Tatlı ve Buruk Bir Hayat Hikayesi…

Tatlı ve Buruk Bir Hayat Hikayesi…

Bir köpek; ev köpeği veya sokak köpeği fark etmez, bir kedi, arı, güvercin, yunus, martı, sincap, karınca, ot, ağaç, yosun olsaydı da fark etmezdi, bir köpek olsun kahramanımız. Altı şirin yavrudan biri olarak doğan, beyaz üzerine kara benekli sevimli bir dişi köpek.

Gözleri kapalıdır doğduğunda. Zavallı ayakları minik gövdesini taşıyamaz, anasına sıkı sıkıya bağımlıdır. Süt emer, sığınır, güvenli sıcaklığında yaşar anasının. Fakat çok kısa sürer bu dönem, anasından kopar, kopartılır ve yeni yuvasına yollanır; yalnız, savunmasız ve küçücük...

Şaşkındır. Ama kısa sürede atar şaşkınlığını, yeni yuvasına, sahiplerine ve yeni yaşamına çabucak alışıverir. Sahipleri çok severler onu, üzerine titrerler bu sevimli minik yaratığın. Artık evin bireylerinden biri olan köpekçik de verebileceği tüm sevgi ve duyabileceği olanca bağlılıkla karşılık verir onlara. Her şey güzel, herkes mutludur.

Yaşı geldiğinde uygun bir damat bulunur ve izdivaç gerçekleşir. Bir sürü minik kuçu kuçu doğar, ev neşeye boğulur. Ama kısa zamanda, tıpkı anaları gibi kopartılıp analarından, eşe dosta dağıtılırlar ‘Aman haa, çocuklarımıza iyi bakın’ tembihleriyle.

Sevimli köpeğimiz yaşamını sürdürür; saatinde mamasını yer, saatinde çişini ve kakasını yapar, arada bir kaçırdığında azarlanır, uyur, uyanır, evin afacan çocuğunun elinde hamur gibi yoğrulmak, akşam yorgun argın işten dönen sahiplerini eğlendirmek, yalnız kaldığında sokak kapısının ardında hüzünlü ve özlemli bir sabırla beklemek gibi olağan görevlerini de yerine getirerek, ağır ağır yaşlanmaya başlar. Hareketliliği, oyunculuğu azalır, oturduğu yerden yalnızca gözleriyle izler olup bitenleri, hislerini kuyruğuyla anlatır basitçe. Ev halkı ona daha az ilişir, hatta yaşı itibarıyla saygıyla yaklaşırlar, ‘Şu anda insan yaşıyla doksanına geldi’ diye anlatırlar dostlarına onun duymasından korkarak, ‘Zavallıcık çok yaşlandı, son günlerini yaşıyor!’ Biraz da, belki bilinçsizce de olsa kendi geleceklerini görerek onda ve korkarak başlarına geleceklerden, hoş tutarlar hayvancağızı ve gözlerinin önünden hızla oynatılan bir film gibi gelip geçen koskoca ya da ufacık bir yaşamın çok daha ötelerine uzanabildiği için kendi yaşamları, için için şükrederler.

Bilmezler ki, akvaryumdaki rengarenk minik balıklar da şükretmektedir sıcak yaz esintilerinde nazlı kanatlarını çırparak uçuşan kısacık ömürlü kelebeklere bakıp… sevgili yaşlı köpekleri de gözlerinin önünde defalarca doğan ve ölen balıklara bakarak şükretmiştir yıllar boyu… ve pencerelerinin önündeki ulu çınar da üzüntüyle ve şükrederek seyretmektedir onları; birbirleri ardına yok olup gidiveren zavallı insancıkları...

Ve artık iyice yaşlanan köpek, bir gün doğumunda, sahipleri en derin uykularındayken ölüverir. Sessizce ve yapayalnız!

Çok üzülürler, günlerce ağlarlar peşinden, fotoğraflarını çerçeveletip başköşeye koyarlar, onu konuşurlar, onu anlatırlar, her an yokluğunu hissederler, mutfakta, gardırobun altında veya koltuğun arkasında ona ait bir şey bulunca hüzünlenirler, gözleri dolar.

Sonra bir gün, evin babası kucağında minicik, dünya tatlısı bir yavruyla çıkagelir. Eksik tamamlanmıştır, hayat kaldığı yerden devam eder. Bu arada, üç ay yirmibeş gün önce ölen sevgili, eşsiz, vefakar köpeğimiz uzaklarda bir yerde, soğuk, nemli ve karanlık toprağın bir metre altında çürümektedir. Kendinden önce yaşamış milyonlarca köpek gibi, kedi, arı, güvercin, yunus, martı, sincap, karınca, ot, ağaç, yosun ve insan gibi…

Murat Hiçyılmaz / murat_hicyilmaz@ yahoo.com

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Hiçyılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi