Günün İçinden – 01.04.2024

Günün İçinden – 01.04.2024

Güzel bir gün, günler, haftalar tüm neşeyle sizlerin yanında olması dileğimle günaydın…

Tebessüm;

Ben Küçük Yangınlara Karışmam

Murat Ağa Nasreddin Hoca’nın yaşadığı kasabanın en zenginlerinden biriymiş. Ağa hem aklı ve zekası sayesinde zengin olduğunu düşünür, hep kendiyle övünürmüş.

İşine geldiğinde Hoca’ya danışır, işine geldiğinde ise onu dinlemezmiş. Sadece cuma günleri camiye gelirmiş. Murat Ağa’nın üç katlı, kocaman bahçeli ve çok lüks bir evi varmış. Bütün altınlarını ve paralarını da evinin bahçesinde saklarmış.

Cuma günleri camiye gelip de Hoca’nın doğruluk ve dürüstlükle ilgili sözlerini dinlerken işine gelmezse:

– Hoca Efendi, sen dünya işlerine karışma! Din ve dünya işi ayrı, dermiş.

Günlerden bir gün Murat Ağa’nın evinde yangın çıkınca koşarak camiye gelmiş. O sırada herkes öğle namazından çıkıyormuş. Ağa, Hoca’yı görünce:

– Hoca koşun yardım edin evim yanıyor, demiş.

Bunu duyan Hoca durur mu?:

– Bana din işleri ile dünya işlerini ayırmam gerektiğini sen öğrettin. Mesela bu yangın benim asla karışmamam gereken bir dünya işi, demiş.

Yorum

Uzunca bir süre, bazı dostlarım için önemli saydığımız bir konuya değineceğim;

Osmanlı Ermenileri (1)

Osmanlı tarihi, 622 yıl sürdü ve Osmanlı Devleti kurulduğu günden beri topraklarında bir Ermeni azınlığı barındırdı. Bu azınlık, Osmanlı’nın son 50 yılında politika gündemine getirildi. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’ndan sonra yabancı devletler Osmanlı Ermenilerine resen el attılar. Ondan sonradır ki, Osmanlı İmparatorluğu’nda ciddi Ermeni isyanları ve silahlı ayaklanmalar görüldü. O tarihlerden başlayıp imparatorluğun çöküşüne kadar, yaklaşık yarım yüzyıl, Ermeni sorunu güncelliğini korudu.

622 yıllık Osmanlı tarihinin son 50 yılı Ermeni sorunları bakımından önemli ve hala tartışmalıdır… Oysa o tarihe kadar Osmanlı Ermenileri rahat, huzur içinde ve mutlu yaşıyorlardı Anadolu’da Ermeniler, Türklerden daha varlıklıydı. Bunlar bir değil, beş büyük devletin koruyucu kanadı altındaydılar. Askere gitmiyorlardı. Savaşlarda ölmüyorlardı. Ayrıcalıklı durumlarından yararlanarak ticareti ve küçük zanaatları ele geçirmişlerdi. Anadolu’da Hristiyan nüfus günden güne artıyordu. Türklerin tarlasını, bozulan çiftliklerini, bütün varını yoğunu Ermeniler ve diğer Hristiyanlar satın alıyordu.

Osmanlı Ermeni’si köyde ağa, kasabada eşraf, kentte zengin işadamı olmuştu. Başkent İstanbul’da sırmalı paşa oluyorlardı…

(devamı yarına…)

Bir yazar / Bir öykü / Kitap incelemesi

Yusuf Atılgan

Hakkında

Yusuf Atılgan (d. 27 Haziran 1921, Manisa - ö. 9 Ekim 1989, İstanbul) Türk roman ve öykü yazarı.

1936 yılında Manisa Ortaokulu'nu, 1939 yılında ise Balıkesir Lisesi'ni ve ikinci sınıftan sonra askeri öğrenci olarak devam ettiği İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. Nihat Tarlan'ın yönetiminde hazırladığı bitirme tezinin konusu Tokatlı Kani: Sanat, şahsiyet ve psikoloji idi. Aynı dönemde Akşehir'de Maltepe Askeri Lisesi'nde bir yıl edebiyat öğretmenliği yaptı. Üniversite öğrenciliği sırasında Türkiye Komünist Partisi'ne katılarak faaliyette bulunduğu iddiasıyla sıkıyönetim mahkemesince tutuklanarak ceza kanunu'nun 141. maddesi uyarınca hapse mahkûm edildi. altı ay Sansaryan Han'da, dört ay da Tophane Cezaevi'nde olmak üzere on ay hapis yattı.

26 Ocak 1946'da serbest kalmış, öğretmenliği elinden alınmıştır. 1946 yılında Manisa'nın Hacırahmanlı Köyü'ne yerleşerek çiftçilik yaptı. 1976'da İstanbul'a döndü danışmanlık, çevirmenlik ve redaktörlük yaptı. Yazımı devam eden "Canistan" adlı romanını tamamlayamadan

9 Ekim 1989'de kalp krizi nedeni ile İstanbul, Moda'da öldü.

Aylak Adam / Hakkında

Aylak Adam ve Anayurt Oteli adlı romanlarında psikolojik yabancılaşma ve yalnızlık temasını başarıyla işleyen bir yazar olarak tanındı ve modern Türk edebiyatının önde gelen ustaları arasında yer aldı. 1987'de Anayurt Oteli romanı, Ömer Kavur tarafından aynı adlı sinema filmi olarak çekildi.

Düşünüyordu: “Çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor. Sinemadan çıkmış insan. Gördüğü film ona bir şeyler yapmış. Salt çıkarını düşünen kişi değil. İnsanlarla barışık. Onun büyük işler yapacağı umulur. Ama beş-on dakikada ölüyor.

Yusuf Atılgan’ın Aylak Adam’ı, yayınlandığı günden bu yana edebiyatımızın en sevilen, üzerinde en çok tartışılan romanlarından biri oldu. Roman, 60’lı yılların başında bizimle birlikte tüm dünyada da konuşulmaya başlanan kentli aylak aydın bireyi konu alıyordu. Bugün artık çağdaş klasiklerimiz arasında yer alan Aylak Adam’ın dikkat çektiği entelektüel sorunlar güncelliğini koruyor

Bir şair / Bir şiir

CHARLES BAUDELAIRE

Nice Kapanış

Uslansana, acım benim, dinlenip dursana artık.

Akşam gelse derdin hep; geldi bile Akşam; bak, işte:

Bütün kenti kapkara örtüsüyle sarar karanlık,

Kimine kaygı salmış, kimineyse mut getirmiş de.

Ölümlü kalabalık, dışardaki pis kalabalık

Hazzın, yavuz celladın kırbacına boyun eğmiş de

Devşirmeye koyulmuş rezil bir şölende pişmanlık,

Acım benim, elini elime ver; şöyle gel işte,

Onlardan öteye. Geçmiş yılların, bir gör yakından,

Sarktığını eski giysilerle gök balkonlarından;

Hüznün gülümseyerek sudan yükseldiği yer yer;

Güneşin bir kemerde durduğunu, can vereceği,

Ve Doğu'ya sürüklenen bir uzun kefene benzer,

Gece'yi dinle, canım, ilerleyen güzel Gece'yi.

Hakkında

1821’de Paris'de doğdu. Mutsuz bir çocukluk geçirdi. İki yıl kaldığı Belçika’dan dönüşünde felç olan sanatçı 31 Ağustos 1867 tarihinde Paris’te 46 yaşındayken öldü.

Babası 1827'de öldü. 1839'da okuduğu okuldan disiplinsizlik yüzünden atıldı. Hukuk öğrenimi görmeye zorlanan Baudelaire, buna başkaldırarak Quartier Latin'de bohem bir hayatı seçti. Burada Frengiye yakalandı. 20 Yaşında Hindistan'a gitmek üzere yola çıktı. 1842’de Fransa’ya döndü. Sonradan metresi olan Jeanne Duval ile tanıştı. Babasının mirasını aldı ancak bu parayı hesapsızca harcadığı için ailesi miras hakkını geri aldı. 1846'dan sonra Kötülük Çiçekleri kitabına girecek şiirlerini yazmaya başladı. 1847'de Edgar Allan Poe'yı keşfetti ve eserlerini Fransızcaya çevirmeye başladı. 1848'de devrimcilerin yanında yer aldı. 1857'de Les Fleurs du Mal (Kötülük Çiçekleri) (Elem Çiçekleri) kitap olarak yayınlandı, içindeki altı şiir kamu ahlâkına aykırı bulunduğu için Baudelaire hakkında dâvâ açıldı.

1860’da Yapay Cennetleri yayınladı. Bu eserde de uçlarda gezinen bir kişilik sergiledi. Bir tür otobiyografi olan Çırılçıplak Soyulan Yüreğim üzerine çalıştığı ve 1862’de 'Paris Sıkıntısı' adıyla düzyazı şiirlerini yayımladığı sırada frenginin yan etkileri giderek kendini daha fazla hissettirmeye başladı.

Mezarı Paris Cimetière du Montparnasse'dadır. Yaşadığı dönemde kurulmakta olan modern Paris'in metropol yaşantısı üzerine inşa ettiği edebiyatı ve eleştiri yazıları modernist estetiğin habercisi sayılır. Şiirlerini derlediği Kötülük Çiçekleri (Les Fleurs du Mal-1857) ve Paris Sıkıntısı (Le Spleen de Paris-1869) , Rimbaud'dan Mallarmé'ye, Yahya Kemal ve Cahit Sıtkı Tarancı'ya kadar pek çok şairin çarpıldığı, 20. yüzyıl edebiyatının en etkili kılavuzları olur. Gerek klasik geleneğe, gerekse egemen çağdaş zihniyetlere karşı isyanı ve gerçekliğe kafa tuttuğu imgelemi, zamanında şiirlerinin yasaklanmasına kadar varan düşmanlıklar uyandırır. Sonradan bu başkaldırı ve imgelem, avangard sanat ve edebiyatın çekirdeğini oluşturacaktır.

Dipnotum

Sanat Anlayışı Nedir? (5)

Estetikle Sanat Anlayışı arasındaki farkı daha somut bir şekilde açıklamak için bir örnekleme yapabiliriz;

Benedetto Croce’ye göre iki türlü bilgi vardır: Sezgisel bilgi, mantıksal bilgi. Sezgisel bilgi, hayal gücü aracılığıyla, mantıksal bilgi zihin aracılığıyla elde edilir. Sezgisel bilgi bireyselin bilgisidir; mantıksal bilgi, tümel’ in bilgisidir. Sezgisel bilgi tek tek şeylerin, mantıksal bilgi şeyler arasındaki şeyler arasındaki ilişkinin bilgisidir.

Kısaca, biz sezgisel bilgiyle, yani hayal gücü aracılığıyla imgeler, görüntüler üretiriz; mantıksal bilgiyle, yani zihnimiz aracılığıyla da kavramlar üretiriz. Sezgi insanın ilk etkinliğidir;

(devamı yarın…)

TARİHTE BUGÜN ÖNEMLİ OLAYLAR

* 527 - Bizans İmparatoru I. Justin, yeğeni I. Justinian'ı veliahtı ilan etti.

* 1564 - İlk "1 Nisan" şakaları Fransa'da yapılmaya başlandı. Bu yıl değiştirilen takvime göre, eski yılbaşı sayılan Nisan'ın 1'i, yerini yeni yılbaşı 1 Ocaka bırakmaktaydı. Nisan'ın ilk günü yeni yıl kutlamaya alışmış olan halk ve yeni takvim uygulamasını

* 1778 - Oliver Pollock, doların simgesini yarattı.

* 1826 - Samuel Morey İçten yanmalı motorun patentini aldı.

* 1867 - Singapur, Britanyalı kolonisi oldu.

* 1873 - İngiliz buharlı gemisi "SS Atlantic", İskoçya açıklarında battı: 547 kişi öldü.

* 1873 - Namık Kemal'in Vatan Yahut Silistre adlı oyunun ilk temsili İstanbul'daki Gedikpaşa Tiyatrosu'nda gerçekleşti.

* 1916 - Mustafa Kemal, Miralaylığa (Albaylığa) yükseltildi.

* 1918 - Erciş ve Gürpınar'ın düşman işgalinden kurtuluşu.

* 1921 - Metristepe'deki 10'uncu Yunan Tümeni'nin geri çekilmesinin ardından taarruza geçen Türk birlikleri, İkinci İnönü Muharebesi'ni kazandı.

* 1924 - Münih'teki darbe girişimi d*ısıyla Nazi lideri Adolf Hitler 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Fakat sadece 9 ay hapis kaldı ve bu sırada Mein Kampf (Kavgam) adlı kitabını yazdı.

* 1926 - 30 Ağustos'un, Zafer Bayramı olarak kutlanması hakkındaki kanun kabul edildi.

* 1928 - Ankara Borsası Maliye Bakanı Fuat Ağralı tarafından açıldı.

* 1939 - İspanya'da milliyetçiler İspanya İç Savaşı'nın resmi olarak bittiğini açıkladılar.

* 1948 - Soğuk Savaş: Sovyetler Birliği'nin direktifleri doğrultusunda Doğu Almanya hükûmetine bağlı askeri güçler Batı Berlin'i karadan ablukaya aldı.

* 1948 - İstanbul Fındıklı'daki Güzel Sanatlar Akademisi binası yandı.

* 1949 - Türkiye İnsan Hakları Evrensel Beyannamesine katıldı.

* 1949 - İrlanda Bağımsız Devleti ni oluşturan Güneydeki 26 vilâyet birleşerek İrlanda Cumhuriyeti'ni oluşturdu.

* 1949 - Newfoundland, Kanada'ya katıldı.

* 1950 - BM, Kudüs'ün ikiye bölünmesi planını kabul etti.

* 1954 - Migros şirketi kuruldu.

* 1955 - Kıbrıs'lı Rumlar, adanın İngiltere'den bağımsız olmasını öngören EOKA hareketini başlattılar.

* 1955 - Kıbrıs'ta Türk Mukavemet Teşkilatı faaliyete geçti

* 1957 - Batı Almanya'da bilim adamları nükleer silahlar üzerine çalışmayı reddetti.

* 1958 - Kıbrıs'ta EOKA'cılar İngilizlere savaş ilan etti. EOKA'nın lideri Grivas Türklere de gözdağı verdi.

* 1961 - 27 Mayıs'tan sonra faaliyetleri yasaklanan siyasi partilerin faaliyetleri kısmen serbest bırakıldı.

* 1963 - Eski Cumhurbaşkanı Celâl Bayar intihar edeceğini açıkladı.

* 1964 - Başpiskopos Makarios'un Kıbrıs Türk Alayı'nın garnizonuna dönmesi önerisi Türk hükümetince reddedildi.

* 1969 - Münir Nurettin Selçuk'un Amerika'da verdiği konser 525 televizyon tarafından naklen yayınladı.

* 1970 - Richard Nixon, ABD'de satılan tütün ürünlerinde uyarı yazılarının yer almasını öngören ve televizyon ve radyoda tütün ürünlerinin reklamlarının yapılmasını yasaklayan kararnameyi imzaladı.

* 1971 - Robert Kolej *lar nedeniyle 4 günlüğüne kapatıldı.

* 1975 - Ondokuz Mayıs Üniversitesi kuruldu.

* 1976 - Apple Computer, Steve Jobs ve Steve Wozniak tarafından kuruldu.

* 1979 - Humeyni, İran İslam Cumhuriyeti'ni ilan etti.

* 1979 - Balıkçılar 1 Nisan gününü Balık Bayramı ilan etti. Kumkapı'da 2 saat içinde halka 1,5 ton balık dağıtıldı.

* 1980 - May Yayınları sahibi Mehmet Ali Yalçın yayıncıların kâğıt sorunuyla ilgili olarak Ankara'da Sanayi ve Teknoloji bakanıyla görüştüğü sırada kalp krizi geçirerek öldü.

* 1981 - Milli Güvenlik Konseyi emniyet mensuplarıyla çarşı ve mahalle bekçilerinin dernek kurmasını yasakladı.

* 1981 - Yaz saati uygulaması ilk kez Sovyetler Birliği'nde de hayata geçirildi.

* 1988 - Mardin'e bağlı Nusaybin ilçesinin dağlık kesiminde çıkan çatışmada 20 PKK militanı ile bir binbaşı ve bir er öldü.

* 1991 - Varşova Paktı feshedildi.

* 2001 - Yugoslavya'nın eski başkanı Slobodan Miloşeviç, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde yargılanmak üzere polise teslim oldu.

* 2001 - Hollanda, eşcinsel evliliği yasallaştıran dünyanın ilk ülkesi oldu.

* 2002 - Genelkurmay başkanlığı genel sekreterliği, hükümetin Afganistan'da görev yapan ISAF'ın komutasının devralınmasını ilke olarak benimsediğini, Tümgeneral Akın Zorlu başkanlığında bir keşif heyetinin bu ülkeye gönderileceğini bildirdi.

* 2002 - Ötanazi Hollanda'da yasallaştı.

* 2005 - 24. Uluslararası İstanbul Film Festivali "Yaşam Boyu Başarı Ödülü", sinema sanatçısı Sophia Loren'e verildi.

* 2005 - 10 yıldır süren 61 sanıklı Hizbullah davasında 22 tetikçi ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

* 2009 - Hırvatistan ve Arnavutluk NATO'ya katıldı.

TARİHTE BUGÜN DOĞANLAR

* 1220 - Go-Saga, Japonya imparatoru (ö. 1272)

* 1578 - William Harvey, İngiliz tıp doktoru (ö. 1657)

* 1815 - Otto von Bismarck, Alman politikacı (ö. 1898)

* 1831 - Albert Anker, İsviçreli ressam (ö. 1910)

* 1852 - Edwin Austin Abbey, ABD'li ressam (ö. 1911)

* 1868 - Edmond Rostand, Fransız tiyatrocu (ö. 1918)

* 1873 - Sergey Rahmaninov, Rus piyanist ve besteci (ö. 1943)

* 1902 - Maria Poliduri, Yunan şair (ö. 1930)

* 1906 - Alekzander Sergeyeviç Yakovlev, Rus mühendis ve uçak tasarımcısı (ö. 1989)

* 1920 - Toşiro Mifune, Japon oyuncu (ö. 1997)

* 1926 - Reha Yurdakul, Türk sinema oyuncusu (ö. 1988)

* 1929 - Milan Kundera, Çek yazar

* 1932 - Debbie Reynolds, Amerikalı oyuncu, dansçı ve şarkıcıdır

* 1933 - Pars Tuğlacı, Ermeni asıllı Türk yazar

* 1937 - Yılmaz Güney, oyuncu, yönetmen (ö. 1984)

* 1938 - Ali MacGraw, ABD'li sinema oyuncusu

* 1942 - Savaş Dinçel, Türk oyuncu, karikatürist ve film yönetmeni. (ö. 2007)

* 1947 - Neşe Karaböcek, Türk şarkıcı

* 1955 - İlhan İrem, Türk ses sanatçısı ve besteci

* 1958 - Hüseyin Altın, Türk Şarkıcı ve oyuncu

* 1959 - Helmuth Duckadam, Rumen futbolcu

* 1960 - Yalçın Menteş, tiyatro sanatçısı ve televizyon yıldızı

* 1966 - Mehmet Özdilek, Türk eski futbolcu ve teknik direktör

* 1967 - Mehmet Taştan, hukukçu ve şair.

* 1976 - Clarence Seedorf, Surinam *lu Hollandalı futbolcu

* 1976 - Asım Pars, Boşnak asıllı Türk basketbolcu

* 1980 - Randy Orton, ABD'li profesyonel güreşçi

* 1986 - Haminu Dramani, Ganalı futbolcu

TARİHTE BUGÜN ARAMIZDAN AYRILANLAR

* 1528 - Francisco de Peñalosa, İspanyol yazar (d. 1470)

* 1865 - Giuditta Negri Pasta, İtalyan şarkıcı (d. 1798)

* 1910 - Andreas Achenbach, Alman manzara ressamı (d. 1815)

* 1918 - Nigâr Hanım, Türk şair (d. 1856)

* 1930 - Cosima Wagner, Alman piyanist ve besteci (d. 1837)

* 1944 - Hazım Körmükçü, Türk tiyatrocu (d. 1898)

* 1950 - Recep Peker, Türk politikacı ve eski başbakan (d. 1889)

* 1976 - Max Ernst, Alman gerçeküstücü ressam (d. 1891)

* 1978 - İsmail Hakkı Baltacıoğlu, Cumhuriyet döneminin ilk rektörü, eğitimci, yazar, hattat, siyasetçi (d. 1886)

* 1984 - Marvin Gaye, ABD'li şarkıcı (d. 1939)

* 1991 - Martha Graham, ABD'li dansçı (d. 1894)

* 2001 - Ayhan Şahenk, İşadamı (d. 1929)

* 2002 - Aptullah Kuran, Mimar Sinan konusunda yaptığı araştırmalarla tanınan mimarlık tarihçisi (d. 1927)

* 2005 - Naci Tanrısever (Karamanoğlu Naci Bey), Cumhuriyetin Tapu Kadastrosunu kuran, 16 eski dil bilen hayattaki tek kişi sıfatıyla ölene kadar emekliliği yasak olan Milli Savunma Bakanlığı uzman bilirkişisi, şair, İstiklal Madalyası sahibi (d. 1901)

* 2007- John Billings, doğal * kontrolü yönteminin mucidi

* 2012 - Ekrem Bora, Türk sinema oyuncusu (d. 1932)

www.HaberHürriyeti.com / Mustafa Gökçek

10

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi