Düşüncelerin Yarışı...

Düşüncelerin Yarışı...

Bir çeşit günce tutmaktır her gün yazı yazıp yayınlamak! Ama kendimiz için tuttuğumuz bir anı defterinin notları değildir bu yazılar… Okurla birlikte düşünülecek, yorumlanacak yaşantılar, görüşler, deneyimlerdir… Yıllardır on binlerce okurun karşısına her sabah yeni bir yazıyla çıkmayı kolay iş sanmayın. Yüreklilik gerekir bunun için. İçtenlik gerekir. Dürüstlük gerekir. Her şeyden önce kendi kişiliğimize karşı dürüst olmak, içten olmak… Okura dostça yaklaşmasını bilmek. Okurla birlikte yazarcasına, onlarla dertleşip, konuşurcasına…

Yaşantımız boyunca düşüncelerimizle hep yarışırız. Aslında bu düşünce yumakları alt benliğimizde bir tür savaşım halindedir. “En Büyük Yargıç; Tarih” Boş Birsöz sanmayın bunu. Bir korkutmaca, kendimizi aldatmaca da değil… ‘General de Gaulle’ün çok beğendiğim bir sözü var; “Geleceğin Süresi Uzundur” der. Tarih, gelecekte geçmişin değerlendirilmesi, yorumlanması değilse nedir? Bu sorunu, bu değerlendirmeyi en iyi, en yansız yapabilmek için, geçip giden yılların güvenilir tanıklarına, başvurmak kaçınılmazdır…

En Büyük Yargıç; Tarih” diyen, yaptıklarını hemen herkesin bilgisine sunan, dürüst ve kişilikli bir gazeteci ve yazar tanıdım yıllar önce… Bu tanıklığım sanırım çağımın tanıklığı da oldu! 60-70-80-90-2000-2010-2020 ve 2024… Usumda kalan hatıralar, o tarihlerin belleği…

Milenyum yılı olarak bildiğimiz 2000’lerin başında 21. Yüzyılı tamamladık. Nasip, 22. Yüzyıla doğru hızla gidiyoruz! Bugün, 10-15 yaşında olanlar, 22. Yüzyılın insanları olacaklar. Biz yaşlarda olanların çoğu 22. Yüzyılda ya yaşamayacak, ya da çok yaşlı bireyler olacaklar. Yarın, gençlerin… Kuşaklararası bir kopma varsa, bunu yaratan eskiler veya kendini yenilemeyenler, çağına ayak uyduramayanlardır… Çünkü günümüzde her yarış düşüncelerle olur! Hiçbir aklı başında genç böyle bir sav ileri sürmüyor. Süren çıkarsa, iyi bilmeli, yaşı genç de olsa, gerçek bir ‘yaşlı’dır… İlerici atılımlar gençleri bekliyor. Dil alanında, bilim, sanat, kültür, teknik alanında olsun, bizler, biz yaşları elliyi, altmışı, yetmişi bulanlar, genleri, gençlerin çağını anlamak, o çağa ayak uydurmak zorundayız. İstesek de istemesek de durum bu…

Yazımın başında da belirttiğim gibi Mart ayında olacak Muhtar seçimi, seçimden çok düşüncelerin hâkim olacağı ve yarışacağı bir parkur olacak… Şimdi dillerde bir söz yerleşmiş, “iyi olan kazansın…”. Bu düşünceye yakın olduğumuz için, hemen kişi hakkında tam bir bilgiye ulaşmak istemeden bu gereksiz anlam yüklediğimiz sözü terennüm ettik. Oysa deneyimli ve projelerle dolu bir insan, sanırım kendinden önce gençleri ve çevresini düşünür!

Geçen Pazar, buluşma sağladık ve yanına gittim. Yanında her zaman olduğu gibi dostları vardı. Ne de olsa yılların gazetecisi! Bu nedenle her etap, koşu yarışı gibi değildir! Kimi zaman düşüncelerin ve projelerin de aktif olması gerekir. Gazetemiz genel Yayın Yönetmeni “İbrahim Irmak”, park içinde yapılan kütüphanede oturuyorken, muhtarlık afişlerini gördüm. Ve şu usuma geldi;

Yıllar öncesi… Sanırım TBMM’nin ilk kurulduğu yıllar… Yani Gazi’nin başkanlığını üstlendiği meclis… Bu mecliste kimler yok ki! Birbirinden değerli üstatlar, mebuslar, hatta muhtarlar… Birbirinden değerli bu zatlar, düşüncelerini yarıştırırlarken getirim sağlamanın peşinde değillerdi. Kendini göstermek, birilerine yaranmak için, birilerinin oylarını çalmak!

O zamanların meclisine bakıyorum, şimdilerin meclisine… TBMM’nin güçlü, naif, kültürlü kişiliklerden oluşması, en büyüğünden, en küçük birimine kadar dikkat edilmesi gerekiyor. Bu nedenle her gün olmayacak bir seçimin, bizlerde yarışında olmamalıyız. Yani demem o ki, olmayan düşüncelerimizi gelin yarıştırmayalım! Şayet ille de bu yarışta olacağım diyorsanız, 100 metre koşusu değil, maraton koşmayı denemelisiniz. Elbette düşüncelerinizle yarışırken, proje üretmeyi de ihmal etmeyin…

Benim bulunduğum mahalle, sevgili Irmak’ın bulunduğu mahalle ile ayrı semtte. Oysa aynı mahallede oturuyor olsaydık, şayet hiç tanışmasaydık, düşüncelerine, yapacağı ve gerçekleştireceği projelerine bakar, bunca yılın deneyimlerine nasıl sahip olduğunu araştırır, bu yaptıklarımdan da olumlu yanıt alabilmişsem oyumu elbette ona verirdim. Çünkü bizzat bildiğim insanı fazla araştırmazdım. Çünkü hemen her düşüncesi ve kişiliği ortada, açık ve net!

Muhtarlık bu, önemli değil demeyin… Araştırın, çünkü akıllı insan araştırır!

www.HaberHürriyeti.com / Mustafa Gökçek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi