Günün İçinden – 04.12.2023

Günün İçinden – 04.12.2023

Güzel bir gün, günler, haftalar tüm neşeyle sizlerin yanında olması dileğimle günaydın…

Haftaya başlarken yazılarımdan önce tebessüm…

BENDE BU KAFA VARKEN

Delinin birisi hastaneden taburcu olacakmış ve son muayene için başhekim gelir. Deliye sorar:

-Elin nerede?

Deli gösterir.

-Bacağın nerede?

Deli yine gösterir.

-Burnun nerde?

Deli yine gösterir.

Başhekim doktorlara:

-Bırakın emrini verir ve çıkar. Hekim çıktıktan sonra deli göbeğini gösterir ve :

-Bende bu kafa varken tabi salıverirsiniz, der.

BEŞ VAR

İki deli arasında konuşma:

-Saat kaç?

-Beş var

-Kaça beş var?

-Bilmiyorum, akrebini kaybettim.

BİR KEDİ DAHA

Akıl hastanesinden kaçan iki deli, karşıdan gelen bekçiyi görünce iri gövdeli bir çınarın arkasına saklandılar. Bekçi, onların ayak seslerini işitmişti. Sordu:

-Kim o?

İçlerinden biri kedi gibi miyavladı. Bu başarılı miyavlamadan sonra bekçi yürüyüp gidiyordu ki, delilerin ayakları altındaki yapraklar hışırdadı. Bekçi geri dönüp yine seslendi:

-Kim var orada? İkinci deli cevap verdi:

-Bir kedi daha.

Yorum

II. Bayezid 400 kuyu açtırmış…

1509 yılında II. Bayezid’in şehrin muhtelif yerlerine 400 kuyu kazdırarak fay hattındaki gerilimi sönümlendirdiği, şehri de depremin yıkıcı etkisinden kurtardığı ortada dururken…

2011 yılında, yani 500 sene sonra ilim ve kafa olarak o gün bilim adamlarının ‘Kemaline’ erişemediğimiz ortaya çıkıyor!

Ya idare edenlerimiz?

Şehirdeki panik alanlarımız çok katlı imarcıların rantiye hesaplarına kurban edilmiş, yoğunluklar artmış, yollar trafiği, kanallar kullanılmış pis suları yağmurlu havalarda taşıyamaz, rögar kapaklarından kusar olmuştur. Aslında isyanıyla gelebilecek bulaşıcı hastalıkların da uyarısı yapılmaktadır. Van gibi yerde bile stada çadır kurulmuşsa şehir plancılarımızı sorgulamamız gerekir…

Bir yazar / Bir öykü

LEV NIKOLAYEVIÇ TOLSTOY

İvan İlyiç’in Ölümü

Kitaptan

Büyük adliye binasında görülen Melvinskiyler davasında duruşmaya ara verilmiş, savcı da dahil olmak üzere mahkeme üyeleri İvan Yegoroviç Şebek’in odasında toplanmışlardı. Sohbet esnasında söz döndü dolaştı ünlü Krasov davasına geldi. Ftodor Vasilyeviç mahkemenin bu davaya bakma yetkisi olmadığını heyecanla savunurken…

Hakkında

Lev Nikolayeviç Tolstoy (9 Eylül 1828 - 20 Kasım 1910), başarılı Rus yazardır.

Zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluğum"u bu sıralarda yazdı.

Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Yine de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa ve İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde yine Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet unvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim ve eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi.

Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs 16 yaşında idi. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 12 çocukları oldu; bu çocuklardan 5'i öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özellikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir.

Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır.

Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular.

82 yaşında vefat eden Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı "Tanrının Egemenliği İçinizdedir" kitabıyla yeni bir Hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.

Bir şair / Bir şiir;

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

Bir Gün Anlarsın

Uykuların kaçar geceleri

Bir türlü sabah olmayı bilmez

Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya

Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında

Ne çarşaf halden anlar, ne yastık

Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık

Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın

Onun unutamadığın hayali

Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine

Sevmek ne imiş bir gün anlarsın

Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu

Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin

Hakkında

Ümit Yaşar Oğuzcan (22 Ağustos 1926, Tarsus - 4 Kasım 1984, İstanbul)

1845'te Eskişehir Ticaret Lisesi'ni bitirdi. Osmanlı Bankası ve Türkiye İş Bankası'nda çalıştı. 1977'de İş Bankası Halka İlişkiler Müdür Yardımcılığı görevinde iken emekliye ayrıldı.

İstanbul'da kendi adını taşıyan bir sanat galerisi kurdu. Bir süre yayıncılık yaptı ve Akbank Genel Müdürlüğü Krediler Servisi'nde çalıştı. Yaşamının son döneminde mizah dergisi 'Çarşaf’ ta mizah şiirleri yazdı.

İlk şiiri 1942'de Eskişehir'de yayınlanan 'Kocatepe' gazetesinde yayınlandı. Daha sonra Yedigün, Varlık, Büyük Doğu gibi dergilerde yayınlanan şiirleriyle tanındı. İlk şiir kitabı 'İnsanoğlu' 1947'de basıldı. Zamanla geniş kitlelerin okuyup hayranlık duyduğu bir aşk ve ölüm şairi olarak tanındı.

Şiirlerinde Faruk Nafiz Çamlıbel duyarlılığı görülür. 1973'de büyük oğlu Vedat'ın intiharından sonra 'ölüm' temasına daha çok eğildi. Bazı şiirleri çağdaş sanat müziğinin popüler bestecileri tarafından bestelendi. En duyarlı ve yoğun aşk şiirlerinin yazarıdır.

Dipnotum

Deprem sonrası ilk yardım ve geçici süreliğine konaklama ihtiyaçlarının karşılanması için afet sonrası toplanma alanları ve barınma alanları hayati öneme sahip. Toplanma alanları, afet ve acil durumlar sonrasında geçici barınma merkezleri hazır olana kadar geçecek süre içerisinde yaşanacak paniği önlemek ve sağlıklı bilgi alışverişini sağlamak amacıyla halkın bölgeden uzaklaşarak toplanabileceği güvenli alanlar. Barınma alanları ise afetzedelerin barınma ihtiyaçlarını gidermek için kullanılacak, çadırkent-konteynerkent kurulacak alanları ifade ediyor.

Kısaca; biraz internette araştırma yaptım. Sizde yapabilirsiniz! Toplanma alanı sorgulamasında, gösterilecek yer yok. Anekdotlar halinde kısa ve öz, çok bilgilendirici açıklamalarla karşılaştım!!!

TARİHTE BUGÜN ÖNEMLİ OLAYLAR

1154 - Nicholas Breakspear, IV. Hadrianus ismiyle papa oldu ve bu göreve gelen ilk İngiliz olarak tarihe geçti.

1791 - The Observer'ın (dünyanın ilk pazar günü gazetesi) ilk sayısı yayımlandı.

1859 - Mekteb-i Mülkiye kuruldu.

1881 - Los Angeles Times'ın ilk sayısı yayımlandı.

1897 - Osmanlı Devleti ile Yunanistan arasında barış anlaşması imzalandı.

1918 - ABD başkanı Woodrow Wilson, I. Dünya Savaşı barış görüşmeleri için Versay'a geldi. Başkanlığı sırasında Avrupa'ya gelen ilk ABD başkanı oldu.

1920 - Ankara'da maaşlarını alamayan öğretmenler ilk kez grev yaptı.

1927 - Cumhuriyet döneminin ilk kâğıt paraları tedavüle çıkarıldı.

1929 - Türk parasının değerini yükseltmek için alınacak önlemlerle her yerde yerli malı kullanılmasını hedefleyen bir kararname yayımlandı.

1943 - İnönü-Churchill-Roosevelt arasında Kahire Konferansı yapıldı.

1945 - Tan ı gerçekleşti. Tan gazetesi milliyetçi kesim tarafından saldırıya uğradı ve yağmalandı. dan sonra gazete yayın hayatına son verdi.

1945 - İstanbul'da komünizm karşıtı gösteride, Tan, La Turquie, Yeni Dünya matbaaları, Berrak ve ABC kitabevleri tahrip edildi.

1945 - ABD Senatosu 65'e karşı 7 oyla BM'e katılma kararı aldı. (BM, 24 Ekim 1945'de kuruldu).

1955 - Türkiye'de ilk elektrikli tren, İstanbul'da Sirkeci-Halkalı arasında çalışmaya başladı.

1961 - İngiltere'de * kontrol hapları serbestçe satışa çıkarıldı.

1980 - Rock grubu Led Zeppelin dağıldıklarını açıkladı.

1981 - ABD başkanı Ronald Reagan CIA'nın ülkedeki casusluk faaliyetlerine izin vererek örgütün yetkilerini genişletti.

1981 - Danışma Meclisi Başkanı Sadi Irmak "Askerler kışlaya dönmenin hasreti içinde" dedi.

2000 - Yatağan Termik Santrali'nde üretim durduruldu. Santral filtresiz çalıştırıldığı için Yatağan halkını zehirliyordu.

2002 - BM Güvenlik Konseyi Irak'ın "gıda karşılığı petrol" programını altı ay uzatma kararı aldı.

TARİHTE BUGÜN DOĞANLAR

* 1840 - Crazy Horse (Çılgın At), Oglala Siyu Kızılderili şefi (ö. 1877)

* 1866 - Vasiliy Kandinskiy, Rus ressam (ö. 1944)

* 1875 - Rainer Maria Rilke, şair (ö. 1926)

* 1892 - Francisco Franco, İspanya'nın faşist diktatörü (ö. 1975)

* 1895 - Samuel Butler, İngiliz yazar (ö. 1902)

* 1927 - Aptullah Kuran, Türk akademisyen, yazar, Boğaziçi Üniversitesi kurucusu (ö. 2002)

* 1929 - Şakir Eczacıbaşı, Türk işadamı, fotoğrafçı (ö. 2010)

* 1931 - Ken Bates, işadamı ve futbol yatırımcısı

* 1949 - Jeff Bridges, ABD'li sinema oyuncusu

* 1953 - Jean-Marie Pfaff, Belçika'lı futbolcu

* 1964 - Sertab Erener, Türk pop şarkıcısı

* 1964 - Marisa Tomei, ABD'li sinema ve tiyatro oyuncusu.

* 1969 - Jay-Z, ABD'li oyuncu ve şarkıcı

* 1972 - Nikki Tyler, ABD'li yıldız

* 1973 - Tyra Banks, ABD'li manken

* 1977 - Ertan Saban, Türk kökenli Makendoyalı oyuncu.

* 1977 - Lyubov Sokolova Kılıç, Rus voleybolcu

TARİHTE BUGÜN ARAMIZDAN AYRILANLAR

* 1131 - Ömer Hayyam, İranlı matematikçi, astronom, şair ve filozof (d. 1048)

* 1609 - Alexander Hume, İskoçya'lı şair (d. 1560)

* 1680 - Thomas Bartholin, Danimarka'lı hekim, ilahiyatçı ve matematikçi (d. 1616)

* 1798 - Luigi Galvani, İtalyan fizikçi (d. 1737)

* 1918 - Edmond Rostand, Fransız yazar (d. 1868)

* 1948 - Rakım Elkutlu, bestekâr (d. 1869)

* 1957 - Naciye Sultan (Killigil), Osmanlı Padişahı Sultan Abdülmecit'in torunu ve Şehzade Süleyman Efendi'nin kızı. (d. 1898)

* 1967 - Salih Murat Uzdilek, fizikçi

* 1975 - Hannah Arendt, Alman filozof (d. 1906)

* 1976 - Benjamin Britten, İngiliz piyanist (d. 1913)

* 1983 - Doğan Avcıoğlu, gazeteci, yazar (d. 1926)

* 1987 - Rouben Mamoulian, ABD'li sinema yönetmeni (d. 1897)

* 1993 - Frank Zappa, ABD'li müzisyen (d. 1940)

* 2004 - Mahmut Atalay, bir dönem Dünya ve Olimpiyat şampiyonu Türk milli güreşçi (d. 1934)

* 2009 - Eddie Fatu, ABD'li Güreşci (d. 1973)

www.HaberHürriyeti.com / MustafaGökçek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi