Günün İçinden – 29.02.2024

Güzel bir gün, günler, haftalar tüm neşeyle sizlerin yanında olması dileğimle günaydın…

Tebessüm;

AFACAN'DAN AYRAN

Adam bir köyü gezerken yorulmuş, hayli susamıştı. Çaresiz bir evin kapısını çalar, karşısına bir çocuk çıkar. Adamcağız:

-Evladım, buralarda su bulamadım. Lütfen bana bir bardak su verir misiniz?

Kapıyı açan çocuk, adamın yüzüne bakarak:

- İstersen ayran getireyim, der.

Adam bu teklifi memnuniyetle kabul ettikten sonra, çocuk bir çanak ayran getirir. Adam ayranı içtikten sonra çocuk:

- İstersen daha getireyim, der.

- Zahmet olur yavrum bir zahmet.

Çocuk:

- Hayır ne zahmeti, zaten bu ayranın içine fare düştüğü için nasıl olsa dökecektik!, demiş.

Bunun üzerine adam iğrenerek elindeki ayran çanağını hiddetle yere atıp parçalayınca, çocuk feryadı kopartmış:

- Anne… Kapıdaki adam köpeğin çanağını kırdı.

Yorum

Osmanlı ile yüzleşmek (4);

(… Devamla…)

Osmanlı, Naima Tarihi’nde Türk halkını şu sıfatlarla nitelendirir: “Nadan Türk” (Cahil, kaba Türkler); “Etrak-ı bi-idrak” (İdraksiz/kafasız Türkler); “Türk-ü bed-lika” (çirkin suratlı Türk); “Çoban köpeği şeklinde Türk”, “Hilekâr Türk”. Ayrıca, “Türk ne bilir bayramı lıklık içer ayranı!gibi özlü deyişi (!) de anımsayalım.

Kökenlerine çok daha yakın olması gereken Selçuklular da aynı tutum içindedir. Örneğin, Aksaraylı Kerimeddin Mahmud, Sultan’a sunduğu kitabında şöyle der: “Hunhar Türkler, köpek ve kurt gibidirler, ellerine fırsat geçerse yağmayı ganimet bilirler, fakat düşman kuvvetle gelirse kaçarlar”.

(… Devamı yarın…)

Bir yazar / Bir öykü

ARTHUR CONAN DOYLE

Hakkında

Arthur Ignatius Conan Doyle, (22 Mayıs 1859 - 7 Temmuz 1930) İskoç doğumlu bir yazardır.

Suç hikâyelerinde bir çığır açmış olduğu söylenen karakter Dedektif Sherlock Holmes ve Profesör Challenger'ın fikir babasıdır. Yazmış olduğu diğer eserler arasında bilimkurgu, tarihi kitaplar, oyunlar, şiirler ve kurgu dışı düzyazılar vardır. 1876'dan 1881'e kadar Edinburgh Üniversitesi'nde tıp öğrenimi gördü, bu eğitimin bir kısmında şimdi Birmingham'ın bir parçası olan Aston şehrinde çalıştı. Öğrenimine devam etmekteyken kısa hikâyeler yazmaya başladı; 20 yaşından önce Chambers's Edinburgh Journal isimli dergide ilk hikâyesi yayımlandı. Üniversitedeki yıllarının ardından Batı Afrika sahillerine gemi hekimi olarak yolculuk etti, arkasından 1882 yılında Plymouth kentinde kendi muayenehanesini açtı. Doktorasını 1885 yılında "Tabes Dorsalis" üzerine yaptı.

1882'de Portsmouth'ta hekimliğe başladı. Mesleğinde ilk başlarda çok başarılı sayılmazdı; odasında hasta beklerken tekrar hikâyeler yazmaya başladı. İlk önemli eseri, 1887 yılında "Beeton's Christmas Annual"da basılmış olan "Kızıl Dosya" isimli hikâyeydi. Bu hikâye Sherlock Holmes'un ilk kez göründüğü hikâye olma özelliğini taşımaktadır ve karakter kısmen üniversitedeki profesörlerinden bir tanesi olan Joseph Bell'e benzemektedir. Sherlock Holmes'un göründüğü diğer hikâyeler Strand isimli dergide basılacaktı. Garip bir şekilde, İngiliz yazar Rudyard Kipling de başarılarından ötürü Conan Doyle'u kutladı ve "Acaba bu karakter arkadaşım Joe olabilir mi?" diye sordu. Joseph Bell'e olan benzerlik gözünden kaçmamıştı. Fakat Sherlock Holmes için, Bell'den çok, Edgar Allan Poe'nun karakteri C. Auguste Dupin'i model almıştı. Southsea şehrinde ikamet etmekteyken Portsmouth Futbol Kulübü adlı amatör bir futboltakımı için top koşturdu. 1885 yılında Louisa (veya Louise) Hawkins ile evlendi. "Touie" diye hitap ettiği Louisa vereme yakalandı ve 4 Temmuz 1906'da vefat etti. 1907'de, 1897 yılında tanışıp aşık olduğu fakat eşine olan sadakatinden dolayı hislerini açılamadığı Jean Leckie ile evlendi. Conan Doyle'un ikisi ilk eşinden, üçü ikinci eşinden toplam beş çocuğu oldu. 1890 yılında Conan Doyle Viyana'da göz üzerine araştırmalar yaptı; 1891'de optalmolog olarak Londra'da bir muayenehane açtı. Otobiyografisinde tek bir hastanın bile kapısına gelmediğini yazacaktı. Bu onun yazarlığa daha fazla zaman ayırmasına fırsat verdi; Kasım 1891'de annesine, "Holmes'u öldürmeyi düşünüyorum... Hikâye bitsin gitsin istiyorum. Aklımı daha iyi şeylerden çeliyor anne" diye yazacaktı. Annesi şöyle yazdı: "Sana nasıl uyuyorsa öyle yap, ama insanlar bunu pek hoş karşılamayacaktır." 1893'de, daha "önemli" eserlere (örneğin tarihi romanlarını yazmak için) öncelik vermek için böyle yaptı.

"Son Sorun" isimli hikâyede Holmes ve ezeli düşmanı Profesör Moriarty bir şelaleden birlikte düşerek ölüyorlardı. Karakterin ölmesine isyan eden okurları dinleyerek Sherlock'u tekrar hayata döndürdü; Holmes, "Boş Ev Macerası" isimli hikâyede geri dönüyordu, verilen açıklama ise sadece Moriarty'nin düştüğü, ama Holmes'un diğer tehlikeli düşmanları da olduğundan kendisini de ölmüş gibi gösterdiğiydi. Holmes toplamda 56 kısa hikâye ve 4 Conan Doyle romanında yer almaktadır (bu süreden sonra pek çok kez diğer yazarların hikâye ve kitaplarında da gözükmüştür).Güney Afrika'daki İkinci Boer Savaşı'nı takiben 20. yüzyılın başlarında, Birleşik Krallık'ın bölgede olan idaresine olan eleştirilere cevaben Conan Doyle, Krallık'ın Boer Savaşı'ndaki rolünü haklı çıkartan kısa bir kitapçık yazdı ve yayınladı. "The War in South Africa: Its Cause and Conduct (Güney Afrika'daki Savaş: Nedeni ve İdaresi)" isimli bu kitapçık pek çok dile çevrilecekti.

Conan Doyle, 1902 yılında şövalye ve Surrey'nin "Deputy Lieutenant" (Teğmen Vekili) olarak ilan edilmesinin nedeninin bu kitapçık olduğunu düşünmekteydi. 1900 yılında daha uzun bir kitap olan "Büyük Boer Savaşı" isimli kitabı da yazmıştı. 20. yüzyılın başlarında Sir Arthur Parlamento'ya iki kez aday oldu, dikkate değer oylar almış olsa da ikisinde de seçilemedi. Conan Doyle, başını gazeteci E. D. More ve diplomat Roger Casement'ın çektiği Kongo'nun Özgürleştirilmesi Kampanyası'na destek veriyordu. 1909 yılında Kongo'daki dehşeti yerden yere vurduğu "Kongo'daki Suç" adlı uzun bir kitapçık yazdı. Morel ve Casement ile arkadaş oldu, 1912 yılındaki "Kayıp Dünya" isimli kitabındaki başkarakterlerden ikisi için onlardan ilham alacaktı. İkisiyle de arkadaşlık bağları daha sonra koptu: Sol görüşleri olan Morel I. Dünya Savaşı sırasında pasifist hareketin liderlerinden biriydi; Casement ise İrlanda milliyetçiliğinden dolayı hapishanedeyken İngiltere'ye ihanet etmişti. Conan Doyle, Casement'ın delirmiş olduğunu söyleyerek onu * cezasından kurtarmaya çalıştı, fakat başarısız oldu.

Conan Doyle adaletin yılmaz bir savunucusuydu, iki davayı şahsen inceledi ve araştırdı. Sayesinde bu iki davada mahkûm edilmiş iki kişi salındı. İlk davanın sanığı 1906'da iddiaya göre tehdit dolu mektuplar yazan ve hayvanlara işkence yaptığı söylenen yarı-İngiliz, yarı-Hintli George Edalji isimli bir avukattı. Polis Edalji'yi hapse tıktı, hâlbuki hayvanların gördüğü işkence şüphelinin hapse girmesinden sonra da devam etmişti. Temyiz Mahkemesi'nde bu davadan çıkan karar 1907'de yürürlüğe girdiğinde Conan Doyle sadece George Edalji'ye yardım etmiş olmuyordu, çalışmaları adaletin başarısız olduğu diğer noktaları düzeltmekte de büyük rol oynadı. Julian Barnes'ın 2005'te yazdığı roman "Arthur & George"da Conan Doyle ve Edalji'nin hikâyesi kurgusal olarak anlatılmaktadır. İkinci davanın sanığı 1908'de Glasgow'da 82 yaşında bir kadını sopayla dövmekten içeride olan Alman Yahudi kumarhane işletmecisi Oscar Slater'dı. İddia makamının öne sürdüğü savdaki tutarsızlık ve birinin onu ispiyonlamış olduğu hissi Conan Doyle'da merak uyandırmıştı. 1906'da karısı Louisa'nın, ve oğlu Kingsley, kardeşi, iki kayınbiraderi ve iki yeğeninin I. Dünya Savaşı'nda *ünden sonra Conan Doyle bunalıma girdi. Ruhaniyet ve bu düşüncenin sağladığı *den sonra yaşamın güya bilimsel kanıtına destek vererek biraz huzur buluyordu. Kingsley Doyle, 1916'daki feci Somme Çarpışması sonrasında yara aldıktan sonra iyileşmekte olduğu sene, Ekim 1917'de zatürreden öldü. Baba Doyle Ruhaniyet ile öyle ilgilenmişti ki karakteri Profesör Challenger'ın bir romanı olan "Sis Diyarı" tamamen bu konu hakkındaydı. Bu dönemdeki hayatının garip örneklerinden bir tanesi de "Perilerin Gelişi" (1921) isimli kitaptı. Cottingley perileri fotoğraflarının gerçekliğine öylesine inanmıştı ki, bunlara ve ayrıca perilerin ve ruhların doğaları ve varlığı konusunda sunduğu teorilere kitabında yer verecekti.

Bu konuda yazmış olduğu yazılar kısa hikâye antolojilerinden biri olan Sherlock Holmes'un Maceraları'nın 1929'da Sovyetler Birliği'nde yasaklanmış olmasının nedenlerinden biriydi. Bu yasak daha sonra kalkacaktı. Rus aktör Vasili Livanov, Sherlock Holmes'u başarılı bir şekilde canlandırmasından dolayı İngiliz İmparatorluğu Nişanı'na layık görülecekti.

Conan Doyle bir süre Amerikalı sihirbaz Harry Houdini ile arkadaş oldu; 1920'de annesinin *ünden sonra Houdini de Ruhani hareketin öncü aleyhtarlarından biri olmuştu. Houdini, Ruhani medyumların numara yaptığında ısrarcı olmasına rağmen, Conan Doyle Houdini'nin kendisinin de doğaüstü güçlere sahip olduğunu düşünmekteydi; bu görüşünü "The Edge of the Unknown" isimli kitabında yazacaktı. Houdini, yaptıklarının alt tarafı sihirbazlık numarası olduğuna Conan Doyle'u ikna edemedi. Bu da iki arkadaş arasında herkesin bildiği buruk bir uzaklaşmaya neden oldu. Doyle, Houdini başparmağını çıkarıp tekrar yerine koyduğunda şaşkınlığına engel olamamıştı.

7 Temmuz 1930'da Conan Doyle aile bahçesinde elini göğsüne bastırmış bir şekilde bulundu. Hemen sonra kalp krizinden öldü ve New Forest, Hampshire, İngiltere'de Minstead'deki kilise bahçesine gömüldü. Son sözlerini karısına söylemişti: "Sen harikasın." Mezar taşında şu sözler yazar

STEEL TRUE (YAMAN ÇELİK)

BLADE STRAIGHT (KESKİN BIÇAK)

ARTHUR CONAN DOYLE

ŞÖVALYE

VATANSEVER, DOKTOR VE EDEBİYATÇI

Bir şair / Bir şiir

GÜLTEN AKIN

İlkyaz

Ah, kimselerin vakti yok

Durup ince şeyleri anlamaya

Kalın fırçalarını kullanarak geçiyorlar

Evler çocuklar mezarlar çizerek dünyaya

Yitenler olduğu görülüyor bir türküyü açtılar mı?

Bakıp kapatıyorlar

Geceye giriyor türküler ve ince şeyler

“Memelerinde biraz irin, biraz balık ve biraz gözyaşı

Bir dev oluyorsun deniz deniz deniz

Sisin dere ağızlarından sokulup akşamları

Fındıklarımızı basıyor

Neyleriz kararan tomurcukları

Çocuklarımıza yalvarıyoruz: Aç durun biraz

Hakkında

Doğum: 23 Ocak 1933, Yozgat / ölüm tarihi ve yeri: 4 Kasım 2015, Ankara

Ortaöğrenimini Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi 'nde tamamladı. 1955'te Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. 1956'da Yaşar Can Koçak’la evlendi. Beş çocuk büyüttü. 1958-1972 arasında kaymakam olan eşinin görevi nedeniyle Anadolu'nun çeşitli ilçelerinde yaşadı. Gevaş, Alucra, Gerze, Saray ilçelerinde ve Kahramanmaraş'ta yardımcı avukatlık, avukatlık ve öğretmenlik yaptı.

1972'de Ankara'ya yerleşerek Türk Dil Kurumu Derleme ve Tarama Kolu'nda çalıştı. Kültür Bakanlığı Yayın Danışma Kurulu üyeliğinde bulundu. Demokratik kitle örgütlerinin yeniden kuruluşu çalışmalarına katıldı. İnsan Hakları Derneği, Halkevleri, Dil Derneği gibi örgütlerde kurucu ve yönetici olarak görev aldı.

Son Haber gazetesinde ilk şiiri 1951'de yayımlandı. Ardından Hisar, Varlık, Yeditepe, Türk Dili, Mülkiye gibi dergilerde çıktı. Başlarda şiirlerinin konusu doğa, aşk, ayrılık, özlem iken, daha sonraları ise toplumsal sorunlar ağır bastı. 1980 öncesinde halkın yaşadıkları, onun da hayatına ve şiirine yansıdı. Daha sonraki şiirlerinde toplumsal sorunlara yöneldi. Gezip gördüğü yerlerden aldığı esinle zenginleşen ve coşkulu bir insan sevgisiyle yoğrulan şiiri, toplumsal sorunları, yaşam-halk ilişkisini öne çıkardı.

Şiirlerinde büyük ölçütü folklor öğelerinden yararlandı. Şiir üzerine yazılarını bir araya getiren "Şiiri Düzde Kuşatmak" (1983) kitabında, halk kaynağına inme isteğini, "Halkta var olan öz ve biçimi diyalektik olarak yükseltmek, şiiri yükseltirken halkın yaşamının ve yaşam biçimlerinin yükselmesine yardımcı olmak" sözleriyle açıklar. Şiirleri pek çok dile çevrildi ve kırktan fazla şiiri bestelendi. Bestelenen şiirlerinden biri, Sezen Aksu'nun 1993 tarihli albümüne adını veren Deli Kızın Türküsüdür.

Dipnotum

Okumada Kolaycılık (1)

Yıllardır kolay okumaya, okuduğumuzu kolay anlamaya alıştırıldık. Çetin düşünce çizgilerine, duygunun öfke öfke konuşan sesine dayanamayan rahat kalıplarımızı korumak için, beynimizi yokuşa süren ve yüreğimizi patlatırcasına sarsan her yazıyı geri çevirdik, soyutlukla ve öfkecilikle suçladık. Sığ bir açıklığı, parıltısız bir aydınlığa, yetiştirici karmaşıklığa, doyurucu inceliğe yeğ tuttuk. 1960’lardan sonra hızla yayılan çeviri akımı, bu alışkanlığı birçok bilim dallarında söküp attı; ama edebiyatta, bu uyuşturucu yöntemin etkileri hala sürüyor ve kimi tükenmiş çevrelerce, yeteneksiz kişilerce, özellikle sürdürülmeye çalışılıyor.

(… Devamı yarın…)

TARİHTE BUGÜN ÖNEMLİ OLAYLAR

* 1916 - Güney Karolina'da fabrika ve madenlerde çalıştırılabilecek çocuk işçiler için en düşük yaş sınırı 12'den 14'e yükseltildi.

* 1924 - İstanbul'da Halife Abdülmecid Efendi, son selamlık törenine çıktı.

* 1940 - II. Dünya Savaşı nedeniyle Berkeley'de (Kaliforniya) düzenlenen bir törenle, Ernest Lawrence, Nobel Fizik Ödülü'nü İsveç'in San Francisco büyükelçisinin elinden aldı.

* 1960 - Fas'ta deprem: 3000'den fazla kişi öldü.

* 1964 - Sidney'de Avustralyalı yüzücü Dawn Fraser 100 m serbest stilde 58.9 saniye ile dünya rekoru kırdı.

* 1972 - Tıp tarihçisi, cerrah Ordinaryüs Prof. Dr. Kazım İsmail Gürkan İstanbul'da öldü.

* 1976 - Ajda Pekkan, Fransız televizyonunda Enrico Macias ile şarkı söyledi.

* 1980 - Sadece 29 Şubat günlerinde yayımlanan La Bougie du Sapeur gazetesinin ilk sayısı çıktı.

* 1984 - Kamu tesislerin satılabilmesine olanak veren yasa kabul edildi.

* 1984 - Yaklaşık 60.000 öğrenciyi kapsayan af tasarısı Mecliste benimsendi.

* 1988 - Güney Afrikalı Desmond Tutu 100 din adamı ile birlikte Cape Town'da tutuklandı.

* 1996 - Peru havayollarına ait Boeing 737 tipi bir yolcu uçağı And Dağları'na düştü: 123 kişi öldü.

* 2000 - AKUT üyesi İskender Iğdır, 4900 metreden uçuruma düşerek öldü.

* 2004 - Haiti devlet başkanı Jean-Bertrand Aristide çıkan isyanlar nedeniyle istifa etti.

TARİHTE BUGÜN DOĞANLAR

* 1782 - Daniel François Auber, Fransız besteci (ö. 1871)

* 1792 - Gioacchino Antonio Rossini, İtalyan besteci (ö. 1868)

* 1860 - Herman Hollerith, ABD'li istatistikçi (ö. 1929)

* 1896 - Morarji Desai, Hindistan'ın 6. başbakanı (ö. 1995)

* 1908 - Balthus, Ressam

* 1940 - I. Bartholomeos Fener Rum Patriği

* 1960 - Richard Ramírez, Kaliforniya'da * sırasının gelmesini bekleyen idam mahkûmu seri katil.

* 1960 - Cheb Khaled, Cezayirli şarkıcı

* 1972 - Nejat İşler, Türk sinema ve tiyatro oyuncusu

* 1972 - Pierre Kerécs, Macar şarkıcı

* 1980 - Çağdaş Atan, Türk futbolcu.

TARİHTE BUGÜN ARAMIZDAN AYRILANLAR

* 1592 - Alessandro Striggio, İtalyan kompozitör (d. 1540)

* 1604 - John Whitgift, Canterbury Başpiskoposu (d. 1530)

* 1740 - Pietro Ottoboni, İtalyan kardinal (d. 1667)

* 1744 - John Theophilus Desaguliers, Fransız filozof (d. 1683)

* 1820 - Johann Joachim Eschenburg, Alman edebiyat eleştirmeni (d. 1743)

* 1940 - Edward Frederic Benson, İngiliz yazar (d. 1867)

* 1944 - Pehr Evind Svinhufvud, Finlandiya Devlet Başkanı (d. 1861)

* 1956 - Elpidio Quirino, Filipinler Devlet Başkanı (d. 1890)

* 1968 - Tore Ørjasæter, Norveçli şair (d. 1886)

* 1980 - Gil Elvgren, Amerikalı oyuncu (d. 1914)

* 1992 - Ruth Pitter, İngiliz şair (d. 1897)

* 2000 - İskender Iğdır, AKUT üyesi (d. 9 Ocak 1968)

* 2004 - Jerome Lawrence, Amerikalı oyun yazarı (d. 1915)

* 2012 - Celal Hafifbilek, Türk yazar (d. 1930)

www.HaberHürriyeti.com / Mustafa Gökçek

9

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi