Günün İçinden – 05.12.2023

Günün İçinden – 05.12.2023

Güzel bir gün, günler, haftalar tüm neşeyle sizlerin yanında olması dileğimle günaydın…

Tebessüm;

BİZ YILLARDIR BAKIYORUZ

Akıl hastanesine yeni atanan müdür hastaneyi dolaşmaya karar vermiş. Dolaşırken hastanesinin dışarıya bakan duvarının dibinde bir grup akıl hastasının tek sıra olup duvardaki bir delikten baktıklarını görmüş. Merak içinde yanlarına giderek:

-Yahu hepiniz toplanmış burada ne yapıyorsunuz.

-Hiçbir şey yapmıyoruz sadece bu delikten dışarı bakıyoruz...

Bunun üzerine müdür hastaları kenara iterek:

-Durun birde ben bakayım, demiş ve delikten dışarıya doğru bakmış. Birde ne görsün delik kapalı ve hiçbir şey görünmüyor. Hiddetle akıl hastalarına dönerek:

-Yahu, demiş, Ben baktım bu delikten dışarı bir şey görünmüyor peki siz ne görüyorsunuz:

-Deliler hep bir ağızdan Müdür Bey, demiş. Biz yıllardan beri bakıyoruz bir şey göremedik siz bir bakışta nasıl göreceksiniz ki.

CANLI GAZETE

Başhekim, akıl hastanesinin bahçesinde dolaşıyordu, bir ara baktı, bir kalabalık gözüne çarpmıştı. Hemen oraya seğirtti. Deliler bir halka oluşturmuş, ortada dönüp konuşan birini dinliyorlardı:

-Papandreou seçimleri kaybetti. Hastaneye kaldırıldı... Bulgar zulmü devam ediyor. Zorla yollanan soydaşlarımızın sayısı seksen bine ulaştı... Federasyon kupasını Beşiktaş kazandı...

Başhekim bu işten hoşlanmış:

-Ne yapıyorlar bunlar böyle? Diye sormuş.

-Efendim, demişler. Ortadaki deli kendinin gazete olduğunu sanıyor, haberleri bildiriyor.

Başhekim daha da hoşlanmış. Dolaşmasını sürdürmüş. Az ileride birde ne görsün! Sekiz, on deli iplerle sımsıkı birbirlerine bağlanıp bir köşeye atılmamış mı?

-Onlar mı, okunup da iadeye gidecek eski gazeteler efendim...

Yorum

Eski Türk inanışına göre yeryüzünün tam ortasında bir “akçam ağacı” vardı. Bu ağacın tepesi, gece-gündüze ve Güneş’e hükmeden Tanrı ‘Ülgen’in sarayına kadar uzanıyordu. Gündüzlerin uzayıp gecelerin kısalmaya başladığı ‘22 Aralık’ta günün geceyi yenerek zafer kazandığına inanan Türkler, Güneş’in yeniden doğuşunu akçam ağacının altında, ‘Nardugan’ (Nar: Güneş, Dugan: Doğan) adını verdikleri büyük bir şenlikle kutluyorlardı. En güzel giysileriyle şarkılar söyleyip oyunlar oynuyorlar, yaşlıları ziyaret edip, tüm aile fertleriyle özel yemekler yiyorlar, Güneş’i geri veren Tanrı Ülgen’e hediyeler bırakıyorlardı…

Bir yazar / Bir öykü

GEORGE ORWELL

Hakkında

GEORGE ORWELL (1903-1950): Asıl adı Eric Arthur Blair olan İngiliz romancı, denemeci ve eleştirmen, Hayvan Çiftliği’nin yanı sıra totaliter yönetimlerin tehlikelerine dikkat çektiği karşı-ütopyacı romanı 1984 ile dünya çapında ün kazanmıştır. Hindistan’da dünyaya geldi. 1917-1921 yılları arasında Eton College’da okudu. 1922’den 1927’ye kadar Burma’da (bugün Myanmar) Hindistan İmparatorluk Polisi’nde bölge müfettiş yardımcısı olarak görev yaptı. Buradaki deneyimleri ilk romanı Burmese Days’e (1934; Burma Günleri) ilham verdi. The Road to Wigan Pier’i (1937; Wigan İskelesi Yolu) ve Franco’cu faşistlere karşı Cumhuriyetçilerin safında savaştığı İspanya İç Savaşı deneyimini anlattığı Homage to Catalonia’yı (1938; Katalonya’ya Selam) yazdıktan sonra, bir sanatoryuma yattı. II. Dünya Savaşı başlayınca BBC’nin Hindistan yayınları bölümünün başına getirildi ve 1943’e dek burada çalıştı. 1950’de George Orwell uzun süredir tedavi gördüğü verem hastalığına yenik düştü.

Hayvan Çiftliği

İspanya'daki "ihanete uğramış devrim" tablosu Orwell'i derinden sarmıştır. Fakat en meşhur yapıtları olan Hayvan Çiftliği'nin ve 1984'ün sırf Stalin'i yermek için kaleme alındığını iddia etmek aşırı bir basitleştirme olur. Orwell yazarlığa başladığı günlerdeki çizgisinden sapmış değildir: Nasıl ki ilk eserleri kendi tecrübelerinden izler taşıyor fakat her toplumu ve çağı ilgilendiren meseleleri de işliyorsa, savaş sonrası yapıtları da yalnızca Franco'nun, Hitler'in, Stalin'in dünyasını değil, bu 'despot'ları yaratan hırsları ve budalalığı da taşlamaktadır.

Hayvan Çiftliği bir devrimin trajedisidir. Bu modern fabl, kesilmekten, kırkılmaktan, sağılmaktan, dövülmekten bıkarak zalim sahiplerine karşı ayaklanan Manor Çiftliği hayvanlarının hikâyesidir. Karakterler son derece sade ve güçlüdür: Alaycı eşek Benjamin, fedakâr at Boxer, akılsız kısrak Mollie, hatta serçeleri tüm hayvanların kardeş olduğunu söyleyerek pençeleri arasına çekmeyi deneyen kedi bile akıllarda kolayca yer edinen, çok canlı kişiliklerdir. Onlar birlik olarak kendilerine zulmeden insanlara karşı isyan edip savaşır ve sonunda çiftlikten kovarlar.

Hayvanlar çiftliği geri almayı deneyen insanlara karşı yiğitçe çarpışır, gövdelerini mermilere siper eder; elleri olmadığı halde çiftliğin zor işlerinin üstesinden gelmeyi, hatta bir değirmen inşa etmeyi bile başarırlar. Ne yazık ki zaferleri yöneticiliğe soyunup gitgide 'insanlaşan' domuzların hırsları ve entrikaları tarafından gölgelenmeye mahkûmdur. Romanın alt başlığı 'Bir Peri Masalı'dır. Oysa bu bir peri masalı değildir fakat roman bir masal anlatımıyla yazılmıştır.

Bir şair / Bir şiir;

PABLO NERUDA

En Hüzünlü Şiir

Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim

Yazabilirim örneğin; “Gece yıldızla dolu

Ve yıldızlar masmavi titreşiyor uzakta`

Şarkı söyleyip esiyor gece rüzgârı.

Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim...

Sevdim ben onu, o da beni sevdi bir ara

Buna benzer gecelerde sarıldım kollarımla

Defalarca öptüm onu sonsuz göğün altında

Sevdi beni o, ben de onu sevdim bir ara

O koca, masum gözler sevilmez miydi ama?

Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim

Onu tutamadığımı, kaybettiğimi düşünmek

Dinlemek uçsuz bucaksız geceyi, onsuz daha tenha kalan

Ve şiir… Çime düşen çiy gibi düşer cana.

Ne çıkar sevdam onu tutamadıysa...

Gece yıldızla dolu ve yanımda değil o...

Hepsi bu...

Şarkı söylüyor uzaklarda biri. Çook uzaklarda...

Ruhum kayboldu onsuzlukta…

Gözlerim onu arıyor geri getirirmiş gibi, yüreğim onu.

Ve yanımda değil o...

Aynı gece ağartıyor aynı ağaçları

Bir zamanlardaki biz, artık aynı değiliz

Sevmiyorum artık onu doğrudur, oysa ne çok sevmiştim...

Sesim rüzgârı kollardı kulağına değmek için

Başkasının… Bir başkasının olacak...

Sesi, ışıltılı teni, derin gözleri...

Bir zaman öpüşlerime ait olduğu gibi...

Artık sevmiyorum ya... Severim yine belki.

Sevda o denli kısa, nisyan öyle uzun ki...

Çünkü benzer gecelerde sarıldım kollarımla

Kaybolup gider ruhum onsuzlukta...

Bu bana yaşattığı en son acı

Ona yazdığım en son şiir de olsa

Hakkında

20. yüzyıl şiirinin en önemli adlarından Şili'li şair ve diplomat Pablo Neruda'nın asıl adı Ricardo Neftali Reyes y Basoalto'dur. Çekoslovakyalı şair Jan Neruda'ya olan hayranlığından dolayı Pablo Neruda takma adını kullandı. 12 Temmuz 1904'te Parral kentinde doğdu. Babası demiryolunda çalışıyordu, annesi öğretmendi. İlk ve orta öğrenimini yaptığı Temuco'da şair Gabriela Mistral ile tanıştı. On dört yaşındayken La Manana gazetesinin sanat bölümünü yönetmeye başladı.1917-20 yılları arasında ilk şiirlerini yazdı. 1925'te Santiago'ya gelerek mimarlık ve Fransızca öğrenimine başladı.

Üniversite yıllarında Öğrenci Birliği'nin açtığı şiir yarışmasında La cancion de la fiesta (Bayram Şarkısı) adlı şiiriyle birinci oldu. 1923'te Alacakaranlık'ı yayımladı. 1924'te yayımlanan 20 Aşk Şiiri ve Umutsuz Bir Şarkı ile ünlendi. 1925'te Sonsuz İnsan Girişimi adlı şiiri kitabının ardından 1926'da Halkalar adlı yapıtı yayımlandı. 1927-45 yılları arasında Birmanya, Colomba, Batavia, Buenos Aires, Barcelona ve Madrid'te konsolosluk yaptı. Tanıştığı Lorca ve Alberti ile yakın dostluk kurdu.

1936'da İspanya İç Savaşı sırasında Cumhuriyetçiler safında yer aldı. 1937'de İspanya Yüreklerde yayımlandı. 1943'te Şili'ye döndü. 1945'te senatör seçildi. 1948'de Şili Komünist Partisi'nin yasadışı ilan edilmesi üzerine Şili'den ayrılmak zorunda kaldı. 1952'ye kadar Meksika, İtalya, S.S.C.B, çeşitli Avrupa ülkelerinde yaşadı. Bu arada, Üçüncü Konukluk (1947) , Evrensel Şarkı (1950) , Kaptanın Dizeleri (1952) adlı kitaplar yayımlandı. Şili'li Büyük Dünya Ozanı unvanıyla anılan Neruda'ya 1952'de Dünya Barış Ödülü, 1953'te Stalin Ödülü verildi. 1968'de Amerikan Sanat ve Edebiyat Akademisi onursal üyeliğine seçildi.

1969'da Şili Cumhurbaşkanlığına aday gösterildi, ama Allende lehine adaylıktan çekildi. 1971'de Paris Büyükelçiliğine atandı. Bu görevdeyken 1971 Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandı. 1973 askeri darbesinin ardından Santiago'da evi basılan Neruda'nın 24 Eylül 1973'te öldüğü açıklandı.

Dipnotum

Akçam ağacı Türk halı ve kilim motiflerinde temsil ediliyor. Efsanelerimizde de var. Bu ağaç Orta Asya’da yetişiyormuş. Türkler Avrupa’ya devamlı akın yapıyor, Avrupa herhalde Hunlardan aldı bu geleneği. İznik konsilinde “Biz İsa’yı Güneş gibi düşünüyoruz, onun *u olarak kutlayalım diyorlar. Çam ağacı süslemesini ise ilk kez 1605’lerde Almanlar yapıyor. Aslında tamamen Türk ürünü. Avrupa’da ayakkabı yok, dikişten haberleri yok. Pantolon giymeyi, dikiş dikmeyi Hunlardan öğreniyorlar. Asıl Pagan onlardı. Hala Türklüğünü kabul etmeyen tarihçiler var.

TARİHTE BUGÜN ÖNEMLİ OLAYLAR

* 1360 - İlk frank, İngilizlerce esir alınan Fransa Kralı II. Jean'ın fidyesini ödemek üzere Compiègne'de basıldı. Ağırlığı 3.88 gramdı ve bir yüzünde haç diğer yüzünde ise ata binmiş II. Jean tasviri vardı.

* 1492 - Kristof Kolomb, Haiti'yi keşfetti.

* 1904 - Japonlar Port Arthur’da Rus donanmasını yok etti.

* 1920 - TBMM'de "Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Grubu" kuruldu Mustafa Kemal grup başkanlığına seçildi

* 1927 - Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Vaşington Büyükelçisi Ahmet Muhtar Bey güven mektubunu sundu.

* 1927 - Cumhuriyet döneminin ilk kâğıt paraları tedavüle çıkarıldı. 1, 5, 10, 50, 100, 500 ve 1000 liralık olmak üzere 7 ayrı değerde çıkarılan banknotlar eski Türkçe ve Fransızca bastırıldı.

* 1932 - Almanya *lu İsviçreli fizikçi Albert Einstein Amerikan vizesi aldı.

* 1933 - Birleşik Devletler'de 14 yıldır devam eden içki yasağı kalktı.

* 1933 - Eskişehir Şeker Fabrikası açıldı.

* 1934 - Türkiye'de kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanıyan kanun kabul edildi.

* 1941 - Birleşik Krallık Finlandiya, Macaristan ve Romanya'ya savaş ilan etti.

* 1942 - Erbaa ve Niksar'da meydana gelen depremde 500 kişi öldü.

* 1945 - Bermuda Şeytan Üçgeni'nde bir uçak kayboldu.

* 1950 - Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı, Kore'deki askerlerin %10'unun öldüğünü açıkladı. Radyo Gazetesi'ne göre, 150 asker öldü, 150 kayıp, 200 ile 300 yaralı var.

* 1951 - Uluslararası Göç Örgütü (IOM) Kuruldu.İlk Kuruluş Adı Geçici Hükümetlerarası Göçmen Komitesi idi.

* 1953 - Bektaşi Şeyhi Sırrı Baba, Bakanlar Kurulu kararıyla sınırdışı edildi.

* 1957 - Sukarno tüm Hollandalıları Endonezya'dan sınırdışı etti.

* 1970 - İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulu'nda 2 öğrenci vuruldu.

* 1978 - Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, Afganistan ile 20 yıllık dostluk anlaşması imzaladı.

* 1981 - Türkiye Millî Basketbol Takımı, Sofya'da Yunanistan'ı 93-80 yenerek Balkan Şampiyonu oldu.

* 1986 - Pınar Kür'ün "Bitmeyen Aşk" adlı romanı "müstehcenlik" gerekçesiyle toplatıldı.

* 1987 - Türkiye İşçi Partisi (TİP) genel Sekreteri Nihat Sargın ve Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Nabi Yağcı (Haydar Kutlu) tutuklandı.

* 1987 - Cibali Tütün Fabrikası yandı.

* 1989 - TGV Atlantique, 482,4 km/h sürate erişerek demiryolu hız rekorunu kırdı.

* 1995 - MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş, "Cumhuriyetimizin ilk dönemlerinde olduğu gibi ezan Türkçe okunsun" diyen eski Devlet Güvenlik Mahkemesi başsavcısı Nusret Demiral'ın istifasını istedi.

* 2002 - Oslo'da yapılan barış görüşmelerinde Sri Lanka'da 19 yıl süren savaştan sonra Tamil gerillaları ile hükümet arasında federal iktidar paylaşımı konusunda gelişme sağlandı.

* 2003 - İntihar bombacıları güney Rusya'da bir trene saldırdılar: en az 46 kişi öldü.

* 2003 - Türk Telekomünikasyon AŞ hızlı internet uygulaması ADSL'yi, kullanıma açıldı.

TARİHTE BUGÜN DOĞANLAR

* 1479 - Ayşe Hafsa Sultan, İlk Valide Sultan (ö. 1534)

* 1903 - Johannes Heesters, Hollanda'lı aktör, şarkıcı ve komedyen (ö. 2011)

* 1782 - Martin Van Buren, 8. ABD başkanı (ö. 1862)

* 1879 - Clyde Cessna, ABD'li uçak üreticisi (ö. 1954)

* 1890 - Fritz Lang, Metropolis filminin yaratıcısı Avusturyalı yönetmen (ö. 1976)

* 1901 - Walt Disney, ABD'li film yapımcısı (ö. 1966)

* 1901 - Werner Heisenberg, Alman fizikçi (ö. 1976)

* 1902 - Vasfi Rıza Zobu, Tiyatro ve sinema sanatçısı (ö. 1992)

* 1903 - Cecil Frank Powell, İngiliz fizikçi Nobel Fizik Ödülü sahibi (ö. 1969)

* 1927 - Erich Probst, Avusturya'lı futbolcu (ö. 1988)

* 1932 - Sheldon Lee Glashow, ABD'li fizikçi, Nobel Fizik Ödülü sahibi

* 1935 - Bozkurt Kuruç, Tiyatro Sanatçısı

* 1939 - Mehmet Akan, Türk tiyatro ve sinema oyuncusu (ö. 2006)

* 1966 - Demet Sağıroğlu, Türk müzisyen

* 1970 - Saba Tümer, Türk sunucu

* 1975 - Ronnie O'Sullivan, İngiliz Profesyonel Snooker Oyuncusu

* 1978 - Irina Tebenikhina, Rus voleybolcu

* 1979 - Matteo Ferrari, İtalyan futbolcu

TARİHTE BUGÜN ARAMIZDAN AYRILANLAR

* 1791 - Wolfgang Amadeus Mozart, Avusturya'lı besteci (d. 1756)

* 1870 - Alexandre Dumas père, Fransız yazar (d. 1802)

* 1926 - Claude Monet, Fransız ressam (d. 1840)

* 1930 - Musa Kazım Göksu, TBMM'de milletvekilliği yapmış siyasetçi.

* 1934 - Ali Cenani, Osmanlı Meclisi Mebusanı'nda ve TBMM'de milletvekilliği yapmış siyasetçi (d. 1872)

* 1945 - Suphi Nuri İleri, gazeteci ve iktisatçı Türk profesör (d. 1887)

* 1951 - Abanindranath Tagore, Hint yazar (d. 1871)

* 1973 - Robert Watson-Watt, İskoçya'lı mühendis, radarın mucidi (d. 1892)

* 1983 - Robert Aldrich, ABD'li sinema yönetmeni (d. 1918)

* 1986 - Nezahat Tanyeri, Türk tiyatro ve sinema sanatçısı (d. 1917)

* 1998 - Erhan Akyıldız, Türk gazeteci

* 2002 - Bernard Fresson, Fransız aktör (d. 1931)

* 2002 - Ne Win, Burma'lı diktatör (d. 1910)

* 2012 - Oscar Niemeyer, Brezilya'lı mimar (d. 1907)

* 2013 - Nelson Mandela, Güney Afrika'lı siyasetçi (d. 1918)

www.HaberHürriyeti.com / Mustafa Gökçek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi