Ben Ekonomist Değilim Cafer!..

Ben Ekonomist Değilim Cafer!..

Yıllardır bol keseden harcamaya alışmış iktidar, artık iyice sıkışınca incir çekirdeğini doldurmayacak tasarruf tedbirleri (hepi topu yaklaşık yüz milyar lira tutarında!) ve ciğerlerimize çektiğimiz havaya kadar konan ve konacak olan vergiler ile belini doğrultmaya çalışıyor yana yakıla. (Tabii, o gerçek maliyetlerinin misli kere misli fiyatına çıkmış otoyollar, köprüler, şehir hastaneleri, saraylara ödenen -ve yirmi yıl, otuz yıl boyunca ödenecek olan!- milyar dolarlar, tasarrufsuz itibarlar (!) vs, hiç söz konusu değil bu tedbirler içinde!)

Ama asıl iki kalem var ki, diğer tüm tasarruf tedbirleri bunların yanında sinek vızıltısı gibi kalır:

1- Yüksek enflasyon nedeniyle halkın cebinden sürekli hortumlanan paralar. (Öyle ya, bas bas paraları, uçur enflasyonu, bugün verdiğini yarın hiç hissettirmeden, hooop, bir çırpıda geri al!)

2- Emekli maaşlarını öldürmeyip süründürecek seviyeye indirerek -ölen ölsün, kalan sağların işi ne, onlarda pazar artıklarını toplasınlar!- vermek zorunda oldukları ama verilmeyen paralar…

Enflasyon mevzusunu tartışmayı ekonomistlere bırakıp -sürekli tartışıyorlar zaten!- biz şu emekli maaşı işkencesine bir göz atalım isterseniz:

Şimdiii…

Onaltı milyon emekli var deniyor.

Tamam.

Diyelim, bu emekliler bugün ortalama beşbin lira fazla maaş alıyor olsalardı… ( Çok şey fark etmez ama, hadi o kadarcık diyelim!)

16.000.000 x 5.000 TL = 80.000.000.000 TL. Yani efendim, yazıyla; seksen milyar lira…

Bitmedi. Bu bir aylık tutar. Çarpın oniki ayla…

Dokuzyüzaltmış milyar lira…

Düz hesap bir trilyon.

Dolar hesabı; otuzbir milyar dolar.

Alay-ı vala ile açıklanan tasarruf tedbirlerinin tam on katı!..

Beşbin lira yetmez, en az onbin lira daha eklenmeli derseniz, ki demelisiniz, oldu size iki trilyon lira. Amerikanca meali; altmışiki milyar dolar!..

Sadece bir kalemde…

Düşünebiliyor musunuz, birkaç milyar dolar için bile dünyada çalmadık kapı bırakmayan iktidar, altmışiki milyarı verebilir mi?..

Haa, diyeceksiniz ki; darphane ne güne duruyor, birazda emekliler için çalışsın.

Eh, o zamanda şimdilerde yüzde yüzün üzerinde olan enflasyon ben diyeyim yüzde ikiyüz, siz deyin üçyüz, o da desin dörtyüz, bin…

Markete -bulursanız tabii!- bir valiz parayla gittiğinizi düşünün bir! (Ve doğru dürüst bir şey -bulursanız tabii!- alamadığınızı!)

Yaaa… Böyleyken böyle işte!..

Ben öyle ülkeyi iki dudağının arasında idare eden muhteşem ekonomistlerden değilim elbette, hatta ekonomist bile değilim, ama çarpma bölme, toplama çıkartma yapmayı bilirim en azından ve şu an emeklilere baktığımda gördüğüm hiç de iç açıcı bir manzara değil ne yazık ki.

Genel manzara ise:

Mıçtı Cafer, bez getir!..

Murat Hiçyılmaz / murat_hicyilmaz@ yahoo.com

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Hiçyılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi