Asıl Hikaye

ŞEYTAN DİYOR Kİ…

Asıl Hikaye

ASIL HİKAYE...

Sonuçta, insan hep aynı insan...

Hiçbirimiz muaf değiliz birbirimizden!

İyi-kötü, insanoğluna dair her şeye bu gözle bakabilmeliyiz bence...

Herhangi birimizin sevmediğimiz, onaylamadığımız tüm eylem ve düşüncelerinde bizim de payımız var mutlaka.

Sevdiklerimizde, onayladıklarımızda da tabii!

Ne kadar hoşlanmasak da bireyler olarak, aslolan türdür.

Ve 'homo sapiens' çok tehlikeli bir tür ne yazık ki.

Kötü değil ( neden kötü, neye göre kötü, kötü nedir?), ama tehlikeli.

Aslandan, kobradan, köpek balığından, zehirli mantardan, çekirge istilasından, veba mikrobundan vesaire, çok daha tehlikeli...

Hepsi, hepimiz doğamızın gereklerini yerine getiriyoruz aslında, tür olarak yaşama tutunmanın tek yolu bu çünkü...

Ama bizim kafatasımızın içindeki o sürekli metastaz yapan habis sinir yumağı var ya!

İşte sorun orada.

Her şeyi istiyor...

Ama her şeyi!..

Ki, imkansız.

Bir anlayabilsek!..

Parçanın bütüne sahip olamayacağını, mümkün olmadığını böyle bir hayalin...

Yalnızca o bütüne ait olmanın farkındalığı olduğunu varacağımız son noktanın...

Ve bunun her şeye değer olduğunu...

Bir anlayabilsek!..

***

AUMMMM...

Hani bazen imkansız bir düşünce gelir aklınıza, olmayacak hayaller kurarsınız...

'Hadi be!' dersiniz sonra, 'Amma uçtum yaa!'

Demeyin...

Çünkü, eğer düşündüyseniz, hayalini kurduysanız bir şeyin...

O 'şey' -ne kadar saçma, garip, uçuk kaçık gelse bile!- mutlaka olabilecek bir 'şey'dir aslında...

Şöyle düşünün:

Evren kapalı bir sistemdir...

Ne bir şey eklenir içine, ne de çıkar...

Yani, bir şey varsa vardır evrende, yoksa yoktur!..

Ki, sizin düşünce ve hayalleriniz de buna dahildir...

Onların sizin beyninizde canlanma nedeni, bizatihi evrende varoldukları içindir...

Haa, gerçekleşmeleri ise, sadece size ve şartlara bağlıdır tabii...

Orada evrenin yapabileceği hiçbir şey yoktur!..

Eee, sonuçta ona ne, değil mi?..

***

BUNCA YOKSULLUK VARKEN…

Yoksulluk nedir gerçekten?..

Düşük gelirli olmak, kendisinin ve bakmakla yükümlü olduklarının gereksinimlerini yeterince karşılayamamak, aç ve açık olmak mı sadece?..

Ne dersiniz?..

Yoksa bundan çok daha öte bir şey midir yoksulluk?..

Hiçbir mesleğe, beceriye sahip olamamak, körkütük cehalet, kendi geleceğine dair en ufak bir umut/hayal kuramamak, herkes tarafından horlanmak, aşağılanmak, itelenmek, ötelenmek, en kıytırık sadakaya dahi muhtaç kalmak, acının ve ölümün sınırlarında yaşamak sürekli...

Sanırım yoksulluk böyle bir şey artık!..

Kader, seçim, tembellik, azla yetinme, ilahi sınav, bir lokma bir hırka, şu, bu diyerek geçiştirilebilecek bir olgu olmanın çok daha ötesi...

Geçmişin naif/romantik 'yoksulluk edebiyatı' günleri çoktan geçti, bitti...

Şimdi vahşi bir ölüm-kalım mücadelesine dönüştü/dönüşmekte iş ve ne yazık ki çok fazla yoksul ölecek bu süreçte...

Görünen o!..

***

KEHANET...

Dünya çok hızlı değişiyor...

Artık araştırıp öğrenmemiz değil, sadece önümüze konanlarla yetinmemiz...

Fikir değil, kanaat sahibi olmamız isteniyor...

Bilgi ise yerini çoktan inanca bıraktı...

Gerçeklik duygusunu yitirmek üzereyiz, sanal bir evren oluşturuluyor etrafımızda...

Doğa ve doğal olan; ilkel, tehlikeli ve öngörülemez...

Ama satın almak mecburiyetinde olduğumuz tüm yapay ürünler; modern, güvenilir, tatmin edici ve statü belirleyici birer ihtiyaç!..

Fenni insan kümeslerine hoşgeldiniz...

Murat Hiçyılmaz / murat_hicyilmaz@ yahoo.com

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Hiçyılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi