Yalakacı iftiracılara tokat gibi cevaplar

Gün geçmiyor ki, Libya’dan Mısır’a… Suudi Arabistan’dan, Suriye ve Irak’a…

Girit’ten Kıbrıs’a… Balkanlar’dan Batı Trakya’ya kadar toprakları işgal edilen… Halkı düşman çizmeleri altında inleyen…

Orduları dağıtılmış… Acz içindeki padişahı İngilizlere yalvaran, köhnemiş ve çökmüş Osmanlı’dan çağdaş bir devlet kuran Mustafa Kemal Atatürk’e dil uzatılmasın… Hakaret edilmesin… Dinsizlikle suçlanmasın…

Cahilliğin, eblehliğin, aymazlığın ve de nankörlüğün zirvesinde olanların utanma duyguları da kalmamış…

Ancak Mustafa Kemal bugünleri görmüş gibi yandaş ve yalakacı iftiracılara yıllar öncesinden tokat atarcasına cevaplar vermiş…

***

ATATÜRK DİYOR Kİ:

* Hazreti Muhammed, Allah’ın birinci ve en büyük kuludur. O’nun izinden bu gün milyonlarca insan yürüyor. Benim, senin adın silinir, fakat sonsuza kadar O, ölümsüzdür. (Dr.U.Kocatürk Atatürk’ün fikir ve düşünceleri, 1971)

* Büyük bir inkılap yaratan Hz.Muhammed’e (SAV) beslenilen sevgi ancak O’nun koyduğu fikirleri, esasları korumakla, göstermekle mümkündür. (Şemsettin Günaltay-Ülkü dergisi C.9, sayı 100-sayfa 4)

* Allah, insanlığın anlayış, aydınlanma ve olgunlaşma derecesi, sayesinde her kulun doğrudan doğruya, İlahi İlhamlarla temas edebilme, kabiliyetine vardığını kabul buyurmuştur ve bu sebepledir ki, CENAB-I PEYGAMBER, peygamberlerin sonuncusu olmuştur ve KİTABI en MÜKEMMEL kitaptır.

* SOFTA sınıfının DİN SİMSARLIĞINA müsaade edilmemelidir. Dinden maddi menfaat elde edenler AŞAĞILIK kimselerdir. İşte bu duruma karşıyız ve buna müsaade etmiyoruz.

* Çünkü Peygamberimiz “

Kema tekunu yüvella aleyküm

yani

Siz ne yapı ve

nitelikte olursanız, sizi yönetenlerde o yapı ve nitelikte olur” buyurmuşlardır.

*

Laikliği dinsizlikle karıştırmak isteyenler, ilerleme ve canlılığın düşmanları ile gözlerinden perde kalkmamış doğu kavimlerinin fanatiklerinden başka kimse olamaz.

* İnsanlıkta dini ihtisas ve derin dini bilgilere sahip olup her çeşit boş inanışlardan sıyrılarak, hakiki ilim ve fennin nurlarıyla temiz ve mükemmel oluncaya kadar, DİN OYUNU OYUNCULARINA her yerde rastlanılacaktır.

(Nutuk 3. cilt (Belgeler) Belge B Tarih 2. 10. 1919, İstanbul halkına başlıklı mektubunun son paragrafı)

BALIKESİR HUTBESİ

7 Şubat 1923 tarihinde Balıkesir Zagnos Paşa Camii’nde vermiş olduğu hutbe den bir paragraf:

“Ey Millet, Allah birdir. Şanı büyüktür. Allahın esenliği, sevgisi ve iyiliği üzerinize olsun. Peygamberimiz efendimiz hazretleri, Cenabı Hak tarafından insanlara dini gerçekleri duyurmaya memur ve elçi seçilmiştir.

Efendiler, ben yalnız kendi düşüncemi söylemek istemiyorum. Hepinizin düşündüklerinizi anlamak istiyorum. Milli amaçlar, milli irade yalnız bir kişinin düşünmesinden değil, milletin bütün kişilerinin arzularının, emellerinin sonuçlarından ibarettir.”

MAKBULE HANIM ANLATIYOR:

Atatürk’ün kardeşi Makbule Hanım’ın Ramazan’da Atatürk’ün tutumunu gözler önüne serdiği için çok önemlidir:

“… Her Ramazan’ın bir günü ve ekseriyetle Kadir gecesi bana iftara gelirdi. O gün, imkân bulabilirse oruç da tutardı. İftar sofrasını tam eski tarzda isterdi. Oruçlu olduğu zaman iftara başlarken dua ederdi.”


YAKIN HİZMETKÂRI CEMAL GRANDA

“…Ramazanlarda Kadir gecesi ağzına kadehini koymazdı… Kadir geceleri sofra bile kurdurmazdı. Saygısı büyüktü. Bazen Mevlit dinlediği de olurdu. Miraç bölümünde, ‘Göklere çıktı Mustafa’ denince gözleri yaşarırdı. O zaman hemen kolonya götürürdük.

“Atatürk otuz ramazan geceleri başta Saadettin Kaynak Hoca olmak üzere o devrin meşhur hafızlarından Yaşar, Zeki, Küçük Yaşar, Burhan, Hayrullah beyleri davet ederdi.

ATATÜRK’ÜN ÖZEL HAFIZI HAFIZ YAŞAR OKUR:

“… Ramazanların Atam için çok büyük bir önemi vardı. Ramazan gelir gelmez ince saz heyeti Çankaya Köşkü’ne giremezdi. Kandil geceleri de saz çaldırmazdı. Sadece beni huzurlarına çağırır, Kur’an-ı Kerim’den bazı sureler okuturdu. Ben okurken gözleri bir noktaya takılır, derin bir huşu içinde dinlerdi. Ruhunun çok mütelezziz olduğu her halinden anlaşılırdı.

Ramazanlarda bir ay müddetle Hacı Bayram-ı Veli ve Zincirlikuyu camilerinde şehitlerin ruhuna Hatim-i Şerif okumamı emrederlerdi. O günlerde civar kasaba ve köylerden gelenlerle cami hıncahınç dolardı…”

SAADDETİN KAYNAK ANLATIYOR:

“Dolmabahçe Sarayı’nda büyük muayede salonunda saz takımı toplanmıştı. Atatürk bir imtihan ve tecrübe yapmaya hazırlanmış görünüyordu. Elinde Cemil Said’in Türkçe Kur’an-ı Kerim’i vardı. Evvela Hafız Kemal’e verdi okuttu fakat beğenmedi. ‘Ver bana, ben okuyacağım’ dedi.

Hakikaten tecvit ile okudu ama hala gözümün önündedir; askere kumanda eder, emir verir gibi bir ahenk ve tavırla okudu

. ”

ATATÜRK’ÜN ÖZDEYİŞLERİ

* Ben hayatımı hiçbir zaman, milletimizden üstün görmedim ve görmeyeceğim. Her an memleket için şerefimle ölmeye hazırım.

* Bir ülkede adalet yoksa o ülkede anarşiden başka bir şey yoktur. Orada hükümet yoktur. Orada hiç bir şey yoktur.

* Mal ve mülk bana ağırlık veriyor. Bunları asil milletime geri vermekle büyük ferahlık duyuyorum. İnsanın serveti manevi şahsiyetinde olmalıdır.

* Gerçekleri bilen ve vicdanında, manevi ve kutsal hazlardan başka zevk taşımayan insanlar için, ne kadar yüksek olursa olsun, maddi makamların hiçbir değeri yoktur.

* Yazgısını kendisini zincirlere bağlayan kişilere bırakan uluslar, o kişilerin keyif ve emellerine oyuncak olmaya karar vermiş, boyun eğmiş sayılırlar. Bu tür uluslar talihlerini ellerine bıraktıkları insanlar başarılı oldukça, o insanların güçlü baskısı altında kalırlar. Başarılı olmazlarsa, felaket, çöküş, yalnız o insanları değil, onlara bağlı ulusu da bulur. O halde her iki ihtimalde de böyle bir ulus felakete uğrar. (S.D.) sayfa 30. Ocak.1922)

*****

KAYNAKÇA

Kur’an Meali – Diyanet Vakfı

Kur’an Meali—Ömer Nasuhi Bilmen

Mustafa Kemal Atatürk—Büyük Nutuk,

Mustafa Kemal Atatürk ve Milli Mücadele Tarihi-Enver Behnan Şapolyo

Atatürk Göçüp Giderken-Mazhar Leventoğlu

Mehmet İnal Kolburan E.Dz.Yarbay-Kıbrıs Gazisi

www. haberhurriyeti.com / FİKRET KALMUK

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fikret Kalmuk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi