Homo Homini Lupus...

Homo Homini Lupus...

Niçin herkes bir taraf?..

Bitaraf olanların da nefes alacağı, yaşayacağı hiçbir yer yok mu bu dünyada?..

Olmayacak mı?..

Neden her şeye, herkese, her olaya bizden-onlardan... bizim lehimize-onların aleyhine... bizi sevindirir-onları üzer... biz kazanırız-onlar kaybeder... yaklaşımıyla bakıyoruz?..

Hani evrensel değerler, ahlak, vicdan, iyilik, doğruluk, adalet?..

Benim çıkarıma olan bir şey diğerlerini yaralıyorsa, insani yönden bundan ne sonuç çıkar?..

Kendi üzdüklerimi hiç görmezden gelerek, sadece onların bana verdiği üzüntülerin hesabını sormaya kalkıştığımda, yaptığım ötekileştirmekten, ayrımcılıktan başka nedir?..

Böylesi bir tavırdan barış, huzur, eşitlik, sevgi, paylaşım, kardeşlik çıkması beklenebilir mi?..

Ve, o taşı atacak günahsız bir el var mı aramızda?..

Peki ama, neden yok?..

Açık ki, tanrı bizi pek sevmiyor...

Bu dünyayı cennetten ziyade, bir cehennem olarak tasarlamış...

Haa, eğer bu durumun sorumlusu yalnızca bizler isek, o zaman da öz itibarıyla kötülüğe yatkın yaratıklar olduğumuzu kabul etmemiz gerekiyor...

Görünen o!..

Hele birbirimize karşı...

***

Ve diyelim;

- Birleşmiş Milletler Teşkilatı, tüm üye ülkelerin birer oy hakkına sahip olduğu bir 'Meclis' statüsüyle, bir temel 'Evrensel Anayasa' doğrultusunda ortak bir hukuk metni (Ceza kanunu, Ticaret kanunu, Medeni kanun vs) hazırlayıp, hemen ardından kendini feshetse mesela....

- Sonra bütün sınırlar kaldırılsa mesela...

- Sonra bütün ordular lağvedilse mesela.... (Güvenlik açısından, sadece yerel yönetimlere bağlı kolluk kuvvetleri kalsa mesela!)

- Sonra, dünya çapında tüm yerel yönetimlerin eşit oranda -ve ağırlıkta!- temsil edeceği bir 'evrensel' parlamento kurulsa, tüm ortak kararlar burada alınsa ve bu parlamentonun gözetiminde uygulansa mesela...

- Ve sonra, istisnasız tüm insanlara -tek bir ülke vatandaşı gibi!- dünyanın her yerinde sorgusuz sualsiz seyahat, yaşama ve çalışma özgürlüğü verilse mesela...

Vesaire, vesaire...

Ne dersin, gelecekte bir gün gerçekleşme ihtimali olabilir mi, yoksa yalnızca saçma sapan hayaller midir tüm bunlar?..

Kim -gerçekten!- ister, kim -gerçekten!- istemez böylesi bir dünyayı?..

Ve diyelim, gerçekleşseydi eğer, nasıl bir dünyada yaşıyor olurduk acaba?..

Murat Hiçyılmaz / murat_hicyilmaz@ yahoo.com

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Hiçyılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi