam bilsin Yörük Ali Efem!

Gökçen Efe ve kızanları planı aynen uyguladılar, köprülerde hiç düşman nöbetçisi yoktu.

-Arkadaşlar, hemen dinamitleri döşeyelim ve ateşleyelim! Şafak sökmek üzere!

Köprüler, 21 Ekim 1919 sabaha karşı saat 04:45’de havaya uçuruldu.

Bir süre sonra artarda patlamalar başladı, iki köprünün havaya uçuruluşunu tepedeki yataklarından sevinçle izliyorlardı.

-Arkadaşlar! Yunan’ın Ödemiş yolunu kestik Allah’ın izniyle! Gökçen Efe ve kızanlarının neler yapabileceğini dosta düşmana gösterdik! Hepinizden Allah razı olsun!

-Vatan sağ olsun Efem, vatan sağ olsun!

Tahrip ekibi 23 Ekim 1919 günü Köseler köyü üzerinden Üzümlüye dönmüştü. Neşeliydiler, Gökçen Efe de onları bekliyordu

-Hoş geldiniz Safalar getirdiniz! Siz gelmeden patlama sesleri geldi Ali Orhan Bey, hallettiniz değil mi?

-Bir değil, hem de 4 köprüyü uçurduk, bir de sığır hırsızı Yunan askerlerini kaçırdık!

-Allah bileğinize güç kuvvet ve yüreğinize vatan sevgisiyle zenginleştirsin! Hadi istirahat edin siz, biraz sonra besili bir kuzu sizi bekliyor olacak!

Görevini başarıyla tamamlayan Hıfzı Bey Nazilli’ye uğurlanıyordu. Gökçen Efe, eline aşağıdaki mektubu verdi ve onu sevgiyle kucaklayıp, alnından öptükten sonra, bir kısrak hediye etti ve yanına iki kızan vererek emniyet içinde yolculuk etmesini sağladı.

“Nazilli’de Demirci Mehmet Efe’ye ve Heyet-i Milliye Riyaseti’ne!

Şimendifer yollarını bozmak üzere göndermiş olduğunuz istihkam zabiti Hıfzı Efendi, Hacı İlyas civarındaki Doyranlı Deresi üzerindeki köprü ile Çıplak İstasyonu civarındaki Çıplak köyü önündeki (Uladı) deresi üzerindeki Uladı köprülerini berhava eylemiş ve iki şimendifer makinesi Ödemiş ve Bayındır’da kalmış olmakla istihkam zabiti Hıfzı Efendi tamamen vazifesini ifa eylemiş olduğundan tarafınıza gönderilmiştir. Cümlenize selam ederim, efendim.

25.10.1919

Mühür

Mücahidin Reisi Gökçen Hüseyin Efe”

Böylece; Yunan işgal kuvvetlerinin en önemli ikmal yollarından birisi kesilmiş oldu. Yunan komutanlar ve İngiliz komutan tahrip edilen köprüleri gördükten sonra hayretler içerisinde kalmışlardı. İngiliz Komutan, Yunan meslektaşına şunları söylemekten kendini alamamıştı.

-Bu iş çete işi değil! Mutlaka siz yaptınız!

www.haberhurriyeti.com / ALİ AKSAKAL

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Aksakal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?