İki Yüzlüler Ve Polis Haftası

İki Yüzlüler Ve Polis Haftası

Her şeyin iki yüzü vardır. Örneği çoktur ama, benim aklıma gelen ilk üç örnek kumaş, para ve insan. Bu örneklerin yüzleri birbirine benzese de aslında aynı değildir. Kumaşın düzü ile tersi dokumasından fark edilir. Paranın ön yüzü ile arka yüzü aynı değildir. İnsanın da iki yüzü vardır , içi ve dışı. Yüzünde güller açar, dikenleri içinde saklıdır. Bayram yaklaşıyor, (sözde polis bayramı ile çifte bayrammış) bayramlar da buna örnektir. Herkes sevinmeyecek, yüreği kan ağlayanlar olacak aramızda.

Yukarıdaki örneklere, polisin bağlı mı, polisi bağlayan mı olduğunu bilemediğim, İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünü eklemezsem gece rahat uyuyamam.

Önce şunu belirteyim, iki yüzlü olmak hakaret değildir. Birileri çıkıp ‘’vay bana hakaret var’’ derse, ben de ‘’Hayırdır neden üzerine alındın’’ derim peşinen söyleyeyim.

Yemin ederim bunların kafası çalışmıyor. Yok haksızlık etmeyim bazı şeylere çalışıyor, onun da bize faydası olmuyor.

Siyasi algılanma tehlikesine karşın seçimlerden ve polisi yine görmezden gelerek hata yapıldığından bahsetmeyeceğim.

Ama, yeni yılın ilk 4 ayında 13 poliscanın, canından sevdiklerinden hayatından vazgeçtiğini ve bu iki kurumun hiç ama hiç bir girişimde bulunmadığını yazacağım.

İstanbul Beyoğlu'nda olay çıkıyor, Bakan Yerlikaya devlet büyüklerine hakaret eden polise mukavemet gösteren gurubu anlatıyor, sonuç 2 polis açıkta. Neden peki? Polis görevini yapmasın mı? Helal olsun az daha hakaret edin filan mı desin? 43 kişiyi alıyorlar, 38’i anında serbest 5 kişinin ifadesi alınmış demek ki onlar da serbest ama polisler açıkta. Ne o polis haftası. Hadi ordan be….

Yaşadığımız 6 Şubat deprem faciasında enkaz altında kalıp hayatını kaybeden poliscanı, tam 14 ay sonra bulduklarını da yazacağım. Kendi mensubunu hayattayken umursamayan kurumların, bulunamadığı zaman umursamamasına neden şaşırıyorum, ben de anlamıyorum!!

Sarıyer Gaziler sokağındaki Mekkenur camiinin yatakhanesinde kaçak mülteci yakalayan poliscanın, kimlerin isteği ile sürgün yediğini de yazacağım ki yüzü olan utansın.

Mübarek Ramazan ayında bile niyetli poliscanlara doğru dürüst kumanya vermeyi beceremeyip, ibadet eden insanlara bile saygınızın olmadığını da yazacağım.

Memurunu, oraya buraya sürmek ile tehdit eden Ordu İl Emniyet Müdürü’nü ben taaa buradan duydum, siz hala duymadınız ya, yazıklar olsun. Varsayalım polisler kafayı sıyırmış iftira atıyor, aklı başında tarafsız bir müfettiş yollamanız gerekir diye de yazayım belki faydası olur..

İstanbul'da yaya geçidinde yayaya yol veren polise arkadaki aracın sahibi saldırdı. Polis olduğunu söyleyen devletin memuruna ‘’polis olsan ne olacak lan’’ dedi adam. Tabii normal olarak siz bunu da duymadınız muhtemelen. Ama bu ipini koparıp polise saldıranların sayısında artış var ben bunu da yazayım da belki ispiyoncularınız bunu da iletir size.

Bu canlar Polis memuru ise yani memur statüsünde iseler neden bayram tatillerinden yararlanamıyorlar? Bayram tatilinden yararlanamayan 65 bin poliscan için ek görev ücreti ya da ücretli izin gibi bir düşünceniz var mı? Benimki de saçmalık, tabii ki yok çünkü siz polisi anca işiniz düşünce düşünürsünüz.

Bazı müdür kılıklılar, ‘’istirahatliler dahil, tüm personel 10 nisan günü çelenk sunma törenine resmi çalışan personel tören kıyafetli, sivil çalışan koyu renk takım elbiseli olarak katılacaktır’’ buyurmuş. Benim, ‘’başka derdin’’ diyesim geldi. Mesela tüm personele tören kıyafeti verdi mi devlet? Ya da sivil personele koyu renk takım elbise dağıttınız mı? İstirahatli olan personeli, kim olarak törene katılmaya zorluyorsunuz ki? İşin özü dostlar alışverişte görsün, ‘’ vayyyy müdüre bak tüm personelini kutladı’’ desinler değil mi? Yok müdür bu iş böyle olmuyor, personelini sadece 10 Nisanda değil her gün hatırlayana ‘’müdürüm’’ diyoruz biz.

Mesela kışlık lastiklerin, yazlık lastiklerle değiştirilmesi kimin görevi? Adam kendi aracını kullanmıyor ki devletin aracı bu? EE sen ‘’ kendi imkanlarınızla değiştirin bu lastikleri’’ dersen ben de sana yok artık deve dersem ayıp mı olacak yani.

Eğitim farkı gözeterek verdiğiniz 3600 ek gösterge faciasından sonra hangi yüzle kutlayacaksınız polisin bayramını onu da merak ediyorum.

Yemin ederim tansiyonum yükseliyor, yazılacak o kadar çok şey var ki sayfa doluyor hemen.

Değişen bir şey var mı tabii ki yok. Çünkü bunların değişmesi için önce duyarlı olmak lazım. Sonra akıllı olmak lazım. Sorun çözme zeka işidir, zeki olmak lazım. Sorunu algılamak için hem akıl hem zeki olmak lazım.. Makamının gerekliliğini yapmak için onurlu ve şerefli olmak lazım.. Yoksa gökyüzünde de işe yaramayan sadece gece görünen milyonlarca yıldız, törenlerde kullanılıp çöp olan binlerce çelenk var.

Yani diyeceğim şu ki bir üst paragrafta yazdıklarımı yerine getirilemiyorsanız, 51 hafta yok saydığınız, hiç bir derdine derman olmadığınız polis ve polis emeklilerinin Polis haftasını kutlamayın siz bence hele seçilmiş bir kaç personeli bilmem nereye davet edip ‘’kutladık’’ filan demeyin komik duruma düşüyorsunuz, bayramı olan polise de eziyetten başka bir şey yapmıyorsunuz.

Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun en sevdiğim sözünü üzerine alınan herkese hediye ediyorum.‘’Rahatınız bozulmasın diye hangi doğrudan vazgeçtiyseniz, o fiyata satılmışsınız demektir.’’

Can gazilerimi, yürek yangınım şehitlerimi, canım babamı ve can Burağımı sevgi saygı ve özlemle anıyorum.

Beyhan Biçkin Kozanoğlu / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Beyhan Biçkin Kozanoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.

01

Köpyılmay - Hiçbir zaman umurlarinda olmadı ve olmayacak bundan artık fazlasıyla eminim!,bu zulümler bu haksızlıklar,mağduriyetler sadece idaricilere olan güveni yok etmiyor aynı zamanda bu gibi idarecileri insanların başına bela eden hükümet yetkilileri başta olmak üzere ,siyasilere veya başka kimler varsa referans olan ve o makamları verip yanlışlarini denetlemeyen göz yuman her kim varsa onlarada insanların güvenini yok ediyor.Polisin hakkını hukukunu savunacak ismi önemli değil herhangibir kurum kuruluş (Gerçekten bağımsız olan, içinde farklı görüşlerden temsilcilerin olduğu hadi ismi sendika olmasın insanların yaşadığı haksızlıkları dile getirecek takipçisi olacak araştirilması soruşturulmasını sağlayacak emniyetten bağımsız ve silsile şartı aranmayacak bir kuruluş olmalı)Bu durumların düzeleceğini de sanmıyorum.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Nisan 18:34


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi