Bu Yalnızlık Bitmeli

 

Yalnızlık bazen iyidir.

Kendinizi dinlersiniz, öz eleştiri yaparsınız.

Kimi zaman kendinizi öz eleştiri sınırlarını da aşarak acımasıza yargılarsınız...

Kimi yalnızlıklar ise öyle değildir...

Yalnızlığınızın nedeni kendini dinlemek değil, yaptığınız yanlışların sonucudur.

O dönemlerde bile aynı sorgulamayı yapmak zorundasınız...

Veya yapmanız gerekir.

Ama siz yalnızlığınızın asil bir duruş olduğunu düşünüyorsanız yanılırsınız.

Bir gün başınızın ağrıdığında size "aspirin verecek" birisini bulamazsınız....

Kimi zamanda, binlerce, yüzlerce kişinin arasında yalnız kalırsınız...

Hızla değişen toplumsal yapı, sizin duygu damarlarınızı koparmıştır...

Hele siz bu yalnızlık sendromundan çıkmak için bir çaba harcamıyorsanız paylaşacak bir sevgini ve saygınız da yoktur...

Bir de huysuzluk nedeniyle gelişen yalnızlıklar vardır...

Bu anlattıklarımız insana özgü yalnızlıklardır...

Bir de devletlerin yalnızlıkları var...

Doğrudur "devletlerin dostları yoktur, çıkar birlikleri" vardır...

Şöyle düşünün her devletin birbirinden şöyle veya böyle bir çıkarı vardır.

Karşılıklı çıkarlar arttıkça ve yaşama geçtikçe dostluğunuz büyür gelişir...

Elbette bu çıkar birliğinin bir de alt kodları var...

Sizin ülkenizde yaptığınız “siyasi yanlışlıklar" devletler arasında önemli sorunlar yaratır.

Şunu unutmamak gerekir...

Büyük devlet yoktur, güçlü devlet vardır.

Eğer büyük devlet moduna girerseniz güçlü devletler sizi hemen dışlar.

Dışlamanın en büyük belirtisi de "güçlü devletlerin" yayınladığı manifestolardır...

Şu anda ABD ile çıkarlarımız bazı noktalarda çatışıyor...

AB ülkeleri ile de çok farklı değil…

İslam dünyası ile de kavga etmenin ve “abi edası”na girmek ve orayı dizayn etmeye çalışmakta bir başka yanlış…

Bunu Sovyetlerin dağılması sonucu Türk Cumhuriyetlerine karşı yaptık onlar da şimdi bize mesafeli duruyor.

Görüldüğü gibi bu noktalar hem fikri hem siyasi, sorunlara yol açıyor.

ABD gibi güçlü bir devlet yayınladığı bir raporla sizi zor durumda bırakabiliyor.

AB ‘de haklı olduğunuz birçok konuda sizi eleştirir noktaya geliyor…

Burada önemli olan diplomatik beceridir...

Türkiye ile ABD arasında Suriye konusunda bir anlaşmazlık var. Rusya ile de aynı sorun yaşanıyor…

Eğer Suriye'nin geleceği ile Türkiye ve ABD anlaşsaydı oradaki iç savaş çoktan bitmişti.

Görünen o ki bir mutabakat sağlanamamış...

ABD devreye PYD'yi sokmuş...

Aynı PYD üzerine Rusya'da oynamış... 

Hem de PKK gerçeğini bilerek. 

Ne demek PKK gerçeği; Şu demek terörist yapısına göz yumarak, yapacağı eylemlere izin vermek…

PKK hareketi, bir "Kürt sivil itaatsizlik" örneği değildir. 

Olmadığı son olaylarda iyice su yüzüne çıktı.

Süper güçlerin Türkiye’yi parçalama projesinde rol alan bir figüran, ama eli kanlı bir figüran…

Bu nedenler Kürt halkı ve PKK birbirinde ayrıştı. 

PKK'nın sadece bir terör örgütü değil, uyuşturucu karteli olduğu biliniyor ve güçlü devletler adına da siyaseten tetikçilik yaptığı artık gün gibi ortada...

Ama o güçler; o tetikçileri onlarca insanını kanın dökme "pahasına" kent savaşına sürüklemekten çekinmiyor.

Aynı durum AB ile de söz konusu...

Bugün PKK, silahların birçoğunu AB ülkelerinden alıyor...

Ekonomik desteğin büyük bölümü AB ülkelerinden, yani Avrupa'nın her ülkesinden geliyor...

Bakmayın o söylevlere…

Dost görünümlü devletler, son harekatı bile doğru olmadığını bildikleri “kayıp siviller” gerekçesiyle peş peşe eleştirdi..

NATO üyeliği için Türkiye’ye bir sürü söz verem İsveç ve Finlandiya resmi ağızdan sözler verirken resmi yayın organlarından ise resmen PKK propagandası yapmaya devam ediyor.

Yani Türkiye’nin yalnızlığı sürüyor…,

Bir de şu konu var...

İslam coğrafyasına sırt dönmekte, umut bağlamakta hiç de akılcı değil.

Elbette İslam coğrafyası ile yakın ilişkiler kurulmalı...Sorunlu olduğumuz BAE ve İsrail halledildi, Sırada Mısır ve Suriye var…

Miısr lideri Sisi’yle ilk adam atıldı mı, o zoraki tokalaşma bir sonuç verir mi bilinmez, ama Esad ile “merhabalaşmak” biraz zor gibi görünüyor…

Süper güçler hala eski bir hikâyenin peşinde …

Derinleşen bir Ortadoğu ve Asya’nın “siyasal ve silahsal işbirliği”, "Samuel Headington’ın  "medeniyetler çatışması"  tezini ve emperyal dürtüleri  destekler.

Bu çatışma mutlaka silahlı olmak ve savaşarak yok etmek anlamına gelmez.

En büyük yok etme gücü "teknolojik üstünlük“tür.

Bunu da zaten yapıyorlar.

Size petrolü çıkarttırır, para verip satın alır, sonra onun enerjisiyle çalışan aracı üretir size anormal ekonomik değerle satar...

Siz de petrol zengini değil, değiş tokuşta "enayi yerine konan bir devlet" konumuna düşersiniz. Bugünün petrol ve doğal gaz zengini ülkeler böyledir..

Peki ne yapmalı...

Öncelikle bu "onurlu yalnızlıktan" kurtulmalı...

Dostluk ve yakınlık mesajları sözde kalmamalı…

İleri ve tam demokrasiye geçmeli.

Her türlü fikir özgürce korkusuzca söylenebilmeli ve tartışılabilmeli.

Her fikrin üretim ve bilim dünyasına açılan bir kapı olduğu unutulmamalı...

Ve rahmetli Erbakan’ı hatırlamalı; köprü yol değil -ki mutlaka onlarda önemli-

Fabrika yapan fabrikalar kurmalı.

Atölyelerin yer alacağı “organize sanayi siteleri” yerine sermeye birleşmesiyle dev tesisler kurulmalı…

TOGG başlangıç için bir adım sayılabilir…

TUSAŞ, ASELSAN ve Bayraktarlar umut verici…

TÜBİTAK değerli…

Ama bu isimler sayılamayacak kadar çok olmalı…

İşte o zaman, belki samimi değil ama zorunlu dostluklarımız olabilir…

Tıpkı bugün “zorunlu müttefiklerimiz” olduğu gibi…

 Mehmet Aycan / [email protected]

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Aycan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2022’nin en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?
Tüm anketler