Gerçekten Kadına Şiddeti Durdurmak İstiyor Musunuz?

Gerçekten Kadına Şiddeti Durdurmak İstiyor Musunuz?

Bugün Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü. Ülkemizde "Kadına şiddete hayır" diyenler toplantılar yapıp, kürsülerde seçilmişleri ve atanmışları konuşturuyorlar. Bir dinleyin bunları Allah aşkına... Neler söylüyorlar... En yüksek makamdan "Kadınların en iyi koruyucusu biziz" diyenler, "elbette birtakım hatalar yapmış, geç kalmış olabiliriz"  diye nutuk atanları yine alkışladık. Ben bunlardan Hicap Duyuyorum. (Utanıyorum.)

Sadece nutuk atanlara bir önerim var benim.

Cen cen ceneyi bırakalım artık.

Samimiyseniz gelin el ele, Kadına Karşı Şiddetle Mücadele edelim.

Laf olsun diye söylemiyoruz bunları.

Tam 3 yıl önce çağrı yaptık...

Gazete hazırlayıp, 12 yazarımızla birlikte fikir jimnastiği yaptık.

Tüm gazetemizi daha fazla kişi bilgilensin ve konuyla ilgilensin diye ücretsiz  ulaşıma açtık 

Tek bir seçilmiş ve atanmış sesimize kulak vermedi.

Bugün de görüyorum ki aynı nutuklar tekrarlanıyor.

Lafı bırakın artık.

Gelin çağrımıza kulak verin ve "Kadına Şiddeti" önleyelim.

(Bu kampanya Ağustos 2020' de açılmıştı. Bir bakın lütfen ne değişti.)

https://www.haberhurriyeti. com/ haber/5069060/haber-hurriyeti-gazetesi-208-sayisini-ucretsiz-okuyun

Gerçekten Kadına Şiddeti Durdurmak İstiyor Musunuz?

Kadına şiddet, tecavüz, cinayet haberleri toplumu cinnet noktasına getirdi. Medyanın manşetinde tüyleri diken diken eden görüntüler sık sık yayınlanıyor. Son Üniversiteli kızın cinayetinde ayrıntılar, “Bu nasıl insanlık” dedirten türden..

Sonuçta öldürülen kızlarımız, bizim kadınlarımız. Usta şair Nazım Hikmet’in dediği gibi…

“korkunç ve mübarek elleri

ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle

anamız, avradımız, yarimiz

ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen

ve soframızdaki yeri

öküzümüzden sonra gelen”

Kadınlarımız…

***

Yıllardır bu toplumsal bakış açımız belki de bu cinayetlerin sebebi.

Vatan kurtuluşunda mermi taşıyan,

Üstümüzü başımızı paklayıp,

Karnımızı doyuran,

Üstüne üstlük bebek doğurup soyumuzu sürdüren kadınlarımıza saygıyı toplumsal olarak hala yüreğimize oturtup/sindirememişiz.

“Ya benimsin, ya kara toprağın” diyen bir egoizmden kadınlarımızı kurtarmak için yasalar, yönetmelikler çıkarıyoruz ama sonuç değişmiyor.

O halde bir başka bir şey yapmalıyız.

Kanunların, yönetmeliklerin koruyamadığı kadınlarımıza biz bir yol göstermeliyiz.

Acaba diyorum, “Kadınlar Katillerini Tanıyabilirler Mi?

Onlarda gördükleri taşkınlıkları/davranışları kendi içlerinde yorumlayabilirler mi?

Psikologlar, Pedegoglar, Davranış Bilimcileri katiller hakkında kadınlarımıza ipuçları verebilirler mi?

Onlardan uzak durulması gereken belirtiler ortaya dökülebilir mi?

Tabip Odaları, Üniversiteler, Barolar, kadın kurum ve kuruluşları dahası Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bu konuda bir eğitim seferberliği başlatabilir mi?

Başta TRT olmak üzere bu konuda radyo, televizyon ve gazeteler toplumsal sorumluluk alabilir mi?

Haber Hürriyeti Gazetesi olarak biz hazırız ve öneriyoruz: Kadınlarımız Katilini Tanısın ve başka canlar yanmasın…

Bu konuda ilk gönüllü, Yazarımız Avukat Çiler Nazife Koşar oldu. Umarız kampanyamıza bütün sivil toplum örgütleri katılır ve Kadın Cinayetleri durur.

İbrahim Irmak

iirmak@ haberhurriyeti.com

TEL: 0232 246 8 246

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Irmak - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi