Günün İçinden - 02.04.2024

Günün İçinden - 02.04.2024

Güzel bir gün, günler, haftalar tüm neşeyle sizlerin yanında olması dileğimle günaydın…

Tebessüm;

Bulmanın Tadı

Nasreddin Hoca bir gün alışveriş yapmaya en sevdiği eşeğini de alarak gitmiş. Eşeğini bir ağaca güzelce bağlamış ve alışveriş yapmaya başlamış. Bir sürü şey alıp eşeğine doğru yürümeye başlamış. Ancak eşeği orada yokmuş.

Hemen bir adam tutarak bağırmasını istemiş:

– Nasreddin Hoca’nın eşeğini kim bulup getirirse; Hoca ona alışveriş çuvallarını, eşeğin semerini ve parasını verecek.

Duyanlar şaşkın bir şekilde:

– Hoca Efendi madem bulunduğunda eşeğini geri vereceksin neden arıyorsun, demişler.

Hoca gülümseyerek:

– Kaybolan şeyi bulmanın tadı başkadır. Her şeyi kaybedeceğimi de bilsem o eşeği bulup çalana geri vereceğim, demiş.

Yorum

Uzunca bir süre, bazı dostlarım için önemli saydığımız bir konuya değineceğim;

Osmanlı Ermenileri (2)

Türk köylüsünün korkulu rüyası mültezimlerin (devlet görevlisi olarak vergi toplamayı üstlenen kişiler) çoğu Ermeni idi. Durmadan yakınanlarsa yine Hristiyan Osmanlı vatandaşlarıydı. Yabancı konsoloslar, hatta büyükelçiler, onlara arka çıkıyordu. Bütün antlaşmalar onlar içindi. Osmanlı Hristiyanlarının yakınmaları Avrupa basınına kat kat abartılarak yansıtılıyor ve uzaktan davulun sesi bir aşka türlü oluyordu.

Türk bir suç mu işlemiş? Hemen sert biçimde ezaya çarptırılıyordu. Aynı suçu işleyen bir Ermeni ise “şöyle böyle” cezalandırılıyor ya da büsbütün bağışlanıyordu. Bunları İngiltere’nin o tarihteki Trabzon Konsolosu Palgrave, 1868 yılında yazmıştı. Palgreva şöyle diyordu:

(devamı yarına…)

Bir yazar / Bir öykü / Kitap incelemesi

RAY BRADBURY

Hakkında

Raymond Douglas Bradbury, 22 Ağustos 1920 tarihinde, Waukegan, Illinois, ABD.’de dünyaya geldi.

İsveç göçmeni bir anne ve telefon hatları çekerek geçimini sağlayan bir babanın oğlu olan Bradbury, gençlik yıllarının çoğunu Waukegan’da bulunan Carnegie Kütüphanesi’nde geçirdi. Kütüphaneleri çok seven yazar, her gün saatlerini orada geçirirken, bir yandan da ileriki yıllarda yazacağı romanların temellerini atıyordu. 1934 yılında, henüz 13 yaşındayken, ailesinin Los Angeles’a taşınması nedeniyle Waukegan’dan kopan Bradbury, Los Angeles Lisesi’ne kayıt oldu ve 1938 yılında bu okulu başarıyla bitirdi. Çok iyi bir öğrenci olmasına rağmen üniversiteye kayıt olmayan Bradbury, bunun yerine gazete satmayı tercih etti.

..."Beni kütüphane yetiştirdi. Kolej ya da üniversite gibi kavramlara inanmıyorum. Kütüphaneleri seviyorum çünkü çoğu öğrenci üniversiteleri karşılayacak maddi olanaklara sahip değil. Liseden mezun olduğumda depresyonun kenarındaydım ve hiç param yoktu; ben de 10 yıl boyunca haftanın 3 günü kütüphaneye giderek kendimi geliştirdim."...

Flash Gordon ve Buck Rogers gibi erken dönem bilimkurgu kahramanlarından büyük oranda etkilenen Bradbury, 1938 yılından itibaren yazdığı öyküleri fanzinlere satarak para kazanmaya başlamıştı. Los Angeles Bilimkurgu Cemiyeti’ne katılan yazar, Robert A. Heinlein, Fredric Brown ve Jack Williamson gibi ustalarda orada tanıştı. 1938 yılında Imagination! Adlı fan dergisinde Hollerbochen’s Dilemma adını taşıyan ilk öyküsünü yayınlamayı başaran Bradbury, 1939 yılında ise Futuria Fantasia adını taşına bir dergiyi yayınlamaya başladı. Sadece 4 sayı çıkan ve her biri 100’er kopya olarak hazırlanan Futuria Fantasia kısa ömürlü olduysa da, yazarın önünü açması açısından faydası tartışılmazdı.

Bradbury 1941 yılında Pendulum adlı kısa hikayesini Super Science Stories dergisine 15 dolar karşılığında satmayı başardı; bu yazarın edebi yeteneği sayesinde kazandığı ilk paraydı. İki yıl içerisinde tam zamanlı bir yazarak olarak çalışmaya başlayıp bütün diğer işlerini bırakan Bradbury, 1947 yılında ise kısa hikâyelerin toplamından oluşan ilk romanı olan Dark Carnival’ı piyacasa çıkarttı.

400’ün üzerinde kısa hikâye ve novella yazan, 50’nin üzerinde antoloji kitabında öyküleri yayınlanan, 20’den fazla tiyatro oyunu, onlarca çocuk edebiyatı, kurgu-dışı hikaye ve t.v. senaryosu kaleme almış olan Bradbury, çağımızın en üretken yazarlarından birisidir. Hayranları tarafından bir bilimkurgu yazarı olarak tanımlansa da bu tanımlamaya katılmayan Bradbury, bu konuda şu açıklamayı yapmıştır;

..."Öncelikle, ben bilimkurgu yazmıyorum. Yazdığım tek bilimkurgu kitabı var; o da Fahrenheit 451. Çünkü o kitap gerçeğe dayanılarak yazıldı. Bilimkurgu gerçeğin tasviridir, fantazi ise değildir. Fahrenheit 451 dışında bilimkurgu alanında verdiğim eser yoktur."...

1947 yılında Marguerite McClure ile evlenen Bradbury, bu evlilikten 4 kız çocuğu sahibi oldu. Los Angelas’da yaşayan yazar, hikâyelerini kaleme almaya devam etti. Onlarca eseri çizgi roman, tv dizisi ve sinema filmi olarak uyarlanmış olan yazarın üzerine bir de belgesel çalışması yapılmıştır; Ray Bradbury; Story of a Writer.

Ray Bradbury, 5 Haziran 2012 tarihinde 92 yaşında Los Angeles, Kaliforniya, ABD'de ölmüştür.

Resimli Adam / Kitap hakkında

Ray Bradbury sadece bilimkurgunun değil fantastik edebiyatın ve korkunun da yirminci yüzyıldaki ustalarından biri. Bilimkurgunun “iyi edebiyat” da olabileceğini kanıtlayan belki de ilk yazar. Tüm yeteneklerini sergilediği ve çerçeve öykü formatında yazdığı Resimli Adam ise modern bireyin psikolojisine ve teknolojik ilerlemenin karanlık yanına ışık tutan eşsiz bir öykü derlemesi. Tüm vücudu, hareket eden dövmelerle kaplı Resimli Adam bu durumundan dolayı neredeyse kırk yıldır kalıcı bir iş bulamamıştır hatta karnavallarda bile çalışamıyordur artık. Çünkü lanetli bedeninin üzerindeki dövmeler geleceği göstermektedir. Yanında belli bir süre geçiren kişinin kaderi Resimli Adam’ın bedeninde görünüverir. Dövmeleri üzerinden hikâyeler bir bir ortaya dökülür. Bir çocuğun hayalleri kadar naif, bir bilim insanının gerçekleri kadar kuvvetli toplam on sekiz öykü Resimli Adam’ın vücudunda hayat bulur.

Bir şair / Bir şiir

YUSUF HAYALOĞLU

Adı Bahtiyar

Geçiyor önümden sirenler içinde

Ah eller üstünde çiçekler içinde

Dudağında yarım bir sevda hüznü

Aslan gibi göğsü türküler içinde

Rastlardım avluda hep volta atarken

Sigara içerken yahut coplanırken

Kimseyle konuşmaz dağ gibi titrerdi

Çocukça sevdiği çiçeği sularken

Diyarbakırlıymış adı bahtiyar

Suçu saz çalmakmış öğrendiğim kadar

Geçiyor önümden gül yüzlü bahtiyar

Yaralıyım yerde kalan sazı kadar

Beni tez saldılar o kaldı içerde

Çok sonra duydum ki Yozgat'ta sürgünde

Ne yapsa ne etse üstüne gitmişler

Mavi gökyüzünü ona dar etmişler

Gazete de çıktı üç satır yazıyla

Uzamış sakalı çatlamış sazıyla

Birileri ona ölmedin diyordu

Ölüm bir yanında hüzünle gülüyordu

Hakkında

1953 yılında Ovacık'ta doğdu.

Parasız yatılı sınavında Türkiye ikincisi oldu ve Haydarpaşa Lisesi'nde yatılı okudu. Bir kısmı Elâzığ’da geçen lise eğitiminden sonra İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nde resim eğitimine başladı. Bir yandan da Cağaloğlu matbaalarına grafik işleri ve bijuteri atölyelerine takı ve aksesuar modelleri yapıyordu. 1972 yılında üniversite eğitimine ara vererek evlendi. Askerliğini Bornova, Burdur ve Konya 2. Ordu Karargâhı’nda ressam olarak yaptıktan sonra Elazığ’da ulusal bir gazetede muhabirlik yaptı. İstanbul’a geri döndü. Yılmaz Güney ile tanışıp Güney Filmcilikte çalışmaya başladı. Üç yıl boyunca burada senaryo, öykü, roman, afiş, poster ve kartpostal hazırlanmasında görev aldı. Güney dergisiyle yolculuğu sürerken gelen 12 Eylül sürecinde o da geçti Nizamiye kapılarından. Çıktığında Cağaloğlu'nda açtığı atölyesinde matbaa ve yayınevlerine resim-grafik işleri yapmaya devam etti. Kız kardeşi Gülten'in 1986 yılında Ahmet Kaya ile evlenmesi hayatında yeni bir dönüm noktası oldu. Ahmet Kaya'nın onun yıllardır karaladığı ve bir kenara koyduğu şiirlerle tanışmasıyla aralarında 13 yıl sürecek bir üretim ortaklığı başladı. Bu süreçte “Yorgun Demokrat”, “Adı Bahtiyar”, “Ayrılık Hediyesi”, “Hani Benim Gençliğim”, “Başım Belada” gibi pek çok esere imza atarak bir döneme damga vurdular. Hayaloğlu ayrıca “Dağlarda Kar Olsaydım”, “Nankör Kedi”, “Sen Ağlama Yar” gibi şarkılar yapıp Ferhat Tunç'tan, Fatih Kısaparmak, İbrahim Tatlıses ve Müslüm Gürses'e kadar pek çok sanatçı ile çalıştı. 1999 yılında Ahmet Kaya için yazdığı “Giderim” yılın şarkısı oldu.

Ahmet Kaya'nın Türkiye'den ayrıldığı yıl Ah Ulan Rıza isimli ilk albümünü çıkardı. 2002'de Gözleri İntihar Mavi isimli ilk şiir kitabını yayınladı. Kitabı 48. baskıya ulaşarak bir rekora imza attı. Üst üste gelen ağabeyinin, Ahmet Kaya'nın ve annesinin ölümü ile sıhhatini büyük ölçüde kaybetti. Her şeye rağmen eserlerini yaratmaya devam etti.

İkinci albümü Bir Acayip Adam'ın da ilki gibi satış rekorları kırmasıyla bu kez Flash TV, Radyo Barış, Kral TV ve Su TV'de programlar yapmaya başladı. Bir yandan da yurt içinde ve yurt dışında çeşitli konser ve dinletilerle şiirlerini halka ulaştırdı, ödüller aldı.

Akciğer kanserine yakalanan Hayaloğlu, 3 Mart 2009’da tedavi gördüğü Bakırköy Acıbadem Hastanesi'nde sabaha karşı çoklu organ yetmezliğinden hayata gözlerini yumdu.

Cenazesi Küçük armutlu Cem Evi’nde ve Yeniköy Merkez Camisi'nde düzenlenen iki törenin ardından Yeniköy Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Mine Hayaloğlu ile evli olan Yusuf Hayaloğlu, Deniz, Hazan ve Can adında üç çocuk babasıydı. Vefatından sonra ailesi tarafından derlenen Dur... Ağlama Gözlerim adlı şiir kitabı 2010 yılında yayımlandı.

Dipnotum

Sanat Anlayışı Nedir? (6)

Sezgi insanın ilk etkinliğidir;

Kavrama varmak gerekli olan ilk basamaktır; kavramsal bilginin ilk koşuludur. Çünkü kavramsal bilgi, şeyler arasındaki ilişkidir; şeylerin kendileri ise sezgilerdir. Örneğin, bu ırmak, bu göl, bu yağmur, bu bir bardak su, hepsi birer sezgidir. Kavram ise, sadece sudur. Suyun şu veya bu görünüşü, şu veya bu özel durumu değil, genel olarak, her zaman ve her yerdeki sudur. Dolayısıyla, su kavramına, suyun bilgisine varmamız gerekli olan şey; suyun özel belirlenmeleri, yani suyun tikel, özel durumlarıdır, sezgileridir.

Bir sanat eseri ise, bu ada layık olabilmek için her şeyden önce sezgi olmak zorundadır, yani bilginin ilk basamağında gerçekleşmiş olmak zorundadır. Bu demektir ki, sanat eserinde kavramların ağırlığı olmayacak ve düşünce, sezgide eritilmeden yer almayacaktır.

(devamı yarın…)

TARİHTE BUGÜN ÖNEMLİ OLAYLAR

* 1453 - Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'u kuşatma harekâtına başladı.

* 1917 - ABD fiilen I. Dünya Savaşı'na girdi.

* 1918 - Van ve Muradiye'nin düşman işgalinden kurtuldu.

* 1930 - Haile Selassie kendini Etiyopya imparatoru ilan etti.

* 1948 - Yazar Sabahattin Ali, Bulgaristan sınırını geçmeye çalışırken, kılavuzu Ali Ertekin tarafından öldürüldü. 28 Aralık'ta tutuklanan Ertekin'in cezası indirime uğradı. Aynı yıl çıkan af yasasıyla da serbest bırakıldı.

* 1948 - Ankara'da Opera binası, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün katıldığı törende, Adnan Saygun'un 'Kerem ile Aslı' operasıyla perdelerini açtı.

* 1950 - Bursa Cezaevi'nde bulunan şair Nazım Hikmet'in affı için tanınmış sanatçı ve düşünce insanları bir dilekçeyle İsmet İnönü'ye başvurdu.

* 1960 - Kayseri'ye giden CHP Genel Başkanı İsmet İnönü'nün bulunduğu tren, valinin emriyle durduruldu. Zorlukla yoluna devam eden İnönü, Kayseri'de 50 bin kişi tarafından karşılandı.

* 1965 - Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri U Thant, Türkiye'nin Kıbrıs özel temsilcisi Golo Plaza'nın görevine son verilmesi isteğini reddetti.

* 1971 - Başbakan Nihat Erim, reform programını TBMM'ye sundu.

* 1972 - Aktör Charlie Chaplin, Komünist sempatizanı olduğundan kuşkulanıldığı McCarthy döneminde, 1952'de terkettiği ABD'ye onca yıl sonra ilk kez ayak bastı. Eski ülkesine Oscar özel ödülünü almak için gelmişti.

* 1975 - Toronto'daki (Ontario-Kanada) CN Binası tamamlandı: 553,33 m ile dünyanın en yüksek binası.

* 1975 - SSCB vatandaşı satranç ustası Anatoli Karpov, ABD'li Bobby Fischer'in kendisiyle oynamayı reddetmesi üzerine 23 yaşında Dünya satranç şampiyonu oldu.

* 1976 - İlk Türk Turizm Kurultayı İstanbul'da toplandı.

* 1976 - Doğubeyazıt ve çevresindeki 4,8 büyüklüğündeki depremde beş kişi öldü, 80 ev yıkıldı.

* 1978 - Dallas dizisi CBS (ABD) televizyonunda ilk kez yayımlandı.

* 1982 - Arjantin, Falkland Adaları'nı işgal etti.

* 1984 - Soyuz T-11 uzay aracının ekip lideri Rakesh Sharma, uzaya gönderilen ilk Hint unvanını kazandı.

* 1987 - İstanbul'da yapılan ECO toplantısında, Türkiye, Pakistan ve İran uzaya ortak bir haberleşme uydusu fırlatmayı kararlaştırdı.

* 1989 - Mihail Gorbaçov, bozuk ilişkileri düzeltmek için, Fidel Castro ile görüşmek üzere Küba'ya gitti

* 1992 - Mafya patronu John Gotti, adam öldürme ve zorla haraç alma suçlarından New York'ta tutuklandı.

* 1992 - Ermenistan Kelbecer'i işgat etti.

* 2001 - Yasadışı İBDA/C örgütünün elebaşı 'Salih Mirzabeyoğlu' takma adlı Salih İzzet Erdiş, anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye kalkışmak suçundan idam cezasına çarptırıldı.

* 2006 - ABD'de kasırga ölüm saçtı: yalnızca Tennessee'de 29 kişi öldü.

* 2007 - Büyük Okyanus'da meydana gelen 8,1 büyüklüğündeki depremin oluşturduğu tsunami, Solomon Adaları'nı vurdu: 28 kişi öldü.

TARİHTE BUGÜN DOĞANLAR

* 742 - Şarlman, Alman kralı (ö. 814)

* 1725 - Giacomo Casanova, İtalyan yazar (ö. 1798)

* 1805 - Hans Christian Andersen, Danimarkalı masal yazarı (ö. 1875)

* 1840 - Émile Zola, Fransız yazar (ö. 1902)

* 1862 - Nicholas Murray Butler, Nobel Barış Ödülü sahibi (ö. 1947)

* 1875 - Walter Chrysler, ABD'li otomobil üreticisi (ö. 1940)

* 1914 - Alec Guinness, İngiliz tiyatro ve sinema oyuncusu (ö. 2000)

* 1927 - Ferenc Puskás, Macar futbolcu (d. 2006)

* 1939 - Marvin Gaye, ABD'li şarkıcı (ö. 1984)

* 1948 - Ayşin Atav, Oyuncu

* 1962 - Clark Gregg, ABD'li aktör, yönetmen, senarist

* 1972 - Ashraf Saber, İtalyan atlet

* 1974 - Tayfun Korkut, Türk futbolcu

* 1976 - Pattie Mallette, Kanadalı şarkıcı Justin Bieber'ın annesi.

* 1977 - Michael Fassbender, Alman-irlandalı aktör.

* 1979 - Aslı Tandoğan, Türk dizi ve sinema oyuncusu.

* 1979 - Grafite, Brezilyalı futbolcu

* 1982 - Marco Amelia, İtalyan futbolcu

* 1984 - Engin Atsür, Türk basketbolcu

* 1986 - Selen Seyven, Türk dizi, tiyatro ve sinema oyuncusu.

TARİHTE BUGÜN ARAMIZDAN AYRILANLAR

* 1791 - Mirabeau, Fransız devlet adamı (d. 1749)

* 1872 - Samuel Morse, ABD'li kaşif (d. 1791)

* 1891 - Ahmet Vefik Paşa, Osmanlı devlet adamı ve sadrazamı (d. 1823)

* 1923 - Topal Osman Türk asker (d. 1883)

* 1948 - Sabahattin Ali, Yazar (d. 1907)

* 1966 - C. S. Forester, İngiliz yazar (d. 1899)

* 1974 - Georges Pompidou, Fransa cumhurbaşkanı (d. 1911)

* 1987 - Buddy Rich, ABD'li müzisyen (b. 1917)

* 1992 - Necdet Evliyagil, Türk şair, milletvekili

* 2003 - Edwin Starr, ABD'li şarkıcı (d. 1942)

* 2005 - Papa II. John Paul (d. 1920)

* 2008 - Yakup Satar, Son İstiklal Savaşı Gazisi (d. 1898)

www.HaberHürriyeti.com / Mustafa Gökçek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi