Günün İçinden – 22.04.2024

Güzel bir gün, günler, haftalar tüm neşeyle sizlerin yanında olması dileğimle günaydın…

Tebessüm;

Parayı Kim verecek

Nasreddin Hoca küçük bir çocukken arkadaşları ona bir oyun oynamak isterler.

– Nasreddin, biz bahçede yumurta yapacağız, gelir misin? Demişler.

Arkadaşlarının kıkırdadıklarını gören Nasreddin ona bir oyun oynadıklarını anlamış ama yine de:

– Gelirim, demiş.

Çocuklar önden giderek, önceden sakladıkları yumurtaların üzerine oturmuş ve içlerinden biri Nasreddin’e:

– Biz hepimiz şimdi yumurtlayacağız. Eğer aramızda yumurtlayamayan biri olursa hepimize gazoz alacak, demiş.

Sonra da hep bir ağızdan gıdaklamaya başlamışlar:

– Gık–gık–gıdak.

Nasreddin hemen düşünmüş ve:

– Üüüü–ürü–üüü, diye bağırmaya başlamış.

Diğer çocuklar şaşırıp:

– Ne oluyor Nasreddin? Diye sormuşlar.

Nasreddin:

– E… bu kadar tavuğu koruyacak bir de horoz lazım, değil mi? Diye zekice bir cevap vermiş.

Yorum

Osmanlı Ermenileri (11)

Büyük devletler, kendi emperyalist yayılma emellerini yayılma emellerini doyurmak için Ermenileri maşa olarak kullanıyorlardı… Ermeni ileri gelenleri de büyük devletlerin bu çirkin oyununa bilerek ya da bilmeyerek alet oldular ve Osmanlı Ermeni toplumunu ve onların Türk komşularını felakete doğru sürüklediler.

Batı’nın pompaladığı dar görüşlü bir milliyetçilik anlayışıyla Ermeni toplumu gittikçe fanatikleştirildi. Yüzyıllarca bir arada, barış içinde yaşamış olan Ermeni ve Türk toplumlarının karşılıklı hoşgörüleri, ortak yaşam biçimleri, tarihleri, kültürleri, Batı kaynaklı dar milliyetçilik ve ırkçılığa kurban edildi.

Ermeniler bunun acısını hala çekiyor.

(devamı haftaya…)

Bir yazar / Bir öykü / Kitap incelemesi

İHSAN OKTAY ANAR

Hakkında

Lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimini Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nde tamamladıktan sonra, aynı bölümden 2011 yılında öğretim üyesi olarak emekli oldu.

1995 yılında yayımladığı Puslu Kıtalar Atlası isimli ilk romanı, yirmiden fazla dile tercüme edildi ve hem içerik hem biçim olarak pek ilgi görüp beğenildi. Efrâsiyâb'ın Hikâyeleri adlı romanı da İngiltere'de tiyatro oyunu olarak uyarlandı ve sahnelendi. Anar, 2009 yılında Erdal Öz Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.

ihsan Oktay Anar, 1960 yılında İstanbullu bir ailenin en küçük çocuğu olarak Yozgat'ta dünyaya geldi.

Babası Mehmet Sait Bey, TEKEL'de müskirat eksperi, annesi Bedia Hanım ise memurdur. Süheyla ve Füruzan adlarında iki ablası vardır. Anar'ın ataları, 1893'te Kazan'dan İstanbul'a gelmiştir. Büyükbabası Abdullah Almaçov, ilahiyat tahsili yapmak için Fatih Medresesi'ne gitmiş ve burada müderrislik yapmıştır. 3 Mart 1924'te, Tevhîd-i Tedrîsât Kanunu ile medreselerin kapatılması sonucu medreseden ayrılmıştır. İstanbul'a yerleşen Anar'ın büyükbabası, Soyadı Kanunu ile "Anar" soyadını almıştır. İhsan Oktay, bu *ı şöyle anlatır:

"...Anar soyadını amcam bulmuş. Amcam bir Rum kadınına âşık olmuş, ama kadın ona karşılık vermemiş ve 'Seni hiç unutmayacağım, daima anacağım.' adında (anlamında) Anar soyadını seçmişler..."

Anar, babasının mesleği gereği ilk ve ortaokulu İstanbul'da okumuş; lise çağlarında İzmir'e taşınmıştır. Burada Karşıyaka Erkek Lisesi'ne başlamış ancak tamamlayamadan okuldan atılmıştır ve lise eğitimini Akşam Lisesi'nde tamamlamıştır. Akşam Lisesi'nde eğitim almaya başlayan Anar, gündüzleri tabela boyamaya başlamış; bu işi üniversiteye kadar devam ettirmiş ve üniversiteyi kazandıktan sonra da bırakmıştır. Lise eğitiminden sonra Ege Üniversitesi Felsefe Bölümü'ne devam eden Anar, askerlik görevini ertelemek için aynı üniversitede yüksek lisans eğitimine devam etmiştir. 1995 yılında askerliğini teğmen olarak yaptı ve Kuzey Irak Harekatı’nda görev yaptı.

Yüksek lisans sonrası Ege Üniversitesi Felsefe Bölümü'ne araştırma görevlisi olarak atandı ve 2011 yılında emekli oldu.

Anar, felsefe bölümü öğrencisi olan Özlem Hanım ile 1999'da evlendi.

Okuldan çok kütüphaneye giden Anar, bu nedenle Karşıyaka Erkek Lisesi'nden atılmıştır. Çalışmalarını roman alanında yoğunlaştırmış ve 2018 itibarıyla toplam yedi romanı yayımlanmıştır. Anar'ın 1991'de yazdığı ve yayımlatmak için dört sene boyunca çeşitli yayınevleriyle görüştüğü Tamu adında yayımlanmamış bir romanı da mevcuttur. Romanları genellikle göndermeler içermektedir. Kabaca birkaç örnek vermek gerekirse; ''Amat'' romanındaki İsrafil adlı çocuğun gemi borazancısı olup diriliş düdüğünü çalışı, kıyamet günü Sûr'a üfleyecek İsrâfil'i; alt ambar ise toprak altını ve kabiri sembolize etmektedir. Anar'ın ilk hikâyesi, Mor Köpük dergisinde yayımlanan "Kâfirler İçin Apologia"dır. Aynı dergide, 1985 yılında "Rabnûmâ" başlığıyla bir diğer hikâyesi daha neşredildi. "Yavuz Sultan Selim Han Efendimizin Çaldıran Meydan Muharebesi" başlıklı hikâyesi, Yapı Kredi Yayınları (YKY) tarafından çıkarılan Kitap-lık dergisinde yayımlandı. Yiğit Değer Bengi tarafından hazırlanan 1002. Gece Masalları adlı kitapta "İnşaat İşçisi Rıfkı'nın Dehşet Verici Akıbeti" isimli bir öyküsü yer aldı.

Amat Hakkında

"Kıyıda ise üç direkli, iki güverteli ve 58 toplu bir kalyon, o karanlıkta usturmaçalarını puta edip iskeleye palamar vermişti. Yelkenlerin sarılı olduğu serenler hisar edilmiş ve tez zamanda yola çıkacağını ilân için mizana direğine mavi bayrak çekilmişti. Esrarengiz adam, kalabalığı yarıp elinden tuttuğu İsrâfil'le iskeleden gemiye doğru yürümeye başladı. Kalyonun dikmesinin palangalarına asılan ve tıraka tutan gemicilere vardiyan, Yisa, sizi gidi sütü bozuk sünepeler! Yısa beraber! Varda ruhsuzlar! Varda! Bre aman! Laşka! Laşka! Diye feryat ediyor ve hurçların, sandıkların ve fıçıların ambarlara usûlünce istifine nezaret ediyordu. Güneşin doğmasına 7 saat kala esrarengiz adam, sürme iskeleden kalyonun çukur güvertesine çıkmak istedi. Fakat eline ne kadar asılırsa asılsın Eşek İsrafil yerinden bir türlü kımıldamıyordu. O karanlıkta eline son bir kez daha asılıp gel ya mübarek diye nida eyledi. Bunun üzerine çocuk her nedense inat etmekten vazgeçti. Ne var ki, sürme iskelenin kayganlığından d*ı düşmemek için midir, İsrafil’in kuşağına 40-50 yaşlarında, iri yapılı, sırma işlemeli siyah kaput giymiş biri yapışmıştı. İşte bu adam kuşağı bırakıp küpeşteye tutundu ve güverteye ayakbastı. Bunun ilahi düzenin bozulması demek olduğunu hiç kimse bilmeyecekti."

Bir şair / Bir şiir

EDGAR ALLAN POE

Çanlar

Zamanı say, tempo tut,

Runik bir tempo olsun,

Tinindin sesleri müzik gibi yükselsin

Çanlardan, çanlardan, çanlardan,

Çan... Çan... Çan...

Çanların çınlayan sesini dinle...

O cesur çanlar!

Titreşimleri ne müşir bir korku masalı anlatıyor!

Ah, çanlar, çanlar!

Korkuları nasıl bir masal anlatıyor...

Hakkında

Her ikisi de profesyonel oyuncu olan, üç çocuklu David ve Elizabeth (Arnold) Poe'nun ikinci çocuğu olarak Boston'da dünyaya geldi. Doğduktan bir yıl sonra babası evi terk etti. Ertesi yıl annesi veremden öldü ve Richmond, Virjinya'dan İskoç tütün tüccarı John Allan kendisini yanına aldı. Ortanca adı Allan buradan gelir.

1815'te Allan'ın ailesiyle İngiltere'ye gitti ve Londra va Richmond'daki özel okullarda okudu. Öğrenciliği sırasında tanıştığı alkol ve kumar, yaşımını altüst etti. Kendisinden daha ünlü olan eşinin gölgesinde kaldı. 1820'de Virjinya'ya geri döndü. Virjinya Üniversitesi'ne kaydoldu ama burada sadece bir yıl kaldı. Bu dönemde kumar borçları yüzünden manevi babasıyla arası açıldı.

Önceleri başarısız fanzin denemeleriyle başladığı edebiyat yaşamı, 1832'de Saturday Courrier'da basılan beş öyküyle ve 1833'te Baltimore Saturday Visiter tarafından düzenlenen yarışmada 'MS. Found in a Bottle' (Şişede Bulunan Elyazması) adlı öyküsüyle birinciliği kazanmasıyla devam etti. 1843'te, Godey's Lady's Book'ta yayımlanan 'The Visionary' adlı öyküsüyle adı ülke genelinde duyulmaya başlandı.

Düzyazılarından başka kurgu ve yazım teknikleriyle dikkat çeken 'The Raven' (Kuzgun) başta olmak üzere, 'Annabel Lee' ve 'To Helen' (Helen'e) adlı şiirleriyle de tanınan Poe 7 Ekim 1849'da öldü.

Charles Baudelaire'in 'Çağımızın en güçlü yazarı...' dediği Poe, yazdığı özgün metinlerle birçok yazarı derinden etkiledi. Ayrıca Edgar Allan Poe babasıyla da hiç anlaşamayan bir yazardı ve eserlerinde babasıyla olan çatışmalarına rastlanır.

Dipnotum

Resme Yaklaşım (3)

Bu bakımdan, alışılmış beğeni ölçülerimizi zorlayan, hatta ilk karşılaşmada bize olumsuz estetik yargılar bile verdirten birçok yenilikler, onları tabanda besleyen ilke ve gerçekler anlaşıldıktan sonra, içimize yeni kapılar açarlar, beğenimizin sınırlarını biraz daha genişletirler, yenilikleri daha sağlıklı ve gerçeğe uygun bir biçimde kabul edebileceğimiz bir düzeye ulaştırırlar bizi…

Sanat ürünleriyle sürekli düşüp kalkmaktan öte, kuramsal bir çaba da isteyen bu beğeni gelişiminin canlı örneğini her şeyden önce pratik yaşantımızda, kendiliğinden oluşan kimi davranış ve yargılarımızda kolayca gözlemleyebiliriz.

(devamı yarın…)

TARİHTE BUGÜN ÖNEMLİ OLAYLAR

* 1370 - Fransa Kralı V. Charles'ın emriyle Bastille kalesinin yapımına başlandı

* 1912 - SSCB Komünist Partisi'nin yayın organı Pravda gazetesinin ilk sayısı yayımlandı.

* 1918 - Hakkâri’nin düşman işgalinden kurtuluşu.

* 1920 - İtilaf Devletleri, Osmanlı hükümetini Paris'te toplanacak barış konferansına davet etti.

* 1924 - Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü kuruldu. Anadolu demiryollarının devletleştirilmesine ilişkin yasa benimsendi.

* 1933 - Türkiye ile Osmanlı Düyunu Umumiye Hamilleri arasında imzalanan antlaşmayla Osmanlı borçlarının tasfiyesi sağlandı.

* 1940 - Siirt'in güneyindeki Beşiri yakınlarındaki Raman Dağı'nda 1042 metre derinlikte petrol bulundu.

* 1947 - Türkiye'ye yabancı sermaye girişine izin veren yasa kabul edildi.

* 1952 - Beşiktaş, Brezilya'nın Corinthians futbol takımını İstanbul'da 1-0 yendi.

* 1962 - Anayasa Mahkemesi ve Yüksek Hâkimler Kurulu'nun kurulmasına karar verildi.

* 1962 - Milli Savunma Bakanlığı, aralarında Yarbay Talat Turan'ın da bulunduğu beş subayın "Genç Komünistler Ordusu" imzalı bildiri dağıttıkları gerekçesiyle gözaltına alındığını açıkladı.

* 1970 - Dünya Günü ilk kez kutlandı.

* 1970 - Türkiye Gazetesi kuruldu.

* 1972 - THKO davası sanıkları Nahit Töre ve Osman Bahadır müebbet hapse mahkum oldu.

* 1973 - Hakkari İl Radyosu yayına başladı. Böylece, Türkiye radyolarını yurt düzeyinde dinleyemeyen bölgenin kalmadığı açıklandı.

* 1974 - Türkiye'nin iki büyük akümülatör fabrikasından EAS'ta 90, Mutlu'da 79 gündür süren grevler Devlet Bakanı İsmail Hakkı Birler'in aracılığıyla sona erdi.

* 1975 - Barbara Walters, American Broadcasting Corporation adlı yayın kuruluşu ile beş yıllığına 5 milyon dolarlık anlaşma imzalayarak en yüksek ücreti alan televizyon haber sunucusu oldu.

* 1976 - İsrail Başbakanı İzak Rabin'in eşi bir Amerikan bankasındaki yasa dışı hesabından d*ı hapse girdi. Bunun üzerine Rabin görevinden istifa etti. Şimon Peres görevi devraldı.

* 1983 - Batı Almanya dergisi Der Stern, Hitler'in Günlükleri'ni gün ışığına çıkardığını ileri sürdü ve bazı bölümlerini yayımladı. Sonradan bu günlüklerin sahte olduğu ortaya çıktı.

* 1985 - Sabah Gazetesi kuruldu.

* 1987 - Dil Derneği kuruldu.

* 1992 - Meksika'nın ikinci büyük şehri Guadalajara'da, kanalizasyon sistemine karışan benzinin patlaması sonucu 206 kişi öldü, 500 kişi yaralandı, 15.000 kişi evsiz kaldı.

* 1993 - TGRT TV yayın hayatına başladı.

* 1994 - Ruanda'da Hutu ve Tutsi kabileleri arasındaki çatışmalarda son iki hafta içinde 100 bin kişinin öldüğü bildirildi.

* 1995 - Rauf Denktaş, üçüncü kez Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) cumhurbaşkanlığına seçildi.

* 1997 - Peru'nun başkenti Lima'da Japon elçiliğinde dört aydır 72 kişiyi rehin tutan Tupac Amaru gerillalarına karşı operasyon düzenlendi, lider Nestor Carpa dahil 14 gerilla ve bir rehine öldürüldü.

* 1999 - Cumhuriyet Halk Partisi Genel başkanı Deniz Baykal, 18 Nisan seçimlerinde partinin aldığı sonuç nedeniyle görevinden istifa etti. Türkiye'de seçim yenilgisinden sonra istifa eden ilk lider oldu.

* 2004 - Kuzey Kore'de iki tren çarpıştı: 150 kişi öldü.

TARİHTE BUGÜN DOĞANLAR

* 1724 - Immanuel Kant, Alman filozof (ö. 1804)

* 1799 - Jean Louis Marie Poiseuille, Fransız doktor (ö. 1869)

* 1870 - Vladimir İlyiç Lenin, Sovyetler Birliği'nin kurucusu (ö. 1924)

* 1904 - Robert Oppenheimer, ABD'li fizikçi (ö. 1967)

* 1916 - Yehudi Menuhin, keman virtüözü (ö. 1999)

* 1937 - Jack Nicholson, ABD'li sinema oyuncusu

* 1959 - Musa Uzunlar, Türk aktör

* 1965 - Fikret Kuşkan, Türk oyuncu

* 1966 - Jeffrey Dean Morgan, ABD'li aktör

* 1982 - Kaká, Brezilyalı futbolcu

* 1984 - Amelle Berrabah, İngiliz şarkıcı ve söz yazarı

* 1987 - David Luiz, Brezilyalı futbolcu

TARİHTE BUGÜN ARAMIZDAN AYRILANLAR

* 455 - Petronius Maximus, Roma İmparatoru (d. 396)

* 1892 - Edouard Lalo, Fransız besteci (d. 1823)

* 1930 - John Peter Russell, Avustralyalı ressam (d. 1858)

* 1945 - Käthe Kollwitz, Alman ressam

* 1969 - Christina Montt, Şilili oyuncu (d. 1895)

* 1977 - Atıf Kaptan, Türk sinema oyuncusu (d. 1908)

* 1984 - Ansel Adams, ABD'li fotoğrafçı (d. 1902)

* 1990 - Albert Salmi, ABD'li aktör (d. 1928)

* 1991 - Feriha Tevfik, Türkiye'nin ilk güzellik kraliçesi (d. 1910)

* 1994 - Berin Menderes, eski Başbakanlardan Adnan Menderes'in eşi (d. 1905)

* 1994 - Richard Nixon, ABD başkanı (d. 1913)

* 2002 - Linda Lovelace, ABD'li porno film oyuncusu (d. 1949)

* 2006 - Alida Valli, İtalyan aktris (d. 1921)

www.HaberHürriyeti.com / Mustafa Gökçek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi