Günün İçinden – 22.01.2024

Güzel bir gün, günler, haftalar tüm neşeyle sizlerin yanında olması dileğimle günaydın…

Tebessüm;

SAAT

Temel aldığı bir daktiloyu bozuk diye geri götürdü. Satıcı;

- Neresi bozuk, dün aldığında sağlamdı.

Temel:

- İki tane "a" yok, saat yazamıyorum.

Yorum

(Bu hafta ilginizi çekeceğine inandığım yazı dizisine başlayacağım…)

HARF DEVRİMİ

Yahya Kemal’, “Çocukluğum, Gençliğim, Siyasi ve Edebi Hatıralarım” adlı kitabının “Yeni Mektep” başlıklı bölümünde, ilkokuldaki okuyup yazma serüvenini şöyle anlatır: “Yeni Mektebe gide gele, gide gele üç sene geçmişti. Lakin cüz kılıfımdaki Elifba’yı henüz söktürememiştim. Yalnız Âdem, İdris, Nuh, Salih, İshak, İbrahim… Diye peygamberlerin isimlerini ezber öğrenmiştim. // Babam arada sırada Elifba cüzünü açarak, harfleri sorardı. Bilemezdim; hemen mahalle mekteplerine küfretmeye başlardı. Beni, öğrenebileceğim bir mektebe vereceğini söyler dururdu… (İstanbul Fetih Cemiyeti, 2.Baskı, s. 27)

1984 yılında Makedonya’nın Üsküp kentinde doğan Yahya Kemal, 1980-1982 yıllarında alfabedeki harfleri bile öğrenemediğini itiraf ediyor. Öğrenemediği alfabe Arap alfabesi!

(yazıya yarın kaldığım yerden…)

Bir yazar / Bir öykü

FRANZ KAFKA

Hakkında

Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor.

Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı.

1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı. 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı. 1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı. 1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı.

1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak,

1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı.

1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı.

1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektuplarında Kafka şöyle dile getirir durumunu; "En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü.

1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu.

1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü. 1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu.

Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı. Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir". Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.

Kitap incelemesi; “BABAYA MEKTUP”

"Senin etkinden tamamen bağımsız büyümüş olsaydım bile, senin gönlünde yatan insan gibi biri olamayacaktım büyük ihtimalle. Herhalde yine çelimsiz, ürkek, kararsız, huzursuz bir insan olurdum…"

Yaşarken bir avuç insan tarafından bilinen Kafka, ölümünden sonra dostu Max Brod'un vasiyetine ihanet edip (!) eserlerini yayınlamasıyla birlikte, özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında hızla dünya çapında tanınmaya başladı ve yirminci yüzyılın en önemli yazarlarından biri haline geldi, haklı olarak.

Kafka, üzerine en çok yazı ve yorum yapılan yazarlar listesinin başında yer alır. Hakkında dev bir literatür oluşmuştur ve günbegün artmaktadır bu literatür. İçinde yaşadığımız gerçekliğin, şimdinin değil yalnızca, savrulup gittiğimiz geleceğin ve geçmişin de perspektifinden yazabilen ender yazarlardan biridir Kafka ve halen günceldir, güncel de kalacaktır yüzyıllarca.

Babaya Mektup, opus mağmumlarımdan biridir Kafka'nın. Şayet içinizde bir hayaletle yaşamaktan yorulduysanız, Kafka'nın sesine kulak verin deriz!

Bir şair / Bir şiir;

ABDURRAHİM KARAKOÇ

Beşinci Mevsim

Düştü can evime dördüncü cemre

Dünyayı üçüncü gözümle gördüm.

Dört yüz seksen beş gün çekti bir sene

On altıncı aya takvimsiz girdim.

Aynalara baktım korku gösterdi

Saatler her sabah kırkı gösterdi

Namlular, nişanlar Türkü gösterdi

Hayatım boyunca hedefte durdum.

Gül sundum yediler, koklamadılar

Armağan can verdim saklamadılar

Gittim... Gelir diye beklemediler

Kaybolan gölgemi yollara sordum.

Getirdim yanıma ayı bir karış

Ölçtüm ki dağların boyu bir karış

Şehri bir adım, köyü bir karış

Damlada denizdir en küçük derdim.

Savurdum, eledim, seçtim zamanı

Yaprak yaprak, tel tel açtım zamanı

Haftada üç asır geçtim zamanı

Nereye gittimse zamansız vardım.

Yırtıldı ruhlara çizdiğim resim

Yazık, kulaklara sığmadı sesim

Yaşadığım şimdi beşinci mevsim

Çağın çilesini sırtıma sardım.

Hakkında

7 Nisan 1932 tarihinde Kahramanmaraş ili, Elbistan ilçesine bağlı Ekinözü (Cela) köyünde dünyaya geldi. Küçük yaşlarda şiire merak sardı. Bu, aileden gelme bir merak diyebiliriz. Çünkü dedesi, babası ve kardeşleri de şairdirler.

İlk yazdığı şiirleri 2 kitap olacak hacimde iken beğenmeyip yaktı ve 1958 yılından itibaren yazdıklarını 'Hasan'a Mektuplar' ismi altında 1964 yılında 10.000 adet bastırdı. FEDAİ yayınları arasında çıkan bu eser kısa zamanda tükendi ve 2. baskısını yine 10.000 adet bastırdı. 1958 yılında bulunduğu kasabada belediye mesul muhasibi olarak memuriyete girdi.1981 yılı Mart ayında emekli oldu. Serdengeçti, Töre-Devlet, Ocak, Yeni Düşünce, Yenisey, Alperen yayınları olarak şimdiye kadar 12 şiir kitabı, bir tane de makalelerinden derlenen nesir kitabı çıktı. 1985 yılından sonra gazetecilik yaptı. Bir ara politikaya girdi ve ayrıldı. Niçin girip, niçin ayrıldığını bir röportajda şöyle cevaplandırdı: 'Allah rızası için girmiştim, Allah rızası için ayrıldım'. 30 yılı aşkın bir zaman içinde kitapları baskı üstüne baskı yenilemektedir. Bilhassa 'Vur Emri' adlı kitap günümüz şairlerinin hiç birisine nasip olmayan kabulü görmüştür. 7 Haziran 2012 tarihinde Hakk'a yürüdü.

Kendi dilinden kendi tarifi...

'Ebedî kudretin tek sahibinden alınan emir üzerine 7 Nisan 1932 tarihinde dünyaya gelmişim. Çocukluğum şöyle-böyle geçti. Kıt imkânlara, kıtlık yıllarına rağmen hâlâ o günleri özlerim. Birçok kimseye o yılları anlatsam, 'Özlenecek neresi var? ' diyebilirler, amma ben hep çocukluk yıllarımı sevdim. Şiir yazmaya küçük yaşlarda başladım. Zaten bizim oralarda her genç şiir yazar. Bu tutku başka bir meşgalenin veya işin olmayışından kaynaklanıyor gibime geliyor. Ben de avareydim, boşluğumu şiirle doldurmaya çalıştım. Benimle şiire başlayanlar yalnızlıktan, yordamsızlıktan dökülüp gittiler.

Bana gelince: Sağ olsunlar, iktidarların ve muhalefetin irikıyım politikacıları, ihtilal cuntacıları, 'bilimsel' cüppeliler, entelektüel züppeler, millî soyguncular, sosyete parazitleri, sermaye sülükleri, zulüm-işkence makineleri, adalet katleden hukukçular, dalkavuklar, üçkâğıtçılar vs. hep bana yardımcı oldular. Şiir malzememi veren onlar, öfkemi bileyen onlar oldular. Yardımlarını inkâr etmiyorum, fakat teşekkür de etmiyorum. Dinsizlerin değil, din düşmanlarının, yani İslâm düşmanlarının da az yardımı olmadı. Bir bakıma dinî duygularımın kuvvetlenmesine vesile oldular. En uygun zamanda yaşadığıma inanıyorum. Yardımcılarım (!) var oldukları sürece yazmaya devam edeceğim. Allah (cc) kısmet ederse...'

Dipnotum

(Bu hafta “günlük gözlemler” im adı altında devam eden yazıya başlayacağım.)

Bir yazarın başka bir yazarı eleştirmesinden daha doğal bir şey olamaz herhalde. Hatta bu eleştiri çok sert de olabilir. Önemlisi, düşüncenin eleştirisidir. Ama kimi yazarlar vardır, sözcük boşaltmak için pusuda beklerler. Yazmalarımın amacı, bir düşünceyi, sağlam kanıtlarla açıklığa kavuşturmaktan çok, ondan bundan çöplendikleri kırıntılarla soluk tüketmektedir. Hem de ne kadar çok, ne kadar sık, ne kadar uzun yazarlar! Ve mutlaka birine çamur atarlar. Oturup kendi mallarını pazara sürecek yerde, başkasının malıyla oyalanırlar. Çıkarlarına uygun düşmeyen her sözü dedikoduculukla damgalarlar. Beyinciklerini biraz zorlayan düşüncelere, beyni çalışmaya sürüklediği için, sırt çevirirler. Bu gibi gevezeler karşısında tek çıkar yol, ya onları vıdıvıcıklarıyla baş başa bırakmak, ya da, sabrınızı tahrikle tükettikleri zaman, ağızlarının payını anlayacakları dille vermektir. Bu yazarlara verilecek tek öğüt ise, onun bunun dedim-dedi’ sini karıştıracaklarına, oturup adam gibi yazı yazmaları, muhtemel yeteneklerini gevezelikle tümden yitirmemelidir.

(Yarın bu yazının ikinci kısmına devam edeceğim.)

TARİHTE BUGÜN ÖNEMLİ OLAYLAR

* 871 - Basing Savaşı Danimarkalı istilacı Vikingler Anglosaksonları ( Anglosakson kralı: Ethelred of Wessex ) Basing'de yendi.

* 1517 - Osmanlı ordusu Ridaniye Savaşında Memluk ordularını yendi. Bu savaşın ardından, halifelik Osmanlılara geçti.

* 1580 - İstanbul Rasathanesi III. Murat tarafından yıktırıldı.

* 1771 - Falkland Adaları İspanya tarafından Britanya'ya bırakıldı.

* 1842 - Baytar Mektebi (Veteriner Fakültesi) açıldı.

* 1873 - Kasımpaşa tersanesi işçileri greve gitti.

* 1889 - Columbia Phonograph plak ve müzik şirketi Washington, D.C.'de kuruldu.

* 1905 - Birinci Rus devrimi başladı. Çar birliklerinin Kışlık Saray'a dilekçe vermek için yürüyüşe geçen işçilere ateş açmaları ve Kanlı Pazar diye anılan günde, 500 işçiyi öldürmeleri üzerine ayaklanmalar baş gösterdi.

* 1924 - Birleşik Krallık'ta İşçi Partisi lideri Ramsay Mac Donald başbakanlığa atandı.

* 1930 - Gazi ve Türklük aleyhine" yayın yapmaktan d*ı Resimli Ay gazetesi aleyhine dava açıldı.

* 1932 - İlk Türkçe Kur'an, Hafız Yaşar (Okur) tarafından Yerebatan Camii'nde okundu.

* 1938 - Yalova'da Termal Oteli açıldı.

* 1939 - Columbia Üniversitesi'nden bir grup bilim insanı uranyum atomunu parçalamayı başardı.

* 1942 - İmla Kılavuzu'nun tüm okul ve işyerlerinde kullanılması hakkında genelge yayımlandı.

* 1946 - Ampul satışları serbest bırakıldı.

* 1947 - Fransa'da yeni kabineyi sosyalist Paul Ramadier kurdu.

* 1949 - Mao'nun orduları Pekin'i aldı.

* 1950 - İstanbul grekoromen güreş takımı İstanbul'da Paris takımını 7-1 yendi.

* 1952 - Dünyanın ilk jet yolcu uçağı olan de Havilland Comet, BOAC havayolu şirketinin filosunda hizmete girdi.

* 1953 - Türkiye Milliyetçiler Derneği kapatıldı.

* 1957 - İsrail ordusu Sina Yarımadası'ndan çekilmekle birlikte Gazze Şeridi'ndeki işgalini sürdürdü.

* 1959 - İzmir Toplu Basın Mahkemesi, Demokrat İzmir gazetesi yazı işleri müdürü Şeref Balçık'a 15 gün, gazetenin sahibi Adnan Düvenci'ye 1 yıl mahkûmiyet cezası verdi.

* 1959 - Kadın avukatlar, Refik Erduran'a "Bir Kilo Namus" adlı yapıtı nedeniyle açtıkları davadan vazgeçtiler.

* 1961 - İstanbul'da 300 cam işçisi kapalı salon toplantısı yaptı.

* 1965 - Yeni Seçim Kanunu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi. Yeni Seçim Kanunu milli bakiye sistemini ve birleşik oy pusulası kullanımını öngörüyor.

* 1969 - Fikir Kulüpleri Federasyonu'nun "Türk halkına mektup" başlıklı bildirisi toplatıldı.

* 1969 - Teksif Sendikası'na bağlı işçiler Defterdar Fabrikası'nda grev başlattı.

* 1970 - Boeing 747 ilk kez Londra'ya uçtu.

* 1972 - Brüksel Antlaşması imzalandı. Bu antlaşmaya göre Birleşik Krallık, İrlanda, Danimarka ve Norveç 1 Ocak 1973'ten itibaren Avrupa Ekonomik Topluluğu'na (AET) üye olacak.

* 1973 - 12 Mart dönemi başbakanlarından Nihat Erim İnsan Hakları Mahkemesi Türkiye Yargıçlığı'na adaydı. Çok tepki görünce adaylıktan çekildi.

* 1977 - İstanbul'da Saraçhane-Sultanahmet arasında "Faşizme Ölüm" yürüyüşü yapıldı. Yürüyüşe 5 bin kişi katıldı.

* 1980 - Tariş *ları: Güvenlik güçleri arama yapmak için TARİŞ (İzmir, İncir, Üzüm, Pamuk ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifleri Birliği) işletmelerine girmek istedi 50 kişi yaralandı, 600 işçi gözaltına alındı. TARİŞ'e bağlı işyerlerinde işçiler diren

* 1980 - Nükleer fizikçi Dr. Andrei Sakharov, SSCB'de ülke içi sürgüne gönderildi.

* 1981 - İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı'nca gözaltına alınan Milliyetçi İşçi Sendikaları Konfederasyonu (MİSK) yöneticilerinin tümü serbest bırakıldı.

* 1984 - Kullanıcı dostu grafik ara yüzü ve faresi ile bilgisayarı kullanıcılara sevdiren ilk ticari bilgisayar olan Apple Macintosh, ünlü "1984" televizyon reklam kampanyası ile tanıtılmaya başlandı.

* 1987 - Türkiye-Yunanistan Uyum Antlaşması Avrupa Topluluğu (AT) adına parafe edildi.

* 1987 - Yüksek Sağlık Şurası, tüp bebek uygulamasının Türkiye'de de başlatılmasını kararlaştırdı.

* 1988 - Nazım Hikmet'e vatandaşlık haklarının geri verilmesi için kampanya başlatıldı.

* 1989 - Sovyetler Birliği'nde ilk kez "Uluslararası Güzellik Yarışması" düzenlendi. Yarışmada Türkiye'yi temsil eden Meltem Hakarar birinci seçildi.

* 1990 - Sovyet lideri Gorbaçov, Kızıl Ordu askerlerinin ayaklanmayı bastırmak üzere Azerbaycan'a yollandığını açıkladı.

* 1991 - Bir Irak scud füzesi İsrail'e düştü,üç kişi öldü.

* 1996 - Gazeteci Metin Göktepe'yi öldürdükleri iddiasıyla biri emniyet amiri 24 polis gözaltına alındı.

* 1996 - Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) kuruldu. Partinin genel başkanlığına Doç. Dr. Ufuk Uras seçildi.

* 2000 - Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, DYP Şanlıurfa Milletvekili Fevzi Şıhanlıoğlu'nun ölümü ile ilgili davada, MHP Milletvekili Cahit Tekelioğlu'nu 2 yıl 9 ay 10 gün ağır hapse mahkûm etti. MHP Milletvekili Mehmet Kundakçı'nın ise beraatine karar verildi

* 2006 - Mersin'de 4,0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

* 2006 - BM Mülteciler Yüksek Komiserliği, Yemen açıklarında kaçakları taşıyan bir teknenin alabora olması sonucu ilk belirlemelere göre 22 kişinin öldüğünü bildirdi.

* 2006 - Profesyonel basketbol ligi olan NBA'in şu andaki en iyi oyuncusu olan Kobe Bryant Toronto Raptors karşısında 81 sayı atarak NBA tarihinin Wilt Chamberlain'den (100) sonra bir maçta en çok sayı atan oyuncusu oldu.

* 2007 - Bağdat'taki bombalı saldırılarda 73 kişi öldü, 138 kişi yaralandı.

* 2007 - Vikipedi Altın Örümcek 2006 "En İyi İçerik" ödülünün sahibi oldu.

* 2008 - Ümraniye'de ele geçirilen el bombalarıyla ilgili soruşturmada emekli Tuğgeneral Veli Küçük, avukat Kemal Kerinçsiz, gazeteci Güler Kömürcü, Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın ve Halkla İlişkiler Sözcüsü Sevgi Erenerol, Susurluk davası hükümlüsü Sami

TARİHTE BUGÜN DOĞANLAR

* 1440 - III. İvan, (Büyük İvan) Rus çarı (ö. 1505)

* 1561 - Sir Francis Bacon, İngiliz devlet adamı, filozof, şair (ö. 1626)

* 1729 - Gotthold Ephraim Lessing, Alman yazar (ö. 1781)

* 1788 - Lord Byron, İngiliz şair (ö. 1824)

* 1869 - Grigori Yefimoviç Rasputin, Rus mistik (ö. 1916)

* 1877 - Hjalmar Schacht, Alman bankacı (ö. 1970)

* 1882 - Pavel Florensky, Rus matematikçi (ö. 1937)

* 1891 - Antonio Gramsci, İtalyan düşünür, siyasetçi ve Marksist teorisyen (ö. 1937)

* 1906 - Robert E. Howard, ABD'li yazar (ö. 1936)

* 1908 - Atahualpa Yupanqui, Arjantinli Besteci. (ö. 1992)

* 1909 - U Thant, 1962-1971 arasında Birleşmiş Milletler'in üçüncü genel sekreteri olan Myanmarlı (Burma) eğitimci ve diplomat (ö. 1974)

* 1911 - Bruno Kreisky, Avusturya Sosyal Demokrat Partisi önderi ve başbakanı (ö. 1990)

* 1931 - Sam Cooke, Amerikalı şarkıcı ve söz yazarı (ö. 1964)

* 1946 - Cihan Ünal, Türk tiyatro sanatçısı

* 1956 - Şükrü Halûk Akalın, Prof. Dr., Türk dil bilimci. Türk Dil Kurumu başkanı

* 1958 - Filiz Koçali, Türk siyasetçi. Sosyalist Demokrasi Partisi genel başkanı

* 1959 - Linda Blair, Amerikalı artist

* 1968 - Frank Leboeuf, Fransız futbolcu

* 1977 - Hidetoshi Nakata, Japon futbolcu

* 1979 - Cassio Lincoln, Brezilyalı futbolcu

* 1981 - Ben Moody, ABD'li müzisyen

* 1982 - Fabricio Coloccini, Arjantinli futbolcu

* 1982 - Paula Pequeno, Brezilyalı voleybolcu

* 1985 - Orianthi Panagaris, Avustralyalı şarkıcı ve gitarist

* 1985 - Yasemin Ergene, Türk oyuncu

TARİHTE BUGÜN ARAMIZDAN AYRILANLAR

* 1517 - Hadım Sinan Paşa, Osmanlı vezir-i azam.

* 1666 - Şah-ı Cihan, Taç Mahal'i yaptıran Moğol imparatoru, Hindistan'da 74 yaşında öldü (d. 1592)

* 1798 - Matija Antun Relković, Hırvat yazar 66 yaşında öldü (d. 1732)

* 1901 - Victoria, Birleşik Krallık kraliçesi (63 yıldır tahtta idi) (d. 1819)

* 1922 - XV. Benedictus, Papa (d. 1854)

* 1972 - Boris Konstantinovich Zaytsev, Rus yazar (d. 1881)

* 1973 - Lyndon Baines Johnson, Amerika Birleşik Devletleri'nin 36. başkanı (1963–1969) (d. 1908)

* 1987 - Zeyyad Baykara, Türk eski başbakan yardımcılarından (d. 1915)

* 1993 - Kobo Abe, Japon yazar (d. 1924)

* 1994 - Telly Savalas, Yunan asıllı ABD'li aktör (d. 1922)

* 1995 - Rose Fitzgerald Kennedy, J.F.Kennedy'nin annesi 104 yaşında öldü (d. 1890)

* 1996 - Ercüment Uçarı, şair İstanbul'da öldü (d. 1928)

* 2004 - Ann Miller, ABD'li dansçı, şarkıcı ve oyuncu (d. 1923)

* 2005 - Atilla Özkırımlı, Edebiyat tarihçisi, yazar

* 2006 - Aydın Güven Gürkan, Sosyaldemokrat Halkçı Parti eski genel başkanı (d. 1941)

* 2008 - Heath Ledger, Avustralyalı oyuncu (d. 1979)

* 2015 - Oğuz Oktay, Türk oyuncu (d. 1939)

www.HaberHürriyeti.com / Mustafa Gökçek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi