EEskidendi Çoook Eskiden...

Yaş almak...
Yaşlanmak...
Çok şey yaşamak...
Aklına gelir herşey...
Anlatmak istersin...
Önce kafanda canlanır bütün yaşadıkların...
Şimdiki teknoloji ile anlatmak gerekirse, 'Oluştur' butonuna basarsın kafanın en derinliklerinde....
"Oluştur" dersin ama nereden başlamak gerekir bilemezsin...
Beklersin...beklersin...kafanın içinde derin bir sessizlik...
Boş sayfayı öyle bir doldurmak istersin ki dolduramazsın...
Halbuki kafanda yazılan o kadar çok kelime, harf vardır ki, heyecanlanırsın...

Nerden başlasam, neyi anlatsam, size bu duyguları nasıl yazsam da anlatabilsem?
Çocukluğumu mu anlatsam, bizlere yaşatılanları mı, masumiyeti mi, verilenleri mi, dinlediğimiz şarkıları mı, okuduğumuz şiirleri mi, hissettiğimiz duyguları mı, insanlığı mı, aldıklarımı mı, verdiklerimi mi? Hangi biri?

Hepsinin toplandığı bir konuyu yazsam anlatabilir miyim acaba sizlere?
"Gerçek duygular..."

O kadar şanslı çocuklardık ki biz...
Şans...
Herşey ama herşey gerçekti...
Basit olan hiçbirşey yoktu etrafımızda...
Dostluklar gerçek, müzik tınıları gerçek, konuşmalar gerçek, anlatılanlar gerçek, yaşanılanlar gerçek...
Reality...
Yaşanılan herbir duygu gerçekti...
Mutlu oluşumuz, beklemelerimiz, beklentilerimiz, hayallerimiz, hayal kırıklıklarımız, dokunduklarımız, dokunmadıklarımız, dokunamadıklarımız, ulaşabildiğimiz, ulaşamadıklarımız...herşey gerçekti...

Dedemi hatırlıyorum mesela...
Dedemin elimi tutuşunu, güvenmeyi, elini bırakmamak gerektiğini, beni sevdiğini, bana o avuç içinden gelen sıcaklığıyla hissettirdiği, kendimi ona teslim etme duygusunu...
Ama bu sözler hafif kalıyor ki...
Anlatamıyorum, tıkanıyorum...tarifi yok diyorum...

Oyuncaklarımı hatırlıyorum...
Çok basit ama benim için dünyalar ifade eden tek bir tahta oyuncağın, dünyanın en pahalı oyuncağıymış gibi ona sahip çıkmam geliyor aklıma...
Anlatamıyorum, tıkanıyorum...tarifi yok diyorum...

Arkadaşlarım geliyor aklıma...
Gerçek olan her duyguyu onlarla yaşadık biz...Anlatamıyorum, tıkanıyorum...tarifi asla yok diyorum...

Öğretmenlerimi hatırlıyorum...
Çok kıymetli, çok değerli...paha biçilemez duygular diyebiliyorum sadece...
Anlamı çok büyük, koskoca bir sevgi, saygı diyebiliyorum...Anlatamıyorum, tıkanıyorum, tarifi yok diyebiliyorum sadece...

Keşke anlatabilsem...
Keşke bu nesile uygun çümleler kurabilsem de içimdeki bu özlemi anlayabileceğiniz dilden anlatabilsem...

Şöyle bir bakıyorum da...
İçimdeki tarif edilemez duyguları dile getirebileceğim kelimeler yok artık...
Duygu yok...
Düşünce yok...
His yok...
Bağ yok...
Özlem yok...
Özlemek yok...

Ben ve bu dönem ile aramdaki bağ kopmuş gitmiş, tutamadım elinden...

Yenileri alınıp eskileri unutturan birçok materyal var etrafımızda...
Eskiye kıymet kalmamış...
Düşünceler bir saniye içinde yenisi ile değişir olmuş...düşüncelere özen kalmamış artık...
Bağ ne demek bunu bilmeyen insanlar var artık...
"Bağı kopardım" diyerek arkasını rahatlıkla dönebilen ve unutan bir nesil var etrafımızda...
Özlem nedir? Bunu hissetmeyen çocuklar var yanıbaşımızda...
Hep yeniler var çünkü etraflarında...
Herşeyi kolayca elde edebilmek gücüyle büyüyen çocuklar...
Özlemek mi? Özlemek diye bir kavram yok...
Dokunabildikleri herşey onları Özlemek duygusundan uzaklaştırıyor...Özlemek de neymiş onlar için???

Ben çok özledim...özlemeyi özledim...kaybolan duygularımı çok özledim...hissetmeyi, hissedebilmeyi çok ama çok özledim...

Bedenim özlemeyi, düşünmeyi, sevmeyi, hissetmeyi özledi...
Çok ama çok basit herşey...
Keşke içimdeki tüm duyguları 'Oluştur" butonuyla halledebilseydim...
İçimde "oluştur" butonuna basıyorum ki, karşımda koskocaman, boş, yazılmayı bekleyen bir sayfa...
Belki bu yazdıklarım bile boş...
Kimbilir belki yine anlatmayı beceremedim...
Anlatmaya çalıştığım duygular okyanusun içindeki küçücük bir balık kadar değersizdir...

Hiçbir zamanın yeri dolmuyor...
Sadece biliyorum ki ben yaşadıklarımla çok şanslıydım ve öylece geri de kaldı...
Çok şey anlatmak istiyorum...
Olmuyor...
Olabilecek günler gelsin diye beklemeye geçiyorum...
Belki sıfırlamak lazımdır herşeyi...
"Reset" butonu daha yakın geliyor artık herkese...
Sıfırlamak hayatı...
Seçiyorum, basıyorum ve yine o ruhsuz yaşantımızı yaşamaya devam ediyorum, ediyoruz...
Sil baştan...
Ne kadar çok söz saklıymış dinlediğimiz şarkılarda...
O sözler bile artık yok dinlediğimiz şarkılarda...
Dedik ya biz hem aldık, hem verdik, hissettik, hissettirildik...
Şanslıydık be çok şanslı...
Eskidendi çoookk eskiden...

Babamı yaşatmak isterdim size...
Nasıl anlatabilirim ki?
Anlatsam da anlayamazlar...
Yaşamak lazım bazı şeyleri...

Tıkanıyorum, boğuluyorum duygularımın içinde...
Ah anlatabilseydim...
Bir bilebilseydiniz yaşadıklarımızı...
Siz de basmak isterdiniz "tekrar oynat" butonuna...

Ben içimdeki yaşadıklarımı "tekrar oynat" butonuna basarak bitirmek istiyorum cümlelerimi...
Hafızamı zorlayıp girmek istiyorum yaşadıklarımı tekrar yaşamaya...
Onlar hafızalarda kalan çok güzel anılar...
Şimdi ise makinalarda biriken belleklerde saklı...
Belki basıp oynatırsınız belki de yanlışlıkla '"sil" butonuna basıp kaybedersiniz tüm yaşadıklarınızı...
Bizim hafızalarda silinmeyen anılarımız var, yaşadıklarımız gerçek duygular...
Yanlışlıkla silip geçmeyin yaşanılanları...
İleride çooook lazım oluyor...
Özlemek, özlem...
Duygular değerli...
Onlara gözünüz gibi bakın...
Atlamayın hayatın güzel taraflarını...
Aman ha silip atmayın yanlışlıkla geride yaşadıklarınızı...
Sağlıcakla kalın...

Burçin Yarkent / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burçin Yarkent - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2022’nin en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?
Tüm anketler