Fotoğraflar Tarihin İzidir

Mehmet Feramuz Ayan, tutkuyla başlayan öyküsünü ve tarihe tanıklık eden fotoğraf hikayelerini " Düş Gücü" kitabında yayınladı. Gazetecilikten Kitaplı Yazarlar arasına katılan Ayan, "Fotoğraf altının yazılmasından ve yer bilgisinin verilmesinden" yana. Ayan, tarihe tanıklık eden fotoğraf hikayelerini anlatmış. Ayan, "Pandemi gibi olumsuz bir ortamda hayalimi, fotoğraf meraklılarına sunma fırsatını bulabildim. Kitapta iki yıl önce yirmi yıl önce de yazılmış kısımlar bulunmaktadır" diye anlattı.

Elimde bir kitap var. Fotoğraf üzerine. Adı, "Düş Gücü". İçine güzel kadın fotoğraflarının konulup, altına üç beş satır yazılan içi boş “Bakmalık” bir yayın değil, “Okunmalık” türden bir kitap, bir eser bu. Eser sözüne çok takılanlar olabilir. Evet, fotoğraf da aslında bir eser ve aynı zamanda tarihi bir belge. Öyle fotoğraflar çekiliyor ki, siz altına bir şey yazmasanız da, “Konuşuyor” o aslında. Kitabın yazarı gazeteci bir meslektaşım olan Mehmet Feramuz Ayan. Fotoğraf tutkusuyla başlamış öyküsü. Ve tarihe tanıklık eden fotoğraf hikayelerini anlatmış Ayan.

Seyhan – Adana 2018

Fotoğraf, “Konuşur” demiştim ya, Gazetecilikten Kitaplı Yazarlar arasına katılan Ayan, “Mutlaka fotoğraf altının yazılmasından ve yer bilgisinin verilmesinden" yana. Sözü uzatmadan Düş Gücü üzerine konuşalım.

KİTAP NASIL DOĞDU

Mehmet Feramuz Ayan, "Düş Gücü" Kitabını İbrahim Irmak'a anlattı.

İbrahim Irmak: Sayın Mehmet Feramuz Ayan cümle kuruşlarınız, anlatım tarzınız sürükleyici. Kitabınızın okuyucusu çok olsun. Aslında medya ile ilgilenenlerin, İletişim Fakültesi öğrencilerinin okuması gereken bir kitap olmuş. Bu kitap nasıl doğdu?

Mehmet Feramuz Ayan: Güzel dilekleriniz için teşekkür ederim. Fotoğrafa olan ilgim, sevgim yaklaşık 25 yıllık bir süreç ve birlikte geçirdiğimiz zaman, hayatımdaki en güzel an’larımdandır. Üniversitede okurken aynı zamanda fotoğrafa ilgim zaten çoktan başlamıştı. Ama o dönemde fotoğraf ile alakalı okuduğum bir kitap beni çok etkilemiş, bir gün bunun gibi bir kitap yazma hayalim başlamıştı. Hayalimi canlı tutabilmek için o tarihten başlayarak bir yıl öncesine kadar çeşitli zamanlarda bir kenara karaladığım yazılarım oldu. Yani kitabın içerisinde iki yıl önce de kaleme alınmış kısımlar olduğu gibi yirmi yıl önce de yazılmış kısımlar bulunmaktadır. Hepsini elden geçirip, derleyip, toparlamak ise cesaret edemediğim bir durumdu. Bunu da pandemi döneminde aşabildim. Tüm dünya kendini kapıların ve odaların ardına atmaya başladığında ciddi bir zamanım oluşmaya başladığından aradığım o gücü sonunda kendimde bulabildim. Pandemi gibi olumsuz bir ortamda kendi hayalimi, fotoğraf meraklılarına sunma fırsatını bulabildim.

Akdamar Adası – Van 2011

BİRAZ TEMATİK TARZDA 

-Irmak: Bu kitapta neler var? Her önüne gelenin fotoğraflarını çekip ulu orta yayanlar var. Onlara ne diyorsunuz?

Ayan: Kitabımı biraz tematik bir tarzda görüyorum. Yani tek bir konu üzerine hem benim bakışımı aktarmaya çalıştığım birinci kısım, yine aynı konu odaklı hikayelerden oluşan ikinci kısım. Fotoğrafın tarihsel gelişimi içerisinde birçok kırılma noktası yaşanmıştır. Son yirmi yılda teknolojinin baş döndürücü olanakları ile başka bir kırılma noktası yaşayarak yeni bir şekil almıştır. Popüler kültürün kullan at ve hızlı tüketim alışkanlıkları ister istemez bazı anlam kayıplarına, kısmen yozlaşmalara sebep olmuştur. İşte bu durum bu algının oluşmasına zemin sağlamıştır. Ona hangi dönemlerde hangi anlamlar yükleneceği o dönemin algısıyla anılır. Ama fotoğraf değerinden ve konumundan bir şey kaybetmemiştir, kaybetmez de.

Akdeniz-Mersin-2016

OKUMA SIKINTILI TOPLUM

-Irmak: Gazeteci olduğunuz için söylüyorum. Gazete tirajları çok düştü. İnsanlar okumuyorlar. Fotoğraflarla onları gazete okumaya teşvik edici hale getirebilir miyiz?

Ayan: Bu, ülkemizde klişeleşmiş bir tabir olarak söylenegelmiştir. Evet, düz yazı veya metin okumakta ciddi sıkıntılar yaşayan bir toplumuz. Ama dünyanın kocaman bir köy haline dönüşmesi ile beraber bu klişeleşmiş tabir yerel olmaktan çıkıp evrensel hale gelmiştir. Artık bu sorun tüm dünyanın da bir sorunu olmaya başlamıştır. Elbette bunun çözümü için fotoğraf veya farklı görsellerle beslenen metinler, artık daha fazla dikkate alınır hale geldi. Sektör de buna göre kendini şekillendirme yollarına gidebilir, gidiyor da. Burada haksızlık yapılabilecek bir kesim olduğunu da unutmamak gerekir. Düzenli ve iyi okuyucuları da düşünerek, küstürmeden doğru dozajda bir denge tutturulması gerektiği kanaatindeyim.

Ortahisar –Trabzon-2005

ÜRETİLENE SAYGI GEREK

Tonya – Trabzon 2020

-Irmak: Cep telefonlarının gelişen özellikleri nedeniyle herkes fotoğrafçı oldum sanıyor. Fotoğraf çekmek o kadar kolay mı? Sorumlulukları yok mu?

Ayan: İster profesyonel ister yarı profesyonel isterse de elindeki cep telefonu ile fotoğraf çeken kişileri bir kalıba veya kategoriye sokmanın çok doğru bir yaklaşım olmadığı kanaatindeyim. İnsan kendini neye ait hissederse ona saygı duymamız gerekir. Eğer bir ayrımın olduğu algısı var ise de her iki taraf da birbirine ve ürettiklerine saygı göstermelidir. Profesyonel fotoğraf makinesi kullanan bir kişiden öğrenecek çok şeyimiz olduğu gibi elindeki cep telefonu ile fotoğraf çeken kişiden de öğrenecek şeylerimiz olduğunu düşünüyorum. Şahsım adına farklı paylaşım mecralarında cep telefonu ile çekilmiş bazı fotoğraflardan etkilendiğim veya ilham kaynağı olarak gördüğüm birçok örnek vardır. Ülkemizde atlanılan konulardan biri de eline her fotoğraf makinesi veya cep telefonu alan kişinin istediği gibi fotoğraf çekme özgürlüğünü kendinde hissetmesidir. Bu ciddi bir konu olup hak ve sınırlarımızı bilmeden icra edilmesi daha sonra yaşayabileceğimiz sorunları gündeme getirmektedir. Hayatımıza soktuğumuz bir şeyin hem kültürünü hem de hukuksal sınırlarını iyi bilmemiz gerekir. Kitabımda üzerinde ciddi bir şekilde durduğum konulardan biri de budur. Çeşitli platformlarda fotoğrafçılık konusunda verilen eğitimlere özellikle hak ve sınırlarımız ile ilgili eğitimlerin de eklenmesi kanaatindeyim.

Hatay-2017

DEĞERİNİ KORUYACAKTIR

-Irmak: Mahkeme tutanaklarına kadar giren fotoğraf hakkında Haber Hürriyeti Gazetesi okuyucularına neler söylemek istersiniz?

Ayan: Sevdiğiniz veya yapmaktan keyif aldığınız bir uğraşınız varsa mutlaka üzerine birkaç şey okumadan, düşünmeden yapmamaları gerektiğini kişisel olarak tavsiye edebilirim. Bu ister fotoğraf olsun ister başka bir merak. Günümüzde bilgi ve belgeye oturduğumuz koltuktan kalkma ihtiyacı bile olmadan ulaşma imkanımız bulunmaktadır. Bu şekilde hareket etmek, kişinin hem kendine hem de hobi olarak görse bile uğraşısına saygısını gösteren bir göstergedir. Konumuz özelinde ise fotoğraf, bir ‘an’ın dondurulmasıdır. O an, sadece çekildiği zaman yaşanan bir duygu değildir. İleride belki unutulacak, belki eskiyecek ama her zaman değerini korumayı başaracaktır. 

Şalpazarı- Trabzon 2009

-Irmak: Düş Gücü kitabınıza “Fotoğraf üzerine, Fotoğraf Hikayeleri” üst başlığını koymuşsunuz. Unutamadığınız anılarınıza kitapta yer verdiniz mi?  Sizi en çok etkileyen bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?

Ayan: Fotoğraf ile ilgili anılarım arasında bir ayrım yapmak istemem. Ama daha filmi, makineler ile çekim yaptığımız dönemdeki bir anım, her aklıma geldiğinde gülümserim. Güzel bir mekanda arkadaşlarla fotoğraf çekmeye çıktığımızda, ciddi bir yarışma havasına kendimizi sokmuştuk. O gün şansıma en doğru yerlerde ve en doğru olabilecek ‘an’larda deklanşöre basmayı başarmıştım. Normalde o kadar şanslı değilimdir. Gezinin sonunda eve geldiğimizde büyük bir hüsran yaşamıştım. Çünkü filmi fotoğraf makinesine takarken boşluklarla sarma dişlerini denk getirememişim. Bu yüzden gün içerisinde kendimi şanslı hissetmem sadece akşam saatine kadar sürmüştü ve elimde bomboş bir film rulosu ile kalakalmıştım.

Röportaj: İbrahim Irmak / [email protected] haberhurriyeti.com

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Irmak - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.

01

Neva Boyacioglu - Sayın İbrahim Irmak

"Düş Gücü" kitap için yaptığınız röportajı okudum. Makalelerinizi de takip ediyorum. Çevre ve doğa konusundaki duyarlılığınızı kanıtlayan ve doğal dille yazılan bu makaleler toplumda farkındalık yaratma adına çok kıymetli. Röportajdan da ayrı bir keyif aldım. Fotoğrafların tarihe tanıklık etmesi/tarihe izi konusunda konuşurken; iletişim etiği, popüler kültür, medya okur yazarlığı, fotoğraf ve sanat, bakmaklık/ okumaklık gibi örtük mesajlar ve ince dokunuşlar çok hoşuma gitti. Teşekkür eder, saygılar sunarım.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 18 Ocak 00:43


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2022’nin en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?
Tüm anketler