O Kirli Düşüncelerinizi Çekin Türk Kadınının Özgürlüğünden

Kadin erkek farketmez, o kirli düşüncelerinizi sözlerinizi çekin Türk kadının özgürlüğünden...

O Kirli Düşüncelerinizi Çekin Türk Kadınının Özgürlüğünden

Misyonerlik, dar anlamıyla herhangi bir dini öğretiyi yabancı ülkelerde yaymakla yükümlü din görevlilerini tanımlamada kullanılır. Daha geniş anlamıyla ise başkalarını belirli bir öğretiye, özellikle dini bir öğretiye ikna etmeye çalışan, onları bu öğretiye çekme amacını üstlenen kişileri tanımlamada kullanılır.

Neden yazıma, "Misyonerlik anlamı nedir?" diye başladım, söyleyeyim...
Bazi insanlar türedi Türkiye Cumhuriyeti'nde...
Hayatımıza tatlı tatlı edalarıyla, dobra konuşma tavırlarıyla, Atatürk düşüncelerini savunan masum ama bir o kadar etkili düşünceleriyle...
Girdiler hayatımıza...
Dinledik, dinlettirildik...
Alkışladık, beğendik...

Yavaş yavaş işlediler beyinlerimizi, bizimle aynı fikirdelermiş imajını verdiler... hayatımıza saygı duyuyormuş gibi gösterdiler kendilerini...
Eleştirdiler, savundular kadınlarımızın özgürlüklerini...

Neden misyonerliğin anlamını başta yazdım ben size...gelelim mi bu konumuza...
Kendi fikirlerini bizlere empoze etmeye çalışmaya başladılar çünkü...inatla. bağıra çağıra, yırtına yırtına kadınlarımızın dekoltelerini eleştirmeye başladılar...

Şimdiiiiiii burada bir duralım...
Eğer birşeyleri söylemek için yırtınmak gerekiyorsa, bağırıp çağırmak gerekiyorsa şimdi ben bağırıyorum yırtına yırtına, çığıra çığıra...

Burası Türkiye Cumhuriyeti...
Kimse kimsenin kıyafetine, üslubuna, dekoltesine karışamaz...
Ha sen karışırsın...karış.. ama karışmak ile yetinmek zorundasın...eleştirirsin...düşüncelerini zikredersin ve orada kalırsın...
Çıkıp kimse ama hiç kimse ahlak bekçisi kesilemez bu ülkenin tek bir vatandaşına, Hele ki KADININA...

Teşhircilikten bahsediyorlar...
Evet teşhir eder ya da etmez...sergiler ya da sergilemez...Bu o insanın kendi seçimidir...
Seçimlerine saygı duyacaksın eğer bu ülkede yaşıyorsan...
Seni hiiiiç ilgilendirmez...
Bu seni ilgilendirmeye başlamışsa, senin kendin ile ilgili sorunların vardır demektir...
Biz Türk kadınları olarak sizin sandığımızdan da daha akıllıyız...
Aklımız var kullanırız, örf adetlerimize saygı duyar onları koruruz...

Toplum bu dekolte giyen sanatçıları örnek aldığı gibi giyeceği yerleri de bilir...bizim halkımızı bu kadar küçük görmek hangi ahlaka sığıyor...
Kim karar veriyor buna?

Misyonerliğinize önce sanat dünyasında giyilen kıyafetlerle başladınız..çünkü sanatçı giydiği ile, yaptıkları ile topluma örnek olmalıdır...
Bunun sonrası sokakta yürüyen kadına, okuldaki kızlarımıza ana karnındaki bebeklerimize kadar uzanır...

Sanatçıya da, tasarımcıya da, sokakta yürüyen kadınıma da, okuldaki kızıma da, anne karnındaki bebeklerimize de karışmayın...

Karıştığınız her daim bu sözler gelsin aklınıza...

Türk milletinin karakteri yüksektir, Türk milleti çalışkandır, Türk milleti zekidir. Çünkü, Türk milleti millî birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir. Ve çünkü, Türk milletinin yürümekte olduğu yükselme ve uygarlık yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, pozitif ilimdir.
Mustafa Kemal Atatürk

Eğer sen kadınımın giydiği dekolteye şu an tatlı tatlı çıkıp edepsizlik dersen, teshirciliktir dersen, senin savunduğun düşünceye ben sapkınlık derim...
Niye mi?
Sen dekolte giyene damga vuruyorsun, sen sanata, tasarıma, sanatçıya damga vuruyorsun...
Onları etiketliyorsun...
Teşhir diyerek bu kadına ne yapılırsa yapılsın mustahaktır demeye getiriyorsun...
Aslında sen sapkınlıklara, ahlaksızlıklara yol açıyorsun....
Kadını eziyor, özgürlüğüne pranga vurmaya çalışıyorsun...

Türk kadını ne yapacağını ezelden beri bilmiştir...
Bilir, yaşatır..gereği gibi yapmaya da hep devam edecektir...

Sanattan sonra spora da bir bakalım...
Bir süre sonra sporda giyilen şortlarımıza, tshirtlerimize, sahilde giyilen mayolarımıza, üstlerimize de sıra gelecek mi?

Ben o sıranın da geleceğinden o kadar eminim ki...

Yavaş yavaş tatlı edalarla hayatımıza girdiniz...

Giydiklerimizin teşhirciliğe girdiğini söylüyorlar...bunun bir adım sonrası yasaklardır...

Kadınlarımız, kızlarımız bu kadar tatlı diller ile ayaklar altına alınamaz...buna ne Türkiye Cumhuriyeti devleti ne de Türkiye Cumhuriyeti kadını mahal verecektir...

Bizim kadınımız da, toplumumuz da neyi nerede ne şekilde hangi durumda giyer bilgisine ve görecesine sahip olan millettir. Bu konuda kaygınız da, şüpheniz de olmasın...

Konularınız değişsin...
Kadına yapılan şiddeti konuşalım...Kadına uygulanan baskıları konuşalım...13 yaşında evlendirilen kız çocuklarımızı konuşalım...okula gönderilmeyen kız çocuklarımızı konuşalım...

Kadının giydiği giyeceği dekolteyi söz konusu bile etmeyin..
Çekin o kirli düşüncelerinizi Türk kadınının üzerinden...
Bu düşüncelerle toplumu kışkırtmayın, kirletmeyin...
Kadına yapılan tacizlere kapıları ardına kadar daha da çok açmayın...

Sanattan, sanatçıdan, spordan, sporcudan, giydiğimiz kıyafetten, tesettürümüzden, dekoltemizden, makyajımızdan, topuklu ayakkabımızdan, deri taytımızdan artık kirli düşüncelerinizi çekin üzerimizden...

Başı bağlı olan kadınımız nasıl eleştirilere tabii tutulmuyorsa bu memlekette, başı açık olana da saygı duymayı öğrendiysek toplum olarak...dekoltesine de saygı duymayı öğrenecek bu milletimiz...

Yazımı Viginia Wolf'un sözleriyle bitirmek istiyorum...

“Kadınları korumaktan vazgeçmeniz lazım, onları farklı işler ve farklı uğraşlarla baş başa bırakın; izin verin ki asker olsunlar, denizci olsunlar, otomobil sürsünler, liman işçisi olsunlar… Kadınlık korunmaya muhtaç bir varoluş olmaktan çıkınca her şey olabilir"

Hoşçakalın
Sevgiyle kalın

BURÇİN YARKENT 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burçin Yarkent - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi