Ömrü İki Ay Bile Sürmeyen Türk Devleti

Ömrü İki Ay Bile Sürmeyen Türk Devleti

Dünya üzerinde kurulmuş öyle devletler vardır ki asırlar süreni de, ömrü kısacık sürenleri, aylarla ifade edilenleri de vardır…

Bu devletle arasında bir de Türk devleti denemesi vardır.

ÖMRÜ KISA SÜRDÜ…

II. Abdülhamit’i devirerek iktidara gelen “İttihat ve Terakki” yönetimi, Balkan devletleri arasındaki en büyük problem olan “Kiliseler Meselesini” 1911 yılında bir kanunla çözmüştü. Balkan devletlerinin bir arada hareket etmelerini engelleyen din meselesi ortadan kalkınca; Karadağ, Sırbistan, Yunanistan ve Bulgaristan 8 Ekim 1912’de Osmanlıya savaş ilan ederler.

İttihat ve Terakkiciler Balkan Savaşından yenik çıkan Osmanlı yönetimine karşı 23 Ocak 1913’te “Bab-ı Ali Baskını” ile darbe yapıp yönetimi ele geçirmişlerdi. Fakat Osmanlı yönetiminin yenilmişliğini anlaşma ile pekiştirmeleri üzerine prestij kaybına uğrayan İttihat ve Terakkinin, çareler ararken eline bir fırsat geçer. Birinci Balkan Savaşında Osmanlıya karşı başarı kazanan Balkan devletleri, elde ettikleri toprakları aralarında paylaşamamışlar, bu yüzden birbirlerine saldırılar başlamıştı.

Osmanlı, Balkan Devletlerinin kendi aralarındaki bu kargaşadan yararlanıp, Edirne’yi geri alır. Avrupa’nın baskısı yüzünden Meriç’ten ileri de gidememiştir. Ancak Osmanlı İmparatorluğunun asıl topraklarından “Batı Trakya” işgal altındadır. Bulgarların bölgede katliamlara başlamasıyla, Avrupa’da kulislere başlamış, sorunun çözümlenmesi yönünde bir gayret içinde olmuştur. Osmanlı yönetimi de olaylara müdahale kararı alır.

BATI TRAKYA DEVLETİ KURULUYOR…

Teşkilatı Mahsusa yöneticilerinden Kuşçubaşı Eşref Bey’in 115 kişilik özel bir birlik ile bölgeye geçmesine kararı verilir. Türk askerleri bölgeye gittiklerinde, Bulgarların Ortaköy’de yaptığı katliamda yüzlerce Türk cesediyle karşılaşırlar. Ortaköy katliamını yapan 1200 kişilik “Domuzciyef çetesi” bu birliğimizce bulunup imha edilir. Bölge halkının desteği ile iyice güçlenen Türk birliği bölgedeki diğer Bulgar çetelerini de bularak temizler.

Bölgedeki Türk faaliyetlerinden rahatsız olan Avrupa Devletleri, Osmanlı’ya baskı yapınca bu baskı nedeniyle bölgedeki Türk birliği geri çağırılır. Ancak Eşref Bey komutasındaki Türk birlikleri bu teklifi kabul etmez. Bununla da kalmayıp, Osmanlıyla tüm bağlarını kopardıklarını bildirerek 31 Ağustos 1913 tarihinde “Batı Trakya Devletini” ilan ederler.

PARASI, PULU, BAYRAĞI, ULUSAL MARŞI VAR…

Hazırlıklar da yapılmıştır. Bağımsız bir devletin gereği olan bayrağı vardır, hatta para bile basarlar. Bununla da yetinmezler ve yeni devlet Yunan ve Bulgar posta pullarını geçersiz sayarak kendi pullarını da basarlar.

Ömrü İki Ay Bile Sürmeyen Türk Devleti

Batı Trakya Türk Devleti Bayrağı

Bayraktaki;

Siyah: Balkanlardaki zulmü,

Yeşil: İslam’ı,

Ay Yıldız da: Türklüğü temsil etmektedir.

Batı Trakya Bağımsız Hükûmetinin ulusal marşını ise Süleyman Askeri Bey, Dedeağaç'ta yazmıştır.

Ulusal Marşı:

“Ey Batı Trakyalı asil Türk çocuğu ne mutlu sana,

Sen hayat verdin kanınla millî kurtuluş savaşına.

Yüce kahramanlığın nakşedildi cihanın her yanına,

Selam duruyor milletler senin şu millî bayrağına.

Bastığın şu yerler senin şanlı şehitlerinle dolu.

Düşmanlar taciz edemez yüce kahramanların ruhunu.

Şanlı şehitlerin sarılmış kurtuluş bayrağına,

Bu ne ulvi şereftir gömülmek ecdad toprağına.

Yurtta hürriyetin, istiklâlin rüzgârı esiyor,

Kahraman mücahitler şu pis esareti deviriyor.

Bu şanlı millî istiklâl savaşından asla dönülmez!

Karşımıza çelik ordular da çıksa, bizi ürkütemez!

Biz, millî istiklâl için Meriç’i, Karasu’yu aştık,

Bütün müstevlileri ezerek, yenerek hedefe ulaştık.

Balkanlarda şanlı bir cumhuriyet çığırını açtık,

İlk defa hürriyet meş’alesini biz yaktık.

Bu bayrak dalgalanacak, cumhuriyet yaşayacak!

Karşımızdaki düşmanlar bizden ürküp kaçacak!

Binlerce yıl hür yaşayan bir milletin torunlarıyız,

Şu steplerin kurdu, arslanı, göklerin kartalıyız.

Mücahitlerin hamlesi her zaman fırtınalar andırır,

Savaşta heybetimizin dehşetinden düşmanlar bayılır.

Batı Trakya Cumhuriyeti yaşayacak, yaşayacak!

Terakkimizin karşısında milletler şaşıracak!

Ey şirin Batı Trakya!... İşte nihayet esaretten kurtuldun,

Ey düşmanlar!... Sanmayın savaşlardan bu millet yorgun.

Cumhuriyetin yüce bayrağı her an bu yurtta dalgalanacak,

Şu bütün Batı Trakyalılar kıyamete kadar hür yaşayacak!”

Bu kısa süreli ömründe Hükûmet bütün bölgede teşkilatını kurar ve 30.000 kişilik bir de savunma gücü oluşturur. Ülkenin sınırları belirlenir, bağımsız devletin sembolü olan ay yıldızlı, yeşil, beyaz bayrağı resmi binalara çeker, bütçesini hazırlar, pasaport uygulamasına bile geçer.

Bu arada Osmanlı yasa ve tüzükleri aynen kabul edilerek davalara da “Garbi Trakya Adliyesi” bakmaya başlamıştır. Selanik doğumlu bir Yahudi olan Emanuel Karasu (Carasso) tarafından resmi bir haber ajansı kurulmuş; Fransızca ve Türkçe olarak Müstakil-Indépendant adında bir gazete de çıkarılmıştır.

AVRUPA TANIMADIĞI İÇİN OSMANLI DA TANIMADI…

Bağımsız bir devletin gereklerini yerine getirmiş olan bu Türk devleti Avrupa devletleri tarafından tanınmadığı gibi Osmanlı tarafından da tanınmamıştır. Bu karmaşa içinde özellikle Rusya’nın tehditleri yüzünden 29 Eylül 1913 tarihinde yapılan İstanbul antlaşması ile Batı Trakya toprakları Bulgaristan’a verilir. Ancak, yeni kurulan bu devlet, antlaşmaya karşı direnir. Zor günler başlamıştır…

Ekim 1913 başlarında Osmanlı Devleti Batı Trakya Bağımsız Hükûmetinin Bulgarlara direnişi bırakması için Miralay Cemal Bey'i bölgeye gönderir. Destek de göremeyen "Batı Trakya Bağımsız Hükûmetinin toprakları, General Lazarof komutasındaki Bulgar kuvvetlerince tamamen işgal edilir, sonunda da kaybeder.

Böylece çok büyük emeklerle kurulan Batı Trakya Türk Devleti'nin ömrü 2 ay bile süremeden “En kısa ömürlü Türk Devleti” olarak tarihteki yerini almış olur.

Devlet kurmak devlet yıkmaktan daha zordur.

Bu nedenle;

Kurucumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına bu ülkenin yurttaşı olan herkesin minnet ve şükran borcu vardır.

Densiz ve hainlere karşı sessiz kalmakla onları cesaretlendirip, ihanete ortak olmuş oluruz.

Kaynaklar:

1 http://blog.milliyet.com.tr

2 Vikipedi, özgür ansiklopedi

Refazettin Çığır / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Refazettin Çığır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.

01

Adnan Özer - Hocam çok teşekkür ederim. Elinize sağlık. Yazınız çok ilgimi çekti. Devamını dilerim. Saygılarımla.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 21 Şubat 11:07


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi