Günün İçinden – 29.01.2024

Günün İçinden – 29.01.2024

Güzel bir gün, günler, haftalar tüm neşeyle sizlerin yanında olması dileğimle günaydın…

Tebessüm;

HEPSİ SENİN OLSUN

Platonik aşk yaşayan adamın birinin hayalleri gerçek olur; en çok sevdiği yıldız ile karşı karşıyadır, fırsat bu fırsat derken yıldız bayana sorar:

– Saçınızdan bir tutam bana verirseniz size 100 dolar veririm!

Yıldız:

– Hım… 500 dolar verirsen bütün peruk senin olsun.

Yorum

Türkiye Cumhuriyeti Mucizesi (1);

Türkiye’nin laik ve demokratik toplumsal düzenini vırt zırt Arap toplumlarına önek gösterenlerin ciddiyetten uzak tutumlarını, bilimsel, dayanaklar göstererek, iyice bir silkelendikten sonra, şunu söyleyebilirim; “Türkiye Cumhuriyeti XX. Yüzyılın mucizesidir. Saygı lütfen…”

Geçenlerde “Günün İçinden” adlı yazıların arasına serpiştirdiğim “yorum” yazımı okuyan, kendince ulema bir zat, 2. Yeninin ne olduğunu sakinlikten uzak bir söylemle, yazımın altına not iliştirmiş. Kendince ulema dedim, çünkü kişi yazar olduğunu ve aydın bir kimse olduğundan dem vuruyor. Söylediğim “2. Yeni, yani 2. Cumhuriyet söylemi bize Batı’nın bir dayatması olduğunu belirttim.” Sanırım okuduğumuzu pek anlayamıyoruz. Bu nedenledir ki; 20 yıldan fazla algılarımızdan uzak bir iktidar bizleri yönetiyor! Her zaman olduğu gibi kazı koz anlamak, benim bu örneklikten memnun olduğum sonucunu çıkarmış. Tam tersine “Höst bre!” diyorum...

(Yarın, kaldığım yerden devam…)

Bir yazar / Bir öykü

YAŞAR KEMAL

Hakkında

Yaşar Kemal (d. Kemal Sadık Gökçeli,] 1923; Gökçe dam, Osmaniye), Kürt asıllı Türk romancı, senaryo ve öykü yazarı. Türk edebiyatının en önde gelen kalemlerinden biridir. İlk öykü kitabı Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü ile ilk romanı İnce Memed, Cumhuriyet'te tefrika edildi. İnce Memed, yaklaşık kırk dile çevrilerek yayımlandı ve kitaplarının yurtdışındaki baskısı yüz kırktan fazladır.

Yaşar Kemal pek çok yapıtında Anadolu'nun efsane ve masallarından yararlanmıştır. PEN Yazarlar Derneği üyesidir. Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterilen ilk Türk yazardır.

Sanat hayatı

1978 yılındaki yaptığı bir söyleşide sanat çalışmalarına ilkokula başlamadan önce şiirle işe koyulduğunu ve okula başladığında "yaşlı halk şairleriyle çakıştığını" anımsadığını belirtti. İlkokulun son sınıfındayken arkadaşı Âşık Mecit, çok iyi saz çalarken kendisi annesinden ötürü sazı "berbat" çalmaktaydı. Bunun nedenini şu sözlerle dile getirdi: "Benim saz çalamamamın sebebi var, anam âşık olacağım da diyar diyar dolaşacağım diye saza, aşıklığa düşman olmuştu. Onun tek çocuğuydum ve gözünden ayırmıyordu beni. Okulda, düğünlerde bayramlarda beni hep Âşık Mecitle çakıştırırlardı. Âşık Mecitle Kadirlide bir kahvede bir gece sabaha kadar çakıştığımı şimdi iyice anımsıyorum." Ortaokuldan ayrıldıktan sonra folklor derlemelerine başladı ve 1940-1941 yılları arasında Çukurovadan ile Toroslardan derlediği ağıtları içeren ilk kitabı olan Ağıtlar, Adana Halkevi tarafından 1943 yılında yayınladı. 1944 yılında ilk hikâyesi Pis Hikâye'yi yayınladı. Bunu, Kayseri'de askerlik yaparken yazmıştı. Bebek, Dükkâncı, Memet ile Memet öyküleri 1950'lerde yayımlandı.

Kemal Sadık Göğceli adı ile çeşitli yayımlarda yazarken Yaşar Kemal adını Cumhuriyet gazetesine girince kullanmaya başladı. 1952 yılında yayımlanan ilk öykü kitabı olan Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü burada tefrika edildi.

1947'de İnce Memed'i yazdı fakat yarım bıraktı ve 1953-54’te bitirdi. Romanı yazma nedeni eşkiya olan ve dağda vurulan amcasının oğlunun vurulması olduğunu 1987 yılındaki bir söyleşisinde belirtti. Ayrıca aynı söyleşide, çocukluğunun eşkiyalığın içinde geçtiğini, dayısının "en büyük" eşkiyalardan biri olduğunu, o çevrede 1936'lara kadar beş yüze yakın eşkiya bulunduğunu ve bunlardan birinin de Kurtuluş Savaşı'nda Kadirli'yi ilk örgütleyenlerden olan Karamüftüoğlu ailesinden ünlü Remzi Bey olduğunu söyledi. Remzi Bey'in kendisine, ilk İnce Memed hikayesinde "Çakırdikeni" diye yer alan diken hikâyesini anlattı ve Yaşar Kemal'le "eşkıyalığın felsefesini" yaptı.

Yaşar Kemal'in dünyada ilk kez yayımlanan seri, Bebek öyküsüdür ve önce Fransızcaya, sonra İngilizceye, İtalyancaya, Rusçaya, Romenceye ve diğer dillere çevrildi.

Siyaset

17 yaşından bu yana sosyalist politikanın içindedir. 1961 Anayasası'ndan sonra kurulan Türkiye İşçi Partisi'ne 1962'de katıldı. Emekçi sınıfının tamamen yönetime gelmesini isteyen Kemal, TİP'te sekiz yıl çalıştı ve yöneticilerden biriydi. 1987'deki bir söyleşisinde Türkiye'de bir Marksist partiye ihtiyaç olduğunu belirtmiştir. Aynı söyleşideki " Nasıl bir sol modelden yanasınız?" sorusuna, şu cevabı vermiştir: "Her ülke sosyalist modelini kendisi kurar. Sovyetlerin 70 yıldır yaşama geçmiş modelini kabul edemeyiz. Yüzde yüz bağımsızlıktır sosyalizm. Kişi bağımsızlığı, ülke bağımsızlığı, politik bağımsızlık, ekonomik bağımsızlık, özellikle de kültürel bağımsızlık... Sosyalizmin başka bir anlamı yok benim için. Bu çağa gelinceye kadar kültürler birbirlerini beslemişlerdir, yok etmemişlerdir. Oysa çağımızda, kültürler kültürleri yok etmek için, bilinçli olarak kullanılmışlardır, emperyalistler tarafından. Benim için dünya bin çiçekli bir kültür bahçesidir; bir çiçeğin bile yok olmasını, dünya için büyük bir kayıp sayarım."

TİP'ten ayrılan yazar, nedenini partinin niteliğini yitirmesine, bürokratların eline geçmesine ve emekçilerden kopmasına bağladı. Sovyetler Birliği çökmesinin, sosyalizmin de çökmesi değil, tam tersine dünya sosyalizminin zaferi olduğunu 1993'teki bir söyleşisinde dile getirmiştir.

Temalar

« Halka kim zulmediyorsa, etmişse, halkı kim eziyor, ezmişse, onu kim sömürmüş, sömürüyorsa, feodalite mi, burjuvazi mi... Halkın mutluluğunun önüne kim geçiyorsa ben sanatımla ve bütün hayatımla onun karşısındayım. [...] Ben etle kemik nasıl biri birinden ayrılmazsa, sanatımın halktan ayrılmamasını isterim. Bu çağda halktan kopmuş bir sanata inanmıyorum. »

Yaşar Kemal'im edebi çalışmalarında halka dönük bir düşünce hâkim oldu ve bunu, bir yerde politik düşünce ile birleştirerek yürüttü. Yapıtlarında halk şiirinde, epopelerde olduğu gibi insan değerlerinden kopmamaya çalıştı. Yaşar Kemal, siyasi görüşü ile sanatının paralel olduğunu, "halk ve doğa"ya inandığını, sanatının proletaryanın çıkarlarının emrinde olduğunu dile getirmiştir.

Kitap incelemesi; “Yılanı Öldürseler Hakkında”

Hasan aile onuru uğruna akrabaları ve köylülerin baskısıyla annesini öldürmek zorunda kalır. Dokuz yaşında işlediği bu cinayeti hiçbir zaman aklı almayacak, kabullenmeyecek ve anlamlandıramayacaktır. Toplumsal cinnetin bir çocuğu katil olmaya sürüklemesinin romanı Yılanı Öldürseler kurban kavramına odaklanır. “Zengin yaratısı, Yaşar Kemal’i herkese seslenen zaman ötesi büyük klasiklere yaklaştırmaktadır.”

Michel I. Makarius, Jeune Afrique, (Fransa)

“Yılanı Öldürseler’deki derinlik hem ekonomik ve toplumsal yanları gösterilerek işlenen temanın anlamsal yoğunluk taşıması, hem de roman kişilerinin karakteristik özelliklerinin başarıyla işlenmesinden kaynaklanır.”

Feridun Andaç, Yazınsal Gerçekçiliğin Boyutları

“Yaşar Kemal’in sanatı, kimi yerlerde acı, kimi yerde şiirsel dokunuşlarla keskin, haşin, kontrollü, sertçe boyanmış.” Şiddetli, yaratıcı enerjinin sürüklediği, özlü bir kısa roman.”

The Listene

Bir şair / Bir şiir;

VİCTOR HUGO

Söylesem Söyleyebilsem Ah Derdimi

Söylesem ah söyleyebilsem derdimi

Mehtap bir gecede açabilsem sana kalbimi

Göreceksin seninle dolu

Desem, diyebilsem ki seviyorum seni

Çılgınca aşığım sana

Ama demem, diyemem

Çünkü aramızda dağlar, denizler

Ve benim o kahrolası gururum var

Bu böyle sürüp gidecek

Sen, seni sevdiğimi bilmeyecek, öğrenmeyeceksin

Ben her gece yıldızlara seni sevdiğimi söyleyeceğim

Sana asla...

Çünkü aramızda dağlar denizler

Ve benim o kahrolası gururum var

Hakkında

26 Şubat 1802'de Fransa Besançon'da doğdu. 22 Mayıs 1885'te Paris'te yaşamını yitirdi.

Büyük Fransız düşünür ve yazarı. Napolyon'un ordularında general olan Joseph-Leopold Sigisbert Hugo'nun oğlu. Annesi ve babası arasındaki anlaşmazlıklar yüzünden çocukluğu sorunlu geçti. Hep annesinin yanında kaldı.

Eğitimi düzensiz oldu. Ama Latin edebiyatıyla ilgili sağlam bir eğitim gördü. Hukuk Fakültesi'ne girdi. 1816'dan sonra edebiyata yöneldi. 1819-1821 arasında "Conservateur Litteraire" adlı bir dergi çıkardı, 1821'de hayatta en büyük desteği olan annesini kaybetti. Bir yıl sonra çocukluk aşkı Adele Foucher ile evlendi. Aynı yıl ilk şiir kitabı "Odlar ve Çeviriler" yayınlandı. 1822'de ilk romanı "İzlanda Hanı" çıktı. Bu kitapla edebiyat dünyasını kendisini kabul ettirdi. Romantizme bağlı bir yazar olarak tanındı. Yazdığı oyunlardan "Marion de Lorme" sansür tarafından yasaklandı. "Hernani" oyununu yazarak karşılık verdi. Bu başkaldırış ününü artırdı, onu liberallere yaklaştırdı. 11'inci Louis dönemini anlatan romanı "Notre Dame'ın Kamburu" edebiyat dünyasındaki yerini sağlamlaştırdı. Bu başarılarla yoğun bir çalışmaya girdi. 1841'de Fransız Akademisi'ne seçildi. 1845'te Soylular Meclisi'ne aday gösterildi. Bu sırada kızının kocasıyla birlikte boğulması üzerine yazmaya ara verdi. 1851'deki hükümet darbesinden sonra 3'üncü Napolyon iktidara gelince Brüksel'e kaçtı. Sürgün yaşamı 1870'teki cumhuriyete kadar sürdü. Sürgün yıllarında 1852-1855 arasında İngiltere'de de kaldı. Eserlerinin çoğunu sürgün döneminde yazdı. Ünlü romanı "Sefiller" 1862'de yayınlandı ve olağanüstü ilgi gördü. Kısa sürede çeşitli dillere çevrilen bu roman, ona uluslararası düzeyde başarı getirdi. Fransız-Alman savaşının ülkesinin yenilgisiyle son bulması ve cumhuriyetin kurulmasından sonra Paris'e döndü.

1871'de Ulusal Meclis üyesi oldu ama bir ay sonra istifa etti. 1868'de eşi Adele öldü. 1863'te evlenmek için ABD'ye kaçan kızı 1872'de akli dengesini yitirmiş olarak döndü. 1871 ve 1873'te iki oğlunu kaybetti. 1870'te Paris'in kuşatmasını anlatan "Korkunç Yıl" şiireyle ulusal bir kahraman oldu ama ailesindeki kayıpların verdiği acıyla yaşamdan koptu. 1871'de kurulan Paris Komünü'nü destekledi, yine Brüksel'e kaçmak zorunda kaldı. Kısa süre sonra döndü. Senatör seçildi. 1878'de beynindeki bir dolaşım sorunu nedeniyle rahatsızlandı. *ünde cenazesi ulusal törenle kaldırıldı, Pantheon'a gömüldü.

Fransız edebiyatının en çok ürün veren yazarı. 1830'larda "Romantizmin en güçlü beyni" olarak nitelendirildi. Popüler Fransız edebiyatının babası ve Fransa'nın ulusal şairi oldu. Ancak sonraki yıllarda daha çok düzyazıları ve özellikle romanlarıyla akıllarda kaldı. 15 yaşındayken bir şiiriyle Akademi Ödülü'nü kazandı. 17 yaşında Toulouse Edebiyat Akademisi'nin en büyük ödülü olan Altın Zambak'ı aldı. 1825'te Légion d'Honneur nişanının sahibi oldu.

Dipnotum

(kaldığım yerden)

Günlük gözlemlerim (5)

Edebiyat kâtipliği onurlu bir meslektir. Namuslu bir edebiyat kâtibi, kayda değer yayınları bir bibliyografya çalışması halinde, tarafsız bir tutumla, mümkün olduğu kadar tehlikeli yargılardan kaçınarak, yalnızca okura bilgi verme amacıyla bir sıraya ve düzene sokar. Buradan araştırmaya kaymak da kolaydır. Nesnel bir yolla sıraya ve düzene sokulmuş yapıtlar, kişiliğe mal olmuş tutarlı bir görüşün ve beğeninin ışığında, eleştirel bir değerlendirmeden geçirilirse, araştırmanın önemli bir bölümü gerçekleşmiş olur. O zaman isabetli yargıların yanında, yanılgıların da akılsal gerekçeleri olur. Bu tür sağlam yanılgılar olumlu bir nitelik taşır ve yeni düşüncelerin tohumlarını barındırırlar.

(yarın, kaldığım yerden)

TARİHTE BUGÜN ÖNEMLİ OLAYLAR

* 1595 - William Shakespeare'in oyunu Romeo ve Juliet muhtemelen ilk kez sahnelendi.

* 1676 - III. Fyodor Rus çarı oldu.

* 1861 - Kansas 34. eyalet olarak Amerika Birleşik Devletleri'ne katıldı.

* 1886 - Karl Benz benzinle çalışan ilk otomobilin patentini aldı.

* 1916 - I. Dünya Savaşı: Paris ilk defa Alman zeplinleri ile bombalandı.

* 1923 - Mustafa Kemal Paşa İzmir'de Latife Hanım'la evlendi.

* 1928 - Bursa Amerikan Kız Koleji Bakanlar Kurulu kararıyla kapatıldı. Okulda Hıristiyanlık propogandası yapıldığı iddia edildi.

* 1930 - İspanya diktatörü General Primo de Rivera öğrencilerin gösterileri sonucu istifa etmek zorunda kaldı başbakanlığa General Damosa Berenguer atandı.

* 1931 - Menemen *ı davasında 37 kişi idama mahkûm edildi ve karar TBMM'nin onayına sunuldu.

* 1932 - Sultanahmet Camii'nde sekiz hafız Türkçe Kur'an okudu.

* 1934 - Uluslararası bir festivale katılan ilk Türk filmi Leblebici Horhor Ağanın çekimi bitti. Muhsin Ertuğrul'un yönettiği, senaryosu Mümtaz Osman takma adıyla Nazım Hikmet tarafından yazılan film, aynı yıl 2. Venedik Film Festivali'nde Onur Diploması il

* 1937 - Sovyetler Birliği'nde Stalin muhalifi 13 kişi * cezasına çarptırıldı.

* 1944 - Dünyanın en büyük savaş gemisi Missouri denize indirildi.

* 1950 - İran'da deprem yaklaşık 1500 kişi öldü.

* 1958 - Sinema oyuncusu Paul Newman, Joanne Woodward ile evlendi.

* 1964 - Kış Olimpiyatları Innsbruck'da (Avusturya) başladı.

* 1967 - Şair Hasan Hüseyin Korkmazgil tutuklandı. Kızılırmak adlı şiir kitabında komünizm propagandası yapmakla "suçlandı".

* 1971 - Güven Partisi adını Milli Güven Partisi olarak değiştirdi.

* 1978 - Türkiye İşçi Köylü Partisi (TİKP) kuruldu. 12 Eylül Darbesinden sonra 16 Ekim 1981'de diğer partilerle birlikte kapatıldı.

* 1978 - İsveç, ozon tabakasına zarar vermesi nedeniyle aerosol spreylerin kullanımını yasakladı ve bu tür bir yasak getiren ilk ülke oldu.

* 1979 - Çin Halk Cumhuriyeti başkan yardımcısı Deng Xiaoping, Amerika Birleşik Devletleri başkanı Jimmy Carter diplomatik ilişkileri yeniden başlatan antlaşmayı imzaladılar.

* 1983 - Sol görüşlü Ramazan Yukarıgöz, Ömer Yazgan, Erdoğan Yazgan ve Mehmet Kambur İzmit'te idam edildi.

* 1986 - Yoweri Museveni, Uganda devlet başkanı olarak görevine başladı.

* 1988 - Dolar 1385 liraya fırladı. Polis Tahtakale'yi bastı ve döviz alışverişini engelledi.

* 1996 - Jacques Chirac Fransa'nın nükleer denemelere son verdiğini açıkladı.

* 2005 - Çin'den 55 yıl aradan sonra ilk defa Tayvan'a [[uçak seferi düzenlendi.

* 2006 - Çin Halk Cumhuriyeti'nin Henan Eyaleti'nin Linzhou şehrindeki havai fişeklerle dolu bir depoda patlama meydana geldi: 16 kişi öldü.

* 2009 - Başbakan Tayyip Erdoğan İsviçre'nin Davos şehrinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nda Filistin *ları nedeniyle İsrail Cumhurbaşkanı Perez ile basın toplantısında tartıştı.

TARİHTE BUGÜN DOĞANLAR

* 1843 - William McKinley, Amerika Birleşik Devletleri'nin 25. başkanı (ö. 1901)

* 1860 - Anton Çehov, Rus yazar (ö. 1904)

* 1866 - Romain Rolland, Fransız romancı daramaturg ve denemeci 1915 Nobel edebiyat ödülü sahibi (ö. 1944)

* 1874 - John D. Rockefeller Jr., ABD'li işadamı (ö. 1960)

* 1911 - Peter von Siemens, Alman işadamı (ö. 1986)

* 1926 - Abdus Salam, Pakistanlı Nobel Fizik Ödülü sahibi fizikçi (ö. 1996)

* 1945 - Tom Selleck, ABD'li sinema oyuncusu

* 1954 - Oprah Winfrey, ABD'li sunucu ve oyuncu

* 1964 - İhsan Dağı, ODTÜ Uluslararası İlişkiler Öğretim Üyesi ve Zaman Gazetesi yazarı.

* 1972 - Engin Günaydın, Türk oyuncu

* 1988 - Aydın Yılmaz, Türk futbolcu

TARİHTE BUGÜN ARAMIZDAN AYRILANLAR

* 1820 - III. George, İngiltere kralı (b. 1738)

* 1941 - Yannis Metaksas, Yunan general ve devlet adamı (b. 1871)

* 1946 - İsmail Fenni Ertuğrul, Lugatçe-i Felsefe yazarı (d. 1855)

* 1957 - Ziya Osman Saba, Türk şair ve yazar (b. 1910)

* 1963 - Robert Frost, ABD'li şair (d. 1874)

* 1964 - Alan Ladd, ABD'li aktör (d. 1913)

* 1991 - Tarık Zafer Tunaya, Türk akademisyen (d. 1916)

* 2003 - Natalia Dudinskaya, Rus balerin (d. 1912)

* 2005 - Ephraim Kishon, İsrailli yazar, yönetmen (d. 1924)

* 2005 - Saliha Nimet Altınöz, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk öğretmenlerinden (d. 1914)

* 2007 - Hasan Kavruk, Türk ressam (d. 1918)

www.HaberHürriyeti.com / Mustafa Gökçek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi