Günün İçinden - 17.10.2023

Günün İçinden - 17.10.2023

Güzel bir gün dileğimle mutlu sabahlar ve tüm dostlarıma, okurlara günaydınlar…

Neşeli ve güleç yüzlü güzel bir hafta geçirmeniz dileğiyle, biraz tebessüm ederek yazıya başlayalım…

Tebessüm

EVLENİRKEN NEREDEYDİN?

Adamın işi varmış, Ankara'ya gidiyormuş, tam uçağa binerken kulağında bir ses:

-Binme, bu uçak düşecek! Dönmüş, bakmış, kimse yok, ama içine de bir kurt düşmüş, binmemiş. İkinci uçağı beklerken kara haber ulaşmış:

-Uçak düştü kurtulan olmadı! Koşmuş Haydarpaşa'ya, bilet almış, tam trene binecek, aynı ses

Kulağında:

-Binme bu trene, raydan çıkacak! Dönmüş, bakmış yine kimse yok, trene binmemiş, gelmiş eve, sabah gazeteyi açınca tüyleri ürpermiş:

-Tren Eskişehir'de raydan çıktı şu kadar ölü, şu kadar yaralı...

Allah’ına şükretmiş, koşup otobüse bilet almış, tam binerken yine o ses :

-Bu otobüse binme, freni patlayacak!

Dönmüş yine kimse yok! Dayanamamış, bağırmış:

-Sen kimsin yahu?

-Ben senin iyilik meleğinim!

Adam iyice kızmış:

-Ulan evlenirken neredeydin!

TUH ALLAH CEZANI VERSİN

Adam işten eve gelir tam yatacak boşluktan bir ses:

-İşinden ayrıl, evini arabanı sat ve Lasvegasa git.

Adam umursamaz tabi. Fakat bir ay boyunca hep aynı hikâye adam eve gelir tam yatacak:

-İsinden ayrıl evini arabanı sat Lasvegasa git.

Adam sonunda bunda bir şey var deyip ertesi gün işinden ayrılır en kısa yoldan evi ve arabayı satıp Lasvegasa gider bir otele yerleşir.

Gece olur gene o ses:

-Paraları al ve kumar salonuna in!

Adam apar topar giyinir salona iner aynı ses :

-Rulet masasına git!

Adam gider, bir yandan da sesi beklemektedir ses gelir :

-Tüm parayı kırmızı 17 ye yatır.

Adam heyecanla yatırır tüm parayı rulet döner döner durur, bilye dönmeye devam eder ve 21 de durur ve ses devam eder:

-Tüh Allah cezanı versin!

UÇUŞ

Adamın biri varmış bu adam hep uçaktan paraşütle atlarmış bir gün rüyasında anneannesini görmüş anneannesi buna:

-Oğlum yarın paraşütle atlama paraşütün açılmayacak, demiş.

Ertesi gün tekrar atlamaya gitmiş. Herkes atlamış sıra ona gelmiş atlamamış.

Komutan:

-Niye atlamıyorsun, demiş. O da rüyasını anlatmış komutanıyla paraşütleri değişmişler o atlamış yavaş yavaş iniyormuş. Komutan atlamış paraşütü açılmamış adamın yanından hızla geçmiş. Adam :

-Komutanım nereye, demiş komutanda:

-Anneannenin yanına, demiş.

Dipnotum

Ünlü Alman yazarı Ernst Yunger, 98 yıllık bir ömrün özetini; “… Zaman aman kötü bir yüzyılda, iyi olmayan bir ülkede, daha doğrusu yanlış bir gezegende yaşadığımı düşünüyorum…”. Böyle yapıyor! Kara, kapkara bir toplam! Yüzyıl yanlış, ülke yanlış, hatta gezegen yanlış! Bütün bu yanlışlıklar içinde akıp gitmiş yüzyıllık bir zaman parçası…

Yüzyıl da yaşasanız, bir hafta da hatta bir günde, bu dünyanın pek çok şeyini öğrenmiş olursunuz. Görmek, anlamak, duymak yetiniz varsa! Yoksa seksen yıl, doksan yıl, boşuna akan dağ suları gibi anlamsız biçimde geçecektir.

Montaigne, bir denemesinde, sabah doğup, güneşin batışıyla ölen bazı böceklerden söz eder. Onların tüm yaşamı yirmi dört saatte sığar. Ya biz insanlarda kaç yıla sıkışıyor? Uzun yaşamak değildir önemli olan, dolu dolu yaşamaktır. Anlamlı bir yaşamı gerisinde bırakmaktır…

Bir yazar / Bir öykü;

ORHAN PAMUK

Hakkında

Nobel Edebiyat ödüllü Orhan Pamuk 1952 yılında İstanbul’da doğmuştur. Amerikan Lisesi olan Robert Kolejinden mezun olmuştur. 3 yıl İstanbul Teknik Üniversitesinde Mimarlık Bölümünü okumuştur. Üç yılın sonunda üniversiteyi bırakmıştır.

İstanbul Üniversitesinde Gazetecilik Bölümünü okumuştur. Okulu bitirdikten sonra gazetecilik yapmamıştır. Kendisini roman yazmaya adamıştır. 30 yıl boyunca sadece yazarlık yapmıştır. Yurt dışında üniversitelerde ders vermeye devam etmektedir.

Orhan Pamuk Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan ilk ve tek Türk yazardır. Romanlarını büyük bir titizlikle yazmıştır. Bunun için çok okuyup çok araştırmıştır. Roman yazmaya büyük önem verdiği için adı romanla özdeşleşmiştir.

Romanlarında genellikle iç konuşmalara yer vermiştir. Tarih, felsefe, gazete ve şiir gibi değişik metinlerden alıntılar yapmıştır. Romanlarındaki zaman kavramı eskiye dönüşlerle ya da geleceğe gidişlerle şekillenmektedir.

Orhan Pamuk eserlerinde Türk kültürüne, kültür ve inançlarına ve eski motiflere sıkça yer vermiştir. Bunu yapmasındaki temel amaç batı taklitçisi olmak istememesindendir.

Tanzimat dönemindeki teknik hata olan okuyucuya bilgi verme Orhan Pamuk romanlarında da görülür. Romanlarında çok okuyup araştırdığı için ansiklopedik bilgiler ağır basmaktadır.

Sığ ve basit cümle kurmayı sevmediği için uzun cümleleri çok fazla kullanmıştır. Yazar genellikle dağınık bir dil kullanmıştır. Ancak kurgulamadaki başarısı oldukça yüksektir.

Postmodernizm akımından etkilenmiştir. Eserlerini bu çerçevede yazmıştır. Başlarda belirsiz gibi gelen * örgüsü sonradan kendini belli etmektedir. Etkilendiği akımın yanında anlatım teknikleriyle de dikkat çekmektedir.

Orhan Pamuk romanlarında aydın kesimi anlatmıştır. Zor anlaşılan romanlar yazması onun en büyük özelliklerinden biridir. Doğu-Batı sorununu işleyen yazar felsefi ve kültürel açıdan *lara bakmıştır.

2006 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü alarak bu ödülü alan ilk Türk vatandaşı olmuştur.

Ben Bir Ağacım

Kitap Açıklaması

"Bu kitapta, şimdiye kadar yazdığım sayfalardan en k* anlaşılabilir ve en güçlü olanları seçmeye çalıştım."

Çocukluk ve okul hikâyeleri ve tarihten sayfalar

Orhan Pamuk, diğer kitaplarından bu parçaları kitaba alırken metinlere dokundu, eski yazılarını değiştirdi, cümleler, paragraflar ekledi, başlıklar koydu. Pamuk'un kırk yıllık yazarlık hayatının en güzel sayfalarından yapılan bu seçme hem onun yeni ve genç okurlarının, hem de yazarın eski takipçilerinin ilgisini çekecek.

"Kitabın kalbinde, hakkında hayaller kurmaktan hoşlandığım iki konu var. Tarihin esrarlı yüzü çocukluk ve öğrencilik yıllarının hatıraları. Romanlarımda ve düzyazılarımda bu iki kaynağa hep geri döndüm. Her seferinde de iki konunun kafamda iç içe geçtiğini hissettim. Yani: Tarihin çocuksu yanı ile çocukluğun tarihsel yanı."

Yorum

(dünden devamla)

Pardon

Mağdurların ve yoksulların imdadına yetişmek iddiasıyla imdadına yetişmek iddiasıyla iktidara gelen şimdiki hükümetin icraatları döneminde en çok kim kazandı?

Lafta değil özde ahlaklı her vatandaşın cevabını aradığı soru bu. İktidarı insaf çerçevesinde eleştirebilmek, hatalarını ve eksiklerini ne kadar hoş görebileceğini ölçmek için. Cevabın ayrıntılarını öğrenebilmek için, erdem katsayıları merak edilen kadronun iktidardan uzaklaşması ve epeyce bir zamanın geçmesi lazım. Üstelik bu sadece bizim ki gibi özürlü demokrasiler için değil, gelişmiş sayılanlar için de geçerli.

Fakat ayrıntıları şimdilik Allah’a ve tarihe havale ederek sağlıklı bir genel kanaat edinebilmek için söz konusu iktidar süresince en çok kimin kazandığını kesinleştirmek epeyce tatminkâr bir bilgidir.

(yarın kaldığım yerden devamla…)

Bir şair / bir şiir;

Güzel Gece

Artık kulübeyi terk ediyorum,

Sevdiklerimin meskenini,

Yalnız, alçak adımlarla dolaşıyorum

Issız ve karanlık ormanın içini.

Luna (ay) doğuyor çalı ve meşeler ortasından,

Zefir (meltem) seyrini bildiriyor,

Huş ağaçları eğilerek serpiyor yukardan

Ona doğru, en tatlı tütsüyü seriyor.

Nasıl da tapınıyorum serinlikte

Bu güzel yaz gecesine!

Ah, ne damıtıcı burada duygulanma,

Ruhu şen ve mutlu kılan;

Neşene nafile dokunamadan!

Ama gene de isterdim ki, ey sema sana

Binlercesine böyle gece bırakmak,

Yârimi verseydin bir tek bana.

Hakkında

1749'da Frankfurt'ta doğdu. 1765-1768 yıllarında Leipzig'de, 1770-1771'de Strasburg'da hukuk öğrenimi gördü. İlk gençlik yapıtı olan ve romantik akıma özgü özellikler taşıyan Goetz von Berlichingen'i 1773'te tamamladı. 1773-1775 yılları arasında Faust'un çekirdeği olarak kabul edilen Urfaust adlı yapıtını tamamladı. 1774'te Clavigo, 1775'te Stella adlı oyunlarını yazdı.

1775'te gittiği Weimar kasabasını yıllar içinde bir kültür kenti yaptı. Goethe, yaşamının 60 yılı boyunca ünlü yapıtı Faust üzerinde çalıştı. Yaşamının son günlerinde bitirdiği Faust, Dünya Tiyatrosunun en önemli yapıtlarından biri sayılır.

Dünya edebiyatının en büyük yazarlarından biri olan Johann Wolfgang von Goethe, yalnızca edebiyatla değil eğitim, doğa bilimleri ve felsefe de içinde olmak üzere pek çok konuyla yakından ilgilenmiştir.

Frankfurt am Main'de doğan Goethe'nin anne babası varlıklı ve aydın insanlardı. Evlerinde zengin bir kütüphane ve değerli bir resim koleksiyonu vardı. Wolfgang ve kız kardeşi Charlotte bu evde büyüdü. Aydınlanma Çağı'nın düşünceleriyle yetiştirilen Goethe küçük yaşta Fransızca, Latince ve Eski Yunanca öğrendi. O yıllarda Fransız işgali altında bulunan Frankfurt'ta sergilenen Fransız tiyatro topluluklarının oyunları küçük Wolfgang'ı çok etkiledi ve Fransız Edebiyatı'na ilgi duymasına yol açtı.

18 yaşına gelince babasının isteğine uyarak hukuk öğrenimi için Leipzig'e gitti. Orada dönemin sanatçıları, edebiyatçıları ve arkeologlarıyla tanıştı. Eski Yunan sanatına hayranlığı bu sıralarda başladı.

Gözlerini kullanmayı, bir insana veya nesneye bakıp geçmek yerine onu görüp tanımayı ve anlatmayı öğrendi. Başladığı işi en iyi şekilde yaparak sonuna kadar götürmek gibi bir özelliği vardı. Leipzig'e gittikten üç yıl sonra, 1768'de büyük bir hastalıkla evine dönmek zorunda kaldı. Evde kaldığı iki yıl boyunca simya ve astrolojiyle ilgilendi.

1774'te yazdığı ilk romanı Genç Werther'in Acıları (Die Leiden des jungen Werther) gerek anlatımı gerek duygularının coşkunluğu ve çağdaş gençliğin duygu ve düşüncelerini yansıtmaktaki başarısıyla evrensel bir üne kavuştu. Bu romanla Alman Edebiyatı'nda Coşkunluk Akımı olarak bilinen yeni bir çığır açıldı. Bu yıllarda ilahiler, kısa ama özlü pırıl pırıl şiirler yazıldı.

Goethe 1775'te Weimar Dükü Karl August'un çağrısı üzerine Weimar'a gitti. Dükün özel elçilik danışmanı olarak maden ocaklarını ve sulama projelerini denetlemekten küçük Weimar ordusunun askerlerinin üniformalarını seçmeye kadar her türlü işle uğraştı. Weimar'da tanışıp aşık olduğu Charlotte von Stein, Goethe'yi her yönden etkiledi. Ondan aldığı esinle çok güzel şiirler ve baladlar yazdı. Iphigenie Tauris (Iphiginei auf Tauris; 1787) ve Tarquato Tasso (1780-1787) adlı yapıtlarındaki kadın kahramanlar, Charlotte von Stein'den izler taşır.

Goethe, 1786'da Weimar'dan ansızın ayrılarak İtalya'ya gitti. İtalya onun için bir kaçış ve yeniden doğuştu. Duygusal ve sanatsal geçmişinden koparak kendini yenilemeye kararlıydı. İtalya'da ilk kez Eski Yunan ve Roma sanatını yakından tanıma olanağı buldu. 1794'te yazar Friedrich von Schiller'le yaşam boyu sürecek bir dostluk kurdu. Goethe ve Schiller'in dört cilt tutan mektupları Alman Edebiyatı'nın bu en verimli dönemine ışık tutar. Her iki yazar da dostluk yılları boyunca verdikleri ürünlerle, Alman Edebiyatı'nda Klasik Dönem'in önde gelen temsilcileri oldular. Goethe'nin 1770'te başlayarak yaşamının son yıllarına kadar yazmayı sürdürdüğü Faust (Goethe) adlı oyunu, yazarın başyapıtı sayılır. 1824'te ilk bölümü çıkan özyaşamöyküsünün ikinci bölümü Wilhelm Meister'in Seyahat Yılları (Wilhelm Meisters Wanderjahre) 1829'da yayımlandı. Goethe toplumsal ve teknolojik ilerlemeye, insanlık erdemlerini yadsımadan doya doya yaşamaya inanıyordu.

TARİHTE BUGÜN ÖNEMLİ OLAYLAR

* 1448 - II. Kosova Savaşı János Hunyadi komutasında ve çoğunluğu Macarlardan oluşan ordu, II. Murat'ın komutasındaki Osmanlı ordusuyla karşı karşıya geldi.

* 1777 - Amerikan kuvvetleri İngilizleri Saratoga muharebesinde yendi.

* 1918 - Sırp, Hırvat ve Sloven Krallığı kuruldu. (daha sonra adı Yugoslavya Krallığı olacak)

* 1919 - Batı Trakya'daki İskeçe kasabası, Yunanlar tarafından işgal edildi.

* 1922 - Gökçeada'nın kurtuluşu

* 1929 - Nadir Han, Afganistan Kralı oldu.

* 1933 - Albert Einstein, Almanya'dan Amerika'ya kaçtı.

* 1938 - Atatürk ilk ağır komaya girdi.

* 1945 - Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi açıldı.

* 1945 - Juan Peron, Arjantin devlet başkanı oldu.

* 1950 - Türkiye'nin de Kore Savaşı'na katılmasıyla 500 kişilik ilk Türk askerî birliği Kore'ye ulaştı ve Pusan'da karaya çıktı.

* 1951 - Türkiye'nin NATO'ya katılmasıyla ilgili protokol, Londra'da imzalandı.

* 1956 - Türkiye ilk şeker ihracatını gerçekleştirdi.

* 1957 - Fransız yazar Albert Camus, edebiyat alanında Nobel Ödülü aldı.

* 1961 - Yaklaşık 200 (bazılarına göre 400) Cezayirli gösterici, Paris polisi tarafından öldürüldü.

* 1962 - Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel, siyasi Af Kanunu'nu imzaladı 258 Yassıada hükümlüsünün tahliyesi başladı.

* 1966 - Birlik Partisi kuruldu. Parti genel başkanlığına Hasan Tahsin Berkman getirildi. Partinin amblemi Ali'yi simgeleyen bir aslan ve onun çevresinde 12 imamı temsil eden 12 yıldız olarak belirlendi.

* 1967 - Kayserispor-Sivasspor futbol maçı sonrasında çıkan *larda 40 kişi öldü.

* 1967 - "Hair" müzikali New York'ta sahnelenmeye başlandı.

* 1970 - Québec işçi bakanı Pierre Laporte, FKÖ militanlarınca öldürüldü.

* 1972 - Bülent Ersoy assolist olarak sahneye çıktı.

* 1972 - Türkiye İşçi Partisi davası sonuçlandı. 21 sanığa ağır hapis cezası verildi. Genel başkan Behice Boran 15 yıla mahkûm oldu.

* 1973 - OPEC, bazı batılı ülkelere, Suriye ile olan savaşında İsrail'e yardım ettikleri gerekçesiyle petrol ambargosu uygulamaya başladı.

* 1976 - Tofaş'ın Murat 131 otomobilleri üretimine izin verildi.

* 1979 - Rahibe Teresa'ya Nobel Barış Ödülü verildi.

* 1984 - "60 Günlük Bir Şey" adlı kitabı sebebi ile Füsun Erbulak için 6-10 yıl hapis istendi.

* 1987 - Eski cumhurbaşkanı Fahri Korutürk, devlet töreninden sonra Devlet Mezarlığı'nda toprağa verildi.

* 1989 - Başbakan Turgut Özal, Cumhurbaşkanlığına aday olduğunu açıkladı.

* 1989 - San Francisco'da 7,1 şiddetinde deprem.

* 1996 - Sanatçı Şanar Yurdatapan "bölücülük" yaptığı iddiasıyla tutuklandı.

* 2001 - İsrail-Filistin barış anlaşmalarına karşı çıkan Ulusal Birlik Partisi genel başkanı Rehavam Zeevi, uğradığı silahlı saldırıcı sonucu öldü. Saldırıyı Filistin Halk Kurtuluş Cephesi üstlendi.

* 2003 - Taipei'deki 101 katlı gökdelen, Kuala Lumpur'dakini 50 m geçerek dünyanın en yüksek binası oldu.

* 2008 - Türkiye 2009 - 2010 Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine 151 oyla kabul edildi.

* 2010 - Prof. Dr. Necmettin Erbakan Saadet Partisi Genel Başkanlığı'na seçildi.

TARİHTE BUGÜN DOĞANLAR

* 1813 - Georg Büchner, Alman oyun yazarı (ö. 1837)

* 1895 - Mikhail Bakhtin, Rus filozof ve edebiyat teorisyeni (ö. 1975)

* 1912 - Papa I. Ioannes Paulus, 33 günle Papalık dönemi en kısa olan 10 papadan biri olmuştu (ö. 1978)

* 1913 - Faik Türün, 12 Mart dönemi komutanlarından emekli orgeneral (ö. 2003)

* 1915 - Arthur Miller, "Satıcının Ölümü" adlı eseriyle ün kazanan ABD'li oyun yazarı (ö. 2005)

* 1918 - Rita Hayworth, sinema oyuncusu (ö. 1987)

* 1919 - Zao Ziyang, Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Komitesi eski genel sekreterlerinden (ö. 2005)

* 1930 - İsmail Akbay, Türk mühendis (ö. 2003)

* 1948 - Robert Jordan, ABD'li yazar (ö. 2007)

* 1960 - Burhan Çaçan, Türk halk müziği sanatçısı

* 1969 - Jesús Ángel García, İspanyol yürüyüşçü

* 1971 - Andy Whitfield, Avustralyalı oyuncu (ö. 2011)

* 1972 - Tarkan Tevetoğlu, pop müzisyeni

* 1972 - Eminem, ABD'li rap müzisyeni

* 1976 - Nil Karaibrahimgil, müzisyen

* 1979 - Kimi Räikkönen, Finlandiyalı Formula 1 pilotu

* 1980 - Ekaterina Gamova, Rus voleybolcu

* 1991 - Brenda Asnicar, Arjantinli oyuncu ve model

TARİHTE BUGÜN ARAMIZDAN AYRILANLAR

* 1757 - René Antoine Ferchault de Réaumur, Fransız bilim insanı (d. 1683)

* 1806 - Jean-Jacques Dessalines, Haiti imparatoru (d. 1758)

* 1849 - Frédéric Chopin, Polonya asıllı Fransız besteci (d. 1810)

* 1887 - Gustav Kirchhoff, Alman fizikçi (d. 1824)

* 1889 - Nik* Çernişevski, "Ne Yapmalı" adlı romanıyla Rus devrimci kültüründe derin izler bırakan yazar (d. 1828)

* 1910 - Carlo Michelstaedter, İtalyan yazar (d. 1887)

* 1938 - Karl Kautsky, Alman sosyalist lider, II. Enternasyonal'in önde gelen teorisyenlerinden (d. 1854)

* 1993 - Criss Oliva, Savatage grubunun kurucusu ve gitaristi (d. 1963)

* 2001 - Rehavam Zeevi, İsrailli politikacı (d. 1926)

* 2002 - Soner Ağın, tiyatro, sinema ve seslendirme sanatçısı, yönetmen (d. 1945)

* 2012 - Sylvie Kristel sinema sanatçısı ve model (d. 1952)

www.HaberHürriyeti.com / Mustafa Gökçek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi