Kara Kaplı Defter

Her yerleşimin kendine has bir telaşı vardır… Mevsimler bu telaşın aynalarıdır. Yaz ile kış arasındaki zıtlıkları yaşayanlar, üzerlerinde biriken yorgunluk, belki de tembellikle, o aynanın karşısına geçip bakabilirler; geçen mevsimlerin muhasebesini beş aşağı beş yukarı yapabilirler. Ve kara kaplı defterlerine kazançlarını zararlarını, elden çıkanları, biriktirdikleri değerleri, sevinçleri, üzüntüleri, yitirilen arkadaşlıkları, aşklarını seyrini, telefona yeni eklenen dostlukları, ya da yüreği yakan ihanetleri yazabilirler.

Bu kısa notlar insanın seyir defteridir.

Bakmayın siz, iki omuz üzerinde tutulan notların ilahi getirilerine…

İsteyerek ve özenerek yazdığınız bu masum günlükler gün gelip roman olduğunda gurur duyarsınız yaşadıklarınızdan, belki de “pişmanlığınız” ve “keşkeleriniz” kalıcı bir dövme gibi alnınıza damgalanır.

Yaşam bu yüzden kendimizin kaleme aldığı, çıkıp oynadığı en zor tiyatro oyunudur. Provası yoktur, suflörü bulunmaz, yönetmeni ana babadır başlarda, sonrası bizdedir… Nerede, hangi mekân ve dekor önünde doğmuşsak, o insanların arasında oynarız rolümüzü. Beğenilmeyi, aranılmayı, tek olmayı gönülden arzu ederiz evet; aldığınız rol o toplumun sivilcelerine değiyorsa, can acıtıyorsa, işimiz çok zor demektir!

Demek ki hata yapmadan oynayacağız, gerçekleri söyleyeceğiz, repliklerimiz dokunaklı ve sarsıcı olacak, vücut dilimiz hüküm verici, anlatmak istediklerimiz boş bile olsa, inandırıcı olacak! Salonu dolduran, tanıyan tanımayan binlercesine “Büyük Adam” dedirtebiliyorsak o sahneden her akşam alkışlarla ineriz ve kuliste not defterimize şunu düşeriz gururla…

Ben gerçekten büyük adamım! Seviyorlar, güveniyorlar arkamdan geliyorlar… Bugünkü son perdede bunu gördüm…”

Doğrudur…

İnsanoğlu tarihin her döneminde peşinden koşacağı birilerini arar. Bulur da… Tarihe not düşecek denli hükümdar olanların defterine baktığımızda çoğunun başarmak istediklerini bitiremeden göçtüğünü görürüz. Onlar da mevsim geçişlerinde kendi aynalarına bakmışlar, Var mı benden büyüğü?” diye sormadan edememişlerdir; kibir ve hırsla kirlenen aynalarda kendilerini seçemeyenler olmuştur. İçlerindeki sesten aldıkları yanıt, genlerindeki kişilikten kaynaklıdır:

Sizden büyüğü, gökteki Tanrı’dır!”

Biliyorsunuz ki toprak değişir, su hava değişir, evren değişir.

Bizler, bu değişimi içine sindiremeyen tek canlıyız. Canlıyı korkutan da sonsuz cansızlıktır, bu döngüyü kıramayız. Güçlü olmak, lider olmak, para kazanmak, mal edinmek, ölüm gerçeğini unutturan tek avuntudur. Büyüklük ve paranın, gücün ve iktidarın egemen olduğu bir oyunda seyircinin ilgisini çeken tek şey, oyuncunun hiç sönmeyecekmiş gibi şişirdiği kişiliğidir. Onu sahne ışıklarında izleyenler, şu dünyada mutlu ve güvenli yaşamanın sırrı, ya bir güçlünün peşi sıra gitmekle, ya da güç kazanmakla elde edilebileceğini düşünürler ne yazık ki…

Biriktirdiklerinizin romanlaşmış halini elinize aldığınızda, yaşamınızın muhasebesini yapma gereği duyduğunuzda, son sayfaya yazdığınız pişmanlıklar; önünde rol kestiğiniz toplumun beklentilerinden, hayallerinden ve iyi niyetli isteklerinden kaynaklanan ihtiraslarınız olmasın?

Üzerine basarak, kullanarak, korkutarak yükseldiğiniz bu insanlar sizi “yalanların hükümdarı”, yazdığınız oyunu da “Pişmanlık Komedyası” sanmasın!

İşte gerçek yok oluş, bir egemen için bu sınırda başlıyor genelde...

Önce alkış, sonra kalkış!

Bir bakıyorsunuz koltuklar boş!

Gelin, ozan Cahit Sıtkı Tarancı gibi düşünelim bir an…

Hedeflerimize “büyüklüğün gücüyle” değil, “çocukluğun saflığı ile” ulaşmayı deneyelim.

Bir gün çok zengin olursam, “Çocukluk” satın alacağım. Büyüklük sizde kalsın…” diyebilelim.

Sadece güçlülerin doyduğu bir sofra değil bu dünya; emeğin başı dikleştiği yerde bir yerde, güçlüler aç kalır…”

Ben değil, tarih diyor!

Hasan TEOMAN / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Teoman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2022’nin en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?
Tüm anketler