Osmanlı Türk Müdür Ve Saire...

Hem evet, hem hayır...

Evet, Türkler kurmuştur...

Kurucu aile Türk'tür...

İstanbul'un fethine kadar da (yani bir imparatorluk olana kadar!) bir Türk devletidir...

Ancaaak...

İmparatorluğa dönüştüğü andan itibaren Türk kimliğinden uzaklaşmış ve birkaç yalpalamanın ardından, halifeliği de uhdesine alarak 'Sünni İslam' kimliğine bürünmüştür...

Bilinçli olarak sultan soyunun akrabalık ilişkilerinde ve özellikle devlet idaresinde Türklerden uzak durulmuştur...

Çünkü -sonuçta köken Türk olduğu için!- sultan ve ailesi dışında güçlü bir Türk demek, onların yerine talip olacak güçlü bir aday demekti...

Biraz da bu yüzden, Türkler hep zayıf tutuldu, aşağılandı, ötelendi, dışlandı...

İmparatorluğun diğer halkları palazlanırken, cahil ve mesleksiz Türkler, başka çıkar yolları olmadığı için, savaşa ve yağmaya muhtaç bırakıldı, uzun seferlerde kırdırıldı...

Ve Fransız Devriminden sonra, ulus devletler kurulurken, önce imparatorluğun Avrupa topraklarındaki Hıristiyan unsurlar -diğer Avrupa devletlerinin de yardımıyla!- kopup gittiler...

Sonra, hiç beklenmedik şekilde, Sünni İslam Arap unsurlar -çıkarları doğrultusunda!- Batılılarla bir olup, imparatoru -ve İslam halifesini!- 'arkadan' vurdular...

Bu vahşi 'yıkılış ve paylaşım' döneminde en şaşkın, en 'ne yapacağını bilemez' halk Türklerdi elbette...

Ayrılmaya kalksan, kimden ayrılacaksın?.. İsmen de olsa, Türk!..

Ayrıca, ezilmiş, posası çıkmış, savaşlarda ve sürgünlerde darmadağın olmuş, fakir, cahil, yaralı, herkesin düşman bellediği üç-beş milyonluk bir kitle...

Yanlarında kala kala bir tek Kürtler kalmış yoldaş olarak...

Birkaç eğitimli, zeki, cesur, kararlı, vatansever subayın önderliğinde -neredeyse zoraki!- bir 'Kurtuluş' savaşı verilerek, kalan 'parça'dan kurtarılabildiği kadar kurtarıldı...

Eğer onlar, o ekip olmasaydı, bugün ne İstanbul ve Trakya, ne Ege, ne Akdeniz, ne de Doğu kalırdı elimizde...

Doğaldır ki, yaşadıkları büyük travmanın etkisiyle ve bir daha böyle günler yaşamamak için, kurucu kadro bütün güçleriyle sağlam bir 'ulus devlet' oluşturmaya soyundular...

Başardılar mı peki?..

Görünen o ki; hayır!..

Kürt niye 'ben Türküm!' desin ki?..

Bugünden geriye bakınca, keşke başka bir çözüm bulunsaydı, herkesin kabulleneceği bir ortak isim/kimlik bulunsaydı, o şemsiye altında Türkü, Kürtü, Lazı, Çerkezi, Boşnağı, Ermenisi, Rumu, Yahudisi vs toplanabilseydik demek mümkün tabii...

O günlerin şartlarında, kendi açılarından yapılması en doğru, en mantıklı şeyi yaptıklarını düşünüyorlardı...

Ama, yıkılan bir imparatorluktu. Dolayısıyla, içinde farklı unsurlar barındırıyordu ve bunların hepsini tek bir etnik kimliğe 'sığıştırmak' pek olacak bir iş değildi doğrusu...

Bu telaşla bir sürü yanlışlar yapıldı: Öncelikle diğer dinlerden olan Rumlar, Ermeniler, Yahudiler dışlandı, kovalandı. Müslüman Kürt nüfus Türk kimliği altında eritilmeye çalışıldı...

Ve saire...

Ve işte, bugünlere gelindi...

Bugünkü durum şu:

Bir tarafta kendini öncelikle Türk olarak tanımlayan kitle... (Genellikle laik, şehirli, iyi kötü eğitimli ve meslek sahibi. Bir kısım Aleviler de bu grup içinde!)

Bir tarafta kendini öncelikle -Sünni- Müslüman olarak tanımlayan kitle... (Onların da çoğunluğu Türk tabii. Ama Müslümanlık Türklükten daha önemli bir bağ onlar için. Daha çok taşralı, az eğitimli, gerçek meslek sahipleri az, oldukça muhafazakarlar!)

Ve, bir tarafta da Kürtler... (Kendi etnik kimliklerini korumaya çalışıyorlar. Türkler gibi, onlar da aralarında etnik kimliği ve dini kimliği öne çıkaranlar olarak ayrışıyor bir ölçüde. Ayrıca, sanırım Türklerle beraber yaşamak isteyenlerle, ayrılıp kendi devletlerini kurmak isteyenler olarak da bir -ayrışma demeyelim ama!- fikir ayrılığı -veya kafa karışıklığı!- içindeler!)

Peki, ne olacak?..

Gerçekten bilemiyorum...

Haa, bilen var mı?..

Açıkçası, pek sanmıyorum. Bildiğini iddia edenler olabilir. Fakat sadece birer iddiadır onlarınki de...

Sonuçta, bizler; bu ülkenin vatandaşları mı karar vereceğiz geleceğimize, yoksa başkaları bizim adımıza bir şeyler planlayıp gerçekleştirecekler mi, bence asıl mesele bu!..

Murat Hiçyılmaz / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Hiçyılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.

01

Meltem - Türkiye’lim demek 100 yıldır öğretilmedi.

Genlerimizin nereden gelirse gelsin,

İstanbulluyum demeye çok aşinayız oysa?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 10 Aralık 09:52


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2022’nin en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?
Tüm anketler