Yaz Gazetecim Yaz Oku Halkım Oku

İzmir Kitap Fuarı yarın cuma günü Kültürpark'ta açılıyor, çok heyecanlıyım. Gazeteci büyüklerim yazınca, kitaplaştırınca da çok mutlu oluyorum, sayı mutlaka artmalı...

Yaz Gazetecim Yaz Oku Halkım Oku

Yazmak gibisi var mı ?
Düşünmeden yazamazsın, okumadan da.
Ama konuşursun, dilin kemiği yok ya hani.
Ağzı olan konuşur, ötesini berisini düşünmeden.
Mimik jest, kaş göz, bakış duruş, vurgulama da ele verir.
Bunları yapmak için okumaya gerek yok zaten.
Vücut, bünye ele verir, her şeyi.
'Gözler kalbin aynısıdır' misali.
Konuş gitsin, mangalda kül bırakma.
Ne kadar kolay, en kolayı.
Okumak yok, emek yok, kulaktan dolma doldur ruhunu. 
Sonra da pabuç gibi değil, Allah muhafaza.
Konuşmayı pek sevmem, yazmak en güzeli daha anlamlısı.
Konuşurken cehaletimin ortaya çıkmasından endişe ederim.
Oysa yazmak öyle mi ya ?
Düşünmezsen, sorgulamazsan, sormazsan yazamazsın.
Ama, ancak, emme velakin konuşursun.
Okursan, yazarsan kendin baş başasındır.
Okumayıp, düşünmeyip sadece konuşursan, başkasının olursun.
Konuşursan konuş da oku bari.
Öyle konuş, öyle konuşalım.
Bir şey bilirim, bildiğim tek şey vardır; bilirim haddimi.
Okumamanın hakkı, boş boş konuşmaktır hem de az kelimeyle.
Okumanın karşılığı, hakkı da konuşacağına yazmaktır.
Yazmak iyidir, yazmak güzeldir.
Hani derler ya 'Gitarı elime daha çocukken aldım' diye.
Bu satırların yazarı pardon yazanı da.
Eline kalem aldığından beri, yazar.
Yazmak derken duvara, otobüs koltuk arkasına, okulda piknikte tahta masaya, ağaca yazmak, kazımak değil.
Kağıt ile kalem olacak mutlak, başkasına gerek yok.
İzmir Kestelli Ortaokulu ile İzmir Karataş Lisesi'nde duvar gazetesi hazırlamıştır.
Öyle çok teknolojik değil.
Samimi, kes kopyala yapıştır ilkesinin (!) daha doğru ilkesizliğinin geçmişteki versiyonu.
Gazete küpürlerini makasla keser, zaten kopya almış olurduk.
Toplu iğne veya raptiye ile sabitlerdik, alın size kes, iğnele.
Gazete, dergilerde yazdım, arşivleri atmadılarsa, yakmadılarsa, mevcut.
Zira fotoğraf dialarımızı yer yok diye, yaktılar da.
Şimdi de Google ile Youtube, sağolsun.
Google'dfa yazdıklarım, Youtube'da da konuştuklarım.
Yazdıklarım haliyle kat kat fazla.
İçimde birikim çok, maşallah.
Sağlığım elverdiğince de yazacağım kısmetse, nasipse.
Yazmak istiyorum, gayretim, çaba var.
Bir melekedir yazmak.
Öğretenler sağ olsun.
Dile kolay, 45 yıl oldu bile.
Levent Bimen, Nejat Seçen, İbrahim Irmak, Avni Erboy, Şevket Özçelik, Ünver Ergün, Yılmaz Coşkun, Zafer Ertem, Suavi Yardımoğlu, Süleyman Alasya, Mehmet Ali Okumuş, Sedat Yılmaz, Erkut Şahin, Kenan Çimen, İbrahim Akbulut, Malik Okçu, Erdoğan Karslıoğlu, Osman Gencer, Muhittin Akbel, Talat Kırcan, Deniz Sipahi, Erdal İzgi, Zeynel Kozanoğlu, Selamettin Bayındır, Muammer Yüksel, Tayyar Özdemir, Mehmet Al, Varış, Tayfur Göçmenoğlu, İsmail Özelçinler ve daha niceleri.
Her birinden bir şey öğrendim.
Konuşmadan dinledim, teşvik ettiler, kontrollü salıverdiler.
Teşekkürler ustalarım, vefat edenlerimize rahmet, yaşayanlarımıza sağlıkla, huzurla.
Uğur Mumcu, Abdi İpekçi, Metin Toker, Ahmet Kabaklı, Yalçın Pekşen, Emin Çölaşan, Erel Şarman, Rauf Tamer, Çetin Altan, Ergun Göze, İslam Çupi, Hasan Pulur, Kemal Belgin, Hüseyin Yangır, Lebip Timor, Hıncal Uluç, Öcal Uluç, Ali Sami Alkış, Çetin Emeç, Yılmaz Özdil, Okan Yüksel, Oktay Ekşi, Kahraman Bapçum ve daha niceleri.
Günlük yazıları, kitaplarıyla büyüdüm, bugünlere geldim.
Ne bulduysam okudum.
Mumla, fenerle, gaz lambasıyla, tüplü lambayla, sokak ışığında.
Tercüman, Cumhuriyet, Günaydın, Sabah, Milliyet, Hürriyet, Gırgır, Fırt, Leman, Öküz, Manyak, Penguen ve daha niceleri.
Ne bulduysam okudum dedim ya.
Güzel kafa yaptı hepsi, güzel kafam var yani.
Beyin yani, dimağ.
Daha iyi olma gayreti var, kafamın.
Roman, hikaye, öykü, şiir, biyografi yazanlar, yazarlar, bu liste bitmez, bu yazı bitmez.
Geniş yelpaze, ortak nokta; insan.
Gazete dediğin de yazmalı, kitap bırakmalı, eseri olmalı.
Benim nacizane 1 adet var.
'Sen de kitap yazsana' dediğinizi duyar gibiyim.
Büyüyünce inşallah, umarım, mutlaka.
Gazeteci dostlarım kitap yazınca çok mutlu oluyorum, umutlanıyorum.
Kendim yazmış gibi seviniyorum.
Adını atladığım varsa affetsin.
Yarın 19 Nisan 2024 Cuma günü İzmir Kitap Fuarı açılıyor.
Eski değil, her zamanki yerinde, olması gereken yerinde Kültürpark.
Bir daha götürmeyin küserim.
Ulaşım çok kolay, metro, tramvay.
Ne işi var ki Gaziemir'de zaten.
Gazeteci büyüklerim, dostlarım, ustalarım.

Yaz Gazetecim Yaz Oku Halkım Oku
Yaz Gazetecim Yaz Oku Halkım Oku
Yaz Gazetecim Yaz Oku Halkım Oku

Tülay Cengiz ablam, Murat Adıtatar abim, Seçkin Öner'im Seçosum, fuarda kitaplarını imzalayacak, okuyanı bol olsun.
Merak ettim.
Gazeteci büyüklerimin, ustalarımın yazması şart.
Bunca yıllık emek, sabitlensin, okunsun.
Nesrin Coşkun, Yaşar Eyice, İbrahim Irmak, Yılmaz Coşkun, Muhittin Akbel, Oğuz Örnek, Avni Erboy, Esat Erçetingöz, Atilla Köprülüoğlu ustalarım da öyle malzeme var ki, yaz yaz bitmez.
Bitmesin de zaten.
Öyle anıları var ki.
Biliyorum da yazıyorum.
'Kitap okumasam yaptıklarımın hiçbirini yapamazdım' diyen önderim Mustafa Kemal Atatürk'ten.
Naçizane, ayıptır yazması.
'Kitap, dergi, makale okumasam bunların  hiçbirini bunca yıl yazamazdım' diyen Eşrefpaşalı Metin Aydınoğlu'na.
20'li yaşlarda daktiloyla A4 saman kağıdına yazdığımı 5 kez çöpe atan, beğenmeyen, bu bünyeyi daha da coşturtan Avni Erboy ustamdan.
Yazmam için her daim teşvik eden, yer veren 'Haydi gönder gazete Gebze'ye gitti' diyen İbrahim Irmak ustama.
Yıllardır bana iyi tahammül ediyor, tee Hürriyet'ten beri.
Metin'i veren Allah sabrını da veriyor işte.
Kolay gelinmedi, aşılmadı bu yollar.
Şimdi 1 ayda koskoca hukuku bitiren mi ararsın, 3 günde yazar (!) olanı mı ?
Seç beğen al.
Bunlar revaçta şimdi.
Bunların kitabı varsa, ne işim var aynı yerde diyesim geliyor.
Sonra gazetecilerimizin kitap yazdığını görünce aşk geliyor, birden.
Seneye nasip kısmetse.
İzmir Kitap Fuarı Kültürpark'tadır ve de Kültürpark'ta kalacaktır.

Not; İsimleri aklıma geldikçe yazdım, alfabetik değildir veya duayenlik, ün durumuna göre de yazılmamıştır...

www.haberhürriyeti.com / Metin AYDINOĞLU / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Metin Aydınoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.

01

Adnan Özer - Elinize, beyninize sağlık çok keyifli bir yazı olmuş!

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 18 Nisan 17:19


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi