Günün İçinden – 19.02.2024

Günün İçinden – 19.02.2024

Güzel bir gün, günler, haftalar tüm neşeyle sizlerin yanında olması dileğimle günaydın…

Tebessüm;

ŞAKA YAPIYORSUN

Adamın biri iş başvurusunda bulunmuş.

Görüşmeye çağırmışlar; görüşme esnasında yönetici sormuş;

– Peki, beklentilerin ne? Seni ne tatmin eder?

Arkadaş saymaya başlamış;

– Öncelikli olarak bir araba istiyorum, ayrıca şu anda bulunduğum dairenin kirası biraz fazla onu da şirketin karşılaması iyi olur, maaş olarak da 3000 dolardan aşağı çalışmam…

Şirket yöneticisi, dinler ve

– Biz sana son model bir Cherokee ve Tarabya’da bir villa vereceğiz, ayrıca bizim bu pozisyonumuz için planladığımız maaş 6000 dolardı, demiş.

Bizim elemanın gözleri fırlamış;

– Şaka yapıyorsunuz, demiş.

Şirket yöneticisi yapıştırmış;

– Önce siz başlattınız…

Yorum

Ölüm denemez (1)

Yeni Anayasa taslağı kafaları çok karıştırdı ama bir de yararı oldu. Kimin gerçekten özgürlükçü olduğunu kimin özgürlük adına şeriat düzeni avukatlığına soyunduğunu ortaya çıkardı. Özellikle “Türkiye bu gidişle Malezyalaşır mı?” tartışmaları “turnusol kâğıdı” görevi yaptı. Çünkü türbana özgürlük isteyenler, uzun vadede “şeriat despotizmine” destek verir hale düştüler.

Somut durum şu… “Özgürlükçü” geçinenler, yeni anayasa taslağındaki örneğin “Kılık kıyafetinden dolayı hiç kime yükseköğretim hakkından mahrum bırakılamaz” diyen öneriyi demokratikleşmenin gereği olarak savunuyorlar. Onlara göre amaç çok masum. Türban yasağı yüzünden mağdur olan genç kızlara özgürlükleri verilecek ve olay bitecek!

(devamını yarın yazacağım…)

Bir yazar / Bir öykü

ALBERT CAMUS

Hakkında

20. yüzyılın en güçlü Cezayirli yazarlarından biri olan Albert Camus, 1913'te Cezayir'in Mondovi kasabasında doğdu.

Yoksul bir aileden gelen Camus'nün babası bir Alsaslı, annesi ise İspanyol'du. I. Dünya Savaşı sırasında, 1914'te babasını kaybetti. Annesi evlerde hizmetçilik yaparak oğlunu okutmaya çalıştı. Ancak Camus, daha bağımsız bir hayat sürebilmek için evinden ayrıldı. 1923'te liseye, ardından da Cezayir Üniversitesi'ne kabul edildi. Üniversite eğitimi sırasında sağlığı bozuldu ve 1930'da vereme yakalandı. Hastalığı yüzünden üniversite takımının kaleciliğini bırakmak zorunda kaldı. Bundan sonra çeşitli işlerde çalışmaya başlayan Camus, felsefe eğitimini ancak 1936'da tamamlayabildi. Varoluşçuluk ile ilgilenmiştir ve absürdizm akımının öncülerinden biri olarak tanınır; fakat Camus kendini herhangi bir akımın filozofu olarak görmediğinden, kendini bir "varoluşçu" ya da "absürdist" olarak tanımlamaz. 1957'de Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanarak, Rudyard Kipling'den sonra bu ödülü kazanan en genç yazar olmuştur. Ödülü aldıktan 3 yıl sonra bir trafik kazasında hayatını kaybetmiştir.

1934'te Fransız Komünist Partisi'ne katıldı. Bu hareketinin kaynağı, Marksist-Leninist öğretisine (doktrinine) desteğinden ziyade, İspanya'da daha sonra iç savaşla sonuçlanacak politik duruma duyduğu kaygıydı. Ancak üç yıl sonra, Troçkist suçlamasıyla partiden atıldı. Camus 1934'te Simone Hie'yle evlendi. Simone bir morfin bağımlısıydı ve Camus'yle evlilikleri, Simone'nun sadakatsizliğine bağlı olarak son buldu. 1935'te "İşçinin Tiyatrosu"nu (Théâtre du Travail) kurdu fakat bu tiyatro 1939'da kapandı. Aynı yıl, verem hastası olduğundan Fransa ordusuna kabul edilmedi.

1940'ta piyanist ve matematikçi Francine Faure ile evlendi ve 5 Eylül 1945'te Catherine ve Jean adlarında ikiz çocukları oldu. Aynı yıl Paris-Soir dergisi için çalışmaya başladı. Daha henüz "Sahte Savaş" olarak adlandırılan II. Dünya Savaşı'nın ilk zamanlarında bir pasifist olarak kaldı. Ancak bu tutumu Paris'in Alman ordusu tarafından işgali ve 1941'de, komünist gazeteci Gabriel Péri'nin gözleri önünde idam edilmesiyle değişti ve onun da başkaldırmasına neden oldu. Paris-Soir ekibiyle Bordeaux'ya gitti ve aynı yıl ilk kitapları olan "Yabancı" ve "Sisifos Söylencesi"ni tamamladı. Camus, Bordeaux'yu 1942'de terk edip Cezayir'in Oran şehrine gitti ve ardından Paris'e döndü.

Edebiyat kariyeri

Camus II. Dünya Savaşı sırasında Nazilere karşı oluşmuş Fransız Direnişi’ ne katıldı ve bu direnişin bir parçası olarak "Combat" adında bir gazete yayımlamaya başladı. 1943'te gazetenin editörü oldu; fakat 1947'de "Combat" ticari bir gazete olunca buradan ayrıldı. Jean-Paul Sartre ile tanışması burada gerçekleşmiştir. Savaştan sonra, Sartre ve Beauvoir gibi kişilerin buluştuğu Boulevard Saint-Germain'deki Café de Flore'u ziyaret etmeye başladı. Bu yıllarda, aynı zamanda Amerika'yı turlayarak Fransız varoluşçuluğu hakkında dersler verdi. Politik olarak sol görüşlere yatkın olmasına rağmen komünizme karşı çıkması, ona komünist partilerde arkadaş kazandırmadığı gibi Sartre'dan da uzaklaştırdı.

Camus, 1949'da vereminin tekrarlaması yüzünden iki yıl inzivaya çekildi ve "Başkaldıran İnsan"ı yayımladı. Bu kitap, Fransa'daki birçok sol görüşe sahip arkadaşı ve özellikle de Sartre tarafından hoş karşılanmadı ve Sartre'la bütünüyle yollarını ayırdı. Kitabının tatsız yorumlarla karşılanması Camus’u kitap yazmaktan tiyatro oyunları çevirmeye itti.

Camus, 1950'lerde kendini insan haklarına adadı. 1952'de Birleşmiş Milletler, Francisco Franco diktatörlüğündeki İspanya'yı üye olarak kabul edince UNESCO'daki çalışmalarını durdurdu ve kurumdan ayrıldı. Ayaklanmalarda insan dışı bir sertlik kullanan Sovyet metotlarını eleştirdi.

Pasifistliğini koruyan Camus, İdam cezasına karşı savaşını sürdürdü.

Veba (Konusu);

Camus adı çoğu okur için Yabancı romanıyla özdeşleşir. Ancak yazarın en önemli yapıtı aslında "Veba"dır. Keskin bir gözlem gücünün desteklediği arı bir bilinçle Veba, yalnızca çağımızın değil, tüm insanlık tarihinin ortak bir sorununa değinir: Felaketin yazgıya dönüşmesi. Camus’ nün hiçbir yapıtında böyle acı bir yazgı, böylesine şiirsel bir dille ele alınmamıştır. "Veba", insanın ve ışığın şiiridir. Bu şiirde renkler alabildiğine koyu, ancak yazarın sesi o denli umut doludur. Beklenmedik bir boyuta ulaşan veba salgını tüm Oranlıları ilkin umutsuzluğa boğar, ardından Doktor Rieux, Tarron ve Grand'ın gösterdikleri dayanışma örneği, başta yetkililer olmak üzere herkese bir güç ve umut kaynağı olur...

Bir şair / Bir şiir;

YILMAZ ODABAŞI

Bir Nehrin Tükenişi

Hasretin kan çanağı gözlerinde oturuyorsun;

Seni soruyorum

Hiçbir şey bilmiyorsun…

Hep bir çağlayan gibi senin sevdana aktım;

Sen ise sularını kaçıran bir nehir gibi uzaktın...

Tükenişi bir aşkın,

Bir nehrin tükenişine benzer.

Ne deniz olabildin,

Ne nehir kalabildin...

Kendin ol, kendin ol…

Sen buysan başkası ol!

Buysan kederden öleceğim,

Başkası olursan de kimi seveceğim?

/Ne Diyarbakır anladı beni ne de sen;

Oysa ne çok sevdim ikinizi de bir bilsen.../

Hakkında

Yılmaz Odabaşı, ilköğrenimini Diyarbakır, Ankara, Kayseri ve Gaziantep illerinde, lise öğrenimini Diyarbakır'da Diyarbakır Lisesi'nde tamamladı. 1970'lerin sonunda dönemin öğrenci eylemlerinde aktif rol aldı. 1980'de İzmir Hukuk Fakültesi'nde öğrenimine başladıktan sonra 12 Eylül Darbesi ile tutuklandı ve Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde bir yıl hapis yattı. Yazko Somut gazetesinde ve Nitelik, Yamaç, Yarın, Dönem, Oluşum gibi dergilerde yazılar yazdı. 1984'te İlk şiir kitabı toplatıldı. Bu esnada kısa süreli tutuklandı. Salıverilmesinin ardından Gökyüzü, Yeni Olgu, Dönem, Ortaklaşa, Oluşum, Yarın dergilerinde yazdı. 1985'te Diyarbakır'a dönen ve ilk şiir kitabını tekrar yazan şair, kitabını 1985'te yayınlattı. Aynı dönemde Diyarbakır'da Aydınlar Dilekçesini imzaya açtı ve İHD'nin kuruluş çalışmalarına katıldı.

Yılmaz Odabaşı, yazdığı ilk yıllardan itibaren şiirimizde 80 kuşağının özgün, sevilen ve yaygın okunan şairlerinin başında yer aldı. Şiirleri en çok bestelenen bir şair olarak da anıldı. Ahmed Arif'in epik ve dağlı sesi ile Attila İlhan'ın kentli lirizminin birleşimi sayılabilecek yalın ama imgesel yoğunluklu şiirleri, 1980'lerden 2000'li yıllara dek genç kuşak şiir okurları üzerinde büyük bir etki oluşturdu.

Odabaşı, 1981'de kısa bir süre Akajans'ta çalıştı. 1986'da UBA(Ulusal Basın Ajansı) Diyarbakır temsilciliği,1987 yılında Ortadoğu Haber Ajansı haber müdürlüğü yaptı. 1992 yılında 2000'e Doğru dergisinin Diyarbakır büro şefliği ve Turkish Daily News gazetesinin güneydoğu temsilciliğini yaptı. 1991 ve 96'da iki kez Adana Altın Koza Film Öyküsü Ödülü'nü,92'de Petrol-İş Sendikası Şiir Yarışması 2.'lik ödülünü ve Cahit Sıtkı Tarancı şiir ödüllerini kazandı. 1993 yılında Aydınlık gazetesinin Diyarbakır temsilciliği ve köşe yazarlığını yaptı. 1994 yılında Yargıtay tarafından on aylık hapis cezasının infazını Ankara Ulucanlar Cezaevi]] ve daha sonra aktarıldığı Ankara Haymana Kapalı Cezaevi'nde tamamladı. 1994'te Çağdaş Gazeteciler Derneği'nin "Yılın Gazetecisi" ödülünü, 1995'te Sabri "Altınel Şiir Ödülü"nü, 1999'da Orhon Murat Arıburnu Şiir Özel Ödülü'nü, 1991 ve 99'da İki kez Human Rght Watch (New york) "baskıya karşı cesaret" ödülü, 1996'DA PEN Onat Kutlar Film Öyküsü ödülü ve İsveç PEN onur ödülünü kazandı.

1993-94'te günlük Aydınlık, 1995'te Siyah Beyaz Gazetesi'nde köşe yazıları yazdı. Daha sonra Cumhuriyet Gazetesi ve ekler (96-99) , Radikal (1998) ve Radikal İki Eki'nde ve Birgün Gazetesi'nde (2004) yazdı.

Şiirleri ve şiir üzerine eleştirileri Varlık, Günümüzde Kitaplar, Yeni Düşün, Broy, Gösteri, Edebiyat ve Eleştiri gibi çok sayıda dergide yayınlandı. 1998 yılında bir yazısı, 2000 yılında bir kitabı nedeniyle 1.5 yıl ay hapis cezasına çarptırıldı ve 1999'da mahkûmiyeti nedeniyle Bursa E Tipi Cezaevi'nde, 2000'de Tekirdağ Saray Kapalı Cezaevi'nde yattı. Cezaevi'nden çıkınca Orhan Murat Arıburnu Şiir Özel Ödülü'nü, İsveç PEN Onur Üyeliği ve Human Wright Watch (New York) "Baskıya Karşı Cesaret Ödülü"nü kazandı. 2000 yılından sonra ödüllere katılmadı. Mahkûmiyetleri nedeniyle AİHM'de açtığı davayı 2005 yılında kazandı. 2000 yılında Ey Hayat adlı şiir kitabı yayınlandı. Ey Hayat, sanatçı Onur Akın'ın albümüne de ad verdi. Bir süre Ahmet Kaya ile çalışan Odabaşı'nın kırk kadar şiiri başta Ahmet Kaya olmak üzere (Yakarım Geceleri, Diyarbakır Hasreti, Dağlarda Ölmek İsterim gibi şarkılar) , Onur Akın, Edip Akbayram, Grup Yorum, İlkay Akkaya, Ferhat Tunç, Metin Yılmaz, Sevcan Orhan, Suavi, Hayko Cepkin, Cevdet Bağca gibi sanatçılar tarafından yorumlandı. Şiirleri Farsça, İngilizce, Almanca, Fransızca, Kürtçe gibi pek çok dile çevrildi. Şiirlerinin İngilizce çevirilerinden oluşan "Everything But You" adlı şiir kitabı, Munster Literatüre Centre adlı yayın kurumu tarafından ( Avrupa Konseyi sponsorluğunda) yayınlandı. 2015 yılında şiirlerinden yapılmış bir seçkiden oluşan kitabı ise İran Tahran'da yayınlandı

2004 yılında "Şarkısı Beyaz" adlı ilk romanı çıktı. 2005 yılında "Sakla Yamalarını Kalbim" adlı seçilmiş şiirlerinden oluşan derleme, 50.000 bin adet basıldı. Halen Nazım Hikmet Vakfı'nın yönetim kurulu üyesidir. 2004-2012 yılları arasında yeni kitap yayınlamadı, biten kitaplarının yeni baskılarını yapmadı. 2013 yılında "Hayatın Düşlere Borcu Var" adlı kitabıyla ve on iki yıl aradan sonra yayınladığı "Bana Yasak Sözler Söyle" adlı yeni şiir kitabıyla yayın-edebiyat dünyasına geri döndü. 2015'te bütün şiirlerini "Her Ömür Kendi Gençliğinden Vurulur" (1.cilt) ve Feride (2.cilt) adlı kitaplarında topladı topladı.

Dipnotum

Dört Temel Kavram (1)

(bireysel-bireyci, toplumsal-toplumcu)

Her şiir bir öznenin, bir kişiliğin ürünüdür; belirli bir bireye özgü nitelikleri yansıtır; bireyin kendine özgünlüğünün damgasını taşır. Bir şiir her şeyden önce, başkalarından ayrılan tek bir kişiyi, belirli bir özneyi, yani şimdi ve burada olan bir bireyi yansıttığı için şiirdir. Bu bakımdan şiir, tabiatı gereği bireyle ilgilidir, bireye aittir, yani bireyseldir. Şiir olan her şiir böyledir, böyle olmak zorundadır, çünkü bunun tersini düşünmek, kişiliksiz şeylere de şiir diyebilme olanağını verir bize. Oysa sanat eseri, bir kişinin ürünüdür. İmeceyle eser yapıldığı henüz görülmemiştir.

Belirli bir kişiliğin ürünü olan her şiir, hangi dünya görüşünü yansıtırsa yansıtsın, üretildiği çağın ve ortamın bir yansımasıdır.

(Yarın…)

TARİHTE BUGÜN ÖNEMLİ OLAYLAR

* 1411 - 'The First Peace of Thorn (Birinci Thorn Barışı) Polonya Litvanya ve Cermen aralarındaki savaşın bitmesiyle imzalandı.

* 1600 - Peru'daki Huaynaputina yanardağı Güney Amerika tarihindeki en şiddetli patlamayla püskürdü.

* 1807 - ABD eski başkan yardımcısı Aaron Burr vatana ihanet iddiasıyla tutuklandı.

* 1861 - Rusya'da toprağa bağlı kölelik yasaklandı.

* 1878 - Thomas Edison fonografın patentini aldı.

* 1881 - Kansas'ta tüm alkollü içecekler yasaklandı.

* 1913 - Pedro Lascuráin saat 17:15'te Meksika'nın 34. bakanı oldu, saat 18:00'de ise istifa etti.

* 1915 - I. Dünya Savaşı: Gelibolu muharebeleri başladı.

* 1915 - İtilaf devletleri'nin Çanakkale'ye denizden yaptıkları saldırı püskürtüldü.

* 1918 - Çayırlı'nın (Erzincan) düşman işgalinden kurtuluşu.

* 1925 - Telsiz tesisi hakkındaki kanun çıktı. Türkiye'de radyonun kurulması TBMM'de kabul edildi.

* 1928 - Amacı yoksul kadınlara yardım etmek olan "Himaye-i Etfal Kadın Yardım Cemiyeti" kuruldu. Cemiyetin adı 1938'de Yardım Sevenler Derneği olarak değiştirildi. Mevhibe İnönü derneğin fahri başkanıydı.

* 1932 - Halkevleri kuruldu. 1951'de Demokrat Parti hükümeti tarafından kapatıldı.

* 1945 - II. Dünya Savaşı: Iwo Jima Muharebesi. Yaklaşık 30.000 ABD askeri Batı Pasifik'teki Iwo Jima adasına çıktı. Japon ordusunun şiddetli direnişi ile karşılaşan ABD birlikleri adada kontrolü ancak bir ay sonra sağlayabildiler.

* 1947 - İstanbul'da et giderek pahalılaşıyor İstanbul Belediyesi halkı et boykotuna çağırdı.

* 1956 - Türkiye-Macaristan milli futbol maçı Mithatpaşa Stadı'nda oynandı. Türkiye Macaristan'ı 3-1 yendi.

* 1957 - Türk Ordusu'nun ilk kadın doktor subayı Sema Aran göreve başladı.

* 1959 - Londra Konferansı sona erdi. İngiltere Kıbrıs'ın bağımsızlığını tanıdı. İngiltere, Türkiye ve Yunanistan, Kıbrıs'ta garantör devlet oldu. Bağımsızlığın resmi olarak ilan edilmesi 16 Ağustos 1960'da oldu.

* 1972 - Güvenlik güçleri, sabaha karşı Fındıkzade ve Arnavutköy'de operasyonlar düzenledi. Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C ) üyesi Ulaş Bardakçı öldürüldü.

* 1975 - Devlet Sinema Televizyon Enstitüsü kuruldu.

* 1978 - Larnaka uluslararası havaalanındaki bir uçak kaçırma *ına, Kıbrıslı yetkililerden izin almaksızın müdahale etmeye kalkan Mısır komando birliğinin 15 üyesi, Kıbrıs milli muhafızları tarafından öldürüldü.

* 1985 - İspanya havayollarına ait Boeing 747 tipi bir yolcu uçağı Oiz dağlarına (İspanya) çarparak düştü: 148 kişi öldü.

* 1985 - William J. Schroeder, yapay kalp takıldıktan sonra hastaneden taburcu edilip evine gönderilebilen ilk hasta oldu.

* 1985 - Türk aktör Haluk Bilginer'in de rol aldığı BBC pembe dizisi ünlü EastEnders'ın ilk b*ü İngiltere'de yayımlandı. Dizi halen devam etmektedir.

* 1985 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren bozuk ilaç yapanlar için " Bu adamların kafasını koparmak lazım" dedi.

* 1986 - SSCB Mir uzay istasyonu'nu uzaya gönderdi.

* 1987 - Son 3,5 yılda 240 yayın hakkında toplatma kararı verildiği açıklandı.. Alınan bilgiye göre 1117 sayılı Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanunu'nun yeni metninin yürürlüğe girdiği 12 Mart 1986'dan itibaren, sadece İstanbul'da 5 günlük gazete ile 1

* 1994 - Adalar Belediye Başkanı ANAP'lı Recep Koç Büyükada vapur iskelesinde uğradığı silahlı saldırıda öldürüldü. İki kişi de yaralandı. Recep Koç'u, kaçak yapısını yıktırdığı Osman Özgen adlı bir vatandaşın öldürdüğü bildirildi.

* 1994 - Haftalık Newroz gazetesi yayımlanmaya başladı.

* 1994 - Libya'da şeriat uygulamasına geçildi İslami takvim uygulanmaya başlandı.

* 1997 - İran'ın Ankara Büyükelçisi Bagheri, Sincan'da düzenlenen Kudüs gecesindeki konuşmaların ardından, artan tepkiler nedeniyle ülkesine gitti.

* 1997 - Başbakan Tansu Çiller Meclis'te mal varlığı soruşturmasından aklandı.

* 1998 - Rusya'dan Türkiye'ye boru hattı ile doğalgaz getirecek Mavi Akım Projesi için müteahhit firmalar arasında anlaşma imzalandı.

* 2001 - Milli Güvenlik Kurulu'nun Çankaya Köşkü'nde yapılan şubat ayı toplantısında, Başbakan Bülent Ecevit, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile yaşadığı tartışma nedeniyle toplantıyı terk etti.

* 2008 - Küba lideri Fidel Castro görevinden ayrıldığını açıkladı.

TARİHTE BUGÜN DOĞANLAR

* 1473 - Mikolaj Kopernik, Polonyalı astronom (ö. 1543)

* 1660 - Friedrich Hoffmann, Alman fizikçi, kimyacı (ö. 1742)

* 1717 - David Garrick, İngiliz aktör, oyun yazarı, tiyatro yöneticisi ve yapımcısı (ö. 1779)

* 1859 - Svante Arrhenius, İsveçli kimyacı ve Nobel Kimya Ödülü sahibi (ö. 1927)

* 1876 - Constantin Brancusi, çağdaş soyut heykelciliğin öncülerinden Romen heykelci

* 1893 - Cedric Hardwicke, İngiliz tiyatro ve sinema oyuncusu (ö. 1964)

* 1896 - André Breton, Fransız şair, yazar (ö. 1966)

* 1900 - Yorgo Seferis, Yunan şair Nobel Edebiyat Ödülü sahibi

* 1911 - Merle Oberon, sinema oyuncusu (ö. 1979)

* 1917 - Carson McCullers, yazar (ö. 1967)

* 1929 - Belkıs Dilligil, Türk tiyatro ve sinema oyuncusu (ö. 1995)

* 1940 - Saparmurat Niyazov, Türkmenistan devlet başkanı (ö. 2006)

* 1941 - David Gross, ABD'li fizikçi, Nobel Fizik Ödülü sahibi

* 1943 - Tim Hunt, İngiliz biyokimyacı, Nobel Tıp Ödülü sahibi

* 1948 - Tony Iommi, İngiliz rock müzisyeni (Black Sabbath)

* 1950 - Vecdi Sayar, Türk sinema eleştirmeni

* 1954 - Socrates, Brezilyalı futbolcu (ö. 2011)

* 1955 - Jeff Daniels, ABD'li aktör

* 1956 - Roderick MacKinnon, ABD'li biyolog, Nobel Kimya Ödülü sahibi

* 1966 - Justine Bateman, ABD'li sinema oyuncusu

* 1966 - Enzo Scifo, Belçikalı futbolcu

* 1974 - Lezley Zen, Amerikan porno yıldızı

* 1976 - Maxime Chattam, Fransız yazar

* 1977 - Gianluca Zambrotta, İtalyan futbolcu

* 1978 - Alioum Saidou, Kamerunlu futbolcu

* 1979 - Mariska, Fin rapçi

* 1992 - Georgi Milanov, Bulgar futbolcu

TARİHTE BUGÜN ARAMIZDAN AYRILANLAR

* 1837 - Georg Büchner, Alman oyun yazarı (d. 1813)

* 1938 - Sabri Toprak, eski Tarım Bakanı ve Manisa Milletvekili (d. 1877)

* 1951 - André Gide, Fransız yazar, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi (d. 1869)

* 1952 - Knut Hamsun, [8Norveçli]] yazar, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi (d. 1859)

* 1956 - Mithat Şükrü Bleda, İttihat ve Terakki Partisi'nin son genel sekreteri (d. 1872)

* 1962 - Georgios Papanikolaou, Yunan doktor, Pap smear testini keşfetti (d. 1883)

* 1972 - Ulaş Bardakçı THKP/C'nin kurucularından. (d. 1947)

* 1980 - Bon Scott, Avustralyalı müzisyen (AC/DC) (d. 1946)

* 1986 - Adolfo Celi, İtalyan aktör (d. 1922)

* 1987 - Yurdaer Doğulu, Türk müzisyen (d. 1941)

* 1993 - Yaman Okay, Türk tiyatro ve sinema oyuncusu (d. 1951)

* 1997 - Alaattin Şensoy, Türk besteci (d. 1932)

* 1997 - Deng Xiaoping, Çinli lider (d. 1904)

* 2001 - Stanley Kramer, ABD'li yönetmen ve film yapımcısı (d. 1913)

www.HaberHürrieti.com / Mustafa Gökçek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi