Gordion Düğümü - Polatlı - Ankara

Gordion Düğümü - Polatlı - Ankara

Merhaba sevgili okurlar, yerel seçimler için oy kullanacağımız bu önemli günde; kendilerine kral seçmeye hazırlanan Gordion halkının başına gelenleri anlatan “Gordion Düğümü” efsanesini sizlerle paylaşmak istiyorum. Ama önce Gordion Antik Kenti hakkında kısa bir bilgi vereyim.

Ankara’nın Polatlı ilçesi yakınlarında kalıntıları bulunan Gordion kentinin tarihi, milattan önce üç bin yılına kadar dayanıyor. Sakarya ve Porsuk nehirlerinin birbirlerine yaklaştıkları yerde yüksek bir tepe üzerinde kurulan bu antik kentin eteklerinde, adına “Tümülüs” denen seksenin üzerinde kral ve prens mezarı bulunuyor.

Gelelim efsanemize… Bilenler bilir; çözümsüz bir sorunla karşılaşınca: “Gordion düğümü gibi çözemedim bu işi,” denir. Ya da çözülmesi güç bir sorunu kaba kuvvet ile çözdüğümüz zaman: “İşte ben Gordion düğümünü böyle çözerim” diye övünürüz. Örneklerden de anlaşıldığı gibi Gordion düğümü; bir zorluğu ifade ettiği kadar, kaba gücün akıl karşısında galip gelmesini de anlatır.

Efsaneye göre o dönem Gordion’da hüküm süren Lidyalılar kentin yöneticisini seçmek için hazırlıklara başlamış. Hazırlıklar tüm hızıyla sürerken kentin ünlü âlimi bir kehanette bulunmuş:

-Ey ahali, boş yere hazırlık yapmayın! Bu gece yarısına doğru saman yüklü bir öküz arabasıyla kente girecek kişi ülkenin gelecekteki kralı olacak.

Kâhinin sözlerini duyan halk kendi arasında konuşmaya başlamış.

- Bu adam hem alim hem kâhin, her dediği çıkıyor.

- Şehre dediği gibi biri gelirse seçim yapmamıza gerek kalmaz.

- Eğer öyle biri gelirse onu doğrudan kral yapalım.

- Öyleyse bekleyelim.

- Bakalım gelecek mi?

Bu kehanet üzerine kent halkı o gece yatmayıp kente gelecek yeni kralı beklemeye başlamış. O sırada “Gordios” adındaki fakir bir köylü kente gitmek için hazırlık yaparken bir yandan da kendi kendine söyleniyormuş:

- Bu sefer saman çok. Hepsini satarsam evin tavanını yaptırırım. Önümüz kış… Kalan parayla da kendime bir at arabası alırım. Hadi bakalım koca öküz yola koyulalım… “Büüüürh!”

Sabahın alacakaranlığında kente giren köylüyü büyük bir kalabalık karşılamış. Hep bir ağızdan: “Kehanet gerçekleşti! Yeni kralımız geldi! Yaşasın yeni kral!” diye bağırıyorlarmış. Kalabalığı görünce çok şaşıran Gordios: “Acaba benden başka gelen biri mi var?” diye arkasına bakmış. Kimseyi göremeyince halka sormuş:

- Kim? Hani nerede yeni kral?

-Yeni kral sensin! Halk bütün gece yatmadan seni bekledi!

-Ben miyim kral?

-Evet! Seni hemen tahta oturtmalıyız! Buyurun Sayın Kralım saray bu tarafta!

- Saray? Tabi saray ya! Hadi gidelim! Yeni kralınız geldi!

Kral olmaktan son derece hoşnut olan fakir köylü Gordios, olanlara bir anlam vermeye çalışıyormuş: “Ne varsa bu öküz arabasında var. Onun sayesinde kral oldum. Öyleyse bu arabayı tapınağa bağışlamalıyım.” diye düşünmüş. Düşüncesini uygulamak için de hemen bir ferman hazırlatmış. Fermanda: “Öküz arabası kızılcık dallarından yapılan bir düğümle tapınağa bağlansın. Bu düğüm öyle sıkı olsun ki, kimse çözemesin!” diye buyurmuş. Askerler günlerce çalışıp kralın emrini yerine getirmiş.

Aradan uzunca bir süre geçmiş. Kralın tapınağa bağlanmasını emrettiği araba ve arabanın çözülmeyen kördüğümü, yıllar sonra yine bir kehanete kaynaklık etmiş. Gordios’un kral olacağını bilen kâhin bu kez yeni bir kehanette bulunmuş:

-Bu düğümü çözen kişi Asya kıtasının hâkimi olacak!

Bu kehanet üzerine pek çok kişi düğümü çözmek için uğraşmış. Fakat kimse düğümü çözmeyi başaramamış.

Bir süre sonra Gordion şehrini ele geçiren Büyük İskender, kentte kimsenin çözemediği bir kördüğüm olduğunu duymuş. Kördüğümü çözmek için çok uğraşmış. Uzun uğraşlarına rağmen bir türlü çözemeyince de: “Bu düğüm uğraşmakla çözülmez. Ancak böyle çözülür!” diyerek kılıcı ile düğümü iki parçaya ayırmış. Böylece düğüm kendiliğinden çözülmüş.

Düğümü çözen Büyük İskender, uzun yıllar Pers Ordularına kumandanlık etmiş. Kısa bir süre sonra ise Asya kıtasının tek hâkimi olmuş. Ancak düğümü çözmeyip kestiği için Büyük İskender’in lanetlendiğini düşünenler de varmış. Büyük kumandanın otuz üç yaşında ateşli bir hastalıktan ölmesi, lanetli olduğunu düşünenlerin en önemli kanıtı olmuş.

Bugün vereceğiniz kararların kaba güce, kehanet ve hurafeye değil, akıl ve mantığa dayanacağını umuyor seçim sonucunun ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum.

www.haberhurriyeti.com / Murat Çoküreten/ [email protected]

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Çoküreten - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi