Kim Kazandı?

Kim Kazandı?

Ülkemizde seçimler kim ne derse desin kör topal da olsa demokratik sınırlar içinde yürütülmeye özen gösterilerek yapılıyor. Çeşitli engellemeler, hukuk dışı zorlamalar oluyor ama yine de yapılıyor.

En son seçimler 31 Mart 2024 Tarihinde yapılmış, sonuçlar kesinleştikçe seçilen yerel yöneticiler makamlarına oturmaya başlamışlardır.

Yıllar sonra, görülen o ki; CHP birinci parti durumuna yükselmiştir. Bütün ülke CHP’nin AKP’yi ikinci sırada bırakmasını konuşuyor, öteki partilerin durumunu konuşan neredeyse yok gibi.

Yapılan değerlendirmeler yanlış değildir. Ancak olayları bir de değişik bir bakış açısıyla ben anlatmak isterim.

Kaybeden AKP neden kaybetti?

Önce yıllardır seçim üstüne seçim kazanmış, neredeyse çeyrek asırdır ülkeyi yöneten AKP:

Kanımca kaybedişin en başındaki sebebi kibir’di. Bu kibir en tepeden en alt kademelere kadar indiğini çok net görüyor ve izleyebiliyorduk. Ekonomik sebepleri hafifsemiyorum, ancak kibirleri, bu durumu gördükleri halde etkin önlemler almalarını engelledi, görmek istemediler. Hayal âlemine daldılar. “Şapkamı koysam kazanır” diye düşündüler, gerçekçi olamadılar. Kibirle donatılmış bir “kanıksama” içinde oldular. 16 Milyon emekli açlığa, sefalete mahkûm edildiği halde, onların evlerindeki tencerenin kaynamadığını göremediler, hafife aldılar. Boş tencere nihayet isyan ettirdi.

Başta AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, bakanlar, bürokratlar ve alt kademedekiler oy istemek için meydanlara çıkıp oy isterken adeta “tehdit” dili kullanmaktan çekinmediler. Hatay ve Ordu’da adeta meydanlarda oy vermeyecekler tehdit edildi. 22 Yıllık AKP iktidarında milletin hep yaşadığı ve sessiz kaldığı, katlandığı yolsuzluk, kayırmacılık gibi etkenleri de ilave edersek, halk bu tavrı artık tasvip etmedi.

Dikkat ediniz, Tek adam rejiminde Türkiye’nin “hukuksuz” bir devlete dönüşmesine, yine tek adamın keyfi karar ve uygulamalarına, liyakatsiz atamalara ve örneklerini çoğaltabileceğimiz daha bir sürü konuya değinmiyorum. Atatürk devrimlerinin giderek elden çıkmasını, şeriat devletine çevrilmesini, “Kanaat önderi ve Sivil Toplum Örgütü” diyerek tarikat ve cemaatlere kol kanat gerilmesini, onlarla birlikte “ÇEDES” projesiyle çocuklarımızın mollalaştırılması gibi girişimler alevlendiren davranışlardı.

Kazananı olarak görülen CHP’ye gelince;

CHP çok yakında bir kurultay geçirdi ve yönetim kadrosunu değiştirdi. Kısa bir süre geçmesine rağmen genç kadrolarla seçimlere girdi, halktan “değişim” söylemleriyle oy istedi, halk da bu çağrıya ilgi gösterdi, onu birinci parti durumuna getirdi.

Ancak şu unutulmasın ki; üç beş fazla belediye kazanmak güzel de, kısıtlanmış özgürlüklerin peşinde koşulmadan, tarafsız ve bağımsız kimliği ayaklar altına alınmış yargının korunması ve gerçek bir yargı durumuna getirilmesi yönünde çabalar göstermeden başaran olmak zorundadır. Örneğin: iktidarın ÇEDES projesiyle çocuklarımızı okullarda molla’laştırmasına engel olunması elzemdir.

Belediye Başkanlıklarını kazanmış yöneticilerinin, gerçek bir sosyal belediyecilik örneği vererek halkın sıkıntılarını yerelde çözemezse, inanın bir sonraki seçimde hayal kırıklığına uğrayan seçmen CHP’ye çok acı bir cevap verecektir. CHP’li belediye başkanlarının başaramama gibi bir lüksleri asla yoktur. Halkın içinde ve hep sorunları çözen, yaşamlarını kolaylaştıran projeler üretip uygulayarak onlara nefes aldıracak bir yönetim sergilemesi, ötekileştirmek yerine herkesi kucaklaması şarttır.

Şu unutulmamalıdır; CHP sadece kendi seçmeninden oy almamıştır. Atatürk Devrimlerinin, Cumhuriyet kazanımlarının bir bir yok edilmesini istemeyen ve diğer partilere oy veren seçmen, bu seçimlerde bütün bunları eriten iktidarın gitmesi için kazanmaya en yakın partiye, CHP’ye yönelmişlerdir. Yani emanet oylardır. Onları mahcup etmeyip, oylarının kalıcı olmalarını da sağlamak zorunluluğu vardır.

Benden söylemesi…

Refazettin Çığır / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Refazettin Çığır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi