İstanbul’u Fetheden Ordu!

İstanbul’u Fetheden Ordu!

İstanbul’u Fetheden Ordu!

Haberlerde “Emekli Askerlerin” basın açıklamaları sıkça görülmeye başlandı.

Açız, geçinemiyoruz!”

Ancak, Ulus’ta ki bildiri çok dikkat çekti.

Emekli Astsubayları, Binbaşı Platformu izledi.

Aslında toplumda tüm emekliler, üç aşağı beş yukarı benzer durumda.

Aynıyız! Farkımız yok!

Emekli Astsubaylar açıklama ile yetinmeyip; akademisyen bir grupla çalışma başlattı. Çalışma hayatına uzanacak on beş maddelik detaylı bir Çalıştay. Geleceğin daha güzel ve güvenli olması adına. Mutlak fayda sağlanacaktır.

Bir Bakana emekli olduktan sonra; “Emekli” diye hitap edilmiyor.

Sayın Bakanım!” söylemi ilelebet devam ediyor.

Askerlere “Emekli” diye hitap edilmesi aslında çok da içime sinmiyor.

Belki benim hüsnü kuruntum.

Neden mi?

Askerler! İnsanın sahip olduğu en değerli varlığını “Yaşam Hakkını” gerektiğinde, hiç düşünmeden sahibine teslim eder.

Ne için? Vatan için!

Cumhuriyeti ilelebet korumak ve yaşatmak için.

Türk askeri geri adım atmaz!

Gazi olur! Şehit olur!

Bu yaşam tarzıdır.

Para ile pul ile ölçülmez!

Vatanını en çok seven; görevini en iyi yapandır.”

Düstur budur!

Askerlerin sendikası yoktur. Grev hakkı verilmemiştir.

Koruduğu sadece sınır da değildir.

Türkiye Cumhuriyetidir.

En kötü barış, en iyi savaştan iyidir.”

İlkesi; “Yurtta sulh, cihanda sulhtur.”

Emekli asker; çıkacak bir savaşta hangi cephede olacağını bilir.

“Gazi veya Şehit olacağı yer önceden bellidir.”

Askerler bu Vatanın garantisidir.

Havacılığın öncüsü Vecihi Hürkuş, darbenin dönüm noktası; Ömer Halisdemir, Kore’de yetim Ayla’yı kanatları altına alan Süleyman Dilbirliği’ni filmlerden tanırız. Milletçe hayranlık duyar; severiz. Aslında sessiz sedasız yaşayan, reklamı sevmeyen binlerce kahraman Astsubaydan sadece bir kaçıdır.

Birileri utana-sıkıla, bir köşede basın açıklaması yapıyorlarsa; bilin ki “Bıçak kemiğe dayanmıştır.” Yasal da olsa bir eyleme katılmayı askerler hoş bulmazlar.

Onların bu açıklaması sessiz feryattır.

Çığlıktır.

Lütfen! Bu sese kulak verin!

Ancak günümüzde aldıkları maaş bir kira bile etmiyor.

Sesleri duyulmayan askerler; Metehan’dan bu yana bu halkının hizmetkârıdır.

Peygamber efendimiz(sav) hadis-i şerifinde der ki; "İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan; O Ordu ne güzel Ordu."

İstanbul’un fethinden sonra Ordumuz; Peygamber ocağı olarak anılır.

Aslında biliriz ki; Peygamber ocağında ayrı da olmaz! Gayrı da!

www.haberhürriyeti.com Adnan ÖZER

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Özer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.

01

Veysel GÖRDÜ - Kaleminize Yüreğinize sağlık Sayın Adnan ÖZER

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 15 Şubat 13:29


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi