Günün İçinden - 27.10.2023

Güzel bir gün dileğimle mutlu sabahlar ve tüm dostlarıma, okurlara günaydınlar…

Neşeli ve güleç yüzlü güzel bir hafta geçirmeniz dileğiyle, biraz tebessüm ederek yazıya başlayalım…

Tebessüm

BİR GÜN FAZLA TUTMUŞ

Adama sormuşlar:

-Kaç gün oruç tuttun?

-Hastalığım nedeniyle, ancak bir gün tutabildim!

Aynı soruyu, orada bulunan Bektaşi’ye sorunca, hiç istifini bozmadan

Yanıt vermiş:

-Bu arkadaş benden bir gün fazla tutmuş!

İYİ RÜYALAR

Mevlevi, Bektaşi ve Softa yemekten sonra ikram edilen bir tepsi baklava için rüyaya yatarlar.En hayırlı düşü gören baklavayı alacak. Öneri kabul edilir. Yatar, uyurlar. Sabah olunca Sofu :

-Ne düş gördünüz anlatın bakalım? Der.

Mevlevi sikkesini başına geçirerek:

-Hayırdır inşallah göklere çıktım, der.

Hoca da:

-Ben ise düşümde cennete gittim, der.

Bektaşi:

-Erenler, ben de gece birinizin göklere uçtuğunu, diğerinizin de cennette gezdiğini görünce, artık bunlar fani dünyaya dönmezler diyerek kalkıp baklavayı temizledim! Der.

İŞ İNADA BİNDİ

Ömründe hiç teravih namazı kılmamış olan bir Yörük, bir gün, caminin önünden geçerken, adamın birisi:

-Namaz vakti nereye gidiyorsun? Demiş. Sen Müslüman değil misin?

Yörük ne desin? “Bari şu namazı kılıvereyim de öyle gideyim" diyerek camiye girmiş. Gelgelelim, aklı dışarıda, hayvanlarında. Üç beş rekât namaz kılmış, bakmış, biteceği yok.

Dışarı çıkıp oğluna seslenmiş:

-Oğlum, hayvanlara mukayyet ol. İmamla iş inada bindi.

Dipnotum

Şiirin kökeni - 5

(Dünden devamla…)

Dışımızın kolay görünürlüğüyle içimizin karmaşıklığı arasında hiç konmayan köprünün bilinç düzeyine çıkarılması; sıradan insanın yaşayıp da, duyup da adlandıramadığı; buna düşünce gücüyle bir ad bulan kimsenin ise, etkili bir ifade biçimine dökemediği yaşam gerçeklerinin düzene sokulması, tanınır, anlatılır hale getirilmesidir. Yalnız düşünülen şey değildir gerçeklik. Sezilen, duyulan, düşünülen, tek sözcükle yaşanan bütün’ ün adıdır o. En kaçıcı, en yakalanamaz, en ifade edilemez şeylerin yansımasıymış gibi görünen şiirsel yaratılar, yakalanıp ifade edildikleri, yani mantıksal bir söyleme biçimine girdikleri, özel anlamda da olsa bir bildiri halinde örgütlendikleri için, “kaçıcı, anlatılamaz, ifade edilemez, yalnız duyulur” diye adlandırılırlar…

(haftaya yeni bir yazıyla…)

Bir yazar / Bir öykü;

HALİDE EDİP ADIVAR

Hakkında

Halide Edip Adıvar (d. 1884 - ö. 9 Ocak 1964), Türk yazar, siyasetçi, akademisyen, öğretmendir. Halide Onbaşı olarak da bilinir.

Halide Edip, 1919 yılında İstanbul halkını ülkenin işgaline karşı harekete geçirmek için yaptığı konuşmaları ile zihinlerde yer etmiş usta bir hatiptir. Kurtuluş Savaşı'nda cephede Mustafa Kemal'in yanında görev yapmış bir sivil olmasına rağmen rütbe alarak savaş kahramanı sayılmıştır. Savaş yıllarında Anadolu Ajansı'nın kurulmasında rol alarak gazetecilik de yapmıştır.

II. Meşrutiyet'in ilanı ile birlikte yazarlığa başlayan Halide Edip; yazdığı yirmi bir roman, dört hikâye kitabı, iki tiyatro eseri ve çeşitli incelemeleriyle Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemleri Türk edebiyatının en çok eser veren yazarlarındandır. Sinekli Bakkal adlı romanı, en bilinen eseridir. Eserlerinde kadının eğitilmesine ve toplum içindeki konumuna özellikle yer vermiş, yazıları ile kadın hakları savunuculuğu yapmıştır. Birçok kitabı sinemaya ve televizyon dizilerine uyarlanmıştır.

1926 yılından itibaren yurtdışında yaşadığı 14 sene boyunca verdiği konferanslar ve İngilizce olarak kaleme aldığı eserler sayesinde zamanının dış ülkelerde en çok tanınan Türk yazarı olmuştur.

İstanbul Üniversitesi'nde edebiyat profesörü olan Halide Edip, İngiliz Filoloji Kürsüsü Başkanlığı yapmış bir akademisyen; 1950'de girdiği TBMM'de ise milletvekilliği yapmış bir siyasetçidir.

I. TBMM hükümetinde sağlık bakanı olan Adnan Adıvar'ın eşidir. Ölüm tarihi ve yeri: 9 Ocak 1964, İstanbul

Ateşten Gömlek

Ateşten Gömlek, Halide Edip Adıvar'ın bir romanı. İlk olarak İkdam gazetesinde tefrika edildi.[1] Türk edebiyatında Kurtuluş Savaşı üzerine yazılan ilk romandır. Halide Edip, "ateşten gömlek" metaforunu Yakup Kadri'nin "Ateşten Gömlek" adında bir kitap yazacağını söylemesine üzerine "Ben de bir 'Ateşten Gömlek' yazacağım." diyerek kullanmıştır. Yakup Kadri'ye olan mektubunda bu metafor için hem teşekkür etmiş hem de af dilemiştir.

Konu

İzmir'in işgali sırasında kocası ve çocuğu düşman tarafından öldürülen Ayşe, İstanbul’a akrabası Peyami’nin yanına gelir. İkisinin yanına Binbaşı İhsan da katılır ve Anadolu'ya geçerler, amaçları Kuvayı Milliye’ye hizmet etmektir. Ayşe, Eskişehir Asker Hastanesinde ve Polatlı Sahra Hastanesinde hemşire olarak çalışır. Bu arada hem Peyami hem de Binbaşı İhsan Ayşe’ye âşık olur. Bu aşk her ikisi için de ateşten bir gömleğe dönüşür. İhsan ve Ayşe cephede ölürler, yaralanan Peyami, kafasında kalan bir kurşunla Ankara Cebeci Hastanesinde "ateşten gömlek" ismini verdiği anılarını yazmayı tamamlar ve kafasındaki kurşunun çıkarılması için girdiği ameliyatta hayatını kaybeder.

Yorum

Bazen anılar en değerli hazinesidir insanların… Yıllar uzaklaşıp, belleğin silik katmanlarına gömüldüğünde, küçücük şimşek ‘anı’ çakımları: Bir eşya, bir müzik ritmi, bir şiir yaprağı, bir resim ve belki de birçok yazıyı kaplayan…

(haftaya yeni bir yazıyla…)

Bir şair / bir şiir;

Ernesto Che Guevara

Veda Şarkısı

1.

Kayalıkta çakılı yelkenli

Sana bırakıyorum veda şarkımı.

2.

Benim uzaklardaki ölümümün kanında tohumlanışı da

Kayalar devranının altında değişken köklerle.

Yalnızlık! Geçmişe özlem çiçeği canlı duvarların.

Yalnızlık, yeryüzünde adanmış faniliğim.

3.

Taşımak istemiştim heybemde

Yüreğinin gelip geçici tadını,

Ama kaldı havaya çizilmiş kesin eğrilerle,

Yadsıma oldu umudumun yiğitliğine.

Giderim hatıradan daha uzun yıllar boyu

Kapalı yalnızlığıyla gezginin,

Fakat havaya çizilmiş kesin eğri sanki bana döndü

Ve bir işaret koydu pusula kaderime.

Sonu geldiğinde bütün gündelik işlerin

Yol yapacağım bir geleceğim olmasa,

Gelmiş olacağım bakışında canlanmaya

Kaderimin sırıtan parçası olarak.

Gideceğim hatıradan daha uzun yollar boyunca

Zincir halkaları gibi eklenen elvedalarla zamanın akışında.

4.

Dimdik hatıra sonunda düşmüş yola,

Usanmış beni bir geçmişi olmadan izlemekten,

Unutulmuş yol kıyısındaki bir ağaçta.

Uzaklara gideceğim, hatıra

Parçalanarak ölünceye yolun taşlarında,

Ve devam edeceğim, içimde

Hep o gezginin acısı, yüzümde gülümseyiş.

Bu dönenen bakış ve güç

Büyülü bir matador mendilinde.

Alıkoydu kaygı duymaktan tüm çıkarlara,

Hep yitiren bir çizgi oldu benim eğrim.

Ve bakmak istemedim seni görürüm diye

Beni isteksizce davet etmeni

Mutluluğumun pembe boyalı torerosu

Deniz seslenir bana sevecen elleriyle.

Çayırım -bir kıta-

Dümdüz yayılır, tatlı ve silinmezdir

Alacakaranlıkta bir çan gibi.

5.

Bir sicil memuresi karşısında kurumlu bir doktor gibidir

Kara bir mikroskopu gösteren bilim.

Sanat... Sanat diye arzı endam eden şey

Bir Leica'nın kısır mekaniğidir.

Acılar ve kaygılarla dolu bir yerli (ve tabii özlemleriyle

Olup da şimdi yiten için

Ve onun dönüşünde arzu gönlünde) ,

Coca, alkol ve açlığın aptalca gülümsemesiyle.

Üç kuruşa satılan cinsellik

-Amerika'da pek ucuz-

Boş çarşafların umursanmaz hatırası.

Guatemala bıraktın beni

Bağrımda derin bir yarayla

Ve de acılarını bana emzirme

Ya da emme fırsatıyla,

Kahreden bir hıçkırığın belirsiz duygusunda bulan kadını.

Kederleri teker teker birleştiren bir bağ var yine de:

Uyanan insanın haykırışıdır o da.

6.

İşte bugün böyle titrek ellerle

Belirsiz bir kayıta koyuyorum prizmamı.

Ağacın olgunluğunu tüketmeden

Kasalanmış meyvanın garip tadıyla.

Çağırışını fark edemiyorum bazen

Yaşlı, garip kanatlanmış kulemden,

Fakat bazı günler var ki cinselliğin uyanışını hissediyor

Ve bir öpücük dilenmeye dişiye gidiyorum

Ve böylece beni arkadaş diye çağırmayanın

Ruhunu hiçbir zaman öpemeyeceğimi anlıyorum...

Biliyorum ki tertemiz değerlerin kokusu

Bereketli kanatlarla dolduracak beynimi,

Biliyorum ki hayata geçmesi mümkün olmayan

Fikirleri barındırmak gibi zevkleri bırakacağım.

Biliyorum ki ölümüne çarpışma günü

Halk çocukları benimle omuz omuza verecek,

Halkın savaştığı amacın kesin zaferini

Göremezsem eğer

Fikri en yüksek geleceğe götürmek için

Mücadele verdiğimdendir,

Eski kabuğun tüylerini yolarken

Doğan umudun kesinliğiyle biliyorum bunları.

Hakkında

Ernesto Che Guevara, kısaca Che Guevara ya da el Che, Arjantinli Doktor, Marksist politikacı ve dönemin Küba gerillaları ile Enternasyonalist gerillalarının lideri. Tıp eğitimi alırken Latin Amerika’yı baştanbaşa dolaştı ve bu sayede birçok insanın karşı karşıya kaldığı yoksulluğu doğrudan gözlemleyebildi. Bu deneyimler sonucunda bölgedeki ekonomik eşitsizliği ortadan kaldırmanın tek yolunun devrim olduğuna ikna olarak Marksizm’i incelemeye başladı ve Başkan Jacobo Arbenz Guzmán'ın önderliğinde Guatemala’nın sosyal devrimine katıldı.

Bir süre sonra 1959 yılında Küba’da yönetimi ele geçiren Fidel Castro’nun askerî nitelikli 26 Temmuz Hareketi’nin bir üyesi oldu. Yeni hükümette çeşitli önemli görevlerde bulunduktan, gerilla savaşı teorisi ve uygulamaları üzerine makaleler ve kitaplar yazdıktan sonra diğer ülkelerdeki devrimci hareketlere katılmak üzere 1965 yılında Küba’dan ayrıldı. İlk olarak Kongo-Kinşasa’ya (sonraları Kongo Demokratik Cumhuriyeti) daha sonra da CIA ve Amerikan Ordusu Özel Harekât Birlikleri’nin ortak operasyonu sonrası yakalanacağı Bolivya’ya gitti. Guevara 9 Ekim 1967’de Vallegrande yakınlarındaki La Higuera’da Bolivya Ordusu’nun elinde iken öldürüldü. Son saatlerinde yanında bulunanlar ve onu öldürenler, yargısız infaz edildiğine tanıklık etmişlerdir.

Ölümünden sonra Guevara dünya üzerinde sosyalist devrimci hareketlerin sembolü haline gelmiştir. Guevara’nın Alberto Korda tarafından çekilen fotoğrafı "dünya üzerindeki en ünlü fotoğraf ve 20. yüzyılın sembolü" olarak nitelenmiştir.

TARİHTE BUGÜN ÖNEMLİ OLAYLAR

* 1806 - Napolyon Bonapart komutasındaki Fransız ordusu Berlin'e girdi.

* 1810 - ABD, eski İspanyol kolonisi olan Batı Florida'yı ilhak etti.

* 1904 - New York metrosu açıldı.

* 1913 - Mustafa Kemal, Sofya Ataşemiliterliği'ne atandı.

* 1922 - İtilaf Devletleri, TBMM hükümeti ve İstanbul hükümeti temsilcilerini 13 Kasım 1922'de Lozan'da toplanacak barış konferansına davet ettiler.

* 1922 - İtalya'da Benito Mussolini liderliğindeki Nasyonal Faşist Parti mensuplar ve yandaşları Roma'ya yürümeye başladı.

* 1924 - Sovyetler Birliği'nde Özbekistan'ın kuruluşu.

* 1939 - DuPont, naylonu keşfettiğini duyurdu.

* 1953 - Birleşik Krallık, Güney Avustralya'da Totem 2 adını verdiği bir nükleer deneme yaptı.

* 1954 - ABD Hava Kuvvetlerine atanan ilk siyahi general Benjamin O. Davis Jr. oldu.

* 1957 - Genel seçimler: Demokrat Parti, oyları düşse de, 610 milletvekilliğinin 424'ünü kazanarak iktidarını korudu. CHP 178 milletvekili çıkardı.

* 1958 - Pakistan'ın ilk cumhurbaşkanı İskender Mirza, General Eyüp Han tarafından düzenlenen kansız bir darbeyle görevden uzaklaştırıldı. Eyüp Han, 20 gün önce bizzat Mirza tarafından sıkıyönetimin başına getirilmişti.

* 1960 - Milli Birlik Komitesi, 147 profesör, doçent ve asistanı görevden aldı. Gerekçe "tembel", "yeteneksiz", "reform düşmanı" olmalarıydı. Üniversitedeki tasfiye tartışma ve tepkilere yol açtı. Öğretim üyeleri, Mart 1962'de görevlerine dönebildiler.

* 1971 - Kongo Cumhuriyeti'nin adı Zaire olarak değiştirildi.

* 1978 - Nobel Barış Ödülü'nü, Mısır devlet başkanı Enver Sedat ve İsrail başbakanı Menahem Begin paylaştı.

* 1982 - Çin Halk Cumhuriyeti, nüfusunun 1 milyarı aştığını açıkladı.

* 1991 - Türkmenistan, Sovyetler Birliği'nden bağımsızlığını kazandı.

* 1992 - Türk Silahlı Kuvvetleri'nin PKK'ya karşı Hantur Dağı'nda başlattığı harekâtta 100 PKK'lı öldürüldü.

* 1995 - Litvanya, üyelik için Avrupa Birliği'ne başvurdu.

* 1996 - Yeni Trafik Kanunu yürürlüğe girdi.

* 1998 - Gerhard Schröder, Almanya başbakanı seçildi.

* 1999 - Parlamento oturumu sırasında otomatik silahlı kişilerce yapılan saldırıda Ermenistan Başbakanı Vazgen Sarkisyan ve 8 üst düzey yetkili öldü.

* 2005 - Paris'te iki Müslüman çocuğun ölümüyle birlikte şiddetli protesto hareketleri başladı.

* 2008 - Türksat 3A Uydusu devreye girdi ve uydu frekansları değişti.

TARİHTE BUGÜN DOĞANLAR

* 1728 - James Cook, Avustralya ve Yeni Zelanda'nın kaşifi İngiliz kaptan (ö. 1779)

* 1782 - Niccolò Paganini, İtalyan besteci ve kemancı (ö. 1840)

* 1858 - Theodore Roosevelt, ABD'nin 26. başkanı ve Nobel Barış Ödülü sahibi (ö. 1919)

* 1889 - Enid Bagnold, İngiliz yazar (ö. 1981)

* 1914 - Ahmet Kireççi, 1948 Londra Olimpiyat Oyunları şampiyonu, güreşçi (ö. 1979)

* 1923 - Roy Lichtenstein, ABD'li pop sanatçısı (ö. 1997)

* 1932 - Sylvia Plath, ABD'li şair ve yazar (ö. 1963)

* 1939 - John Cleese, İngiliz aktör, yazar

* 1940 - John Gotti, ABD'li gangster (ö. 2002)

* 1952 - Roberto Benigni, İtalyan aktör ve senarist ve yönetmen

* 1957 - Glenn Hoddle, İngiliz eski futbolcu ve teknik direktör

* 1972 - Maria Mutola, Mozambikli atlet

* 1978 - Vanessa Mae, Singapur'lu müzisyen

* 1980 - Ali Aliyev, Kazak futbolcu

* 1981 - Volkan Demirel, Türk sporcu

* 1982 - Patrick Fugit, ABD'li oyuncu

* 1983 - Kıvanç Tatlıtuğ, Türk aktör ve manken

* 1984 - Emilie Ullerup, Danimarkalı aktris

* 1984 - Kelly Osbourne, ABD'li şarkıcı

TARİHTE BUGÜN ARAMIZDAN AYRILANLAR

* 1449 - Uluğ Bey, Timur İmparatorluğu 4. Sultanı ve gökbilimci (d. 1394)

* 1505 - III. İvan, Rus çarı (d. 1440)

* 1561 - Lope de Aguirre, İspanyol Konkistador (d. 1510)

* 1605 - Celaleddin Muhammed Ekber (Ekber Şah), Moğol imparatoru (d. 1542)

* 1954 - Franco Alfano, İtalyan müzisyen (d. 1883)

* 1968 - Lise Meitner, ABD'li nükleer fisyonu keşfeden Nobel Kimya Ödülü sahibi kimyacı ve fizikçi (d. 1878)

* 1977 - James M. Cain, ABD'li romancı (d. 1892)

* 1980 - John H. van Vleck, Nobel Fizik Ödülü sahibi ABD'li fizikçi (d. 1899)

* 1990 - Xavier Cugat, İspanyol asıllı müzisyen (d. 1900)

* 1990 - Jacques Demy, Fransız sinema yönetmeni (d. 1931)

* 1990 - Ugo Tognazzi, İtalyan sinema oyuncusu (d. 1922)

* 2005 - Şefik Kıran, Türk tiyatro sanatçısı

* 2006 - Semih Balcıoğlu, Türk karikatürist (d. 1928)

* 2013 - Lou Reed, ABD'li rock and roll şarkıcısı ve güftecisi (d. 1942)

www.HaberHürriyeti.com/MustafaGökçek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi