Aslan, Ceylan ve Adalet…

Aslan, Ceylan ve Adalet…

Laf aramızda...

Hani şu 'vahşi yaşam' belgeselleri var ya...

İşte, orada seyrettiklerimiz insanoğlunun doğasına, yaşamına, karakterine, ilişkilerine vs dair en açık, en doğru, en yalın, en katıksız bilgiler bence...

Hangi hayvan olursa olsun, farketmez!..

Hatta bitkiler, bakteriler bile olur. Yeter ki, 'canlı' olsun...

Ama, daha kolay anlaşılır olması -ve daha kolay empati (!) kurulabilmesi!- açısından, besin zincirinin tepesindeki 'etobur avcı'ları tercih etmekte fayda var belki...

Siz istediğiniz kadar 'Yok bu kadar da olmaz, insanoğlu bunu aşmıştır, böyle şeyler yapmaz, böyle davranmaz!' deyin...

En az onlar kadar vahşi... en az onlar kadar bencil... en az onlar kadar içgüdüsel... en az onlar kadar saldırgan... en az onlar kadar korkak... ve en az onlar kadar ilkel!..

Onlardan tek farkı; yaptıklarına cafcaflı, allı pullu, albenili kılıflar icat etmesi...

Kendini ve soydaşlarını -bile bile!- kandırması yani!..

Kendi vahşetini -kendinden dahi!- gizleme, görmezden gelme ve temize çıkarma çabası!..

Haa, bir de onlar gibi 'anda yaşamaması' var tabii. Geçmiş ve gelecek yüklerini sırtlanmış olması!..

Eh, buna da kafatasının içindeki artık iyice çığırından çıkmış habis tümörün bir 'yan etkisi' ya da bir 'hediyesi' (!) diyelim isterseniz...

Gerisi fasa fiso...

Ve…

İçleri tamamen boş, boşaltılmış... neredeyse tümüyle hayali... en azından çok tartışmalı bir sürü kavramla oyalanıyoruz sürekli:

İyilik, doğruluk, barış, eşitlik, özgürlük, bağımsızlık, demokrasi, insan hakları, o izm, bu izm, din, iman vesaire...

Ancak, insanlar arasındaki ilişkide -gerçekten- geçerli olabilecek tek bir olgu var aslında:

Adalet.

Hiçbir kişiyi, zümreyi kayırmayan sağlam bir adalet sistemi/düzeni kurulsun, bak arkası nasıl gelecek!..

Ama, sorun şu ki;

O sistemi/düzeni kuracak olan güçler hep kendilerini kayırma derdinde...

Ve neticede, onlar da insanlığın bir parçası...

Açıkça görülüyor ki; tüm insanlık toptan ve samimiyetle istemedikçe, adalet diye bir 'şey'in olması mümkün değil...

Tıpkı o süslü-püslü diğer kavramlar gibi...

Sonuç olarak, tarih boyunca bizlere kalan ise:

1- Gücü gücü yetene...

2- Güçlü olan haklıdır...

3- Adaleti en güçlü olan dağıtır...

Ve 4- Adil olmayan güç zalimdir…

Her daim!..

Murat Hiçyılmaz / murat_hicyilmaz@ yahoo.com

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Hiçyılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi