Laiklik, ille de laiklik…

Laiklik, ille de laiklik…

Üzerine çokça tartışılan (ve bu sıralar yine alevlenen ya da alevlendirilmeye çalışılan!) bir konuda şahsi bakış açımı biraz açmak, açıklamak isterim:

Evet, ben laik bir insanım. Geçmişte bugünkünden çok daha farklı anlam ve önemi olan dinlerin artık sadece 'sömürüye kutsal kılıf' yönüyle kullanıldığını düşünüyorum.

Ancak, inançlı insanlara da düşman değilim elbette.

Hatta içtenlikle inanan insanlar, onların ruh dünyaları, huzuru, tevekkülü hoşuma gider, imrenirim.

Gelgelelim, çoğunluk böyle olduğu halde, o azınlıktaki yobazlar, yani dini kullanarak kendilerine şahsi (maddi-manevi!) kazanç elde etmek isteyenler var ya...

İşte onlara hiç dayanamıyorum!

Nerede hiç alakasız konularda (özel hayat, ekonomi, politika vs) hemen lafı getirip dine dayayanlar, saçma sapan kuralları herkese tavizsiz dayatanlar varsa, benim gözümde hepsi birer asalak, sömürgen...

İşin asıl acı tarafı, içten dindarları da çok zor bir duruma, ikileme sokuyorlar farkında olarak veya olmadan.

Ve o ağızlarından hiç düşürmedikleri dini alabildiğine kirletiyorlar, yozlaştırıyorlar, çirkinleştiriyorlar, bir kavga, çekişme konusu haline getiriyorlar.

Dini duyguları kuvvetli, inançlı insanların iktidara gelmesi, hükümet olması, Türkiye'yi yönetmesi beni hiç rahatsız etmez.

Ancak, o inancı yalnızca kalplerinde yaşaması, her şeyin Tanrı'yla kendi aralarında kalması şartıyla tabii!

Bir devletin laik olması demek, devlet adamlarının dinsiz, tanrısız olması manasına gelmez kesinlikle.

Yönetenlerin kendisi gibi düşünen ve düşünmeyen tüm insanlara eşit davranması, adil kalması için elzem bir kuraldır laiklik.

Demokratik, özgürlükçü, barışçıl, sosyal, modern bir devlet, ülke din kurallarıyla yönetilemez. Çünkü din, yapısı gereği buyurgandır, zorlayıcıdır, kendisinden olmayanı dışlar, kafir, düşman addeder. Dahası; değişime, bilimsel, sosyal, felsefi yeni fikirlere, gelişmelere açık değildir, ikirciklidir, mesafelidir…

Her neyse, diyeceğim; ben bu iktidarı eleştirirken, bunu İslamiyet'e olan karşıtlığımdan değil (tüm dinlere aynı derece uzağım!), eylem ve politikalarını benimsemediğimden, olumsuz sonuçlara yol açtığını ve açacağını düşündüğümden, yani tümüyle 'dünyevi' sebeplerden dolayı yapıyorum.

Yarın kendini laik, Kemalist, şu, bu diye tanımlayan bir iktidarı da yine benzer sebeplerden dolayı eleştirebilirim.

Kaldı ki, geçmişteki iktidarlar da en az şimdiki iktidar kadar sorumluluk taşıyorlar bugün geldiğimiz noktada. Bu gerçeği görmezden gelerek olanları tam olarak anlamak, anlamlandırmak, yorumlamak pek mümkün değil zaten.

Paylaşmak istedim.

Murat Hiçyılmaz / murat_hicyilmaz@ yahoo.com

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Hiçyılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi