Adalet ölürken, İnsanlığı da Yanında Götürmüş...

Adalet ölürken, İnsanlığı da Yanında Götürmüş...

Adalet vefat edince defnetmeyi mi unuttular nedir, her yerden kokular gelmeye başladı. Kokuların geliş yönü de hep aynı yeri EGM’yi işaret ediyor.

Yazıya başlamadan, yanlış anlaşılmama adına bir takım tespitlerden söz etmek istiyorum. Ben hiçbir zaman tek yönlü yazmadım yazmam da. Akıl ve mantık çerçevesinde empati duygusu ile hareket ederim. Yani ‘’ben olsam ne yapardım’’ düşüncesi. İnanın çok işe yarıyor. Burada hedef sağlık çalışanı değil, çarpıtılan olayın polisin başına patlaması.

Bakın internette gezerken bir olayın anlatımına denk geldim. ilk görünüş ‘’vah vah sağlık çalışanı şiddet görmüş’’ izlenimi yaratıyor. Ama gönderiyi izleyince kullandığı üslup ve kelimeler ‘’yok artık’’ dedirtiyor.

Şimdi olay sizin başınıza gelmiş gibi okursanız, tepkileri daha iyi anlayabilirsiniz.

16 Yaşında gözünüzden sakındığınız evladınız gece rahatsızlanıyor, Giresun Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi'nin acil servisine götürdünüz. Doktor gerekli muayeneden sonra, hemşireye serum takılmasını söyler. Ancak hemşire uzun süren uğraşlara rağmen damar yolunu açamaz. Bu arada kızınız fenalaşır ve siz yüreği yanan anne olarak, ‘’acaba bir başkasını mı çağırsanız’’ dersiniz değil mi?. Ama tabii ki özgüven yoksunu hemşire bunu kabul etmez ve işleme devam eder ve serum takılır. Ancak bu arada kızınız iyice kötülemiştir. Hemşire ‘’karşıda boş odaya yatırın’’ diyerek fenalık geçiren kızınızı ve sizi odadan çıkarır. (Yardım etme gereği duymadan, fenalık geçiren hastayı odadan çıkartmak meslekle ne kadar ilişkili bilemedim.)

Koridora çıktığınızda kızınız baygınlık geçirir ve yere düşer, bu arada damar yolundaki iğne çıkar her yer kan revan içerisinde, kızınız baygın yerde yatıyor. Fenalık geçiren kızınızı önemsemeyip odadan çıkaran hemşireyi karşısınızda görünce ne yapardınız? İşte empati burada çok işe yarıyor.

Bu olayı yaşayan anne hemşirenin koluna vurarak ‘’ben sana söylemiştim’’ diye bağırır. Sağlıkçılar acilen beyaz kod verir güvenliği çağırır. Koluna sadece iki kez vurulan hemşire nasıl olduysa içeri girdikten sonra görünmez eller tarafından tırmalanır, kolunda morluklar oluşur ve darp raporu alır. Görüntüleri izlemek için İnstagram’da duygulardankaleme isimli hesaba bakabilirsiniz. Edepsizliğin görüntüsü olur mu olmaz mı siz karar verin.

Hemşire, başı kapalı olan anneye ‘’ sözde türbanlısın siz hak hukuku iyi bilirsiniz’’ gibi inancına ve giyim tarzına hakaret eder. Ama bu yetmez. Hakaretin bini bir para güvenlik kamerası görüntülerinde, devletin polisi için ‘’ bunların hepsine dayak atacaksın, sağlık hizmetlerinden men edeceksin bakalım bir daha böyle hayvanlık yapabiliyorlar mı’’ der. Hayvanlığın tanımı nedir acaba? (ki hasta yavrusunu acile götüren hayvanlar var onlardan özür diliyorum) fenalık geçiren 16 yaşında bir çocuğu gözetimde tutmamak mı yoksa buna sebep olandan hesap sormak mı?

Eğer hemşire türbanlı olsaydı, anne hemşirenin türbanına laf etseydi acaba ne olurdu?

Buraya kadar tipik olay gibi görünüyor, en iyi savunma saldırıdır tekniği ile hemşire elinden geleni yapıp kendi hatasını saklama çabasında.

İyi güzel de benim anlamadığım bu olaydan EGM’ye ne? Aslında normal şartlarda EGM polise ‘’hayvan’’ diye hakaret ettiği için hemşire hakkında suç duyurusunda bulunmalı da dedim ya bu normal şartlarda oluşabilecek bir durum.

İl Emniyet Müdürü, acaba hangi hakla polis memuru babayı odasına çağırıp hastane görevlilerinden özür dilemeye ikna etmeye çalışıyor?

Polisin eşinin çalışıp, çalışmadığından sana ne acaba? Polisin eşi, Cumhuriyet Savcısı olsaydı yine tavrın aynı olur muydu ki?

Bu polis memurunun görev yeri olayın ertesi günü neden değişiyor?

5 Kasım evlilik gününde kullanması gereken izin neden iptal edilmiştir?

En, en, en önemlisi İl Emniyet Müdürü, kızının yaşını sorup 16 yaşında yanıtını alınca ‘’canı cehenneme’’ gibi bir söz çıkmış mıdır ağzından? Hani ben bir babaya, bir insana yakıştıramadığım için soruyorum. Söylememiştir değil mi? Ben bile biliyorum ki kötü söz sahibine aittir değil mi? Sonra, ben sinirlerime hakim olamayıp bu kadar….. diye cümleye başlayıp bir sıfat yakıştırınca suçlu ben oluyorum da o yüzden merak ettim.

Zaten EGM farklı bir tavır sergileseydi ona daha çok şaşırırdım. Beni şaşırtmayan EGM’yi, memurunun yanında duramayan, evladına bir geçmiş olsun demeden ağıza yakışmayan söz söyleyeni, poliscanımın zaten burnunda olan canını daha çok sıkanları, o damar yolu açmayı beceremeyip bütün bu olaylara sebep olanı, topyekün empati kurarak insanlığa davet ediyorum. İnanın çok zor değil. Yapılan araştırmalar, o hemşirenin devletin polisine yakıştırdığı hayvan sıfatının gerçek sahibi hayvanlarda bile empati duygusu olduğunu ispatlamış. Denemenizi tavsiye ederim…

Can gazilerimi, yürek yangınım şehitlerimi, canım babamı, can Burağımı sevgi, saygı ve özlemle anıyorum.

Beyhan Biçkin Kozanoğlu / bbickin35@hotmail. com

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Beyhan Biçkin Kozanoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi