General

Yıllar önce; henüz lise öğrencisiyken bir yaz tatilinde babamla Eskişehir’e gitmiştik. Elbette o günler güzeldi. Gerçi o yıllar, ayrıca babanızın yanınızdaysanız daha da güzel. Elbette herkes için… Babamın bazı işleri vardı. Orada bir otelde kalıp, kendine mahsus işlerini gördü. Beni de özgür bırakıp, kaybolmadan ve merkezi yerleri gezip, kent hakkında kültürümü biraz olsun artırmış oldum! Akşama doğru babamla buluşacağımız ve kaldığımız otele geri döndüm. Babam lobide oturmuş, kahvesini yudumluyordu. Yanına gidince kalkıp, bir şeyler yemek için dışarı çıkmamızı söyledi. Yolda, Eskişehir’de bulunan ve General rütbesinde olan bir arkadaşından söz etti. Çok samimi olduklarından bulunduğu Hava Eğitim Komutanlığı’na bekliyormuş. Babam, gün içinde bu general amcayı arayınca, o da -madem buradasın muhakkak görüşelim- demiş! Yemekten sonra otele dönüp, ertesi gün için plan yaptık.

Komutanlığa gittiğimizde, babam ismini verdi. Kapıda görevli asker, saygıyla bizi onun odasına götürdü. Meğer babamla orta ve liseyi beraber okumuşlar, o nedenle adeta kardeş gibiler. O kadar samimi konuşmalar geçti! Daha sonra birlikte, onlara ait olan yemekhaneye gittik! Yemek esnasında fazla konuşulmadı ama eski günler hep yâd ediliyordu. Daha sonra birer kahve içmek konusunda anlaştılar. Başka bir salona geçildi. Burada gelen kahveler yudumlanırken, general amca benimle ilgilendi. Nerede okuduğumu ve ne olmak istediğimi sordu. Tabii o an cesaretle asker olacağımdan söz ettim. Ama yaşam insanın her istediğini vermiyor! Gerçi o günlere dönüp, düşünmenin bir anlamı yok… Mazi! General amca, nasıl general olduğundan ve askerlik yaşamı boyunca ne zorluklarla karşılaştığından söz etti. Ve general olmanın bedelini nasıl yaşadığını uzun uzun anlattı.

Yıllar sonra; Geçenlerde okuduğum gazetede bir haber gördüm. Önce şaşırdım, sonra zamanla buna da alışırız dedim. Ve dedim… Sonra da yıllar öncesinin üst paragrafta yazdığım anekdotu hatırladım. Gazete haberinde, bakan yardımcılarından kimilerine general unvanı verilmiş, ya da verilecek! Garipsedim! Şayet, bir General’in anlatımlarına bu denli şahit olmasaydım… Düşünebiliyor musunuz; yaşamı boyunca askerlik ve hiyerarşiye uygun olmayan bir zat, bir sivil, bu unvanı kendince hak edip! İşi gerçek askerlik olan bir Kurmay Albay’dan tekmil alıyor. Ona kendince bazı bilgiler verip, konuşmalarda bulunuyor! Rüşvet aldıkları tescillenmiş ve hiçbir tahsil yapmamışların büyükelçi olarak atandıklarını duyduk, ama…

Ve ben aynaya baktım, usuma gelen düşüncelerle şiirin işçisi olarak kendimce bir taş da ben koymaya çalıştım; yıllar önce yazdığım ‘Konuşursam’ şiirinden kısa bir alıntıyla: “… Bir yolcu ıslak, yorgun, suskun / Konuşamıyorum kaybettiklerime / Konuşamıyorum güçsüzlüğüme / Söyleyemediklerimi sen anla // Konuşursam biliyorum hıçkırıklara boğulacağım / Konuşursam depremler olacak / Konuşursam kıyamet kopacak / Konuşmazsam aynaya bir daha bakamayacağım…”.

www.haberhurriyeti.com / Mustafa Gökçek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2022’nin en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?
Tüm anketler