Edebiyatın Profesörü Bilge: Mehmet Cimi

Edebiyatın Profesörü Bilge: Mehmet Cimi

‘Mehmet Cimi’yi, 90 yılların başında almış olduğum Sedat Simavi Öykü Ödülü’nden sonra tanıdım. Yani 30 yıldan fazla… Bazı işler, dünya telaşı zaman zaman etkinliklerde ancak karşılaştığım bir insandı. Zaman içinde de tanıdıkça, ne kadar bilge, ne kadar edebiyat dostu ve insan sevgisiyle dolu olduğunu gördüm. Elbette Mehmet abi, yaşça benden büyüktü. Ancak benimle adeta akranı, bir arkadaşı gibi konuşurdu.

Yıllar sonra tekrar yolda karşılaştık. Oturup biraz sohbet ettik bir çay içiminde! Sıkıntıları vardı. Bunları hiç kimseyle paylaşmak istemezdi. Sanırım benim sorularımdan kurtulmak için, her karşılaştığımızda ‘soru sorma’ derdi. Büyük sözü, terbiyem bunu gerektirirdi ve sormazdım. Oysa her konuşma bitmesine yakın, adeta küçük bir çocuk gibi sarılır, gözleri buğulanırdı. İşte böyle bir insandı… Sonra düşündüm, demek ki onun da özür dilemesi böyleydi. Gerçi asla böyle bir şey beklemezdim. Çünkü o bir değerdi ve o güzel yürekli bir edebiyat profesörüydü…

İnsan arkadaşsız edemez. Yalnızlık en yakın arkadaşlarımızdan olsa bile, aynı masada oturmak, rakının eşliğinde muhabbet etmek, yeni kitaplardan açmak, sevdiklerimizi ve sevmediklerimizi konuşmak, hayatın rezilliklerinden ya da futboldan ikisine de aynı değeri vermişçesine söz etmek, yaşadığımız zamanın güven vermez ilişkileri içinde yan yana durabilmek… Mehmet abi ile sık olmasa da bir araya geldiğimizde ne yapabilirdik…

Hayat geçmişi nasıl armağan ediyorsa, bugünü olduğu gibi yaşamayı da öğretiyor. İnsan bazen arkadaşlarıyla ilişkisini gündelik ilişkiler içinde sıradanlaştırabiliyor. Gelip giden, uçuşan düşünceler arasında onların kendi hayatında tuttuğu yeri tam göremiyor. Mehmet abi ile sık görüşmüyorduk elbette, ama ara sıra görüşmek, düşünsel yakınlığımız olduğunu bilmek, benzer konulardan söz açmak yeterliydi.

Çok güzel bir Türkçeyle yazar ve konuşurdu. Hemen aynı düşünürdük dil konusunda… Sonra o gidince daha iyi anladım ki, onu düşündüğümden daha çok seviyormuşum. Hayat böyle yaşanıyor… Ve huzurevinin bir odasında, edebiyat dostları olmadan sessizce bu dünyadan ayrıldı maalesef ‘Mehmet Cimi’…

www.HaberHürriyeti.com / MustafaGökçek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi