Gözden Kaçan Gerçekler

Gözden Kaçan Gerçekler

Elinizde anahtar varken anahtar aradığınız oldu mu hiç? Bu soruyu sorduğumda, muhtemelen birçok kişi benzer bir deneyimi hatırlayacaktır. Gözünüzün önünde olan bir şeyi görememek, aslında hepimizin hayatında sıkça karşılaştığı bir durumdur. İşte bu yazıda, günlük hayatımızda sıkça karşılaştığımız bu tür durumların, hem toplumsal hem de bireysel yansımalarına dikkat çekmek istiyorum.


Konuları derinlemesine incelerken, sanki bir uçurumdan aşağı bungee jumping yapar gibi atlamayı seviyorum. Ancak kuyunun ne kadar dipsiz olduğunu bilemeyiz, bu yüzden kaybolmamak adına belirli bir ip uzunluğu seçmemiz gerekir. Şimdi, gözümüzün önünde olup göremediklerimiz üzerine bir yolculuğa çıkacağız. Gözlerimiz açık, bilginin bize geldiği bir durumdayız. Elimizdeki anahtarları düşünün; daha önceden dokusuna, ağırlığına bile aşina olduğumuz bir bilgi akışı söz konusu. Peki, bu bilgi akışını nasıl anlamlandıramıyor ve kavrayamıyoruz?


Bilgi akışının olduğu ve bizim bir arayış içinde bulunduğumuz bir durumdayız. İşte bu durumu, ipimizin uzunluğu olarak düşünebiliriz. Bu yazıda, bu "ipin" nasıl kullanılacağını ve göz önünde olan ama fark edilmeyen gerçeklerin nasıl keşfedileceğini inceleyeceğiz.


Bilgi akışının farkında olmak ve bunu doğru şekilde işleyebilmek, gerçekleri daha net görmemizi sağlar. Gözlerimiz açıkken bile fark edemediğimiz bu detaylar, aslında zihnimizin süzgecinden geçerek farklı anlamlar kazanır. Zihnimizin bu süzgecini anlamak ve geçmiş deneyimlerimiz, inançlarımız, beklentilerimizle şekillenen bu süreci çözümlemek, bize yeni bir bakış açısı kazandırabilir. İşte bu anlayış, bizi bilginin daha derinlerine, onu nasıl işlediğimiz ve algıladığımız konusuna götürüyor. Bu süreçte, zihnimizin bilgiyle nasıl dans ettiğini ve gerçeklerin nasıl farklı yorumlar kazandığını keşfedebiliriz.


İnsan zihni, bilginin sadece bir alıcısı değil, aynı zamanda bir yorumlayıcısıdır. Gözlerimizin önündeki gerçeklerle karşılaştığımızda, zihnimizin bu bilgileri nasıl işlediği, gerçekle algının gizemli dansını başlatır. Zihnimizin bilgiyi nasıl algıladığı ve işlediğini bilmeden bu problemi çözmek zor olacak.

Hadi küçük çekirgelerin beyinlerinden başlayan bu yolculuk sonunda çözdüğümüz problem ne işe yarayacak bir bakış atalım, daha önce bir yazımda bahsetmiştim.


İşte okumak isterseniz bağlantı linki burada: Haydi Paylaşalım | Fehmi Atican | HaberHürriyeti

Çekirgelerin beynini araştıran bir bilim insanı, çarpışmayı anlayabilen bir model çıkartıyor, bu modeli kullanan bir drone dünyanın en kalabalık metro istasyonunda insanlara çarpmadan hareket edebiliyor ve bunu gören bir otomobil üreticisi artık insanlara çarpmadan durabilen arabalar üretebiliyor.
Gözümüzün önündeki bilgileri bir araya getirip anlamlandırabildiğimizde elde ettiğimiz sonuç kısaca insan hayatı kurtarıyor. Şimdi bu problemin çözümünün insan hayatı kadar değerli olduğunu bildiğimize göre daha ciddi yaklaşabiliriz.


Bilgi, her zaman etrafımızı saran bir varlık gibi görünse de, gerçekte onu nasıl algıladığımız ve yorumladığımız, deneyimlerimiz ve önyargılarımız tarafından şekillendirilir. Bu süreç, bazen gözümüzün önünde olan ama göremediğimiz gerçekleri açığa çıkarır. İnsan zihni, bilgiyi işlerken, karmaşık bir süzgeçten geçirir. Bu süzgeç, geçmiş deneyimlerimiz, inançlarımız ve beklentilerimizle oluşur ve bazen bizi gerçekten uzaklaştırabilir.

Bilginin işleniş sürecinde, onun kaynağı, amacı ve bizim bu bilgiyle ilişkimiz, nasıl algıladığımızı ve anlamlandırdığımızı belirler. İsviçreli bilim insanlarının çalışmaları gibi güvenilir kaynaklardan gelen bilgiler, bizi farklı şekillerde etkileyebilir ve yorumlamamızı değiştirebilir. Bu bilgiyi işlerken, yakın geçmişimiz, inançlarımız ve deneyimlerimiz gibi etkenler, sürecin önemli bir parçası haline gelir ve bizi farklı sonuçlara yönlendirir.

Bu sürecin, sadece bireysel bir anlamı değil, aynı zamanda toplumsal bir etkisi de var. Bilgiyi nasıl işlediğimiz ve bunu toplum için nasıl kullanabileceğimiz, önemli bir sorumluluk taşır. Toplumsal farkındalığımızı artırmak ve topluma pozitif katkılarda bulunmak için, bireysel olarak attığımız adımların her biri, bu büyük resmin önemli bir parçasıdır. Bireylerin empati kurma yeteneklerini geliştirmesi, eğitim yolculuğunu sürekli kılması, gönüllü çalışmalar yapması ve sosyal medyayı bilinçli kullanması gibi stratejiler, toplumsal farkındalığı artırmanın ve daha bilinçli bir toplum yaratmanın yollarını oluşturabilir, bunlar belki de aradığımız çözümler için gözümüzün önünde duruyor ancak görmüyoruz.

Bireysel olarak hem kendimize hem de toplumumuza fayda sağlayabilecek farkındalık arttırıcı eylemler şunlar olabilir
Empati Kurma Becerilerini Geliştirmek: Bireyler olarak, başkalarının deneyimlerini anlamaya ve onlarla empati kurmaya çalışmak, toplumsal farkındalığı artırmanın temel yollarından biridir. Bu, farklı kültürel, sosyal ve ekonomik arka planlara sahip insanlarla etkileşime geçmek ve onların bakış açılarını anlamaya çalışmak anlamına gelir.


Eğitim ve Öğrenme Yolculuğunu Sürekli Kılmak: Kendi bilgi ve anlayışımızı sürekli olarak genişletmek, toplumsal farkındalığımızı artırmanın önemli bir parçasıdır. Bu, farklı konular hakkında kitaplar okumak, belgeseller izlemek ve farklı perspektifleri içeren tartışmalara katılmak gibi aktiviteleri içerebilir.


Gönüllü Çalışmalar ve Topluluk Hizmetleri: Toplum içinde gönüllü çalışmalar yapmak, bireylerin toplumsal sorunlara karşı daha duyarlı olmalarını sağlar. Bu, yerel sivil toplum kuruluşlarına yardım etmek, topluluk temizliği gibi etkinliklere katılmak veya sosyal sorumluluk projelerinde yer almak olabilir.


Sosyal Medyayı Bilinçli Kullanmak: Sosyal medyada bilinçli bir kullanıcı olmak, farkındalığı artırmanın önemli bir yolu olabilir. Bu, farklı görüşleri paylaşan kişileri takip etmek, önemli sosyal konular hakkında bilgi edinmek ve farkındalık yaratan içerikleri paylaşmak anlamına gelir. Dijital okur yazarlık ayrı bir beceridir ve bunu biliyor olmak günümüzde çok önemlidir.
Kendi Fikirlerini İfade Etmek ve Tartışmaya Katılmak: Bireylerin kendi fikirlerini açıkça ifade etmeleri ve toplumsal konularda tartışmalara katılmaları, hem kendi farkındalıklarını artırır hem de başkalarının bakış açılarını genişletebilir.

Bir sudoku bulmacası çözdüğünüzü düşünün. Sudoku, zihnimizi farklı düşünce yapılarına açmanın ve yeni perspektifler kazanmanın mükemmel bir örneğidir. Bu bulmacada, her satır, sütun ve 3x3'lük kareye dikkatlice bakarız. Bulmacayı çözerken, her bir rakamın nerede olabileceğini düşünürüz. Ancak bazen, doğru cevabı bulmak için sadece 'ne gelebilir' diye değil, 'ne gelmez' diye de düşünmek gerekebilir. Bu, bazı durumlarda, cevabın ne olmadığını anlamak, onun ne olduğunu bulmamıza yardımcı olur. Anahtar nerede değil diye soracak olursan doğal olarak olmadığını düşündüğün yerlere tekrar bakmanı, odağını değiştirmeni sağlayacak ve bingo.


Her bir olayı, durumu ve karşılaştığımız sorunları farklı açılardan değerlendirerek, daha geniş bir perspektiften bakabilir ve çözüm yolları bulabiliriz.
Bireyler olarak, çeşitli durumları ve problemleri farklı bakış açılarından değerlendirme becerimizi geliştirmek, hem bireysel farkındalığımızı artırır hem de topluma daha bilinçli bir şekilde katkıda bulunmamıza olanak tanır. Bu süreç, sadece kişisel gelişim için değil, aynı zamanda toplumsal gelişim için de büyük öneme sahiptir.


Yazımızın sonuna geldiğimizde, önemli bir noktaya vurgu yapmak gerekir: Gerçekleri görmek, anlamak ve bu anlayışla harekete geçmek.
Yaşadığımız dünya, sürekli değişen bir bilgi manzarası sunuyor ve bu manzarada yolumuzu bulmak, sadece gözlerimizi açık tutmakla değil, aynı zamanda karşımıza çıkan bilgileri doğru bir şekilde işlemekle mümkün.


Bilgiyi Doğru Yerine Koymak Yaşadığımız dünyada, etrafımız bilgi ile çevrili, ama önemli olan bu bilgileri doğru yerine koymak ve birleştirmek. Gözümüzün önünde duran parçaları, doğru bir şekilde birleştirdiğimizde, hayatımızın ve toplumun gidişatını değiştirecek çözümlere ulaşabiliriz. Bu süreç, sadece bireysel çaba değil, aynı zamanda toplumsal bir çaba gerektirir.


Bireysel ve Toplumsal Değişim Her bireyin, kendi düşünce yapısını geliştirmesi ve topluma katkıda bulunması, bu değişimin temel taşlarından biridir. Bireylerin farkındalıklarını artırmaları, toplumsal bilinci yükseltir ve genel olarak daha bilinçli, daha anlayışlı bir toplum yaratılmasına katkı sağlar.
Yazımızın gelecek bölümlerinde, gözümüzün önündeki fırsatları nasıl değerlendireceğimiz ve bu bilgileri nasıl birleştirip kullanacağımız konusuna daha fazla odaklanacağız. Önümüzdeki hafta, 'Amaç ve Motivasyon' konusunu ele alacağız. Burada, hedeflerimize ulaşmak için gerekli motivasyonu nasıl bulabileceğimizi ve bu motivasyonu sürdürülebilir bir şekilde nasıl koruyabileceğimizi inceleyeceğiz.


Yazımızı tamamlarken, unutmamamız gereken bir başka önemli konuya dikkat çekmek istiyorum: Bilginin kendisi ve onun kaynağı, motivasyonumuzu büyük ölçüde etkileyebilir. Örneğin, bilginin kaynağının değişmesi ya da yeni bilgilerle birleşmesi, motivasyonumuzu olumlu ya da olumsuz yönde değiştirebilir. Bir şeyin gerçekleşmeden önce onun gerçekleşeceğinin haberi bile etkiyi değiştirebilir. Kuantum dünyasında gözlemlendiği takdirde sonucun değişmesi gibi hayatın içinden. Olası.


Gelecek hafta, 'Amaç ve Motivasyon' konusuna odaklanacağız. Bu bölümde, motivasyonun ne olduğunu, nasıl oluştuğunu ve nasıl kontrol altına alabileceğimizi derinlemesine inceleyeceğiz. Bu süreç, bireylerin ve toplumların hedeflerine ulaşmalarını sağlamak için nasıl içsel ve dışsal motivasyon kaynaklarından yararlanabileceklerini anlamalarına yardımcı olacak.

Fehmi ATİCAN | fehmiatican@gmail. com

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fehmi Atican - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi