Öğretmenim...

Öncelikle, Öğretmenler Günü'nü neden 5 Ekim'de değil de, 24 Kasım’da kutladığımız tartışmasını bir kenara bırakıp (ama önemli!), tüm öğretmenlerimizin geçmiş 'Öğretmenler Günü' kutlayalım...

Ancak sonrasında, birkaç sözüm var:

Yahu, ne olur mesleklerin başına eklenen şu 'şerefli, kutsal, değerli' gibi nitelemeleri kaldıralım lütfen...

Diğerleri 'şerefsiz, aşağı, değersiz' mi yani?..

Kastedilen bu değil, biliyorum. Ama yine de yanlış geliyor bana...

Hem böyle deyince, o mesleğin içindeki yüz karaları, üçkağıtçılar, umursamazlar, tembeller, yetersizler, çıkarcılar, kötü niyetliler vesaire ne oluyor, söylesenize?..

Kaldı ki, diğer tüm meslekler gibi, öğretmenler içinde de bu tarz insanlar yeterince -hatta belki olması gerekenden de fazla!- mevcut...

Evet, öğretmenlik kesinlikle çok önemli bir meslek bence de...

Görevleri çok ağır, sorumlulukları çok fazla...

Manevi haz bir yana, aldıkları maddi karşılık ise, olması gerekenin çok altında...

Ve büyük çoğunluğunun zorluklar içinde vermeye çalıştıkları yaşam savaşını aşıp, kendilerini sadece eğitim/öğretim işine adamaları çok zor...

Ama öte yandan, -isteyerek veya istemeyerek!- o büyük görevin, o ağır sorumluluğun yükünü sırtlanmış durumdalar...

Onlara emanet edilmiş olan çocukların ve gençlerin tüm yaşamlarını toptan etkileyecek, değiştirecek bir konumdalar hepsi...

Ne olursa olsun, bu böyle!..

Peki, sahip oldukları donanım buna yeterli mi?..

Evet, herkes gibi, öğretmenlerin de mesleki kalibreleri farklıdır...

Kimi sadece -gözü saatinde!- vakit doldurur, maaşını alır...

Kimi de tüm bilgisi, birikimi, heyecanı ve sevgisiyle yepyeni dünyalar açar öğrencilerine...

Merak ediyorum, işte bu -gerçekten değerli, önemli!- kesimin tüm öğretmenler içindeki oranı nedir acaba?..

Sakın yanlış anlaşılmasın; doktorlar için de aynı soru geçerlidir, mimarlar için de, siyasetçiler için de, hakimler için de, tesisatçılar için de, manavlar için de, otobüs şoförleri için de...

Yalnız şu var ki; onların -çoğunlukla!- muhatapları yetişkinlerdir...

Yetişkin ise zaten iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı, faydalı ile zararlıyı, gerekli ile gereksizi vs ayırabilen kişidir. (Öyle olduğu varsayılır en azından!)

Ya çocuklar, gençler?..

Onları bir sıraya oturtuyoruz, karşılarına -tesadüfen!- bir adam ya da kadın çıkıyor ve başlıyor onları yoğurmaya...

Sonuçta çıkacak olan ürün; bizim, hepimizin, insanlığın geleceği...

Manavdan elma seçerken, ayağımıza bir çift ayakkabı alırken veya hangi otomobilin daha iyi olduğunu araştırırken gösterdiğimiz dikkat ve özenden daha fazlasını, söz konusu çocuklarımız olunca gösteriyor muyuz sahiden?..

Göstermeye çalışıyoruz, gösterdiğimize inanıyoruz...

Ya da, pek umursamıyoruz doğrusu...

Ve sonra o çocuklar geleceğin öğretmenleri, doktorları, mimarları, siyasetçileri, hakimleri, tesisatçıları, manavları, şoförleri oluyorlar...

Uzatmayayım, diyeceğim şu:

Öğretmenler gerçekten ' öğretmen' olmalı, olabilmeli...

Fakat hangi meslek grubunu çevrenin, ülkenin ve dünyanın mevcut şartlarından soyutlayabiliriz ki?..

Netice olarak; 'sistem' tarafından nasıl bir nesil yetiştirilmek isteniyorsa, o nesli yetiştirecek öğretmenlere ihtiyaç duyuluyor elbette...

Onlar da zaten o anda orada hazır ve nazırlar!..

Ötekiler, istisna...

Ve bu arada...

Bugünkü 'ben'in oluşumuna katkıda bulunan tüm öğretmenlerimi saygı ve sevgiyle selamlarken, ortaya çıkardıkları 'iş'ten memnun kalıp kalmayacaklarını merak etmiyor da değilim açıkçası. (Ben benim öğretmenim olsaydım ne kadar memnun kalırdım, doğrusu orası epeyce tartışmalı!)

Murat Hiçyılmaz / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Hiçyılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2022’nin en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?