Aslında Her Gün

Aslında Her Gün

Güne başladığımız "günaydın" sözcüğünden uyku öncesi " iyi geceler" ifadesine kadar pekçok mesaj iletiriz birbirimize.
Hani elimizden düşürmediğimiz o telefonlarla mesajlaşıyoruz diyoruz ya, aslında telefonla olmasa da hep mesajlaşıyoruz.
Mesaj, iletişimin özündeki en önemli ögelerden biri. Hayatımızı kolaylaştıran ya da kâbusa çeviren anlara sebep olabilen iletişimin tek ve basit bir denklemi var.
Kaynak yani gönderici, iletiyi yani mesajını bir kanal yolu ile alıcıya iletir. Bu düzlemde baktığımızda günlük hayatta hepimiz iyi birer iletişimci olmalıyız aslında. Çünkü sadece bu basit denklemi nasıl yönettiğimize göre değişiyor ilişkilerimiz. Bu ilişkiler de günümüze ve hayatımıza yön veriyor.
Her gün hepimiz birer kaynak ya da alıcıyız. Hepimiz farklı kanallarla farklı geri bildirimlerle iletişim döngüsü içinde bir yerlerdeyiz.
Peki günün sonunda kaç mesajımız ulaşıyor alıcısına, kaç geri bildirim beklentilerimiz doğrultusunda şekilleniyor. Mesajımız bize göre ne kadar net olursa olsun mesajın alıcıları gerçekten doğru çözümlüyor mu iletimizi? Ve sonunda geri bildirimler mesajla uyumlu oluyor mu? Peki biz ne kadar yerinde geri bildirimlerde bulunuyoruz bize iletilen mesajlara dair?
Aslında her gün yaptığımız ileti gönderme durumu ne zaman tam anlamıyla başarılı bir iletişime dönüşüyor?
Örneğin aylardır bir yerel seçim trafiği yaşandı. Bu da başlı başına bir iletişim süreciydi.
Bu iletişim sürecinde mesaj basitçe; "Oyunuzu bize verin" idi. Mesajı gönderen seçimde yarışan adaylardı. Herkes gücünün yettiği oranda iletişim kanallarından yararlandı. Bu iletişim sürecinin alıcısı olan vatandaş, geri bildirimini en etkin ileti kanalı olan seçim yöntemi ile 31 mart günü oy kullanarak yaptı.
İşte bu noktada yeni bir iletişim süreci başladı. Artık geri bildirimin alıcısı en fazla oyu almayı hedefleyen adaylar oldu. Seçim bitti oylar sayıldı ve açıklamalar yapıldı. Mesaj alınmıştı.
Peki her gün iletişim halinde iken alınamayan mesajlar neredeydi?
Vatandaş her gün taleplerini sosyal medya, dilekçe hakkı, konu komşu sohbeti, toplantı, yazılı ve görsel basın gibi farklı kanallar ile iletmeye çalışırken, mesajları alıcısına ulaştıramayan neydi?
İletişimde ona da "gürültü" deniyor. Bu bazen gerçekten fiziksel bir etken olan gürültü oluyor bazen de bambaşka etkenler. Mesajı yok saymak örneğin, mesajı ileteni yok saymak. Mesajın muhattabı olduğunu bilememek ya da unutmak da var bu sebeplerin arasında. Yoğun mesaj akışına maruz kalmak, mesajın etkin kanaldan iletilememesi ve daha başka başka bir sürü sebep sayılabilir.
İşin özünde iletişim sadece insanlar arasında birebirde yaşanan bir olay değil. İletişim vatandaşlar ve yöneticiler arasında da yaşanmakta. Ve buradaki iletişim birebirde yaşadığımızdan daha karmaşık ve çok daha önemli. Vatandaş ile iletişimi koparan yöneticilerin ve bu yöneticilerin hükmettiği devletlerin tarihteki örneklerini anlatmaya gerek yok.
Her gün gönderilen mesajların bir türlü alıcısına iletilemediğini ve geri bildirimlerin beklentileri karşılamıyor olduğunu anlamak için yönetenlerin de vatandaşların da sandık başı beklememesi gerekir. Hele de iletişim yüzyılında hiç ama hiç anlamı yoktur. Mesajlar zamanında alınabilmeli, geri bildirimler beklentileri karşılamaya yönelik olabilmelidir.
Vatandaşı vatandaş, yetkilileri yöneten yapan bu iletişimin sağlıklı olmasıdır.
Cumhuriyet ve demokrasi de vatandaş ile yöneten arasındaki iletişim gürültülerini yok edip susturandır. Vatandaşı yönetene, yöneteni vatandaşı yaklaştırandır.
Birlik ve beraberliğin sürekliliğini sağlayan da bu yakınlıktır.
Gerek birebir iletişimlerimizde her gün, gerekse yaşantımız ve geleceğimiz için kurduğumuz tüm iletişimlerde her daim sağlıklı birliktelikler yaşamak ve faydalı geri bildirimler alabilmek umuduyla, yerel seçimler sonrasında göreve gelen tüm Belediye Başkanlarına, Meclis üyelerine ve muhtarlara başarılar diliyorum.
Dilerim vatandaşla iletişimlerinde kanalları hep açık, geri bildirimleri yerinde olsun.

Ebru TONG / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ebru TONG - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi