Günün İçinden – 24.11.2023

Günün İçinden – 24.11.2023

 Güzel bir gün dileğimle mutlu sabahlar ve tüm dostlarıma, okurlara günaydınlar…

Neşeli ve güleç yüzlü güzel bir hafta geçirmeniz dileğiyle, biraz tebessüm ederek yazıya başlayalım…

 

Tebessüm

ATALARIMIZ TELSİZ TELEFON KULLANMIŞLAR!

Temel bilim adamı iken bir arkeoloji araştırmaları konferansına davet edilir.Amerikalılar anlatmaya başlar : 

-Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 25 metre aşağı indik ve telefon kabloları bulduk.Öyleyse bizim atalarımız asırlar önce telefon kullanmışlardır. 

Sıra Türkiye’ye gelir ve Temel başlar anlatmaya: 

-Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 50 metre aşağı indik ama birşey bulamadık. Öyleyse atalarımız telsiz telefonkullanmışlardır.

  ÜÇÜNCÜ BOĞAZ

Üçüncü Boğaz Köprüsü'nü Japon, Amerikan ve Türklerden

Oluşan bir şirketler birliği almış. Tam açılışın yapılacağı

Sırada kurdele kesilirken köprü büyük bir gürültüyle yıkılmış.

Japon: 'Gitti bütün emeklerim, mahvoldu kumlarım' diyerek

Harakiri yapmış.

Amerikalı: 'Gitti çeliklerim, tonlarca çelik yıkıldı' diyerek

Tabancasını çekip intihar etmiş.

Tüm bunları izleyen Türk müteahhit de derin bir 'Oh!' çekerek

Yanındakilere dönmüş: 'İyi ki çimento koymamışım, yoksa bunlar

Gibi mahvolurdum'...

 

HAMİLE KADIN 

 

Küçük bir çocuk, hamile bir kadının karnına dokunarak:

-Ne var sizin karnınızda teyze,

Kadın:

-Çocuğum var evladım, diye cevap verir.

-Sizin çocuğunuz mu?

-Evet

-Onu seviyor musunuz?

-Evet

- Çok mu seviyorsunuz?

-Evet evladım.

-Öyleyse neden yediniz?

 

Dipnotum

Şiir – 5

(dünden devamla…)

Biz, aklımızın bir yasası uyarınca, duyuların nesnesi olarak doğanın bizim için büyük olarak içerdiği her şeyi, küçük olarak değerlendiririz. Doğa karşısında yüce duygusuna erişebilmemiz için, doğanın korku verici olarak tasavvur edilmesi gerekir. Ne var ki, bir nesne, korku verdiği halde, karşısında korku duymayabilir. Erdemli insan Tanrı’dan çekinir ama korkmaz. Nasıl, eğilim ve arzularının tutsağı olan kişi güzel’i yargılayamaz, aynı şekilde, korkan kişi de doğal Yüce’yi yargılayamaz. Kendisine korku veren nesneden kaçar. Ciddi bir şekilde duyulan bir korkuda haz bulmak olanaksızdır. Yükseklerden tehdit edercesine sarkan kayalar, şimşek ve gök gürültüleri içinde gökyüzünde toplana sağanak bulutları, yıkıcı gücüyle boşanan yanardağlar, arkalarında yıkım bırakan kasırgalar, fırtınanın altüst ettiği kocaman okyanus, kendi güçleriyle karşılaştığımızda, bizim karşı koyma gücümüzü ufacık ve önemsiz kılarlar. Ama güvenlik içindeysek, bütün bu şeylerin görünümü, korku verici olduğu kadar çekici olur. Bu şeylere “Yüce” dememizin nedeni, ruhumuzun güçlerini uyuşukluktan kurtararak yüceltmeleri; içimizde, bize doğanın üstün gücüyle ölçüşecek bir cesaret veren, değişik bir karşı koyma yetisi uyandırmalarıdır. Doğal güce karşı koyma olanaksızlığı, bir yandan bedensel güçsüzlüğümüzü ortaya koyarken, öte yandan, aklın ideleri karşısında doğanın yetersizliği, korku verici şeylerden haz almamızı sağlar, onları çekici kılar…

 

Bir yazar / Bir öykü;

REŞAT NURİ GÜNTEKİN

Hakkında 

Reşat Nuri Güntekin (25 Kasım 1889, İstanbul - 7 Aralık 1956, Londra),

Cumhuriyet dönemi edebiyatında önemli bir yeri olan Çalıkuşu, Yeşil Gece ve Anadolu Notları gibi eserlere imza atmış roman, öykü ve oyun yazarıdır.

 

1889'da İstanbul’un Üsküdar ilçesinde dünyaya geldi. Babası, askeri tabip Nuri Bey, annesi Kars valisi Yaver Paşa'nın kızı Lütfiye Hanım'dır. Reşide adlı kız kardeşi çok genç yaşta hayatını kaybetti, tek çocuk olarak büyüdü.

 

Babası askeri doktor olduğu için öğrenim hayatı boyunca birçok il gezen Reşat Nuri, ilköğrenimine Çanakkale'de başladı. Çocukluk yıllarında okuduğu Fatma Aliye Hanım’ın Udi isimli romanı hayatına iz bırakıp,sanata heveslendiren eserleri arasına girdi.

 

Babasının Çanakkale’deki evlerinde zengin bir kütüphanesinin olması onu kitaplara iten ve yazı yazma kültürünün gelişmesini sağlayan bir araç oldu.

 

İzmir'deki Frerler okulunda bir süre öğrenim gördükten sonra İstanbul’da Saint Joseph Lisesi’nde öğrenim gördü. Yükseköğrenimini Darülfünun Edebiyat Şubesi'nde 1912'de tamamladı. Böylece öğrenim hayatını yirmi üç yaşında bitirmiş oldu.

 

1927'ye kadar Bursa ve İstanbul’da çeşitli okullarda Fransızca ve Türkçe öğretmeni ve müdür olarak görev yaptı. Görev aldığı okulların bazıları Bursa Sultanisi, İstanbul Beşiktaş İttihat Terakki Mektebi, Fatih Vakfı- Kebir Mektebi, Ak Şemseddin Mektebi, Feneryolu Murad-ı Hâmis Mektebi, Osman Gazi Paşa Mektebi, Vefa Sultanisi, İstanbul Erkek Lisesi, Çamlıca Kız Lisesi, Kabataş Erkek Lisesi, Galatasaray Lisesi ve Erenköy Kız Lisesi'dir. 1927’de Erenköy Lisesi’nden yeni mezun olan öğrencisi Hadiye Hanım ile evlendi.

 Öğretmenlik mesleğinin yanı sıra edebiyatla uğraşan Reşat Nuri, Halit Ziya’nın eserlerinden aldığı ilhamla hikâye yazma hevesi duymaktaydı. Daha sonra tiyatro edebiyatını benimseyerek bir tiyatro yazarı olmak için uğraştı. Yazı hayatına I. Dünya Savaşı sonlarında başladı.

Başlangıçta “Eski Ahbap” (1917) gibi uzun hikâyeler, “Hançer”(1920) ve “Eski Rüya” (1922) gibi sahne eserleri, “Gizli El” (1924) gibi romanlar yazan, tiyatro eleştiri ve araştırmaları yayınlayan sanatçı “Çalıkuşu” adlı romanının 1922’de Vakit Gazetesi’nde tefrika edilmesiyle şöhrete kavuştu.

 Güntekin, 1931'de maarif müfettişi oldu ve bu arada Dil Heyeti'yle birlikte bazı çalışmalarda bulundu. Anadolu’yu baştanbaşa dolaşmasına neden olan müfettişlik görevi sayesinde ülkenin gerçeklerini yakından görme ve tanıma imkânı buldu. 1939'da ise Çanakkale milletvekili olarak TBMM'de bulundu. Bu görevini 1946'ya kadar sürdürdü. 1941’de tek çocuğu olan kızı Ela dünyaya geldi.

 Yine 1947'de, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Ankara'da yayımlanan Ulus gazetesinin İstanbul kolu olan Memleket gazetesini çıkardı. Güntekin daha sonra müfettişlik görevine geri döndü ve 1950'de Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Türkiye temsilciliği ve öğrenci müfettişliği görevleriyle Paris'e gitti. Paris kültür ataşeliği yaptı. 1954'te ise yaşından d*ı bu görevden ayrılmak zorunda kaldı. Emekliliğinden sonra bir süre İstanbul Şehir Tiyatrosu edebi heyeti üyeliği yaptı.

 Kızılcık Dalları

 Reşat Nuri Güntekin 

 Kızılcık Dalları'nda, bir evlatlığın başına gelen *ları, kendi diliyle eşleşen bir masal diliyle anlatışı göze çarpar. Mutlu bir aile yaşantısına özlem, büyük bir anlam zenginliğiyle dile getirilmiştir. Kızı erken yaşta ölen bir ninenin, yüreği yanarak ve kızının yadigârına bakarak hatırladıkça çoğalan o mazlum yakarışları başarıyla verilmiştir. Yazar, besleme kızcağızın anılarının dibindeki kimsesizlik ve çaresizliği, hayatındaki o büyük drama bağlayarak, bu romanın eksenine yerleştiriyor.

Yorum

 Lozan Barış Konferansı

 (dünden devam…)

 Öncelikle; hep dile getirdiğim bir düşüncemi altını çizerek belirteyim. Lozan müzakereleri ve bunların sonunda imzalanan Lozan Antlaşması kimilerinin dile getirdiği üzere bir “hezimet” değil; ele o günün koşulları düşünüldüğü zaman “büyük bir zaferdir”. Fakat Lozan; kimi arkadaşlarımızın iddia ettikleri üzere; “masadan her istediklerimizi çatır çatır aldığımız” bir anlaşma da değildir. Zaten o günlerin emperyalist güçleri ve Türkiye’nin olanakları düşünüldüğü zaman; bunun mümkün olmadığı da görülür. İsmet Paşa sırası geldikçe ciddi ödünler vermiş; fakat iş Türkiye’nin ekonomik esaretine gelince “buraya kadar” diyerek toplantıları terk etmiş ve Ankara’ya dönmüştür. Daha sonra İtalya’nın araya girmesiyle toplantılar kaldığı yerden yeniden başlayacak ve anlaşma sağlanabilecektir. Görüşmeler çok zor koşullar altında sürdürülmüş ve İsmet Paşa çok zorlu müzakereler yapmak zorunda kalmıştır.

 

 Bir şair / bir şiir;

 

LOUİS ARAGON

 

Mutlu Aşk Yoktur

 

İnsan her şeyi elinde tutamaz hiç bir zaman

Ne gücünü ne güçsüzlüğünü ne de yüreğini

Ve açtım derken kollarını bir haç olur gölgesi

Ve sarıldım derken mutluluğuna parçalar o şeyi

Hayatı garip ve acı dolu bir ayrılıktır her an

Mutlu aşk yoktur

 

Hayatı Bu silahsız askerlere benzer

Bir başka kader için giyinip kuşanan

Ne yarar var onlara sabah erken kalkmaktan

Onlar ki akşamları aylak kararsız insan

Söyle bunları Hayatım Ve bunca gözyaşı yeter

Mutlu aşk yoktur

 

Güzel aşkım tatlı aşkım kanayan yaram benim

İçimde taşırım seni yaralı bir kuş gibi

Ve onlar bilmeden izler geçiyorken bizleri

Ardımdan tekrarlayıp ördüğüm sözcükleri

Ve hemen can verdiler iri gözlerin için

Mutlu aşk yoktur

 

Vakit çok geç artık hayatı öğrenmeye

Yüreklerimiz birlikte ağlasın sabaha dek

En küçük şarkı için nice mutsuzluk gerek

Bir ürperişi nice pişmanlıkla ödemek

Nice hıçkırık gerek bir gitar ezgisine

Mutlu aşk yoktur

 

Bir tek aşk yoktur acıya gark etmesin

Bir tek aşk yoktur kalpte açmasın yara

Bir tek aşk yoktur iz bırakmasın insanda

Ve senden daha fazla değil vatan aşkı da

Bir tek aşk yok yaşayan gözyaşı dökmeksizin

Mutlu aşk yoktur ama

Böyledir ikimizin aşkı da

 

 

Hakkında 

 

 

Siyasal eylemci ve komünizm yanlısı şair, romancı ve deneme yazarı. Bugünkü Fransız ozanlarının en önemlilerinden biri olarak bilinir.

 

Önceleri, Dada akımının öncüleri arasında sayılıyordu, sonradan Breton, Soupaux ile birlikte bu yüzyılın en önemli şiir akımı olan Sürrealizm'in kurucularından biri oldu. Bugüne değin şiir, roman, eleştiri, deneme, çeviri olarak 61 kitap yayımladı.

 

Aragon'un ünü, öte yandan, II. Dünya Savaşı'nda gizli karşı koyma hareketiyle daha bir büyümüştür. Le Paysan de Paris adlı romanı, gerçeküstücülüğün en güzel örneklerinden biri olarak gösterilmektedir. Charles d'Orléans'dan, Victor Hugo'ya değin uzayan bir şiir çizgisini sürdürür gibidir Aragon. Aragon açık yazan ozanlardandır, birçok şiirleri bu yüzden şarkı haline getirilmiştir. Aragon, romancı olarak da ün yapmıştır. Çağdaş romanların arasında önemli bir yer daha tutar. Birkaç çevirisi de vardır. 24 Aralık 1982'de Paris'te ölmüştür.

 

Ülkemizde “Mutlu Aşk Yoktur” adlı şiiriyle tanıyıp sevdiğimiz Aragon, ‘Dada’ akımının öncüleri arasında sayılıyordu, sonradan Breton, Soupaux ile birlikte bu yüzyılın en önemli şiir akımı olan Sürrealizm'in kurucularından biri oldu. 2. Dünya Savaşı'ndan sonra ise "toplumcu gerçekçi" bir sanat anlayışını benimseyerek Fransız şiirini etkisi altına aldı. Bugüne değin şiir, roman, eleştiri, deneme, çeviri olarak 61 kitap yayımladı. Le Paysan de Paris adlı romanı, gerçeküstücülüğün en önemli örneklerindendir.

 

 

TARİHTE BUGÜN ÖNEMLİ OLAYLAR

 

*             1493 - KristofKolomb, ikinci seyahatinde Karayip Adaları'nı keşfetti.

*             1507 - Leonardo da Vinci'ye Lisa Gherardini'nin (Mona Lisa) tablosunu yapma işi verildi. Lisa del Giocondo'nun kocası, karısının 3 dişinin çekilmesi ve yerlerine takma diş takılmasının ardından Da Vinci'ye Mona Lisa tablosunu ısmarladı.

*             1793 - Fransız oyun yazarı, gazeteci ve feminist Olympe de Gouges giyotinle idam edildi.

*             1839 - Gülhane Hattı Hümayunu'nun açıklanmasıyla Tanzimat devri başladı.

*             1856 - İngiliz donanması, Çin'in Kanton şehrini topa tuttu.

*             1868 - ABD başkanlık seçimlerini cumhuriyetçi Ulysses S. Grant kazandı.

*             1888 - Londra'da KarındeşenJack, son kurbanını öldürdü. 2002 yılında cinayet romanları yazarı PatriciaCornwell, araştırmaları sonucu KarındeşenJack'in, İngiliz empresyonist ressam Walter Richard Sickert (1860-1942) olduğunu iddia etti.

*             1890 - İstanbul'da Sirkeci Garı'nın açılışı yapıldı.

*             1896 - ABD başkanlık seçimlerini cumhuriyetçi William McKinley kazandı.

*             1908 - ABD başkanlık seçimlerini cumhuriyetçi William HowardTaft kazandı.

*             1911 - Chevrolet otomobil pazarına resmen girdi.

*             1912 - Tamamı metalden yapılmış ilk uçak, Fransa'da, pilotlar Ponche ve Prinard tarafından uçuruldu.

*             1914 - Çanakkale Deniz Savaşları'nın ilk taarruzu olarak iki İngiliz ve iki Fransız gemisince boğazın giriş tahkimatlarının bombalanması.

*             1918 - Polonya, Rusya'dan bağımsızlığını ilan etti.

*             1918 - İngilizler Musul'u işgal etti.

*             1918 - Avusturya Komünist Partisi kuruldu.

*             1921 - New York'ta süt taşıyıcıları greve gitti ve binlerce litre süt, New York caddelerine döküldü.

*             1926 - Atatürk'e karşı planlanan İzmir suikastından suçlu bulunan Rüştü Paşa idam edildi.

*             1936 - Ankara'da Başbakan İsmet İnönü'nün katılımıyla Çubuk Barajı açıldı. 1929'da inşaatına başlanan yapı Türkiye'nin ilk betonarme barajıdır.

*             1936 - ABD başkanlık seçimlerini Franklin Delano Roosevelt kazandı.

*             1942 - II. Dünya Savaşı: Kuzey Afrika'daki II. El Alameyn Savaşı, ErwinRommel komutasındaki Alman kuvvetlerinin tüm gece boyunca geri çekilmesiyle sona erdi.

*             1948 - ABD başkanlık seçimini Harry Truman kazandı.

*             1957 - Sovyetler Birliği, ikinci yapay uydu Sputnik-2'yi yörüngesine fırlattı. Bu uyduda, uzaya giden ilk hayvan olan Laika adlı köpek de bulunuyordu.

*             1959 - İsrail'de seçimleri, David Ben Gurion'un İşçi Partisi Kazandı.

*             1961 - Burma'lı diplomat U Thant, Birleşmiş Milletler genel sekreteri seçildi.

*             1964 - ABD başkanlık seçimlerini Lyndon B. Johnson kazandı.

*             1971 - Tarihi Tepebaşı Tiyatrosu, yangın sonucu harap oldu.

*             1981 - Eski Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Bülent Ecevit uluslararası bir ajansa demeç verdiği gerekçesiyle 4 ay hapis cezasına çarptırıldı.

*             1982 - Afganistan'da Salang tüneli yangınında 2.000'den fazla kişi öldü.

*             1983 - Atatürk Barajı ve hidroelektrik santralinin temeli atıldı.

*             1985- İki Fransız ajan, Yeni Zelanda'da Greenpeace gemisi RainbowWarrior'u batırmaktan suçlu bulundu.

*             1986 - Zaman gazetesi yayın hayatına başladı.

*             1991 - İsrail ve Filistin yetkilileri arasındaki ilk yüz yüze görüşmeler, Madrid'de başladı.

*             1992 - Illinois'te Demokrat CarolMoseley-Braun, ABD Senatosu'na seçilen ilk siyah kadın oldu.

*             1992 - ABD başkanlık seçimlerini demokrat Bill Clinton kazandı.

*             1994 - Türkiye ile İsrail arasında teröre karşı işbirliği anlaşması imzalandı.

*             1996 - Susurluk'ta meydana gelen trafik kazasında, eski İstanbul emniyet müdür yardımcısı Hüseyin Kocadağ ile beraber 3 kişi öldü, DYP Şanlıurfa milletvekili Sedat Edip Bucak yaralandı. Ölenlerden birinin Mehmet Özbay sahte kimlikli Abdullah Çatlı olduğu

*             2002 - Adalet ve Kalkınma Partisi, erken genel seçimlerden birinci parti çıktı.

 TARİHTE BUGÜN DOĞANLAR

*             39 - MarcusAnnaeusLucanus, Roma'lı şair (ö. 65)

*             1604 - II. Osman (Genç Osman), Osmanlı padişahı (ö. 1622)

*             1768 - Kara Yorgi, Sırbistan'ı uzun süreler yöneten Karayorgeviç hanedanının atası (ö. 1817)

*             1801 - Vincenzo Bellini, İtalyan besteci (ö. 1835)

*             1804 - Allan Kardec, Fransız yazar, Deneysel Spiritüalizmin kurucusu (ö. 1869)

*             1852 - İmparator Meiji, 1867-1912 arasında Japon imparatoru (ö. 1912)

*             1877 - Carlos Ibáñez del Campo, Şilili asker ve siyaset adamı (ö. 1960)

*             1901 - AndréMalraux, Fransız romancı, sanat tarihçisi ve politikacı (ö. 1976)

*             1901 - III. Léopold (Belçika Kralı), Dördüncü Belçika kralı (ö. 1983)

*             1911 - Vahi Öz, Türk sinema oyuncusu (ö. 1969)

*             1912 - AlfredoStroessner, Paraguaylı devlet adamı (ö. 2006)

*             1921 - Charles Bronson, ABD'li sinema oyuncusu (ö. 2003)

*             1928 - OsamuTezuka, Japon manga sanatçısı ve animatör (ö. 1989)

*             1931 - Erol Keskin, Türk tiyatro ve sinema oyuncusu

*             1933 - Amartya Sen, Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Hint iktisatçı

*             1945 - GerdMüller, Alman, futbolcu

*             1962 - GabeNewell, Amerikan iş adamı ValveCorporation'ın kurucularından

*             1979 - Pablo Aimar, Arjantinli futbolcu

*             1982 - EvgeniPluşenko, Rus buz patenci

*             1982 - Egemen Korkmaz, Türk futbolcu

   

TARİHTE BUGÜN ARAMIZDAN AYRILANLAR

 

 *             361 - II. Konstantius, Roma imparatoru (d. 317)

*             1676 - Köprülü Fazıl Ahmed Paşa, Osmanlı Sadrazamı (d. 1635)

*             1766 - Thomas Abbt, Alman yazar (d. 1738)

*             1793 - Olympe de Gouges, Fransız feminist yazar (d. 1748)

*             1914 - GeorgTrakl, Avusturyalı lirik şair (d. 1887)

*             1918 - AleksandrLyapunov, Rus matematikçi (d. 1857)

*             1940 - Manuel Azaña, İspanyol siyaset ve devlet adamı (d. 1880)

*             1954 - HenriMatisse, Fransız ressam (d. 1869)

*             1957 - Wilhelm Reich, Avusturya asıllı ABD'li psikiyatrist ve psikanalist (d. 1897)

*             1957 - Laika, Sovyetler Birliği'nin uzaya gönderdiği köpek, Dünya yörüngesine giren ilk memeli (d. 1954)

*             1969 - Zeki Rıza Sporel, Türk futbolcu (d. 1898)

*             1970 - II. Petar, son Yugoslavya kralı (d. 1923)

*             1982 - Edward HalettCarr, İngiliz tarihçi ve yazar (d. 1892)

*             1990 - Kenan Erim, Türk arkeolog (d. 1929)

*             1990 - Nusret Hasan Fişek, Türk siyasetçi ve hekim (d. 1914)

*             1996 - Abdullah Çatlı, Türk ülkücü (d. 1956)

*             1996 - Jean-BédelBokassa, Afrikalı askeri önder (d. 1921)

*             1997 - Ali Esin, Türkiye'nin ilk hava durumu yorumcusu ve gazeteci (d. 1926)

*             2003 - Resul Hamzatov, Avarca yazan yazar (d. 1923)

*             2005 - AenneBurda, Alman girişimci, moda ve dikiş dergisi Burda'nın yaratıcısı (d. 1909)

 

www.HaberHürriyeti. com / Mustafa Gökçek

 

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi