Robotik İnsanlar

 Robotik İnsanlar

Bazen çok seversiniz karşılığı olmaz, bazen sadece sevmek istersiniz büyük bir aşka dönüşür.

İşte bu hayatın sana sunduğu beceridir.

Sabahları gökyüzünün mavi olduğunu hayal ederek uyanırız ancak kurşuni renge döndüğünde pes etmez hayatı kaldığı yerden sürdürürüz.

Hayalimizde; denizin ve gökyüzünün rengi hep mavi, güneşin sarı, ormanların ise yeşildir.

Gökyüzü gri olmuş, deniz kurşuniye dönmüş, ormanlar solmuş sararmış farketmez, bizim belleğimizde sabitlenmiş bir renkleri vardır ve hayallerimizi hep o renkler süsler.

Bir kadın bir erkekle boşanmak için evlenmez.

Bir erkek başka bir erkekle, ayrılmak için birlikte olmaz.

Bir kadının, kadına ilişkinin sonu hüsran olmasını istediği için kalbi çarpmaz.

Kadın-erkek, erkek-erkek, kadın-kadın, yani insan insanla hayatını birleştiriyorsa, bunun en temel nedeni mutlu olmak, huzur bulmak, sevgiyi hissetmek ve hissettirmek, hayatın tüm renklerini görmek, yaşamın kokusunu birlikte içine çekmek ve yaşadığı şehrin her santiminde anı kumbarasını birlikte doldurmak için vardır.

Aşkları taçlandıran anılar, anıları var eden şehirler, yaşanmışlık ve insandır…

İnsan nasıl insan oldu?

Tabi ki kolay olmadı?

İnsan her şeyi buldu; ateşi, kömürü, telefonu bir çok şeyi buldu.

Peki zamanı nasıl buldu?

Hiç düşündünüz mü?

Zaman kavramı insan hayatına nasıl girdi?

Elbette zaman kavramını keşfeden de  insandı, üstelik ilk insan, ağaçtan yere inen, ellerini kullanmaya başlayan, yerde toplayıcı olan, sonra avcı, sonra taşı kullanmayı öğrenen, sonra ormandan nehir kıyılarına inen, sonra, sonra, sonra…

Hep insan…

Önce sevmeyi öğrendi insan, sonra o sevgiyi korumayı, yaşatmayı ve üremeyi öğrendi…

Aile kurdu, çocukları oldu… İhtiyaç duydu, ve modern  araçları buldu, kullandı…

Ve bu ürettikleri ile o kadar meşguldu ki insan, bir süre sonra  insan olduğunu unuttu. Mekanikleşti….

Bu kez de ürettiklerini sözde korumaya yönelik olarak, başka bir özelliği olan vahşi duygularını yeniden hortlattı.

Savaştı, birbirini vurdu, yaşadığı toprakları ağaçları doğayı yok ettl…

Maddi bir varlıkları için İnsani duygularını ve her şeyini heba etti…

Ve insanoğlu gelecek olduğu varsayılan “kendi sonunu”  hazırlamaya bütün hızıyla koşar adımla gidiyor gibi.

Artık nefret, öfke, çıkar, işkence ve aklınıza gelebilecek ne kadar kötülük varsa şimdi uygulamada…

Peki; bugün niye mi varız,  veya varlığımız hala koruyoruz?.

İçimizde kalmış biraz insanlık kırıntısı ve yine pek anlayamadığımız sevgi sözcüğünün  bilinçaltımızla kullanma ya çalışmamız bizi yaşatan……

Biraz şiir, biraz roman, bira resim…

Onları da tüketirsek işte o zaman  fabrika ayarlarına dönecek ve belki de  “ilkel robotik yaratıklara” dönüşeceğiz…

Acaba dünyanın sonu denilen “kıyamet o zaman” mı gerçekleşecek bilinmez..….

 Volkan Yüksel

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Volkan Yüksel - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi