Gül Ağrısı (*)

“… Kızgın çölde ateşi körüklüyorlar / Maşaları kömür, örsleri çelik / Adanmış ömürlerden geçiyorlar / Körpecik beyinlerde kül / Özlemleri uçururum / Kırmızısından geçiyor gül… // Kızgın çölde sıcak satıyorlar / Elleri kürek, bilekleri kan / Yitik adreslerden dönüyorlar / Genç ölümler öykülere zul / Kalemler ağlak / Özünden geçiyor gül…” (sy. 57)-(**).

Yılların şairi, yılların öykücüsü-romancısının biyografisini anlatmama gerek yok sanırım. Salt ileteceğim 1954 yılı, Samsun doğumlu olduğu, ayrıca Ankara Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari İlimler Fakültesinden mezun olduğunu söylemem yeterli sanırım. Çünkü o kadar çok yazıların ve şiirlerin sahibidir ki, sanırım sayfam almaz!

İnsanoğlu özgeçmişiyle biçimlendirir karakterini. Doğru diye tasarladığı; dilediği ya da umduğu kadar, somut başarı (varoluş becerileri) bırakabilmişse geçmişine, eksiklikler ve yanlışlar için kendini bağışlama gerekçesini hazırlamış demektir. Bu bir genelleme… Ayrıcalıklı, farklı kişilikler, yani istisnalar da kendine özgü birikimleri-yitimleri oranında tarar döngülerini… Yaşamdaki arayış, yoklayış öyle başlar kişideki “gül ağrısı” (*) dinlemeleriyle “… Suskun dilim / Bağı bahçesi yüreğimin / Kilitli kapıları zorluyor hayat / Gölgem suç ortağı yalnızlığıma / Belleğin keşfine çıkıyor zaman…” (***) ağırlığın zorla korunduğu, yerden diyerek, ‘Zübeyde Seven Turan’ (****).

Uzak ve derin geçmişe sahip olan değerli şair ve yazar, her şiir kitabında yarattığı estetik ve lirik şiirlerinde, ‘gül ağrısı’ şiir kitabında adeta ustalığını bir dem yukarıya taşımış. Bu kitap aracılığıyla belgelenen, söz konusu dünyaya ait, “Ebedi bir mayalanma” sürecindeki bellekte… Yaşamı, anılarla yinelemeye açarken, esrik bir tat bırakıyor düşüncelerde ve ruhlarda! Kimi zaman estetik ve lirik bir şiir, bir roman yazdırır bellekte… O şiirin içinde söyle (ne)memiş onca ayrıntı var. Şair adeta bir fotoğraf çekmiş mısralarıyla! Fotoğrafın ışık, renk ve mercek (fokus) ayarını okura bırakıyor şair. Netlik, yani seçiklik kıvamı yaşamdan kaynaklanıyor çünkü. Sözcükler, dizeler yardımıyla sunulan “enstantane”ler içinde. Şair gözlemi birikimi; “kimyanın ahretine” odaklanmış felsefeyi tanıtıyor okuyana.

Turan’, imge kaynağını “gündelik” ilişki ve çelişki düşüncelerinden süzüyor diyebiliriz. Şiirinin yapısı; içerik ve biçem olarak “Aqurium”, suyunun oylumunca bir düşün saydamlığı sınırında oluşuyor.

Herkes ilk önce kendini duyar. Sonra çevresini, sonra başkalarını, en yakınından başlayarak. O nedenle olsa gerek, geç kalmışlık duygusunu; eli boş kalmış olma kuşkusunu keşfe çıktığında anlar insan. Bu düşünceleri belleğime ,‘Turan’ın birbirinden güzel ve oylumlu, lirik şiirlerini adeta damıtarak yüklediği, şiir kitabı ‘Gül Ağrısı’ yükledi… Naçizane bu dizeleri imleç’ ime yükleyen ‘Zübeyde Seven Turan’ ı kutlarım!

(*) ; Kitabın ismi

(**) ; Alıntı – sy.57

(***) ; Alıntı – Kapaktan

(****) ; Şair-Yazar

www.haberhurriyeti.com / Mustafa Gökçek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2022’nin en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?
Tüm anketler