Mekke’de Şapkalı Temsilci

ÇARŞAMBA’NIN GETİRDİKLERİ

“Atatürk sağ iken büyük İslam kongrelerinden birine biz de çağrılmıştık. Kongre Mekke’de toplanacaktı. Atatürk’ün bir delege gönderip göndermeyeceği merak ediliyordu”. Falih Rıfkı AtayÖnder” başlıklı yazısına böyle başlıyor… Pazar konuşmaları kitabında yer alan bir yazı bu. Okuma kitaplarına da alınmış… Laikliğe, devrimciliğe, halkçılığa, cumhuriyetçiliğe, gerçek milliyetçiliğe, devletçiliğe, en başta da onurlu bir tutuma, tam anlamıyla bağımsız bir dış politikaya –çağdaş uygarlığın ilkelerine inanmış bir önderin kişiliğini, niteliğini bu yazıda buluyoruz.

Atatürk bu kongreye bir temsilci göndermek kararını verir. Aynı dinden olan geri kalmış halkları kurtarmak, onlara öncülük etmek görevini de üstlendiğine inanmaktadır… İslam dini geriliklerden, gerici akımlardan kendini kurtarmalı; çağa yakışan, yığınları yoksulluktan kurtaran bir inanç olmalıdır. Milyonlarca Müslüman yabancı yönetimlerin elindedir. O sıralarda yeryüzündeki tek bağımsız İslam ülkesi, Atatürk Türkiye’sidir. Öyleyse, önderlik yapmak, geri kalmış Arap halklarına doğru yolu göstermek Türklere düşmektedir.

Burada bir an duralım: Mehmet Akif’in “Türk Arap’ sız yaşayamaz, kim ki yaşar der, delidir –Türk, Arap’ın hem sağ kolu hem sağ elidir” diyen, Türklüğü hor ve aşağı gören, Arapları göklere yücelten öğütlerini anımsamamak elde değil! Geçenlerde bir yazar, yazısında bu dizeleri Türklüğe yol gösteren bir öğüt olarak göstermez mi? Şu gerçek milliyetçiliğe ters düşen tutuma bakın! Bir de Atatürk’ün davranışındaki onura, soyluluğa, yüceliğe…

Falih Rıfkı Atay’ın yazısının bir bölümünü isterseniz birlikte okuyalım: “… Biliyordu ki Mekke’ye şapka ile gidilmez. Ama daha iyi biliyordu ki başlık ve kıyafet değiştirmekle din değiştirileceğini sanan bir toplum da ne gerilik, ne de kölelikten sıyrılabilir. Gazeteci arkadaşlarımla 1942’de Hindistan’a gittiğimiz vakit gerek Hindu, gerek Müslüman gençler bize geldiler: ‘Halk arasında Mustafa Kemal’in ve Türkiye’nin itibarı çok yüksektir. Aman, her yerde inkılaplarınızdan bahsediniz. Latin harflerinin faydalarını anlatınız. Laikliği öğretiniz. Bize destek olunuz’ diyorlardı. Biz inkılaplarımızla yalnız kendi kendimizi kurtarmıyorduk. Geri ve Müslüman milletlerine de kurtuluş yolunu açmıştık.”

Atatürk devrimine karşıt işlerin, olayların, kararların yaşandığı bir dönemde, Atatürk’ün Mekke’ye şapkalı temsilci göndermesi ve bu temsilcinin orada en büyük saygıyı uyandırması, şimdi bizlere uzak bir masal gibi gelmiyor mu?

www. haberhurriyeti.com/mustafagokcek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2022’nin en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?
Tüm anketler